Sürdürülebilir başarıyı nasıl yakalarız?

Odgers Berndtson Türkiye Kurucu Ortağı Ayşe Öztuna Bozoklar: "İmkânınız varken neyi farklı yapacağınızı, çevrenizde kimlere güvenerek kimlerin desteğini kazanabileceğinizi değerlendirerek sahici bir şekilde kendinizi gözden geçirmenin tam zamanı."

Krizlerle boğuştuğumuz bir dönemi geride bırakıyoruz ancak pek çok gösterge, bu değişim dönüşüm ve belirsizlik ortamının devam edeceğini gösteriyor. Bu ortamda alınan kararları gerçekleştirmek, hedefe ulaşmak, sürdürülebilir başarıyı yakalamak nasıl mümkün olabilir? Aldığımız buna benzer pek çok soru üzerine, son çeyreğe girmeye az bir zaman kala tatil döneminin de önceliklerimizi gözden geçirmemize fırsat yaratabileceğine inanarak; taze bir perspektif, doğru bir zihniyet ve değerlerle, kendiniz için stratejik bir planlama yapmanızı ve kendinize özel bir yol haritası tanımlamanızı tavsiye ediyoruz. İşte kendinizi doğru değerlendirmek, hedef ve hayallerinizi gerçekleştirmeniz için önereceğimiz yol haritası:

Niyet
Öncelikle her şeyin güçlü bir niyetle başladığı gerçeğini kabul etmekle başlayabiliriz. “Niyet” kendi kendimize söz vermek ve içimize günlük hayatımızda bizi yönlendirecek bir pusula yerleştirmek gibidir. Ayrıca ilk adımın, dürüst olarak kendimizi gözden geçirme olduğunu hatırlamamızda fayda var. Kendimizi tüm içtenlikle ifade edebildiğimiz ve yıllardır olmak istediğimiz insan olmaya, her sabah tutku ve heyecanla güne başlamaya, her dakikayı keyifle dolu dolu ve tanımladığımız en önemli amacımıza yönelik yaşamaya kararlı mıyız? Tabii kritik olan, hedeflerimize ulaşmamız ve arzu ettiğimiz gelişimi gerçekleştirmemiz için, istisnasız her gün bilinçle ortaya koyduğumuz niyetimizi azim, içten bir bağlılık ve disiplinle takip etmemiz gerekmekte olduğunu unutmamamız! Peki bu planımızı nasıl gerçekleştireceğiz?

"Relearn" & "Unlearn"
Özellikle son dönemde de işe yaramayan birçok alışkanlığı bırakmamızın, "unlearn" etmenin, yerine bizi ileri taşıyacak, gelişimimize ivme kazandıracak yeni alışkanlıkları, yaklaşımları devreye alabilmenin önemini sıklıkla iş hayatınızda da değerlendiriyor olduğunuzu tahmin ediyoruz. Kişisel hayatınızda da "relearn" (Yeniden Öğrenme) ve "unlearn" (Bildiğinin yeni dönem için faydalı olup olmadığını bilinçli bir şekilde değerlendirip unutulması gereken kısmını unutmak) yaklaşımlarını devreye almak gelişiminizi hızlandırarak hedeflerinize ulaşmak için son derece kritik. 

Mutluluk için ön şart: Taze, geniş perspektif 
Eğer bu yılı tamamlarken hayallerimizi gerçekleştirmeye niyet edersek "mutluluk" için ön şartın da sorumluluğunu taşımanın zamanı gelmiş olacaktır! Nasıl mı? Belli bir miktar param olduğunda... Okulu bitirdiğimde... İdeal kiloma indiğimde... İşe girdiğimde... gibi çeşitli koşullara bağlı ertelemenin aslında mutluluğumuzu da, hayallerimizi de ertelediğini anlamamızda büyük fayda var. Bu hayallere başka bir bakış açısıyla yaklaşmak, arkasında koştuğumuz şeyi yakaladığımızda ne hissedeceğimizi anlamak aslında aradığımızın bir amaç veya bir sonuç olmadığını, bir duygu olduğunu fark etmemizi sağlayacaktır. “Mutlu olmak” dediğimiz “sonuç” gerçekte nedir? Bunu anlayabilmek için kendimize “hayallerime ulaştığımda nasıl hissedeceğimi düşünüyorum?” diye soralım. Bu noktada en belirleyici olan hayallerimizi bizden uzakta ve gelecekte gerçekleşebilecek güzel günler olmaktan çıkarıp, adeta gerçekleşmiş gibi hissedebilmek çünkü hayallerimizi gerçekleştirebilmek için onlara inanmalıyız. İnanmak için de bilincimizin, bilinçaltımızın hatta tüm “hücrelerimizin” en derinliklerine kadar onlara ulaşmanın vereceği duyguyu işlememiz, yerleştirmemiz gerek...

Gelişim odaklı aksiyon almak & fark yaratan adımlar
Bunu gerçekleştirdiğimizde kendimize soracağımız diğer soru: “Bu hayali gerçekleştirmek için kendimi nasıl geliştirmeliyim?” olmalıdır. Hayallerimizi gerçekleştirmek için hangi niteliklere sahip olmamız gerektiğini belirlediğimiz noktada geriye sadece bu nitelikleri geliştirmek için gereken adımları atmak kalıyor. Her gün “davranışlarımızı geliştirdiğimiz” farkındalığı ile bu kritik olduğunu gördüğümüz niteliklerimizi beslediğimizde doğal olarak gitmek istediğimiz yöne doğru daha hızlı yol almak mümkün olabilir, değil mi?

Özetle -halen imkânımız varken-  neyi farklı yapacağımızı, çevremizde kimlere güvenerek kimlerin desteğini de kazanabileceğimizi değerlendirerek, sahici bir şekilde kendimizi gözden geçirmenin tam zamanı. Yerine geri koyamayacağımız en önemli şey olan zamanın da değerini bilerek, "keyifle" üretebildiğimiz zamanları çoğaltarak planlama yapmalı ve bunu ciddiye alarak sorumluluk almalıyız. 

Sosyal Medyayı Kadınlar mı, Erkekler mi Daha Etkin Kullanıyor?

Geçtiğimiz günlerde onuncu yılını tamamlayan Facebook’un  bugün 1,23 milyar aylık aktif kullanıcısı mevcut. Dünya çapında 37 ofis ve 6 binden fazla da [...]

Bunlar İlginizi Çekebilir