ETİ, dayanışma kültürünü geleceğe taşımaya devam ediyor

ETİ’nin geçmişten gelen mirasını sadece nostaljik bir anlatı olarak değil, toplumsal fayda ve sorumlulukla beslenen bir duruş olarak konumlandıran bu stratejik dönüşümünü ve gelecek vizyonunun detaylarını ETİ Global CEO’su Ercan Öz ile konuştuk.

Köklü markalar bugün tüketiciyle kurdukları bağı yalnızca ürün üzerinden değil; değerler, aidiyet ve ortak deneyimler üzerinden yeniden tanımlıyor. ETİ Burçak da bu yaklaşımı, buğdayın simgelediği bereketten toplumsal dayanışmaya uzanan köklü hikâyesini sürdürülebilirlik projeleri ve değer odaklı iletişim anlayışıyla birleştirerek bugüne taşıyor. ETİ’nin geçmişten gelen mirasını sadece nostaljik bir anlatı olarak değil, toplumsal fayda ve sorumlulukla beslenen bir duruş olarak konumlandıran bu stratejik dönüşümünü ve gelecek vizyonunun detaylarını ETİ Global CEO'su Ercan Öz ile konuştuk.

ETİ, dayanışma kültürünü geleceğe taşımaya devam ediyor

ETİ Burçak, 48 yıldır bu toprakların bereketine, insanına ve değerlerine duyduğu saygıyla varlığını sürdürüyor. Burçak’ın temel hammaddesini buğday oluşturuyor; ancak biz buğdaya yalnızca bir hammadde gözüyle bakmıyoruz. Buğday, bizim için bunun ötesinde, bu toprakların korunması ve vefa gösterilmesi gereken en kıymetli miraslarından bir tanesi. Konuya bu pencereden baktığımızda karşımıza çok daha derin anlamlar çıkıyor: Buğdayı yetiştiren çiftçilerimizin alın terine duyduğumuz minnet, küçük bir çocuğu sevindirmenin mutluluğu ya da bir bisküviyi sevdiklerimizle paylaşmanın sıcaklığı gibi... Hayatımızı güzelleştiren ve bizi bir arada tutan köklü değerlerimiz var. İşte ETİ Burçak, tam bu noktada "duygu ve değerlerimizin hafızası" olma sorumluluğunu üstleniyor. Markamızın iletişim stratejisine de işte bu sorumluluk yön veriyor.

Sürdürülebilir tarımı yaygınlaştırmaya odaklandık

WWF-Türkiye ile 18 yıldır sürdürdüğümüz kapsamlı işbirliği sayesinde, yalnızca ürün odaklı değil, toplumsal ölçekte de değer yaratıyoruz. Bugüne kadar tarımda su tasarrufundan iklim değişikliğiyle mücadeleye kadar pek çok alanda sayısız projeye imza attık. Bu süreçte Anadolu’nun buğday mirasına sahip çıkarak yerel çeşitlerimizin yok olmasını engelleyecek önlemler geliştirdik; gıdanın tarladan sofraya uzanan yolculuğunu eğitimlerle anlattık.

2020 yılına geldiğimizde ise ülkemizdeki tarım topraklarının yüzde 88’inin sağlıksız olduğu gerçeğinden hareketle odağımızı toprağa çevirdik ve "Sağlıklı Toprak Hareketi’ni” başlattık. Çalışmalarımızda tarım topraklarının kalitesini artırmaya, sürdürülebilir tarım ve modern sulama yöntemlerini yaygınlaştırmaya odaklandık. Gerçekleştirdiğimiz pilot uygulamalarla verimlilikte kayda değer kazanımlar elde edilmesine katkı sağlarken, akademi dünyasıyla işbirliği yaparak literatüre kaynak raporlar sunduk. Projemizi "Toprağımız Hazinemiz" başlığı altında daha da derinleştirerek ziraat fakültesi öğrencisi gençlerimizi onarıcı tarım uygulamalarını paylaşmaları için çiftçilerimizle bir araya getirdik.

ETİ Burçak, değerleri yarınlara taşıyan kuşaklar arası bir köprü görevi üstleniyor

ETİ Burçak, yarım asra yaklaşan yolculuğuyla kuşakların ortak beğenisini kazanmayı başarmış bir marka. Günümüzde pek çok konuda farklı görüşlere sahip olan nesiller, ETİ Burçak’ın lezzetinde aynı noktada buluşabiliyor. Doğal lif kaynağı ve lezzeti bir arada sunan ETİ Burçak, bugün 24 farklı ürün çeşidiyle atıştırmalık pazarının bisküvi kategorisinde liderliğini sürdürüyor. Ama belki de en kıymetlisi sadece bir gıda ürünü olmanın ötesine geçerek; bizi biz yapan gelenekleri, ortak anıları ve değerleri yarınlara taşıyan, kuşaklar arası güçlü bir köprü görevi üstleniyor.

En temel değerimiz açık ara farkla “dayanışma”

ETİ Burçak’ın değer odaklı iletişim stratejisini şekillendirirken, Türkiye’nin değer algılarına yönelik kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdik. Bu çalışma bizlere; toplum olarak birbirimizle güçlü bağlar kurmaya, birliğe, dayanışmaya, saygıya ve güvene ne denli ihtiyaç duyduğumuzu bir kez daha gösterdi. Araştırmamızda, bizi biz yapan ve zamanın ötesinde kalan en temel değerimiz açık ara farkla “dayanışma” olarak öne çıktı. Öyle ki, her 100 kişiden 63’ü zor anlarda omuz omuza vermeyi ve paylaşmayı en üst sıraya koyuyor. "Paylaşmak" ise en çok sofra konsepti üzerinden karşılık buluyor. Çünkü sofra sadece yemek yenen bir yer değil; aileye bağlılığın, misafirperverliğin ve saygının sembolü.  Günümüzde en çok özlem duyulan değerlerin ise saygı, güven, dürüstlük ve empati olduğunu gördük. Her dört kişiden biri, bu değerleri koruyup gelecek nesillere aktarmayı, bir kuşağın bırakabileceği en kıymetli miras olarak tanımlıyor. Tüketicilerimiz, markalardan da aynı güvenilirliği ve dürüstlüğü bekliyor. Tüm bu içgörüleri iletişim stratejimizin merkezine alarak, ETİ Burçak’ın yeni reklam filmine taşıdık. Değerli sanatçımız Şener Şen’in başrolünde olduğu bu filmde; özlemlerimiz, geleneklerimiz ve bizi biz yapan tüm duygular hayat buldu. Hayatın tam kalbine, gerçek değerlerimize dokunmamızın karşılığını da tüketicilerimizden aldığımız çok güçlü ve olumlu geri bildirimlerle aldık.

Kültürümüzün hafızasını koruyup yaşatmaya devam edeceğiz

Günümüzde, hangi yaşta olursak olalım geçmişe özlem duymaya, kaybettiğimiz güzellikleri anmaya yönelik ortak bir eğilimimiz var. Oysa hayatımızda aynı kalan, köklerini koruyan pek çok değerimiz bulunuyor; ancak bunları konuşmayı çoğu zaman ihmal ediyoruz. Oysa bu topraklarda bizi biz yapan, doğallığını yitirmemiş değerlerimiz hâlâ mevcut ve ayakta. İnsanlığın mutluluğunu odağına alan bir marka olarak; toplumumuzdaki bu farkındalığa katkı sağlamayı amaçlıyor, ortak kültürümüzün hafızasını korumaya ve bu değerleri iletişimimizde yaşatmaya gayret ediyoruz.

Kariyer
Sosyal Medyayı Kadınlar mı, Erkekler mi Daha Etkin Kullanıyor?

Geçtiğimiz günlerde onuncu yılını tamamlayan Facebook’un  bugün 1,23 milyar aylık aktif kullanıcısı mevcut. Dünya çapında 37 ofis ve 6 binden fazla da [...]

Bunlar İlginizi Çekebilir