Pazarlamada başarı, iyi bir fikirle başlar

DHL eCommerce Türkiye Kurumsal İletişim, İşveren Markası ve Çalışan Bağlılığı Müdürü Efe Çıvgın ile The Hammers Awards 2025’te, “Kargo ve Lojistik Sektöründe En İyi Pazarlama Ekibi” kategorisinde bronz ödül kazanan DHL eCommerce Türkiye'nin başarısını konuştuk.

Türkiye sınırları içerisindeki tüm ekiplerin başarısını ölçümleyen ilk ödül seremonisi The Hammers Awards 2025'in kazananları belli oldu. DHL eCommerce Türkiye Kurumsal İletişim, İşveren Markası ve Çalışan Bağlılığı Müdürü Efe Çıvgın ile The Hammers Awards 2025’te, “Kargo ve Lojistik Sektöründe En İyi Pazarlama Ekibi” kategorisinde bronz ödül kazanan DHL eCommerce Türkiye'nin başarısını konuştuk.

Pazarlamada başarı, iyi bir fikirle başlar
DHL eCommerce olarak, oldukça yoğun ve kapsamlı geçen marka dönüşüm sürecimizin ardından böyle değerli bir ödülle takdir edilmek bizim için büyük bir mutluluk kaynağı oldu. The Hammers Awards gibi prestijli bir platformda, kargo ve lojistik sektörünün yüksek rekabet ortamında bu ödüle layık görülmek, doğru stratejilerle ilerlediğimizi görmek açısından da ayrıca anlamlı.

Marka dönüşüm sürecinde pazarlamayı yalnızca görünürlük yaratan bir fonksiyon olarak değil, dönüşümü sahiplenen ve iş hedeflerine doğrudan katkı sağlayan stratejik bir güç olarak konumlandırdık. Bu yaklaşımla hayata geçirdiğimiz ve birbirini tamamlayan üç ana proje ise ödülün temelini oluşturdu.

İlk olarak “Yakıştı!” marka lansmanımız, DHL Group’un MNG Kargo’yu satın almasının ardından yürüttüğümüz entegrasyon sürecinde önemli bir dönüm noktasıydı. Mayıs 2025 itibarıyla yirmi yılı aşkın süredir kullandığımız MNG Kargo markası DHL eCommerce’e dönüştü. Bu değişimi sadece bir isim değişikliği olarak değil, global vizyon ile yerel uzmanlığın birleştiği yeni bir dönemim başlangıcı olarak ele aldık. Müşterilerimiz, on bini aşan çalışanımız ve tüm paydaşlarımız nezdinde yeni marka algısını güçlendirmek en önemli hedefimizdi. Bu nedenle iç iletişimden medya ilişkilerine, dijital kanallardan pazarlama kampanyalarına kadar tüm süreci bütünsel bir yaklaşımla yönettik.

İkinci olarak, Yurtdışı e-Ticaret Gönderileri hizmetimizle Türkiye’deki müşterilerimizin ürünlerini dünyanın dört bir yanına ulaştırabildiğini vurguladık. DHL’in global gücünü ve sunduğumuz yeni hizmetin değerini dijital mecralarda yürüttüğümüz kampanyalarla görünür kıldık.

Üçüncü projemiz olan Bireysel Online Gönderi hizmeti ise bireysel müşteriler için kargo gönderme deneyimini tamamen dijitalleştiren önemli bir adım oldu. Kullanıcıların web sitemiz üzerinden gönderi hazırlama ve ödeme süreçlerini kolayca tamamlayabilmesi, hem müşteri deneyimini iyileştirdi hem de performans odaklı kampanyalarla ölçülebilir sonuçlar elde etmemizi sağladı.

Tüm bu çalışmaların yarattığı bütünsel etki, bu ödülün de temelini oluşturuyor. En önemlisi ise bu başarının, dönüşüm sürecini sahiplenen, uyumla çalışan ve aynı hedefe odaklanan güçlü bir ekip sayesinde mümkün olması.

Pazarlama yalnızca iletişim üretmez; organizasyonun yönünü anlatır
Pazarlama doğası gereği multidisipliner bir alan. Stratejiden kreatife, veri analizinden iletişim süreçlerine kadar birçok farklı uzmanlığın aynı hedefe odaklanması gerekiyor. Bu nedenle başarı, çoğu zaman tek bir fikrin gücünden çok, o fikri birlikte sahiplenen ve hayata geçiren ekibin uyumundan doğuyor.

Bugüne kadar yer aldığım projelerde de en önemli unsurun ekipler arası güven, açık iletişim ve ortak hedef duygusu olduğunu gözlemledim. Özellikle büyük ölçekli projelerde pazarlama yalnızca iletişim üretmez; organizasyonun yönünü anlatır, değişimi görünür kılar ve tüm paydaşların sürece dahil olmasını sağlar. Bu da ancak sorumluluğu paylaşan, birbirini tamamlayan ve aynı amaca inanan ekiplerle mümkün oluyor.

DHL eCommerce’te yürüttüğümüz marka dönüşüm sürecinde de ekibin gücünü net bir şekilde gördük. İç iletişimden dijital pazarlamaya, medya ilişkilerinden saha ekiplerine kadar geniş bir yapının aynı anda ve uyum içinde hareket etmesi gerekiyordu. Bu uyum sağlandığında pazarlama sadece kampanya üreten bir fonksiyon olmaktan çıkıp organizasyonun dönüşümünü taşıyan bir güç haline geliyor.

Kısacası pazarlamada başarı, iyi bir fikirle başlar; onu büyüten, sürdürülebilir kılan ve gerçek etkiyi yaratan ise her zaman güçlü bir ekip olur.

Tüketiciler, kendilerine özel ve anlamlı deneyimler sunan markalarla bağ kuracak
Lojistik ve e-ticaret ekseninde baktığımızda, önümüzdeki dönemde pazarlamanın daha veri odaklı, kişiselleştirilmiş ve deneyim merkezli bir yapıya doğru evrilmeye devam edeceğini söyleyebiliriz. DHL eCommerce olarak hazırladığımız e-ticaret trendleri raporları da bu dönüşümün hız kesmeden sürdüğünü gösteriyor.

Türkiye özelinde en dikkat çekici başlıklardan biri mobil ve sosyal ticaretin ulaştığı seviye. Online alışverişin çok büyük kısmının mobil cihazlar üzerinden gerçekleşmesi ve tüketicilerin önemli bir bölümünün sosyal medya platformları üzerinden alışveriş yapması, mobil öncelikli ve sosyal ticaret odaklı stratejilerin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini gösteriyor. Instagram, YouTube ve TikTok gibi platformlar yalnızca iletişim kanalları olmaktan çıkıp, doğrudan satışa ve marka deneyimine yön veren alanlara dönüşüyor. Kullanıcı tarafından üretilen içerikler, gerçek zamanlı etkileşim ve özgün deneyimler satın alma kararlarında giderek daha belirleyici hale geliyor.

Bir diğer güçlü trend ise yapay zekâ destekli pazarlama ve kişiselleştirme olacak. Yapay zekâ artık sadece verimlilik sağlayan bir araç değil, müşteri deneyimini şekillendiren temel unsurlardan biri haline geliyor. İçerik üretiminden teklif yönetimine, öneri sistemlerinden müşteri iletişimine kadar pek çok alanda AI odaklı uygulamaların hızla yaygınlaştığını görüyoruz. Önümüzdeki dönemde tüketiciler genel mesajlardan çok, kendilerine özel ve anlamlı deneyimler sunan markalarla bağ kurmaya devam edecek.

Vizyonumuz; Türkiye’yi bölgesel bir lojistik ve e-ticaret merkezi olarak konumlandırmak
Önümüzdeki dönemde odağımız, müşteri deneyimini merkeze alan sürdürülebilir büyüme olacak. 2025 yılında müşteri memnuniyeti ve operasyonel performans alanında elde ettiğimiz gelişmeler, pazarlamanın iş sonuçlarına doğrudan katkı sağlayabileceğini net şekilde gösterdi. Bu nedenle pazarlamayı yalnızca iletişim üreten bir fonksiyon olarak değil, operasyonel hedefleri destekleyen stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırıyoruz.

Özellikle hız, güven ve kesintisiz hizmet gibi müşterilerimizin doğrudan deneyimlediği alanları destekleyen veri odaklı projelere odaklanıyoruz. Amacımız, müşterinin ihtiyaçlarını daha iyi anlayan, doğru anda doğru çözümü sunan ve uzun vadeli bağlılık yaratan bir deneyim tasarlamak.

Bununla birlikte Türkiye’yi bölgesel bir lojistik ve e-ticaret merkezi olarak konumlandırma vizyonumuz doğrultusunda, markamızın global gücünü yerel uzmanlığımızla birleştirerek hem bilinirliği artıran hem de somut iş sonuçlarına katkı sağlayan pazarlama çalışmalarını önceliklendiriyoruz.

Kariyer
Sosyal Medyayı Kadınlar mı, Erkekler mi Daha Etkin Kullanıyor?

Geçtiğimiz günlerde onuncu yılını tamamlayan Facebook’un  bugün 1,23 milyar aylık aktif kullanıcısı mevcut. Dünya çapında 37 ofis ve 6 binden fazla da [...]

Bunlar İlginizi Çekebilir