“Bugün evden mi çalışıyorum?” dönemi değişiyor

Türkiye’de hibrit çalışma modeli mevzuatta açıkça tanımlandı. Yeni düzenlemeyle çalışanların hangi günlerde ofiste, hangi günlerde uzaktan çalışacağı ve çalışma saatleri iş sözleşmesinde belirlenecek.

Pandemiyle birlikte çalışma hayatının kalıcı bir parçasına dönüşen hibrit çalışma modeli, Türkiye’de artık mevzuatta da açıkça tanımlanıyor. 25 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle, çalışanın işinin bir bölümünü işyerinde, bir bölümünü ise uzaktan yürütmesine ilişkin düzenleme getirildi.

Yeni düzenlemeye göre çalışan ve işveren, iş görme ediminin bir bölümünün işyerinde, bir bölümünün uzaktan çalışma yöntemiyle gerçekleştirilmesi konusunda anlaşabilecek. Bu durumda çalışanın işyerinde ve uzaktan çalışacağı günler ile çalışma saatleri iş sözleşmesinde belirlenecek.

Pazartesi ofis, perşembe ev

Yeni düzenleme, şirketlerin uyguladığı hibrit çalışma modellerinin sözleşmelerde daha net biçimde tanımlanmasının önünü açıyor.

Örneğin bir çalışanın pazartesi, salı ve çarşamba günleri ofisten; perşembe ve cuma günleri uzaktan çalışması kararlaştırılabilecek. Çalışma saatleri de sözleşmede açıkça yer alabilecek.

Böylece daha önce çoğunlukla şirket politikaları ve ekip uygulamaları üzerinden belirlenen çalışma düzeninin, tarafların anlaşması halinde iş sözleşmesinde daha somut biçimde tanımlanması mümkün olacak.

Her çalışana evden çalışma hakkı gelmiyor

Düzenlemenin yanlış anlaşılabilecek önemli bir noktası bulunuyor: Yeni yönetmelik, tüm çalışanlara haftanın belirli günlerinde otomatik olarak evden çalışma hakkı vermiyor.

Hibrit çalışma modeli, çalışan ve işverenin anlaşmasıyla uygulanabilecek. Dolayısıyla düzenleme, “herkes artık haftada iki gün evden çalışabilir” şeklinde yeni bir hak getirmiyor.

Asıl değişiklik, hibrit çalışma konusunda anlaşılması halinde çalışma günleri ve saatlerinin sözleşmede açıkça belirlenebilmesi.

Peki sözleşmede yazan gün değiştirilebilecek mi?

Beyaz yakalılar açısından düzenlemenin en çok merak uyandırabilecek taraflarından biri de bu.

Örneğin iş sözleşmesinde salı ve perşembe günleri uzaktan çalışacağı belirtilen bir çalışanın bu günlerinin daha sonra değiştirilip değiştirilemeyeceği, somut sözleşme hükümleri ve iş hukukundaki ilgili kurallar çerçevesinde değerlendirilecek.

Bu nedenle yeni dönemde yalnızca “hibrit çalışma” ifadesinin bulunması değil, hangi günlerde ve hangi saatlerde uzaktan çalışılacağının nasıl tanımlandığı da önem kazanacak.

Beyaz yakalılar sözleşmelerinde neye bakmalı?

Hibrit çalışma modelini uygulayan veya yeni bir iş sözleşmesi imzalayacak çalışanlar açısından çalışma düzeninin nasıl tanımlandığı önem taşıyor.

Özellikle şu başlıklar dikkat çekiyor:

  • Hangi günler ofiste çalışılacağı
  • Hangi günler uzaktan çalışılacağı
  • Çalışma saatleri
  • Çalışma düzeninde değişiklik yapılmasının koşulları
  • Uzaktan çalışmada kullanılacak ekipman ve araçlar
  • Uzaktan çalışmayla bağlantılı giderlerin nasıl karşılanacağı

Bu detayların açık biçimde belirlenmesi, çalışan ve işveren açısından çalışma düzenine ilişkin beklentilerin baştan netleşmesini sağlayabilir.

Hibrit çalışma yeni değil, hukuki çerçevesi netleşiyor

Türkiye’de uzaktan çalışma zaten 2021 yılında yayımlanan Uzaktan Çalışma Yönetmeliği kapsamında düzenlenmişti. Dolayısıyla 25 Eylül 2026 tarihli değişiklik, hibrit çalışmayı ilk kez ortaya çıkaran bir düzenleme değil.

Yeni düzenlemenin dikkat çeken tarafı, işin bir bölümünün işyerinde, bir bölümünün uzaktan yürütüldüğü çalışma biçimini açıkça tanımlaması ve bu durumda işyerinde ve uzaktan çalışılacak günler ile çalışma saatlerinin iş sözleşmesinde belirlenmesini öngörmesi.

Yönetmelik değişikliği 25 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.

Kariyer
Sosyal Medyayı Kadınlar mı, Erkekler mi Daha Etkin Kullanıyor?

Geçtiğimiz günlerde onuncu yılını tamamlayan Facebook’un  bugün 1,23 milyar aylık aktif kullanıcısı mevcut. Dünya çapında 37 ofis ve 6 binden fazla da [...]

Bunlar İlginizi Çekebilir