2025 itibarıyla gençlerin yüzde 54’ü yaşamından memnun

Türkiye’deki gençlerle ilgili araştırmalardan biri olan ve literatüre “ev genci” kavramını kazandıran Gençlerin İyi Olma Hali Raporu’nun altıncısı yayımlandı.

Türkiye’de gençlerin yaşam koşullarını ve beklentilerini ortaya koyan en kapsamlı araştırmalardan biri olan Gençlerin İyi Olma Hali Raporu’nun altıncısı yayımlandı.

Habitat Derneği’nin Infakto RW ortaklığıyla gerçekleştirdiği Gençlerin İyi Olma Hali Raporu 2025, Türkiye’deki gençlerin ekonomik durumdan sağlık algısına, iş hayatından toplumsal katılıma kadar pek çok başlıkta nasıl bir tabloyla karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.

Gençlerin İyi Olma Hali Raporu’nda öne çıkan bulgular, Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ve Infakto RW Ortağı Prof. Dr. Emre Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen toplantıda kamuoyuyla paylaşıldı.

Gençlerin yalnızca yarısı yaşamından memnun
Araştırma sonuçları gençlerin genel yaşam memnuniyetinde son iki yılda bir miktar artış olduğunu gösterse de tablo hâlâ kırılgan görünüyor. 2025 itibarıyla gençlerin yüzde 54’ü yaşamından memnun olduğunu belirtirken yüzde 45’i geleceğe umutla baktığını ifade ediyor. 2025 bulguları, gençlerin yaşamdan memnuniyet oranının, 2023’e kıyasla 8 puan arttığına işaret etse de hâlâ 2017’de ölçülen düzeyin 17 puan altında olduğu görülüyor. Gelecekten umutlu olduğunu belirten gençlerin oranı ise 2023 ile benzer bir seviyede olsa da 2017’deki yüzde 67 seviyesinin ciddi anlamda gerisinde kalıyor. Bu oranlar, gençlerin önemli bir bölümünün gelecek beklentileri konusunda temkinli olduğunu gösteriyor. 

Memnuniyetin en düşük olduğu grup iş arayan gençler
Araştırmaya göre 2025’te gençlerin yaşam memnuniyetini belirleyen ana eksen ekonomik güvence, sağlık ve toplumsal belirsizlik duygusu olurken; en güçlü belirleyici hâlâ çalışma durumu olmaya devam ediyor. Çalışan gençlerde yaşam memnuniyeti yüzde 58, öğrencilerde yüzde 55 seviyesinde ölçülürken iş arayan gençlerde bu oran yalnızca yüzde 27. Benzer bir tablo gelecek beklentilerinde de görülüyor. Geleceğe umutla bakanların oranı; Çalışan gençlerde yüzde 50, öğrencilerde yüzde 48 ve iş arayan gençlerde ise yalnızca yüzde 16. Çalışanlarla iş arayanlar arasındaki 31 puanlık fark, istihdamın gençler için yalnızca ekonomik değil aynı zamanda psikolojik bir güven duygusu da yarattığını ortaya koyuyor.

Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ve Infakto RW Ortağı Prof. Dr. Emre Erdoğan, gençlerin iyi olma halinin ekonomik koşullar ve özellikle iş olanaklarıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: 

Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu: "Türkiye'de Gençlerin İyi Olma Hali Araştırması'nın altıncısını kamuoyuyla paylaşıyor olmak, Habitat Derneği olarak sekiz yıldır sürdürdüğümüz bu uzun soluklu çalışmanın ne denli değerli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. 2025 bulguları, gençlerin yaşam memnuniyetinde kısmi bir toparlanmaya işaret etse de tablonun hâlâ kırılgan olduğunu açıkça ortaya koyuyor.  Önceliğimiz, gençleri veriye dayalı bir yaklaşımla daha iyi anlamak ve onların ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit edebilmek. Bu doğrultuda hazırladığımız araştırma ve raporlarla, gençlerin ve toplumun değişen ihtiyaçlarına ışık tutmaya devam ediyoruz. Bugüne kadar elde ettiğimiz veriler, gençlerin eğitimden iş yaşamına geçiş sürecinin hâlâ zorluklar barındırdığını açıkça ortaya koyuyor. Bu yolculukta doğru destek mekanizmaları ve mentorluk imkanları sağlanabildiğinde ise gençlerin geleceğe dair umutlarının güçlendiğini görüyoruz. Habitat olarak yalnızca araştırmalarla sınırlı kalmıyor; dijital dönüşüm, girişimcilik ve sürdürülebilirlik başta olmak üzere yürüttüğümüz programlarla gençlerin ve farklı hedef grupların potansiyellerini geliştirmeyi hedefliyoruz. İnanıyoruz ki bu çalışmalar, Türkiye’nin daha kapsayıcı, dirençli ve sürdürülebilir bir geleceğe ulaşmasına katkı sağlayacaktır.”

Infakto RW Ortağı Prof. Dr. Emre Erdoğan: “Bu araştırma, gençlerin iyi olma halinin bireysel tercihlerden çok yapısal koşullar tarafından belirlendiğini açık biçimde ortaya koyuyor. Özellikle istihdam, ekonomik güvence ve gelecek beklentileri, gençlerin yaşam memnuniyetinin temel eksenini oluşturuyor. Bulgular, eğitimden iş yaşamına geçiş sürecinin hâlâ kırılgan olduğunu ve iş arayan gençlerin sistematik biçimde dezavantajlı konumda bulunduğunu gösteriyor. Bu nedenle politika yapıcıların yalnızca beceri kazandırmaya odaklanması yeterli değil; gençlerin bu becerileri kullanabileceği kapsayıcı, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir istihdam yapısının güçlendirilmesi kritik önem taşıyor.”

Gençlerin yarısından fazlası çalışmıyor
Araştırmaya göre gençlerin yüzde 44’ü tam zamanlı, yüzde 4’ü yarı zamanlı çalışırken yüzde 52’si çalışmıyor. Çalışmayan gençler arasında öğrenciler ve iş arayanlar önemli bir yer tutuyor. Çalışmayan gençlerin en temel iki gerekçesi ise öğrenci olmak ve iş bulamamak.

Çalışma durumunda toplumsal cinsiyet farkı da dikkat çekiyor. Erkek gençlerin yüzde 59’u çalışırken, kadın gençlerde bu oran yüzde 38 seviyesinde kalıyor.  Öte yandan Türkiye’de gençlik literatürüne “ev genci” kavramını kazandıran araştırma, bu kategoride de ciddi bir cinsiyet farkı olduğunu ortaya koyuyor. Kadınların yüzde 26’sı ev genci kategorisinde yer alırken erkeklerde bu oran sadece yüzde 6. Bu tablo, genç kadınların iş gücü piyasasına katılımında hâlâ aile içi roller ve bakım sorumlulukları gibi faktörlerle bağlı yapısal engeller bulunduğunu gösteriyor.

Gençlerde iş bulma kaygısı yüksek
Araştırmaya göre gençler arasında iş bulma konusunda ciddi bir güvensizlik söz konusu. Gençlerin yüzde 72’si iş arasa da kolayca iş bulamayacağını düşünüyor. Aktif iş arayan gençlerde bu oran yüzde 94’e kadar çıkıyor. Gençlere göre iş bulmanın önündeki en önemli engeller ise; “Yeterli iş olanaklarının bulunmaması (yüzde 38)”, “İş bulmayı sağlayacak tanıdıkların olmaması (yüzde 33)” ve “Ücretlerin düşük olması (yüzde 29)”. Önceki yıllarda da iş olanaklarının yetersizliği öne çıkarken, bu tablo 2025’te sosyal bağlantı eksikliği ve beceri yetersizliği algısının daha görünür hale geldiğine işaret ediyor.

Girişimcilik isteği son yılların en düşük seviyesinde
Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de gençlerin girişimcilik eğiliminde yaşanan düşüş. 2017 yılında gençlerin yüzde 63’ü kendi işini kurmak istediğini belirtirken bu oran 2025 itibarıyla yüzde 36’ya gerilemiş durumda. 2023’e kıyasla da 17 puanlık bir düşüş söz konusu. Bu sonuçlar, artan belirsizliklerle birlikte gençlerin, sadece mevcut iş piyasasına değil aynı zamanda kendi işini kurma seçeneğine karşı da temkinli bir tutum geliştirdiğine işaret ediyor.

Yurt dışına gitme isteğinde gerileme
Rapor, son yıllarda sıkça tartışılan gençlerin yurt dışına yönelme eğiliminde de bir gerileme olduğuna dikkat çekiyor. Araştırmaya göre gençlerin, yüzde 20’si eğitimine yurt dışında devam etmek istediğini, yüzde 28’i ise başka bir ülkeye yerleşmeyi düşündüğünü belirtiyor. Bu oranlar 2023 yılında sırasıyla yüzde 28 ve yüzde 43 seviyesindeydi. Sonuçlar, gençlerin yurt dışı planları konusunda daha temkinli bir tutum geliştirdiğini gösteriyor. Buna rağmen her dört gençten birinin göç etme isteği taşıması, konunun hâlâ önemli bir eğilim alanı olduğunu ortaya koyuyor. 

Maddi durumdan memnuniyet düşük
Araştırma sonuçlarına göre, gençlerin yalnızca yüzde 40’ı maddi durumundan memnun olduğunu ifade ediyor. Bu oran 2017’de yüzde 61 seviyesindeyken sonraki yıllarda gerilemiş ve 2023’te yüzde 38’e kadar düşmüştü.  2025’te sınırlı bir toparlanma görülse de memnuniyetin hâlâ geçmiş dönemlerin oldukça gerisinde olduğu görülüyor. Buna paralel olarak gençlerin yüzde 84’ü ihtiyaç duyduğunu düşündüğü gelir seviyesinin altında yaşadığını belirtiyor. Bu oran 2023’te yüzde 80, daha önceki yıllarda ise yüzde 65 civarındaydı. 2025 bulgularına göre, gençlerin ortanca kişisel geliri 10.001–30.000 TL aralığındayken, ihtiyaç duyduklarını belirttikleri gelir 30.001–50.000 TL aralığında. Araştırma ayrıca gençlerin önemli bir bölümünün şimdiden borçluluk deneyimi yaşadığını da ortaya koyuyor. Buna göre gençlerin yüzde 35’inin kredi kartı, yüzde 19’unun ise tüketici ya da ihtiyaç kredisi borcu bulunuyor. Gençlerin en önemli gelir kaynağı ise hâlâ aile desteği.

Gönüllülük ve sivil katılım düşük
Araştırma gençlerin sivil toplum faaliyetlerine katılımının sınırlı olduğunu gösteriyor. Gençlerin yalnızca yüzde 5’i gönüllü faaliyetlerde bulunduğunu, yüzde 8’i ise bir sivil toplum kuruluşuna üye olduğunu belirtiyor. Gönüllülük yapmayan gençlerin en önemli nedenleri; zaman bulamamak, maddi imkânsızlıklar ve gönüllüsü olmak isteyeceği sivil toplum örgütü bulamamak olarak sıralanıyor.

Gençlerin kent memnuniyeti yüksek
Araştırma sonuçlarına göre, gençlerin yüzde 77’si yaşadığı kentten memnun olduğunu ifade ediyor. Gençlerin yüzde 82’si kendisini yaşadığı şehrin bir hemşerisi olarak tanımlarken, yüzde 28’i başka bir şehirde yaşamayı düşündüğünü belirtiyor. Türkiye’de gençlerin en çok yaşamak istediği şehirler ise sırasıyla İstanbul, İzmir ve Ankara olarak öne çıkıyor.

Gençlerin yalnızca yüzde 28’i dijital konularda kendini yetkin hissediyor
Araştırma sonuçlarına göre, gençlerin dijital medya kullanım alışkanlıkları yaşamın temel bir parçası haline gelirken dijital yetkinlik konusunda kendilerini rahat hissetmedikleri görülüyor.

Gençlerin yüzde 95’i her gün en az bir kez internete eriştiğini belirtirken; en sık kullanılan sosyal medya platformları yüzde 83 ile Instagram, yüzde 79 ile WhatsApp ve yüzde 39 ile YouTube olarak sıralanıyor. 

Bu kullanım sıklığına rağmen gençlerin yalnızca yüzde 28’i kendisini dijital konularda yetkin hissettiğini ifade ediyor. Bu oran, 2023’e kıyasla 14 puanlık bir düşüşe işaret ederken aynı zamanda 2020’den bu yana ölçülen en düşük düzey olarak dikkat çekiyor. Bununla birlikte gençlerin yüzde 48’i, yapay zekâ uygulamalarını kullanarak metin, video ya da görsel hazırlayabildiğini ifade ediyor. 

Kariyer
Sosyal Medyayı Kadınlar mı, Erkekler mi Daha Etkin Kullanıyor?

Geçtiğimiz günlerde onuncu yılını tamamlayan Facebook’un  bugün 1,23 milyar aylık aktif kullanıcısı mevcut. Dünya çapında 37 ofis ve 6 binden fazla da [...]

Bunlar İlginizi Çekebilir