Pazarlamasyon ve Areda Piar işbirliğiyle hayata geçirilen Brand Impact, markaların başarısını yalnızca satış performansı ya da bilinirlik üzerinden değil, tüketici zihninde ve kalbinde bıraktığı etki üzerinden değerlendiren yeni nesil bir araştırma ve endeks modeli olarak hayata geçirildi. Türkiye’nin en kapsamlı algısal marka değeri araştırması olmayı hedefleyen platform; güven, beğeni, itibar ve sürdürülebilirlik olmak üzere dört temel metrik üzerinden tüketici algısını ölçüyor. Keller’ın Tüketici Temelli Marka Değeri Modeli temel alınarak geliştirilen araştırma, Türkiye genelinde 10 bini aşkın katılımcının görüşlerine dayanıyor. Brand Impact, Family Index, Fısıltı Endeksi, GenZ Endeksi, Women Impact Index ve Yeşil Liderler Endeksi ile markaların farklı alanlardaki performansını çok boyutlu olarak analiz ediyor.
Pazarlamasyon Kurucu ve CEO'su Necip Murat, "Brand Impact, yalnızca markaların bugünkü performansını ölçen bir araştırma değil; tüketici algısından beslenen içgörüleriyle markaların gelecek stratejilerine ışık tutan yeni bir referans modeli."
Areda Piar Stratejik Danışmanı Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu, "Marka başarısını yalnızca satış rakamlarıyla değil, tüketicinin güveni, beğenisi, itibarı ve sürdürülebilirlik algısıyla birlikte değerlendiren Brand Impact, sektöre yeni bir ölçüm standardı kazandırmayı hedefliyor."
Araştırma sonuçları her yıl düzenlenecek Brand Impact Ödülleri kapsamında açıklanacak. İlk ödül töreni ise 13 Ekim'de Meetup Istanbul'da gerçekleştirilecek.Brand Impact ilk yarıyıl sonuçlarında genel etki skorunda ilk 10'a giren sektör liderlerinin, tüketiciyle kurdukları güven ilişkisini, marka değerini sürdürülebilir kılan yaklaşımlarını ve güçlü marka algısının arkasındaki stratejilere ilişkin değerlendirmelerini aldık.

ETi CMO'su Alper Eroğlu: Samimi iletişim anlayışımız, duyulan güvenin temelini oluşturuyor
Türkiye'nin tüketici nezdinde en yüksek etki skoruna sahip markalarından biri olmak bizim için büyük bir mutluluk ve aynı zamanda önemli bir sorumluluk. Bu sonuç, 65 yıldır tüketicilerimizle kurduğumuz güven ilişkisinin ve her zaman insanı merkeze alan yaklaşımımızın en değerli yansımalarından biri. Bu topraklarda doğan ve güçlü köklere sahip ETİ’nin lezzet yolculuğu, işine tutkuyla bağlı insanların cesareti, özverisi ve yenilikçi bakış açısıyla başladı. Kurucumuz Firuz Kanatlı’nın bize miras bıraktığı “İnsanlığın mutluluğundan daha yüce bir amaç yoktur” anlayışı, bugün de tüm çalışmalarımıza yön veriyor. İşimizi yalnızca ürün üretmek olarak görmüyor; insanların hayatına değer katmayı ve mutluluk taşımayı temel amacımız olarak benimsiyoruz. Bu yaklaşım sayesinde yıllardır Türkiye’de mutluluk denince akla gelen ilk markalardan biri olmanın gururunu yaşıyoruz. Deneyimimizi yenilikçi bakış açımız ve üstün kalite anlayışımızla güçlendirirken, tüketicilerimizle kurduğumuz güven ilişkisini her gün yeniden inşa etmeye özen gösteriyoruz. Ürün deneyimi, kalite, inovasyon, erişilebilirlik ve samimi iletişim anlayışımız, markamıza duyulan güvenin temelini oluşturuyor. Her kategorimizde tüketicilerimizin değişen ihtiyaç ve beklentilerini yakından takip ediyor, onlara katma değer sağlayan ürünler geliştirmeye odaklanıyoruz. Tüm kararlarımızın merkezinde tüketicilerimizin memnuniyetini artırmak ve kurduğumuz bağı daha da güçlendirmek yer alıyor. Türkiye’nin lider gıda üreticilerinden biri olarak içinde bulunduğumuz topluma karşı sorumluluklarımızın da bilincindeyiz. Hayata değer katan ve kalıcı fayda sağlayan uzun yıllardır sürdürdüğümüz sosyal sorumluluk projelerimizle milyonlarca insanın yaşamına dokunmayı önemsiyoruz. Bizim için gerçek başarı; tüketicilerimizin hayatlarında güvenle yer bulabilmektir. Teknoloji ve inovasyon gücümüz ile insan odaklı yaklaşımımızdan aldığımız ilhamla ETİ severlerle buluşmaya, onların hayatına değer katmaya ve mutluluk taşımaya devam edeceğiz.
Migros Grubu Pazarlama Grubu İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur: Sağlıklı, erişilebilir ve sürdürülebilir yaşama katkı sunmak için çalışıyoruz
Güçlü bir marka olmanın temelinde kaliteli ürün ve hizmet sunma olsa da hız ve kişiselleştirilmiş deneyimler bugünün olmazsa olmazları. Bunun için de müşteriyi yakından tanımak, ne istendiğini daha talep doğmadan anlayıp önden karşılayabilmek gerekiyor. Her müşteri kendine özgü bir profile sahip. Tercihler, beklentiler ve ihtiyaçlar kişiden kişiye farklılaştığı gibi, aynı müşteri için bile gün içinde değişebiliyor. Beklentiler çok daha dinamik. Tam da bu noktada hiper kişiselleştirme kavramı devreye giriyor. Müşterinin ihtiyacını en doğru zamanda, en doğru kanaldan, sadece ona özel önerilerle karşılayabilmek ayırt edici nokta. Elbette bunu mümkün kılmak için de güçlü bir teknoloji altyapısı, yapay zekâ destekli ileri analitik modellemeler ve veriyi doğru okuyan bir organizasyon yapısı gerektiriyor. 72 yıllık köklü bir şirket olarak Ar-Ge Merkezimiz, CRM ve Veri Analitiği müşterilerimize hiper kişiselleştirilmiş kampanyalar sunabiliyoruz. Hatta müşterilerimizin kendi kampanyalarını kendilerinin tasarlamasına imkân tanıyan esnek ve yenilikçi bir yapı oluşturuyoruz. Aynı zamanda mağazada hissedilen deneyimin dijital çözümlerle bütünleşmesi gerekiyor. Ödeme sistemleri, dijital ekranlar ve yapay zekâ tabanlı sadakat modelleri gibi temas noktalarının bir arada ve kesintisiz çalıştığı hibrit uygulamalar, deneyimin büyük parçası. Bunun yanında markayı kalıcı kılan unsur elbette yalnızca teknoloji ya da ölçek değil. Asıl belirleyici olan, markanın insan hayatında samimi, tutarlı, güven odaklı ve anlamlı bir karşılık yaratabilmesi. Migros, yerel üreticiyi destekleyen, iyi tarımı teşvik eden, gıda israfını azaltmayı hedefleyen, çevresel etkisini ölçen ve sürdürülebilirliği iş modelinin merkezine alan bir şirket. Yalnızca bugünün alışveriş ihtiyaçlarına değil; geleceğin daha sağlıklı, erişilebilir ve sürdürülebilir yaşamına da katkı sunmak için çalışıyoruz. Bu bütüncül sorumluluk, güven ve değer yaratma anlayışımızın toplumda karşılık bulması, müşterinin zihninde güven, kalbinde iyi his bırakması bizi çok memnun ediyor.
Besler Pazarlama ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Gülizar Doğan: Güveni, pratikliği, lezzeti ve sorumluluğu aynı potada buluşturuyoruz
SuperFresh’in Brand Impact genel etki skorunda ilk 10 marka arasında yer alması bizim için çok kıymetli. Çünkü bu sonucu, markanın bilinirlik ve pazar liderliğinin yanı sıra tüketiciyle yıllar içinde kurduğumuz güven bağının bir yansıması olarak görüyoruz. SuperFresh, Türkiye’yi dondurulmuş gıdayla tanıştıran ve bu kategorinin algısını dönüştüren öncü markalardan biri. Biz yıllardır dondurulmuş gıdayı “zaman yoksa başvurulan pratik bir çözüm” olmaktan çıkarıp, günlük hayatın doğal, güvenilir, lezzetli ve keyifli bir parçası haline getirmek için çalışıyoruz. Tarladan sofraya uzanan kalite anlayışımız, ürün çeşitliliğimiz, inovasyon gücümüz ve sürdürülebilirlik odağımız bu yaklaşımın temelini oluşturuyor. Bugün tüketici, hızlı ve kolay çözümlerin çok ötesinde bir beklentiyle markalarla ilişki kuruyor; markaların hayatını gerçekten kolaylaştırmasını, iyi hissettirmesini ve bunu samimi bir dille yapmasını bekliyor. Biz de SuperFresh’i modern mutfağın çözüm ortağı olarak konumlandırırken; güveni, pratikliği, lezzeti ve sorumluluğu aynı potada buluşturmaya odaklanıyoruz. Bir markayı tüketicinin zihninde ve kalbinde kalıcı kılan en kritik unsur, verdiği sözü her temas noktasında tutarlı biçimde yerine getirmesi. Tüketiciyle gerçek bir bağ kurduğunuzda marka, satın alınan bir ürünün ötesine geçiyor; hayatın içinde yer bulan, konuşulan, paylaşılan ve sahiplenilen bir değere dönüşüyor. SuperFresh’in bugün ulaştığı noktayı da bu samimi ve uzun soluklu bağın sonucu olarak görüyoruz.
Teknosa Dijital Ticaret ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Emre Kurtoğlu: Müşteri beklentilerini değer yaratan deneyimlere dönüştürüyoruz
Marka değeri, tüketiciyle kurulan ilişkinin niteliği ve sürdürülebilirliğiyle şekilleniyor. Güçlü markalar; değişen beklentileri doğru okuyabilen, verdiği sözü deneyime dönüştüren ve her karşılaşmada aynı güven duygusunu hissettiren markalar olarak öne çıkıyor. Çünkü tüketiciler bugün yalnızca ihtiyaçlarını karşılayan ürün ve hizmetleri değil; kendisini anlayan, hayatını kolaylaştıran ve güven veren markaları sahipleniyor. Teknosa olarak yaklaşık 25 yılı aşkın teknoloji perakendeciliğini bu anlayışla sürdürüyoruz. Teknolojiyi herkes için daha erişilebilir kılarken, müşterilerimizin tercih ettiği tüm kanallarda kesintisiz ve birbirini tamamlayan bir deneyim sunmaya odaklanıyoruz. Mağazalarımızdan dijital kanallarımıza, satış öncesinden satış sonrasına kadar uzanan bütüncül hizmet anlayışımızın temelinde ise müşteriyi anlamak, içgörüleri doğru analiz etmek ve bu beklentileri ürünlerimize, hizmetlerimize ve deneyim tasarımımıza yansıtmak yer alıyor. Teknolojiyi yalnızca ulaşılabilir kılmayı değil, doğru rehberlik ve katma değerli hizmetlerle müşterilerimizin hayatını kolaylaştırmayı da sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Marka algısını kalıcı kılan unsurun, verilen söz ile yaşatılan deneyim arasındaki uyum olduğuna inanıyorum. Güven, beğeni ve itibar da bu uyumun doğal bir sonucu olarak güçleniyor. Teknosa olarak müşterilerimizin beklentilerini doğru okuyan, değişen ihtiyaçlara hızla uyum sağlayan ve bunu değer yaratan deneyimlere dönüştüren bir anlayışla ilerlemeyi sürdürüyoruz.
Brand Impact hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
İlk yarıyıl sonuçlarına buradan ulaşabilirsiniz.