Hopi, tüketicilerin değişen harcama alışkanlıklarını ve ritmini düzenli olarak takip etmek amacıyla hayata geçirdiği Hopi Pulse araştırma serisinin ilk sonuçlarını paylaştı. Ağustos 2026 döneminde Hopi uygulaması içerisindeki anket modülü üzerinden 1.500 kullanıcının katılımıyla düzenlenen çalışma; maaşın hesaba yattığı ilk andan ay içindeki tüketim temposuna, kısıtlı bütçelerde öne çıkan kategorilerden maaş gününün yarattığı duygusal karşılığa kadar geniş bir yelpazedeki tüketici davranışlarını inceliyor.
Katılımcı profili yüzde 59 erkek ve yüzde 41 kadın kullanıcıdan oluşan araştırmada, gelir grupları Türk-İş tarafından açıklanan yoksulluk sınırı referans alınarak üç farklı segmentte değerlendirildi. Hopi Pulse, kullanıcıların tüketim eğilimlerine dair beyanlarını periyodik olarak izleyerek zaman içerisindeki dönüşümü ortaya koymayı hedefliyor. Süreç içerisinde Hopi ekosisteminde yer alan alışveriş verilerinin anonim ve istatistiksel düzeyde analiz edilerek araştırmaya ek bir katman olarak dahil edilmesi planlanıyor.
Maaşın ilk durağı zorunlu harcamalar
Araştırmanın öne çıkan verilerine göre katılımcıların büyük çoğunluğu gelir elde eder etmez önceliği geçmiş ve mevcut yükümlülüklerine veriyor. Katılımcıların yüzde 71'i maaşın hesaba geçtiği ilk anda kira, fatura ve kredi veya kredi kartı borcu gibi düzenli ödemelere yönelirken, yüzde 17'lik kesim market gibi temel ihtiyaçlarını karşılamayı seçiyor. Bu tablo, her yüz kişiden 88'inin maaşının ilk durağının zorunlu harcamalar olduğunu gösteriyor. Gelirinin bir kısmını ilk aşamada birikim veya yatırıma aktarabilenlerin oranı ise yüzde 8 seviyesinde kalıyor.
Zorunlu harcama önceliği genç yaş gruplarında da geçerliliğini koruyor. 18-25 yaş aralığındaki katılımcıların yüzde 37'si düzenli ödemeleri, yüzde 33'ü ise market ve temel ihtiyaç harcamalarını ilk sıraya alıyor. Böylece genç tüketicilerin yüzde 70'i maaş gününde öncelikli olarak finansal yükümlülüklerini ve temel yaşam ihtiyaçlarını karşılıyor.
Her dört kişiden birinin maaşı ilk haftada tükeniyor
Maaşın ay içerisindeki kullanım ömrü incelendiğinde katılımcı grupları arasında iki farklı deneyim göze çarpıyor. Katılımcıların yüzde 25'i maaşının ilk 7 gün içerisinde tükendiğini ifade ederken, yüzde 24'lük bir kesim ay sonunda elinde hâlâ harcanmamış bir miktar bütçe kaldığını belirtiyor. Oranları birbirine oldukça yakın olan bu iki grup, aynı dönemde gelir elde eden bireylerin belirgin biçimde ayrışan bütçe süreçleri yaşadığına işaret ediyor.
Bütçenin ayı tamamlayamaması durumu yalnızca düşük gelir gruplarıyla sınırlı kalmıyor. Gelir -1 grubundaki tüketicilerin yüzde 68'inin maaşı ilk üç hafta içerisinde tükenirken, bu grupta ay sonuna harcanmamış para bırakabilenlerin oranı yüzde 18'de kalıyor. Gelir -2 grubunda ise ay sonunda elinde para kaldığını söyleyenlerin oranı yüzde 32 seviyesine çıkıyor. Bir başka ifadeyle, bu gelir grubundaki katılımcıların da yaklaşık üçte ikisi ay sonunu maaşından artan bir bütçe ile tamamlayamıyor.
Harçlıklar daralsa da küçük mutluluk harcamaları sürüyor
Zorunlu giderler bütçenin büyük kısmını kaplasa da tüketiciler kişisel harcamalarından tamamen kesinti yapmıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 90'ı kendilerini mutlu edecek küçük ölçekli alışverişleri her zaman ya da zaman zaman yapmaya devam ettiğini bildirirken, bu tür harcamaları "hiç yapmam" diyenlerin oranı yüzde 10 düzeyinde kalıyor.
Bu davranış modeli genç tüketiciler arasında daha yüksek oranlarla takip ediliyor. 18-25 yaş grubunda "hiç yapmam" yanıtını veren katılımcı bulunmazken, bu grubun yüzde 52'si her maaş döneminde kendisini mutlu edecek küçük bir alışveriş gerçekleştirdiğini ifade ediyor. Veriler, bütçe kısıtları ne olursa olsun tüketicilerin kişisel alanlarına ayırdıkları payı tümüyle devreden çıkarmadığını gösteriyor.
Kadınların maaşı daha kısa sürede tükeniyor
Araştırmanın cinsiyet bazlı kırılımlarında kadın ve erkek tüketiciler arasında belirgin farklar gözlemleniyor. Maaşını ilk 7 gün içinde tükettiğini belirten kadınların oranı yüzde 31 iken, erkeklerde bu oran yüzde 21 olarak ölçülüyor. Ay sonunda elinde harcanmamış bütçe kalabildiğini aktaran erkeklerin oranı yüzde 27 seviyesindeyken, kadınlarda bu oran yüzde 21'e düşüyor.
Söz konusu fark 26-35 yaş grubunda daha belirgin bir hal alıyor. Bu yaş aralığındaki kadınların yüzde 40'ı maaşlarının ilk haftada tükendiğini dile getirirken, aynı yaş grubundaki erkeklerde bu oran yüzde 24 olarak kaydediliyor. Gelir -2 grubunda da ay sonunda elinde para kaldığını belirten erkeklerin oranı yüzde 38, kadınlarınoranı ise yüzde 24 seviyesinde seyrediyor.
Kira, fatura ve temel giderlerin karşılanmasının ardından kalan bütçenin kullanımında giyim kategorisi yüzde 49'luk payla öne çıkıyor. Dışarıda yemek ve restoran harcamaları yüzde 13 ile ikinci sırada yer alırken, kozmetik ve seyahat kategorileri de bütçeden pay alan diğer alanlar arasında bulunuyor.
Bütçede kısıntıya gidilmesi gereken senaryolarda da giyim kategorisinin konumu korunuyor. Katılımcıların yüzde 78'i vazgeçmekte zorlandığı harcama alanları olduğunu ifade ederken, giyim yüzde 19 ile en çok korunan harcama kalemi olarak ilk sırada geliyor. Bütçe baskısı durumunda tüm kategorilerden kısıntı yapabileceğini belirtenlerin oranı ise yüzde 22 olarak ölçülüyor.
Hopi Pulse tüketimdeki değişimi düzenli olarak izleyecek
Pazarlardaki ve tüketici davranışlarındaki değişimi değerlendiren Hopi CEO'su Elif Ateşok Şatıroğlu: "Tüketici biz onu anlamaya çalışırken değişmeye devam ediyor. Yıllık ve dönemsel raporlar hâlâ çok değerli; ancak bugün değişimi yalnızca geriye bakarak okumak yeterli değil. Hopi Pulse’ı bu nedenle her seferinde tek bir sıcak meseleye odaklanan ve düzenli olarak devam eden bir araştırma serisi olarak kurguladı. Klasik bir anket bize tüketicinin ne söylediğini, alışveriş verisi ise ne yaptığını gösteriyor. Hopi’nin 21 milyon kullanıcı, 30 sektör ve 300’ü aşkın markadan oluşan ekosistemi sayesinde bu iki katmanı birlikte okuyabilme gücüne sahibiz. Hedefimiz, Hopi Pulse’ın tüketim eğilimleri konuşulurken güncel bir referans noktası olması."
Araştırma modelinin veri altyapısına dikkat çeken Hopi Growth, Data ve Merchant Success’ten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mihrican Ünlü: "Hopi Pulse modelini davranış, beyan ve zaman olmak üzere üç katman üzerine kurduk. Kullanıcılarımızın bize ne söylediğini dinliyor, anonim ve istatistiksel düzeyde alışveriş davranışını analiz ediyor ve bu iki katmanı düzenli aralıklarla birlikte okuyarak değişimi zaman içinde izliyoruz. Bir araştırma bir kez yapıldığında haberdir; aynı soru tekrarlandığında trend olur. Tüm analizler anonim ve istatistiksel bazda yapılıyor; Hopi müşteri verisini markalarla paylaşmıyor."