Nestlé’nin yeni ürün yelpazesinden tam 12 ton çikolata, İtalya’daki fabrikadan çıktıktan sonra çalındı.
400 binden fazla Formula 1 aracı şeklindeki KitKat çikolatası Polonya’daki varış noktasına ulaşmaması operasyonel bir tedarik zinciri problemi oluştururken dijital dünyada ise yaratıcılık dalgasını tetikledi. Nestlé, çalınan ürünlerin benzersiz parti kodlarıyla izlenebileceğini duyurarak stratejik bir güvenlik kalkanı oluşturmaya çalışırken yaşanan bu kayıp, rakiplerin iştahını kabartan bir marka atışması sahası açtı.
Lojistik dünyasında şok etkisi yaratan bu soygunun detayları, markanın mola vaadini trajikomik bir boyuta taşıdı. Paskalya öncesi gerçekleşen 12 tonluk devasa kayıp, markaya kazanılmış medya değeri hediye etti. İnternet dünyasında hırsızların bile bu molaya hayır diyemediği esprileri dalga dalga yayılırken Ryanair, Tadelle ve Domino's gibi markalar da dâhil olmak üzere pek çok marka bu devasa etkileşim rüzgarından pay almak üzere yarışa girdi.

Pazarlama dünyasında markaların birbirine takıldığı, rakiplerinin hamlelerini veya yaşadıkları krizleri zekice birer pas olarak kullandıkları marka atışması kısa bir süre önce karşımıza çıkmıştı. Bu stratejinin yerli hafızamızdaki en son örneği, Philips’in veda kampanyasıydı. Vileda’nın "Vedalar iz bırakır. Vileda iz bırakmaz." diyerek topu göğsünde yumuşatması ve ardından farklı markaların da sürece dahil olması marka atışmalarının nasıl viral birer fenomen haline gelebileceğini göstermişti. Şimdi benzer bir sahne, KitKat’ın 12 tonluk kaybı üzerinden kuruluyor.
