Bebeveynlik söz konusu olduğunda güven, her kararın merkezinde yer alıyor. ebebek, 25 yıllık deneyimiyle bu ihtiyacı yalnızca anlayan değil, her temas noktasında karşılayan bir yol arkadaşı olarak konumlanıyor. Geniş ürün yelpazesi, danışmanlık yaklaşımı ve veriyle güçlenen içgörü gücü sayesinde, her ailenin ve bebeğin değişen ihtiyacına doğru zamanda doğru çözümler sunuyor. ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül, güveni süreklilik, şeffaflık ve doğru yönlendirme üzerinden tanımlıyor: “Tüm temas noktalarını bu yaklaşım doğrultusunda kurguluyoruz.”
Güvenle büyüyen ebebek 25 yaşında
Sektörde çeyrek asrı geride bırakan bir marka olarak, bebeveynlerin zihninde güveni gerçekten belirleyen somut kriterler sizce neler?
Bu yıl 25. yılını kutlayan, sektörde öncü bir marka olarak, bebeveynlerin zihninde güvenin süreklilik, kalite ve sorumlulukla inşa edildiğine inanıyoruz. Şeffaf iletişim, doğru bilgilendirme ve satış sonrası destek de bu güveni pekiştiriyor. Biz ebebek’i, bebeveynlerin karar süreçlerine eşlik eden bir yol arkadaşı olarak konumlandırıyoruz. Bu yaklaşımın merkezinde bebekoloji felsefemiz, yani bebeği anlama ve anlatabilme bilimi, yer alıyor. Yaptığımız tüm işlerin odağına bu felsefeyi koyarak, bebeveynlerin ve bebeklerin ihtiyaçlarına doğru zamanda doğru çözümler sunmayı hedefliyoruz. Bu nedenle mağazalarımızda, dijital kanallarımızda ve içeriklerimizde bebeveynlere rehberlik eden bütünsel bir yapı kurduk. 25 yıllık yolculuğumuz boyunca edindiğimiz deneyimle, önümüzdeki süreçte de her temas noktasında aynı güven duygusunu yaşatan bir marka olmaya devam edeceğiz.
Mağazaları satış alanının ötesine taşıyıp danışmanlık ve deneyim odaklı kurgulama ihtiyacı sizde hangi içgörüyle ortaya çıktı?
Bebeveynlerin bilgiye yoğun şekilde ihtiyaç duyduğu ve karar alma süreçlerinde destek aradığı bir dönemde, onlara rehberlik etmeyi temel stratejimiz olarak benimsedik. Bu yaklaşım doğrultusunda, mağazalarımızı yalnızca satış alanları olarak değil dijitalde keşfedilen ürünlerin test edildiği, güven ve yönlendirme sunan deneyim merkezleri olarak tasarladık. Eğitimli ekiplerimiz, mağaza içi deneyim alanlarımız ve bebeveynlere yönelik etkinliklerimiz sayesinde doğru ürünü doğru bilgiyle buluşturun bir yapı kurduk. Bununla birlikte bugün bebeveyn davranışına baktığımızda çok kanallı bir yapı görüyoruz. Araştırma süreci çoğunlukla dijitalde başlarken, özellikle belirli ürünlerde fiziksel deneyim kritik rol oynuyor. Biz e-ticaretten doğmuş bir marka olarak dijitali iş modelimizin temeline alıyoruz, ancak zaman içinde bebeveynlerin ihtiyaçlarının tek bir kanalda karşılanmadığını net bir şekilde gördük. Bu doğrultuda mağazalarımızı, dijitalde başlayan yolculuğun fiziksel dünyadaki devamı olarak konumlandırdık. Bebeveynin hangi kanalda bize temas ederse etsin kesintisiz, hızlı ve güven veren bir deneyim yaşamasını amaçlıyoruz.
25 yıllık veri ve içgörü birikimi, bugün karar alma süreçlerinizi ve sunduğunuz deneyimi nasıl dönüştürüyor?
Yıllar içinde oluşturduğumuz güçlü veri ve içgörü hafızasını en önemli stratejik gücümüz olarak görüyoruz. 25 yıllık veri birikimimiz sayesinde karar alma süreçlerimizi daha hızlı, daha doğru ve daha öngörülü hale getiriyoruz. Bebeveynlerin alışveriş davranışlarını, ihtiyaç döngülerini, kategori geçişlerini ve geri bildirimlerini kapsamlı şekilde analiz ederek müşteri yolculuğunu uçtan uca anlıyor ve tüm süreçlerimizi bu içgörülerle şekillendiriyoruz. Bu sayede kişiselleştirilmiş deneyimler sunabiliyor, bebeveynlerin ihtiyaçlarını daha oluşmadan öngörerek onlara en doğru ürün ve çözümleri doğru zamanda ulaştırabiliyoruz. Teknolojiyi karmaşık sistemler kurmak için değil, bebeveynlerin karar verme süreçlerini kolaylaştırmak ve hayatlarını sadeleştirmek için kullanıyoruz.
Günümüzde markalardan yalnızca ürün değil, değer üretmesi de bekleniyor. Sürdürülebilirlik ve sosyal etki bu çerçevede sizin için nasıl bir rol oynuyor?
Sürdürülebilirlik ve sosyal etkiyi iş yapış biçimimizin merkezine konumlandırıyoruz. 25. yılımız kapsamında sürdürülebilirlik çalışmalarımızı çeşitlendirerek yeni projelere imza atıyoruz. ecording iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz projemizle Muğla’da yangın sonrası zarar gören alanların yeniden yeşertilmesine katkı sağlamak amacıyla ecoDrone teknolojisiyle 1,1 milyon tohumun doğayla buluşturulmasını hedefliyoruz ve bu kapsamda ilk etapta 250 bin tohumu toprakla buluşturduk. Ambalaj Dönüşüm Kumbarası projemizle atık oluşumunu azaltmayı ve geri dönüşümü teşvik etmeyi hedefliyoruz. Deterjan Dolum İstasyonu’yla tek kullanımlık plastik tüketimini azaltarak daha sürdürülebilir bir alışveriş deneyimi sunuyoruz. Benden Kardeşime Dönüşüm Sepeti projemiz ise 2023 yılında ülkemizde meydana gelen yıkıcı depremlerin ardından dayanışma ihtiyacına karşılık olarak şekillendi. Kullanılabilir durumdaki bebek tekstil ve oyuncaklarını yeniden değerlendirerek başta deprem bölgesi olmak üzere ihtiyaç sahibi bebeklere ulaştırıyoruz. Bu proje ile hem dayanışma kültürünü güçlendiriyor hem de kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sağlıyoruz.
Önümüzdeki dönemde dijitalleşen bebeveynlik dünyasında büyümeyi destekleyecek öncelikli odak alanlarınız neler olacak?
25. yılımızı kutlarken, geleceğe yönelik en önemli odağımız bebeveynlere sunduğumuz deneyimi bütünsel olarak daha ileri taşımak. Bu doğrultuda omnichannel yapımızı güçlendirerek fiziksel ve dijital kanalları kusursuz bir şekilde entegre etmeye devam edeceğiz. Bununla birlikte en önemli odaklarımızdan biri de sadakat yaklaşımımızı bebeveynlik yolculuğunun tamamını kapsayan bir deneyime dönüştürmek. Bebeveynlerin alışveriş davranışlarını, yaşam boyu değerlerini ve geri bildirimlerini analiz ederek gerçek fayda oluşturan bir yapı tasarlıyoruz. Bu süreci desteklemek amacıyla başlattığımız Customer Data Platform (CDP) projesi ile tüm müşteri verisini daha bütüncül yönetmeyi, sadakat programımızla entegre ederek her temas noktasında daha tutarlı ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmayı hedefliyoruz.