Meme kanseri farkındalığı, küresel ölçekte pembe kurdeleyle simgeleşen bir hareket olmanın ötesinde, yerel ihtiyaçlar ve dayanışma kültürüyle farklı anlamlar kazanıyor. Estée Lauder Companies Türkiye’nin “Sarılarak Saralım” platformu, bu yaklaşımı Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği işbirliğiyle yürütülen PinkLine programı ve İstanbul Modern ile hayata geçirilen “Sanattan İlhamla: Sarılarak Saralım” programıyla farklı alanlara taşıyor. Meme sağlığı farkındalığı, sosyal etki ve sanatın bir araya geldiği bu yaklaşımı Estée Lauder Companies Türkiye Genel Müdürü Nazlı Koruyan Altıpat ile konuştuk.
Otuz yılı aşkın süredir Pembe Kurdele, küresel ölçekte umudun dili olmayı sürdürüyor. Bu ikonik sembol Türkiye’de insanlarla buluştuğunda nasıl bir kültürel dönüşüm geçiriyor? Küresel bir farkındalık platformunu yerel olarak anlamlı bir mesaja dönüştürürken sizin için en önemli kültürel içgörü ne oldu?
1992 yılında Evelyn H. Lauder’ın öncülüğünde hayata geçirilen pembe kurdele, meme kanseri farkındalığına dünya çapında tanınan bir sembol kazandırdı. Aradan geçen 30 yıldan fazla sürenin ardından bugün de meme kanseri konusunda farkındalığı, dayanışmayı ve birlikte harekete geçmenin önemini temsil etmeye devam ediyor.
Bizim için önemli olan, bu küresel bağlılığın yerel ölçekte de karşılık bulmasını sağlamak. Türkiye’de ise kültürümüzde güçlü bir yeri olan, bir araya gelmek ve birbirimize destek olmak değerinden ilham aldık. “Sarılarak Saralım” fikri de tam olarak buradan doğdu. Sarılmayı; bağ kurmanın, dinlemenin, anlamanın ve destek olmanın bir ifadesi olarak ele alıyoruz.
Ancak dayanışmanın somut bir karşılığa da dönüşmesini istiyoruz. Bunun en önemli örneklerinden biri, 2022 yılından bu yana Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği işbirliğiyle desteklediğimiz PinkLine programı. Program kapsamında kanser tedavisi gören kadınlara ücretsiz çevrim içi psikoloji, beslenme ve güzellik danışmanlığı hizmetleri sunuluyor. Bugüne kadar 4 bin’den fazla kadına, 10 bin’in üzerinde seansla ulaşıldı.
Bizim için küresel bir taahhüdü yerel ölçekte anlamlı kılmak tam da böyle mümkün oluyor: Pembe kurdelenin evrensel bilinirliğini, içinde bulunduğumuz toplumun ihtiyaçlarına yanıt veren işbirlikleri ve somut girişimlerle buluşturmak.
“Sarılarak Saralım” adı, tıbbi bir farkındalık mesajının çok ötesine geçerek şefkat ve birlikte iyileşme duygusunu çağrıştırıyor. Bu yıl hayata geçirilen yeni unsurlarla meme sağlığı farkındalığı ve kolektif destek konusunda hangi mesajı güçlendirmeyi hedefliyorsunuz?
“Sarılarak Saralım” fikrinin merkezinde, meme kanseri farkındalığının hem bireysel farkındalığı hem de toplumsal desteği bir araya getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Kadınları meme sağlıklarına daha fazla dikkat etmeye ve ihtiyaç duyduklarında uygun sağlık desteğine başvurmaya teşvik ederken; ailelerin, arkadaşların ve toplumun da bu süreçte sağlayabileceği desteğin önemine dikkat çekmek istiyoruz.
Geçtiğimiz yıl “Sarılarak Saralım”ı, sarılmayı bağ kurmanın ve dayanışmanın güçlü bir ifadesi olarak ele alarak hayata geçirdik. Bu yıl ise İstanbul Modern işbirliğimizle bu fikri sanatın ilham veren ve bir araya getiren gücüyle buluşturuyor, insanların yalnızca bir mesajı duymasını değil, bu duyguyu deneyimlemesini ve parçası olmasını hedefliyoruz.
6 Ekim’de başlayacak “Sanattan İlhamla: Sarılarak Saralım” programında; beden farkındalığı, nefes, ses, kolektif ifade ve kadın sanatçıların eserleri ile hikâyeleri etrafında şekillenen deneyimlerle sanat, farkındalık ve topluluk duygusunu bir araya getireceğiz.
Bizim için bu dönüşümün temelinde, meme kanseri farkındalığıyla insanların daha farklı ve anlamlı yollarla bağ kurmasını sağlamak var. Bunu yaparken de değişmeyen amacımızı koruyoruz: meme sağlığı konusunda farkındalığı artırmak ve meme kanserinden etkilenen kişilerin etrafında daha güçlü bir destek kültürü oluşturmak.
Meme kanseri farkındalığını İstanbul Modern’de sanatla buluşturmak, sosyal etki yaklaşımınıza nasıl yeni bir boyut kazandırdı?
Sanat, geleneksel iletişim yöntemlerinin her zaman ulaşamayacağı sohbetler ve bakış açıları için alan yaratabiliyor. Meme kanseri gibi hassas bir konuda da insanlarla farkındalık, bağ kurma ve dayanışma gibi temalar üzerinden farklı bir ilişki kurmamıza imkân tanıyor.
İstanbul Modern işbirliğimizi bizim için bu kadar anlamlı kılan da tam olarak bu. 6-11 Ekim tarihleri arasında hayata geçirdiğimiz “Sanattan İlhamla: Sarılarak Saralım” programında beden farkındalığı, nefes, ses, kolektif ifade, dayanıklılık, dönüşüm ve kadın sanatçıların ilham veren üretimleri bir araya geliyor.
5 Ekim akşamında gerçekleştireceğimiz özel buluşmayı da bu geniş programın başlangıç noktası olarak görüyoruz. Aynı akşam İstanbul Modern’in pembe ışıkla aydınlatılmasıyla meme kanseri farkındalığı ve dayanışmasına görünür bir sembol oluşturacağız. Ardından 6 Ekim’de halka açık program başlayacak.
Sosyal etki açısından bizim için en değerli unsurlardan biri ise bu işbirliğinin kendisi. Estée Lauder Companies Türkiye, İstanbul Modern ve Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği, özel sektör, önde gelen bir kültür-sanat kurumu ve sivil toplum kuruluşunu ortak bir amaç etrafında buluşturuyor. Farklı kurumların kendi uzmanlıklarını, güçlerini ve erişim alanlarını bir araya getirerek farkındalığı daha geniş kitlelere taşıyabileceğine ve anlamlı bir toplumsal etki yaratabileceğine inanıyoruz.