Pluxee, Ipsos ile yürüttüğü küresel araştırmanın sonuçlarını açıkladı

Pluxee ve Ipsos işbirliğiyle 10 ülkede 8.700 çalışanın katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, çalışan bağlılığının artık koşulsuz adanmışlık yerine denge, anlam ve karşılıklı değer temelinde şekillendiğini ortaya koyuyor.

Pluxee, Ipsos işbirliğiyle 10 ülkede 8.700 çalışanın katılımıyla gerçekleştirdiği “İş Dünyasında Bağlılığın Yeni Tanımı” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırma, motivasyon, iş-yaşam dengesi ve çalışan beklentilerine dair küresel ölçekte yeni bir tablo sunarken, iş dünyasında “Sessiz İstifa” ve “Büyük Kopuş” gibi kavramlarla tanımlanan sürecin aslında bir kopuş değil, bağlılığın yeniden tanımlanması olduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Brezilya, İngiltere ve Hindistan gibi farklı coğrafyalardan 10 ülkede yapılan çalışmaya göre, küresel olarak çalışanların yüzde 83’ü çalıştığı şirketi sevdiğini ya da olumlu hisler beslediğini ifade ediyor. Ancak bu bağlılık artık koşulsuz bir adanmışlık üzerinden değil; denge, anlam ve karşılıklı değer temelinde şekilleniyor.

Araştırma, Türkiye’de “iyi yaşam” algısının merkezinde maddi göstergelerden çok insan ilişkilerinin yer aldığını ortaya koyuyor. Çalışanların yüzde 54’ü hayatı iyi kılan en önemli unsur olarak “etrafımda iyi insanlar var” ifadesini öne çıkarıyor. Kendine zaman ayırabilmek (yüzde 42) ve iyi hissetmek (yüzde 41) ikinci sırada yer alıyor. Çalışanların iş yerinde memnuniyetini etkileyen unsurlar arasında ise samimi ve destekleyici bir iş ortamı (yüzde 43), gösterilen çabanın takdir edilmesi (yüzde 40) ve özerklik (yüzde 35) öne çıkıyor.

Pluxee Türkiye CEO’su Eda Uluca Özcan, “Günümüzde çalışanları yalnızca işteki rolleriyle ele almak artık mümkün değil. Araştırmamız, her geçen gün daha fazla çalışanın iş ile kişisel yaşam arasında yeni bir denge kurduğunu ortaya koyuyor. Biz bu yaklaşımı ‘Dengeli Bağlılık’ olarak tanımlıyoruz. Bugün bağlılık; sessizce geri çekilmek ya da koşulsuzca adanmak arasında değil, karşılıklı güven ve değer üretimi üzerinde şekilleniyor. İşverenler için asıl fark yaratan nokta da burada başlıyor: çalışanlarını tek tip beklentilerle değil, bireysel ihtiyaçları ve yaşam evreleriyle anlayabilmek,” dedi.

Araştırma, bağlılığın artık sabit bir tutum olmadığını; hayatın farklı evreleri, kişisel öncelikler ve koşullara göre ton değiştiren, esneyen ve yeniden ayarlanan bir deneyim olduğunu gösteriyor. Çalışanlar için “iyi maaş” yüzde 48 ile öncelikli olurken, “ihtiyaca uygun yan haklar” yüzde 36 ile takip ediliyor. Çalışma, destekleyici bir ortam, takdir edilme ve kişisel zamana verilen önemin de giderek arttığını ortaya koyuyor.

Eda Uluca Özcan, “Çalışanı gerçekten gören, dinleyen ve destekleyen kurumlar, bağlılığı doğal olarak güçlendiriyor. Bu araştırma ile çalışma hayatının geleceğini şekillendiren yeni bağlılık kurallarını görünür kılmayı amaçladık. Pluxee olarak, çalışan–işveren ilişkisini ölçmekle kalmayıp geliştiren bir yaklaşımla daha insan odaklı, dengeli ve sürdürülebilir bir çalışma dünyasına katkı sağlamaya devam edeceğiz,” ifadelerini kullandı.

Kariyer
Sosyal Medyayı Kadınlar mı, Erkekler mi Daha Etkin Kullanıyor?

Geçtiğimiz günlerde onuncu yılını tamamlayan Facebook’un  bugün 1,23 milyar aylık aktif kullanıcısı mevcut. Dünya çapında 37 ofis ve 6 binden fazla da [...]

Bunlar İlginizi Çekebilir