Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), erken yaşlardaki çocukları ve ailelerini destekleyen bakım ve eğitim hizmetlerinin iklim eyleminin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Vakıf, bu hizmetlere yapılan yatırımların çocukların gelişimini desteklerken ailelerin ve toplumların iklim krizine karşı dayanıklılığını da güçlendirdiğini vurguladı.
AÇEV Genel Müdürü Nalan Yalçın’ın katılımıyla gerçekleşen buluşmada, Dr. Adrian Cerezo, AÇEV Strateji, Uluslararası Programlar ve Ortaklıklar Direktörü Suna Hanöz-Penney ve AÇEV Kurumsal İşbirlikleri, Savunu ve Babalık Çalışmaları Direktörü Hasan Deniz değerlendirmelerini paylaştı. Buluşmada, erken çocukluk hizmetlerinin küresel iklim politikalarında ve finansmanında daha fazla yer bulması gerektiği belirtildi.
Erken çocukluk yatırımları iklim gündeminde
Aşırı sıcaklar, seller, kuraklık ve afetler, çocukların sağlığını ve gelişimini, ailelerin ise yaşam koşullarını doğrudan etkiliyor. AÇEV, sosyoekonomik koşullar nedeniyle gelişimleri risk altında olan çocukların, iklim krizinin derinleştirdiği eşitsizliklerle erken yaşlarda karşılaştığına dikkat çekiyor.
Vakıf, çocukların sağlığını, beslenmesini, güvenliğini, eğitimini ve aileleriyle ilişkilerini destekleyen hizmetlerin ulusal ve uluslararası iklim politikalarında daha görünür hâle getirilmesini savunuyor. Bu hizmetlerin küresel iklim finansmanı mekanizmalarında önceliklendirilmesi de çağrının temel başlıkları arasında yer alıyor.
AÇEV Genel Müdürü Nalan Yalçın: "Dünya bugün çoklu krizlerle karşı karşıya ve iklim krizi bunların başında geliyor. Bu küresel kriz toplumdaki eşitsizlikleri derinleştiriyor, özellikle sosyoekonomik koşullar nedeniyle gelişimleri risk altında olan erken yaşlardaki çocukları ve ailelerini etkiliyor. Erken yaşlardaki çocuklara ve ailelerine, gelişimi destekleyen bakım verdiğimizde, iklim krizinin etkilerine karşı daha dayanıklı hale gelirler. Bu yatırım, topluma ve tüm dünyaya iklim uyumu ve iklim eylemi olarak geri döner."
Yalçın, 1993 yılından bu yana çalışmalarını sürdüren AÇEV’in yaklaşık 1,5 milyon çocuğa, anne babaya ve kadına ulaştığını, programlarını sahada uygulamak üzere 15 bin gönüllü eğitimci yetiştirdiğini de aktardı.

Deprem bölgesindeki çalışmaların sosyal getirisi
AÇEV’in 6 Şubat depremlerinin ardından Adıyaman, Gaziantep ve Hatay’da kurduğu Çocuk ve Aile Merkezleri, kriz dönemlerinde çocukların ve bakımverenlerin desteklenmesine yönelik örnekler arasında yer alıyor. Merkezlerde çocuklara güvenli alanlar sunuluyor, ebeveynler destekleniyor ve ailelerin gündelik yaşamlarını yeniden kurmalarına katkı sağlanıyor.
AÇEV’in Koç Üniversitesi Sosyal Etki Forumu ile yürüttüğü sosyal yatırım getirisi analizine göre, deprem bölgesindeki programlara yatırılan her 1 lira, 6,82 liralık sosyal değer yaratıyor.
AÇEV Strateji, Uluslararası Programlar ve Ortaklıklar Direktörü Suna Hanöz-Penney: "Dünya genelinde giderek büyüyen kanıta dayalı bilgi birikimi, yaşamın ilk yıllarına ve bu yıllarda bakım veren kişilere yapılan yatırımın çok yüksek bir sosyal yatırım getirisi sağladığını gösteriyor. Erken yaşlardaki çocuklara ve ailelerine gelişimi destekleyen bir bakım sağladığımızda, aslında bireyin potansiyelini koruyoruz ve güçlendiriyoruz. Bunun karşılığını da insani gelişim ve iyi oluş hâli olarak alıyoruz. Bu kazanım, yalnızca bireylerin yaşamıyla sınırlı kalmıyor; toplumsal refahı ve sürdürülebilir kalkınmayı da destekliyor."
Erken çocukluk hizmetleri için finansman çağrısı
Buluşmada, erken çocukluk gelişimi ile iklim uyumu arasındaki ilişki bilimsel açıdan da ele alındı. Maine Üniversitesi Erken Çocukluk Dönemi ve Sürdürülebilir Kalkınma Araştırma Girişimi Kurucusu ve Yale Üniversitesi Erken Çocukluk Çalışmaları Merkezi CHILD Kıdemli Araştırmacısı Dr. Adrian Cerezo, kapsamlı bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılmasında finansmanın belirleyici rolüne dikkat çekti.
Dr. Adrian Cerezo: "Erken yaşlardaki çocuklar ve ailelerine sunduğumuz temel bakım, toplulukları daha dayanıklı kılmak için kanıtlanmış, maliyet-etkin, hemen uygulanabilir bir yöntemdir. Kapsamlı ve iyi finanse edilmiş, gelişimi destekleyen bir bakım paketi, sera gazı emisyonlarını net olarak azaltan bir etki yaratabilir. Ülkelerin çoğu için, özellikle de iklim açısından kırılgan ülkeler için, bu bir irade ya da kanıt meselesi değil. Bu bir finansman meselesi. Küresel ölçekte finansman açığının 80 ila 90 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Bu finansmanla bu programlar iyi finanse edilmiş, kapsamlı, nitelikli, eşitlikçi ve doğru zamanda sunulan programlar hâline gelecektir. İklim müzakerelerinde, erken çocukluk gelişiminin, iklim uyumunun ve iklim risklerinin azaltılmasının temel yapı taşlarından biri olarak tanınmasını teşvik ediyoruz."
Bakım ve iklim ilişkisi Antalya’da ele alınacak
AÇEV ve Global Alliance for Care (GAC) ev sahipliğinde, Konyaaltı Belediyesi işbirliğiyle 13-15 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da Bakım Pavilyonu düzenlenecek. Buluşmada erken çocukluk, yaşlı ve engelli bakımı, bakımın finansmanı ve çocuk ve aile dostu şehirlerin tasarımı gibi konular iklim kriziyle birlikte ele alınacak.
AÇEV Kurumsal İşbirlikleri, Savunu ve Babalık Çalışmaları Direktörü Hasan Deniz: "Bakım Pavilyonu, bakımı tüm boyutlarıyla ele alan geniş kapsamlı bir buluşma olacak. Erken çocukluk bakımından yaşlı ve engelli bakımına, bakımın finansmanından çocuk ve aile dostu şehirlerin tasarımına kadar pek çok başlığı iklim krizi ile birlikte konuşacağız. AÇEV olarak biz de bu geniş tablonun içinde, uzmanlık alanımız olan erken çocukluk ile yer alacağız. Üstelik bu pavilyonu yalnız başımıza değil, güçlü bir işbirliğiyle hayata geçiriyoruz. Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden 50’den fazla ulusal ve uluslararası paydaşı aynı çatı altında buluşturuyor, uluslararası ortaklarımızla güç birliği yapıyoruz."
AÇEV ayrıca Theirworld’ün Act for Early Years kampanyası kapsamında, Haziran 2027’de düzenlenecek ve erken çocukluk gelişiminin finansmanına odaklanacak ilk küresel zirvenin hazırlık sürecinde de işbirliği yürütüyor.