Türkiye’de son günlerde eğitim kurumlarında yaşanan ve toplumu derinden sarsan şiddet olayları kolektif değişikliği tetikledi. Sektörün öncü markalarının birer birer açıkladığı kararlar, finansal gücün toplumsal yaraları sarmak ve şiddeti besleyen kültürel ekosistemi dönüştürmek adına birer etik kalkan olarak kullanılabileceğini kanıtlıyor.
İlk somut adım Yapı Kredi’den geldi. Kurumsal İletişim Direktörü Arda Öztaşkın, meselenin özüne inerek şiddetin karizma veya güç göstergesi olarak estetize edilmesine dikkat çekti. Markanın bu dili temel alan yapımlara reklam desteğini kesmesi, ticari kazancın toplumsal sağduyu karşısında geri plana itildiğinin ilanı oldu. Öztaşkın, “Bir iletişimci olarak, ekibimle birlikte, bu dili ve anlatıyı temel alan dizi ve içeriklere reklam plasmanı yapmayacağız. Bu bir tercih değil. Etik bir sınır, kamusal bir sorumluluk ve vicdani bir yükümlülük. Tüm meslektaşlarımı da bu konuda sorumluluk almaya davet ediyorum” dedi.

Aktif Bank da reklam stratejilerinde köklü bir değişikliğe gittiklerini açıklayarak şiddeti besleyen içeriklerden desteğini tamamen çektiğini duyurdu. Aktif Bank Müşteri Deneyimi ve İletişim Grup Başkanı Gamze Numanoğlu, bu kararın tüm alt markaları kapsadığını belirterek “Aktif Bank ekosisteminde yer alan N Kolay, Passo, Uption, Sigortayeri, Paynkolay ve Aktif Portföy markalarımızın tamamında, hem dijital hem de geleneksel medya planlamalarımızda ayrıştırıcı bir strateji izleme kararı aldık. Şiddet içeren hiçbir yayında reklamlarımızla yer almayacağız.” dedi.
Şiddete karşı diğer bir tepki de Vestel’den geldi. Şiddetin çocuklar ve gençler nezdinde bir güç gösterisi veya yaşam biçimi olarak sunulmasına karşı mesaj yayınlayan Vestel Global Pazarlama ve Yurt İçi Satış Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu, "Şiddeti özendiren ya da kanıksatan hiçbir içeriğin iletişim planlarımızda yer almayacağını net bir şekilde taahhüt ediyoruz." dedi.
.png)