Yapı Kredi Kurumsal İletişim Direktörü Arda Öztaşkın: "Tüketiciyle bağı kuvvetli markalar fark yaratacak"

Pandeminin, iş dünyası için benzeri görülmemiş belirsizlik ve risklerle dolu bir ortam yarattığı birçok sektörde, yeni dönemin nasıl olacağı merak edilen bir konu. İş dünyası salgın sonrası için fiziksel ofis yapılanmaları ve ofis içi çalışma düzeni konusunda çalışmalarını sürdürüyor. Bu süreçte, iş hayatında zorunlu olarak gelişen bazı refleksler şirketlerin stratejik hedeflerini ciddi biçimde etkilerken, hedef ve planların ne ölçüde değiştiğinin analizi daha da önem kazanıyor. Peki pandemi sonrası çalışanları ve şirketleri neler bekliyor?

Yapı Kredi Kurumsal İletişim Direktörü Arda Öztaşkın‘a pandemi sonrası iş ekosisteminin ne yönde değişeceğini sorduk ve yeni trend öngörülerini dinledik…

"Pandemi süreci bize, “olmaz” gözüyle bakılan yaklaşımların kısa bir sürede nasıl hayata geçirilebileceğini gösterdi"

Aşılama süreci eski yaşam alışkanlıklarına dönüş beklentisi oluştursa da pandemiyle birlikte hayatımızın bir parçası olan yeni alışkanlıklarımız kalıcı olacakmış gibi gözüküyor. Bu dönemde özellikle dijital alanda büyük bir adaptasyon sürecini başarıyla tamamladığımızı söyleyebiliriz. Hayatımızın değişmezi olan teknoloji ve onun çevresinde gelişen bu yeni kullanım alışkanlıklarını bırakacağımızı düşünmüyoruz. 

Salgın dönemiyle birlikte pek çok şeyin değiştiğinden bahsediyoruz. Bunların başında da iş yapış şekillerinde yaşanan değişim geliyor. Biz Yapı Kredi olarak tüm birimlerimizde çevik çalışma düzenini benimsemiş ve yıllardır bu doğrultuda planlamalarımızı gerçekleştirmiştik. Bu sayede de ülkemizde ilk vakanın görüldüğü Mart ayında güçlü teknolojik altyapımız sayesinde ekibimizin çok büyük bir kısmını hızla evlere taşıdık ve sektörümüze öncülük ettik. Evlerden çalıştığımız dönemde, bu modelin verimli bir şekilde işlediğini deneyimledik. Yaşadığımız pandemi süreci bize, “olmaz” gözüyle bakılan yaklaşımların bu kadar kısa bir sürede nasıl hayata geçirilebileceğini göstermiş oldu. Biz de bu deneyimin modelleşebilmesi adına iş-yaşam dengesi ve verimliliği de göz önünde bulundurarak en doğru sistemi uygulamak adına uzun bir süre çalıştık. Tüm bu çalışmaların sonucunda Yapı Kredi Genel Müdürlük ekipleri ve iştiraklerinde hayata geçirdiğimiz verimlilik temelli “Yalın Çalışma” modeliyle daha dinamik bir dünyaya geçiş yaptık. 

Hayatımızın pek çok alanını büyük ölçüde değiştiren salgın döneminin bazı olumlu etkileri de oldu. Bu dönem bize hem çalışanlarımıza hem de müşterilerimize olan söylemlerimizin tümünü kanıtlama fırsatı sundu. ‘Sınırları kaldırmak’ Yapı Kredi’nin sadece amaç odaklı iletişim söylemini değil iş yapış felsefesini de temsil ediyor. Biz Yapı Kredi olarak kurulduğumuz ilk günden bu yana; ekonomide, eğitimde, sanatta yani hayatın her alanında sınırları kaldırmayı ilke edindik. Bu dönemde de görevimizi başarıyla yerine getirdiğimizi düşünüyoruz. Yaşadığımız dünyaya, ülkemize, müşterilerimize ve tüm çalışanlarımıza olan sorumluluğumuzun farkındayız. Bu farkındalıkla önümüzdeki süreçte de her daim paydaşlarımızın yanında olmaya, topluma değer katma vizyonumuzla, hayatın koyduğu sınırları her alanda kaldırmayı sürdüreceğiz.

"Temasın minimuma inmesiyle birlikte dijitalleşme, ona direnenlerin bile hayatına girdi"

Global olarak zorlu bir süreçten geçtik. Pandemi hiç ummadığımız bir anda hayatlarımıza girerek geri dönülmeyecek değişiklikler yapmamızı sağladı. Temasın minimuma inmesiyle birlikte dijitalleşme ona direnenlerin bile hayatına girdi ve adeta ayrılmaz bir parçamız oldu. Müşterilerimizin büyük bir kısmı bu dönemde dijital bankacılıkla tanıştı. Kendi rakamlarımıza baktığımızda, pandemi öncesinde dijitalle tanışmamış müşterilerimizin yüzde 12’sinin bu dönemde dijital bankacılık kanallarımızı kullanmaya başladığını gördük. 2021’in ilk yarısında mobil aktif müşteri kazanımımız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 oranında artış gösterdi. Ayrıca 65 yaş ve üzeri müşterilerimiz bu dönemde Yapı Kredi Mobil’i sıkça kullananlar arasında yer aldı. Bu süreçte şube yoğunluğumuz da önceki dönemlere göre yüzde 40 oranında azaldı. Dolayısıyla dijital dünyaya adaptasyon önümüzdeki dönem oldukça belirleyici olacak.

Maalesef pandemi bir süre daha hayatlarımızı meşgul edecek gibi gözüküyor. Salgının gölgesinde geçen bu iki sene bizlere yaşadığımız dünyanın da değerini bir kez daha gösterdi. Uzun zamandır Yapı Kredi olarak gündemimizde olan Sürdürülebilirlik konusu da ajandamızın en üst sırasına yükseldi. Kuruluş amacımız olan topluma değer katma misyonumuzla bu konuda uzun süredir çalışıyoruz. Hayata geçirdiğimiz sürdürülebilirlik çalışmalarımızın tümünde ortak fayda ve değer yaratmaya odaklanıyoruz. Birey düzeyinde bilinçlendirmeyi hedefliyor, toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz. Öte yandan sürdürülebilirliği sadece çevre meselesi olarak görmüyor, sürdürülebilir finans, finansal kapsayıcılık, topluma ve insana hizmet, toplumsal cinsiyet eşitliği ve iklim bağlantılı risklerin yönetilmesi konusunda oldukça gelişmiş bir stratejiyle hareket ediyoruz. Bu konuda hissedarımız Koç Holding’in yaklaşımı ve çalışmaları da bize büyük bir güç veriyor. 

"Sadece ürettiği ürüne odaklanıp, toplumu ve dünyayı yok sayan markaların ömrü bu dönemde çok kısa"

Pek çok araştırma açıkça gösteriyor ki yeni yetişen kuşak, amaç ve değer odaklı markalara ilgi gösteriyor. Değişen tüketici grupları, markaları bir dönüşüme zorluyor. Eskisi gibi sadece ürettiği ürüne odaklanıp, toplumu ve dünyayı yok sayan markaların ömrü bu dönemde çok kısa. Yeni yetişen kuşağın satın alma davranışlarındaki değişim markaları kendi iş alanlarının haricinde de toplum için bir şeyler yapmaya adeta zorluyor. Bu nedenle sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik konularıyla topluma değer katan markaların bununla ayırt edici olacağını düşünüyoruz. Tüm çalışmalarının odağında paydaşlarını tutan, müşterilerinin ihtiyaçlarını iyi anlayan ve buna gerçekten samimiyetle karşılık vermeye çalışan; değişen alışkanlıklara ve dinamiklere uyum sağlayan markaları bir adım önde göreceğiz. Tüketiciyle bağı kuvvetli markalar yeni dönemde fark yaratacak.

Kariyer
istegelsin marketleri "karşılaştırmaya" aldı

istegelsin, diğer marketlere karşı avantajlı fiyat stratejisini öne çıkaran rekabetçi bir reklam kampanyası başlattı.

Bunlar İlginizi Çekebilir