Başarılı Bir Kriz Yönetimi İçin Atılması Gereken 3 Adım

  • Adweek, markaların bir krizle karşılaşmaları durumunda hasarı en aza indirmek için göz ardı etmemeleri gereken üç adımı, son birkaç yıl içerisinde yaşanan ve başarılı bir şekilde yönetilen 3 marka krizi üzerinden açıkladı.
  • Adweek'in yaptığı araştırmaya göre; hızlı bir şekilde tepki veren, sorumluluğu üstlenen, içten ve açık bir şekilde özür dileyen markalar, diğerlerine göre skandalları daha hızlı atlatabiliyorlar.
  • KFC, 2018'in başlarında ciddi ve beklenmedik bir tavuk kıtlığı nedeniyle Birleşik Krallık'ta bulunan birçok şubesini kapatmak zorunda kaldıktan sonra, üzerinde "FCK" yazan boş bir tavuk kovasının görüntüsünün yer aldığı ve mizahi bir şekilde tavuk kıtlığı konusundaki suçunu kabul ettiği gazete reklamları yayımladı.
  • 2017'de, Facebook'ta yayımladığı bir reklamın sosyal medyada birçok kişi tarafından "ırkçı" olarak nitelendirilmesinden sonra, Dove'un yaptığı diyalog çağrısı, hasarı minimuma indirmesine ve skandalın konuşulma süresini sadece altı hafta ile sınırlandırmasına yardımcı oldu.
  • İlgili Yazı: 1982'den Başarılı Bir Kriz Yönetimi Örneği: Johnson & Johnson Tylenol Krizi

Büyük markaların dönem dönem birtakım skandallarla gündeme gelmeleri, neredeyse kaçınılmaz bir durumdur. Bu skandalların her birinin çıkış noktası ve gelişimleri farklı olsa da, ortak olan bir şey var ki; o da bu tarz skandalların ve halkla ilişkiler krizlerinin, markanın imajına ciddi anlamda zarar verebileceğidir.

Herhangi bir skandal yaşanması durumunda, önemli olan, markanın kriz yönetimini ne kadar iyi yapabildiğidir. Markaların bir skandaldan kaçınması, skandalın olumsuz etkilerini en aza indirmesi ve skandalı telafi etmesi için atabileceği adımlar vardır. Adweek geçtiğimiz günlerde paylaştığı bir yazıda, bu adımları, son birkaç yıl içerisinde bazı markaların yaşadığı krizlerden üzerinden açıkladı.

https://pazarlamasyon.com/marka/kriz-yonetiminin-7-kritik-adimi/

Hızlı Bir Şekilde Tepki Verin

Geçmişte markalar, herhangi bir yanıtın gerekip gerekmediğini tespit etmek için bir skandala tepki vermeden önce, zamanı avantajlarına kullanarak bekleyebiliyorlardı. Günümüzde ise skandallar bir gecede ortaya çıkıyor ve sosyal medyanın da etkisiyle inanılmaz derecede hızlı bir şekilde büyüyorlar. Bu nedenle “bekle ve gör” yaklaşımı, artık markalar için geçerli bir seçenek değil.

Bunun yerine markalar, bir skandalla karşılaşmaları durumunda hızlı bir şekilde karşılık vermeye hazır olmalıdırlar. Adweek'in bu konuda yaptığı araştırma; hızlı bir şekilde tepki veren, sorumluluğu üstlenen, içten ve açık bir şekilde özür dileyen markaların, diğerlerine göre skandalları daha hızlı atlatabildiğini ortaya koydu.

Bununla ilgili geçtiğimiz yıllarda yaşanan en iyi örneklerden biri, Chipotle markasından geldi. Meksika'nın geleneksel lezzetlerine odaklanan bir restoran zinciri olan Chipotle, 2015 sonbaharında tam anlamıyla sakıncalı bir nedenden dolayı manşetlere çıktı: bir koliform (kalın bağırsakta enfeksiyona neden olan bir bakteri) salgını. Tüketici güvenliği söz konusu olduğundan, marka hızlı hareket etmesi gerektiğini biliyordu. Bu yüzden restoran zinciri, direkt olarak 40'tan fazla şubesini kapattı ve kısa bir süre sonra tüm sorumluluğu üstlendiğini belirten bir açıklama yayımladı.

Ancak Chipotle'ın yaptıkları bunlarla sınırlı değildi. Şirket konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) tarafından elde edilen resmi bulguları halka açıkladı ve gelecekte benzer bir olayı önlemek için atacağı adımlar hakkında net bir plan paylaştı. Sonuç olarak Chipotle’un yaşadığı bu büyük skandal olabildiğince iyi bir şekilde yönetildi ve marka açısından işler o kadar da kötüye gitmedi.

Uygun Olan Yerlerde Mizah Kullanın

Başarılı kriz yönetiminin en zor yönlerinden biri, etraftaki havayı anlamaktır. İnsanların ruh halini doğru bir şekilde okuyamamak, skandalları hafifletmek yerine şiddetlendiren tepkilere neden olabilir. Yine de bazen mizah, bu tarz skandallar için gerçekten en iyi ilaçtır.

Örneğin fast food restoran zinciri KFC, 2018 yılının başlarında ciddi ve beklenmedik bir tavuk kıtlığı nedeniyle Birleşik Krallık'ta bulunan birçok şubesini kapatmak zorunda kaldığında, bu halkla ilişkiler krizini mizahi bir reklam kampanyası sayesinde atlattı. Marka, Birleşik Krallık'ta, üzerinde "FCK" yazan boş bir tavuk kovasının görüntüsünün yer aldığı ve mizahi bir şekilde tavuk kıtlığı konusundaki suçunu kabul ettiği iki tam sayfalık gazete reklamları yayımladı.

https://pazarlamasyon.com/reklam/kfc-fck-reklamiyla-ciddi-bir-pr-krizini-nasil-asti/

Bu şekilde fast food restoran zinciri, potansiyel olarak markaya zarar veren bir halkla ilişkiler krizini başarılı bir reklam kampanyasına dönüştürmüş oldu. Hatta bu reklam kampanyası, KFC Birleşik Krallık’ın Cannes Lions 2018’de, halkla ilişkiler ve basılı reklam kategorilerinde, “Altın Aslan” ödülünün sahibi olmasını sağladı. Adweek'in yaptığı çalışmaya göre, KFC’nin tavuk kıtlığı konusunda sosyal medya üzerinde yapılan konuşmaların yaklaşık olarak üçte ikisi pozitifti.

Diyaloga Girmekten Çekinmeyin

2017 yılının sonlarında, kişisel bakım ürünleri markası Dove, Facebook'ta, üzerindeki tişörtünü çıkarttıktan sonra beyaz tenli bir kadına dönüşen siyahi bir kadının yer aldığı bir reklam yayımladı. Doğal olarak bu reklam kampanyası, bir anda sosyal medyada bir infial yarattı ve birçok sosyal medya kullanıcısı, bu reklamı "ırkçı" olarak nitelendirdi.

https://pazarlamasyon.com/reklam/dovedan-siyahi-kadinin-beyazlastigi-irkci-reklam-kampanyasi/

Dove ise hızlı bir şekilde bu tartışmaları ele aldı ve insanları marka ile bağlantı kurmaya ve reklam ile ilgili şikayetlerini paylaşmaya teşvik ederek Facebook ve Twitter'da kamuoyundan özür diledi. Bu diyalog çağrısı, Dove’un yanlış adımlarını ortadan kaldırmadı; ancak hasarı minimuma indirmesine ve skandalın konuşulma süresini sadece altı hafta ile sınırlandırmasına yardımcı oldu.

Kariyer
Arzum 55’inci yaşını 55 ayrı tasarımla kutladı

Arzum, 55’inci yılını 55 farklı tasarımcıyla gerçekleştirdiği sergi ile kutladı.

Bunlar İlginizi Çekebilir