Türkiye'nin en değerli ekiplerini ödüllerdiren ilk ödül seremonisi The Hammers Awards 2026'da Strateji Bölümü jüri başkanı PepsiCo Türkiye İçecek Pazarlama Kıdemli Direktörü Mine Mavi Arıkan'ı duyurmuştuk.
Bu yıl The Hammers Awards’ta Strateji Bölümü jüri başkanı, PepsiCo Türkiye İçecek Pazarlama Kıdemli Direktörü Mine Mavi Arıkan ile güçlü ekiplerin dönüşen tanımını, yaratıcılığı besleyen deneme kültürünü, pazarlama ekiplerinde fark yaratan işbirliği anlayışını ve The Hammers Awards’un Türkiye pazarlama ekosistemindeki rolünü konuştuk.
Veriyi insanla buluşturan ekipler geleceği şekillendiriyor
Bugün güçlü bir pazarlama ekibini yalnızca sahip olduğu uzmanlıklar ya da teknolojiyi ne kadar iyi kullandığıyla tanımlamıyorum. Asıl farkı yaratanın değişimi doğru okuyabilen, doğru soruları sorabilen ve farklı disiplinleri ortak bir hedef etrafında bir araya getirebilen ekipler olduğunu düşünüyorum. Yapay zekâ ve dijital teknolojiler pazarlamacılara her zamankinden daha fazla veri ve hız sunuyor. Ancak asıl değer, bu veriyi anlamlı içgörülere ve tüketici için değer yaratan fikirlere dönüştürebilmekte yatıyor.
Bana göre geleceğin başarılı ekiplerinin en önemli özelliği öğrenme çevikliği olacak. Artık sadece trendleri takip etmek yeterli değil; bu değişimlerin marka, kategori ve tüketici açısından ne anlama geldiğini anlayabilmek ve doğru zamanda aksiyona dönüştürebilmek gerekiyor. Bu da merakı, analitik düşünceyi ve yaratıcılığı aynı potada buluşturan ekipler gerektiriyor.
Yapay zekânın pazarlamacının yerini alacağından çok, çalışma biçimlerini dönüştüreceğine inanıyorum. Tekrarlayan süreçleri hızlandırarak ve büyük veri setlerini daha etkin analiz etmemizi sağlayarak ekiplerin zamanını yaratıcılık, strateji ve insan dokunuşunun kritik olduğu alanlara yönlendirmesine katkı sağlayacak. Bu nedenle önümüzdeki dönemde teknolojiyi bir araç olarak kullanmanın ötesine geçip, düşünme ve karar alma süreçlerinin doğal bir parçası haline getiren ekiplerin öne çıkacağını düşünüyorum.
Tüketiciyle güçlü ve günlük bir ilişki kuran markalar için bu dönüşümün bir diğer önemli boyutu ise tüketiciyi gerçekten dinleyebilmek. Değişen davranışları yalnızca veriler üzerinden değil; kültürel dönüşümler, yeni alışkanlıklar ve ortaya çıkan ihtiyaçlarla birlikte değerlendirmek gerekiyor. Bence güçlü ekipleri farklılaştıracak temel yetkinlik de tam olarak bu: Veriyi ve insanı birbiriyle rekabet eden unsurlar olarak değil, birbirini tamamlayan iki önemli kaynak olarak görebilmek.
Yaratıcılık, fikirlere alan açan bir kültürle başlıyor
Yaratıcılık çoğu zaman yalnızca iyi fikir bulmak üzerinden konuşuluyor. Oysa bana göre bunun ön koşulu, insanların fikirlerini rahatça paylaşabildiği bir kültür oluşturabilmek. Çünkü yaratıcı fikirler nadiren ilk anda kusursuz şekilde ortaya çıkar; çoğu zaman farklı bakış açılarının birbirini beslemesiyle gelişir. Bunun için ekiplerin hata yapmaktan değil, denememekten çekinmesi gerekiyor.
Liderin rolü de her fikri onaylamak değil, fikirlerin ortaya çıkabileceği alanı yaratmak. İnsanlar farklı görüşlerin gerçekten dinlendiğini ve değer gördüğünü hissettiklerinde çok daha cesur katkılar sunabiliyor. Ben güvenli çalışma ortamını, herkesin aynı fikirde olduğu bir yapıdan ziyade farklı görüşlerin açıkça paylaşılabildiği ve birlikte geliştirilebildiği bir kültür olarak görüyorum.
Bununla birlikte hesaplanmış risk alma anlayışının da yaratıcılığı beslediğine inanıyorum. Pazarlama, doğası gereği belirsizlik içeren bir alan ve tüketici davranışlarını her zaman yüzde 100 öngörmek mümkün değil. Bu nedenle önemli olan hata yapmamak değil; hangi varsayımları test ettiğimizi bilmek, sonuçları doğru değerlendirmek ve öğrenimi bir sonraki adıma taşıyabilmek.
Bu bakış açısıyla "test et, öğren, geliştir" yaklaşımını çok değerli buluyorum. Bir fikrin yalnızca başarılı olup olmadığına değil, bize ne öğrettiğine de bakmak gerekiyor. Çünkü bazen beklenen sonucu vermeyen bir deneme bile sonraki büyük fikrin temelini oluşturabiliyor.
Elbette tüm bunların sürdürülebilir olması için liderlerin söyledikleriyle yaptıklarının da uyumlu olması gerekiyor. Ekiplerden cesur ve yaratıcı olmalarını beklerken farklı fikirlere gerçekten alan açabilmek büyük önem taşıyor. Bana göre liderliğin önemli sorumluluklarından biri de ekibe davranışlarıyla şu mesajı verebilmek: “Burada farklı düşünmeniz bekleniyor ve buna değer veriliyor.
The Hammers Awards’ta güçlü fikirler, ölçülebilir sonuçlarla öne çıkıyor
Bir işi değerlendirirken beni en çok heyecanlandıran şey, ortaya çıkan sonucun arkasındaki düşünce yapısını görmek. İyi bir pazarlama çalışmasını yalnızca yaratıcı fikriyle değil; hangi tüketici ihtiyacına cevap verdiği, bu içgörünün nasıl güçlü bir stratejiye dönüştüğü ve sonunda nasıl bir etki yarattığıyla değerlendirmek gerektiğine inanıyorum.
The Hammers gibi ekip başarısını odağına alan platformlarda ise sadece fikrin kendisine değil, o fikri mümkün kılan iş birliğine de bakmak önemli. Günümüzde pazarlama; veri, teknoloji, medya, satış ve ajans ekosisteminin ortak bir hedef doğrultusunda birlikte hareket etmesini gerektiriyor. Bu nedenle beni en çok etkileyen çalışmalar, farklı uzmanlıkları aynı stratejik amaç etrafında buluşturarak somut ve ölçülebilir sonuçlar yaratabilen işler oluyor.
Türkiye pazarlama ekosisteminde beni heyecanlandıran konulardan biri de bu bütünsel yaklaşımın giderek güçlenmesi. Veriyi ve teknolojiyi daha etkin kullanan, tüketici kültürünü yakından takip eden ve yerel içgörülerden güçlü fikirler üretebilen ekiplerin sayısı artıyor. Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olanların ise değişimi yalnızca takip eden değil, onu kendi kategorileri ve markaları için bir büyüme fırsatına dönüştürebilen ekipler olacağını düşünüyorum.
The Hammers Awards 2026, Mobilite Partneri Ford’un desteğiyle gerçekleşecek.