Duolingo’da satranç, müzik, İspanyolca ve matematik dersleri alan 10 yaşındaki Jack, beklenmedik bir şekilde hastaneye kaldırılınca 300 günü aşkın süredir devam ettirdiği öğrenme serisini kaybetti.
Jack’in iyileşerek evine dönmesinin ardından annesi, X üzerinden Duolingo’ya ulaşarak oğlunun kaybettiği serinin geri getirilip getirilemeyeceğini sordu. Paylaşım kısa sürede diğer kullanıcıların da dikkatini çekti. Kullanıcılar kendi Duolingo deneyimlerini paylaşırken Jack’in serisinin yeniden aktif hale getirilmesi için markaya çağrıda bulundu.
Duolingo ise annenin paylaşımına, “Bu seriyi yeniden başlatalım” yanıtını verdi. Şirket, ertesi sabah Jack’in kaybettiği 301 günlük seriyi hesabına geri yükledi. Jack’in hesabına ayrıca uygulama içi para birimi olan elmaslar ve seriyi yedi güne kadar korumaya yarayan Seri Koruması tanımlandı.
301 gün, yalnızca bir sayı değil
Duolingo’nun seri özelliği, kullanıcıların art arda ders tamamladıkları gün sayısını göstererek düzenli öğrenme alışkanlığı oluşturmalarını teşvik ediyor. Kullanıcılar serilerini korumak için her gün en az bir ders tamamlamaya çalışırken, uygulama aynı zamanda seri kaybını önlemek için çeşitli araçlar sunuyor.
Jack’in yaşadığı durum ise bu özelliğin kullanıcılar açısından taşıdığı anlamı farklı bir açıdan ortaya koydu. Hastanede geçirdiği süre nedeniyle serisini kaybeden 10 yaşındaki bir kullanıcının hikâyesi, yalnızca bireysel bir öğrenme hedefi olarak başlayan serinin, diğer kullanıcıların da dahil olduğu bir topluluk etkileşimine dönüşebildiğini gösterdi.
Duolingo’nun seriyi geri yükleme kararı da markanın platform içindeki kullanıcı davranışlarını yalnızca uygulama kullanım sıklığı üzerinden değil, kullanıcıların deneyimleri ve hikâyeleri üzerinden de ele aldığını ortaya koydu. Jack’in 301 günlük serisi, bu kez bir öğrenme hedefinden çok, topluluğun birlikte sahip çıktığı bir dijital alışkanlık olarak yeniden başladı.