Kriz Yönetiminin 7 Kritik Adımı

  • Her şirket, herhangi bir kriz durumu yaşamadan önce, bir kriz planı yapmalıdır. Allegiance Capital Başkan Yardımcısı Bruce Condit; kriz durumunda, gelişmiş planlamanın, hayatta kalmanın anahtarı olduğunu ifade ediyor.
  • Bu yazımızda Bruce Condit'in aktardığı kriz yönetiminin 7 kritik adımını sizlerle paylaşıyoruz.
  • İlgili Yazı: KFC, "FCK" Reklamıyla Ciddi Bir PR Krizini Nasıl Aştı?


Kriz, her şirketin başına gelebilecek bir durumdur ve bu yüzden her şirketin doğru şekilde kriz yönetimi yapabilmesi oldukça hayati bir beceridir. Büyük şirketler bu konuda tamamen savunmasız değilken küçük şirketler ise genel olarak kriz durumuna karşı hazırlıksızlardır ve bir kriz planına sahip değildirler. Allegiance Capital Başkan Yardımcısı Bruce Condit'e göre, herhangi bir kriz durumu yaşanmadan önce, işletme sahipleri bir felaketin çalışanları, müşterileri, tedarikçileri, kamuoyunu ve şirket değerini nasıl etkileyeceğini düşünmelidirler. Onun belirttiğine göre, gelişmiş planlama, böyle bir durumda hayatta kalmanın anahtarıdır. Bruce Condit, Inc.'in internet sitesinde yayımlanan yazısında, kriz yönetiminin 7 kritik adımını paylaştı.

1. Bir Planınız Olsun

Her plan açık hedeflerle başlar. Herhangi bir kriz sırasında hedefler; kriz nedeniyle tehlike altında olabilecek herhangi bir bireyi (çalışan ya da kamu) korumak, kilit kitlelerin bilgilendirilmelerini sağlamak ve kurumun hayatta kalmasını sağlamaktır. Bu yazılı plan, bir kriz durumunda alınacak özel eylemleri içermelidir.

2. Bir Sözcü Belirleyin

Kriz; müşterilerin, kamuoyunun ya da çalışanların sağlıklarını ya da refahlarını potansiyel olarak etkiliyorsa, bu durum medyanın ilgisini çekebilir. Şirketinizin tek bir sesle konuşmasını ve net ve tutarlı bir mesaj vermesini garanti altına almak için, medya sorularını yanıtlamak ve röportajlara katılmanın yanı sıra, bir sözcü belirlemeniz de gerekir.

3. Dürüst ve Açık Olun

Hiçbir şey, dürüstlük ve şeffaflık eksikliğinden daha fazla olumsuz medya ilgisi meydana getirmez. Bu nedenle mümkün olduğu kadar açık ve şeffaf olmak, söylentilerin durdurulmasına ve potansiyel bir medya çılgınlığının ortadan kaldırılmasına yardımcı olabilir. Bu şeffaflık; haber röportajları, sosyal medya ve dahili duyurular gibi tüm iletişim kanalları aracılığıyla yansıtılmalıdır.

4. Çalışanlarınızı Bilgilendirin

Bilgilendirilmiş bir işgücünün sürdürülmesi, işletmenin mümkün olduğunca sorunsuz bir şekilde çalışmaya devam etmesine yardımcı olur. Aynı zamanda, sosyal medyada yanlış raporlar yayınlayan çalışanlara neden olabilecek dahili dedikoduyu da en aza indirir.

5. Müşterileriniz ve Tedarikçileriniz ile İletişim Kurun

Müşterilerinizin ve tedarikçilerinizin, yaşadığınız krizi medya aracılığıyla öğrenmelerini istemezsiniz. Kuruluşunuzla ilgili herhangi bir kriz hakkındaki bilgiyi ilk olarak sizden duymalılar. Kriz iletişim planının bir kısmı, müşterileri ve tedarikçileri ve bu süreç boyunca onlara düzenli olarak nasıl güncel bilgi sağlanabileceğini içermelidir.

6. Erken ve Sık Güncellemeler Yapın

Söylentilerin boşluğu doldurmasına izin vermek yerine, fazla iletişim kurmak daha iyidir. Özet açıklamaları, güncellenmiş eylem planlarını ve yeni gelişmeleri mümkün olduğu kadar erken ve sık olarak yayımlayın. 7/24 bir haber döngüsünde yaşadığımızı unutmayın. Bu yüzden kriz planınız da bu duruma ayak uydurmalıdır.

7. Sosyal Medyayı Unutmayın

Son yıllarda yaşanan birçok önemli olay, sosyal medyanın en önemli iletişim kanallarından biri olduğunu defalarca gözler önüne serdi. Kriz boyunca sosyal medya faaliyetlerini izlemek ve bunlara tepki vermek için bir sosyal medya ekibi kurduğunuzdan emin olun.

Sosyal Medyayı Kadınlar mı, Erkekler mi Daha Etkin Kullanıyor?

Geçtiğimiz günlerde onuncu yılını tamamlayan Facebook’un  bugün 1,23 milyar aylık aktif kullanıcısı mevcut. Dünya çapında 37 ofis ve 6 binden fazla da [...]

Bunlar İlginizi Çekebilir