Cayma hakkı iptalinin tüketiciye olası yansımaları

14 gün süreli cayma hakkının iptali tüketici davranışına nasıl yansır?

T.C. Ticaret Bakanlığı 3 Temmuz 2019 tarihinde mesafeli sözleşme uyarınca şu madde ile tüketicilere cayma hakkını tanımlamıştı:

“Tüketicinin 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkı mevcuttur. Sözleşmenin kurulmasından malın teslimine kadar olan süre içinde de cayma hakkı kullanılabilir. Ön bilgilendirme yükümlülüğü yerine getirilmezse cayma hakkı süresi 1 yıla çıkmaktadır.”

Tüketicilere cayma hakkının verildiği 2019 yılından sonra 2020 yılında Worldef’e göre e-ticarette yüzde 30 oranında cayma hakkının kullanıldığı ifade ediliyor. Kaba bir hesapla yapılan her 3 alışveriş işleminin 1’inde cayma hakkı kullanılıyor. Cayma nedenleri arasında ise hasarlı veya hatalı teslimat, satın alınan ürünün beklendiği/gösterildiği gibi olmaması sebepleri ön plana çıkıyor. 

28 Ağustos 2022 tarihinde basın organlarına düşen habere göre, tüketicilerin 14 günlük cayma hakkında revizyon yapılarak tüketicinin bu hakkı ücretsiz kullanılamayacağına dair yönetmelik çıkarıldığı haberleri paylaşıldı. Tüketiciler Birliği tarafından Danıştay’a yürütmenin durdurulmasına yönelik başvuru yapıldığı, başvuru kabul edilmezse 1 Ekim 2022 tarihinden itibaren yönetmeliğin yürürlüğe gireceği paylaşıldı.

Cayma hakkı gündemini, tüketicinin bir ürünü satın alırken aldığı riskleri göz önüne alarak değerlendirmek ve tüketici davranışına olası yansımalarını yorumlamak istiyorum. Tüketiciler, her satın alma işlemi için ürün veya hizmetleri nereden alacakları ile ilgili sürekli olarak karar vermek zorunda olduklarından kararların sonuçlarının olumlu olmasını istemektedirler. Bu nedenle satın alma kararlarında tüketiciler, her satın alma işlemi için belirli bir düzeyde risk ile karşı karşıyadır. Bu risk ürün ve hizmetin türü, fiyatı, önemi ve beklentiler gibi birçok boyuta göre değişmektedir. Riskin yükselmesi tüketicinin satın alma kararını hassaslaştırarak süreçteki stres boyutunu da artırabilecektir. Tüketicilerin aldığı riskler 6 boyutta değerlendirilebilir: Sosyal, psikolojik, fiziksel, finansal riskler, zaman ve performans riskleri. Bu riskleri kısaca açıklarsak:

Sosyal Risk: Bir ürünün ya da hizmetin satın alınması sonucunda, satın alan kişinin sosyal bir grup içerisindeki statüsünü kaybetme endişesi. 

Psikolojik Risk: Ürünü ya da hizmeti üreten üreticinin seçimi veya ürünün ya da hizmetin performansının, tüketicinin kişilik algısı üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olabilme riski.

Zaman Riski: Bir üründeki ya da hizmetteki sorundan dolayı kaybedilen zaman miktarı, ürün ya da hizmetteki sorunu gidermek için harcanan zaman. 

Fiziksel Risk: Bir ürünün ya da hizmetin başarısız kullanımı sonucu tüketicinin sağlığı veya güvenliğini riske atması.

Performans Riski: Bir ürünün ya da hizmetin tasarlandığı ve reklamı yapıldığı gibi performans göstermemesi, bu nedenle de beklenen faydaları sağlayamaması. 

Finansal Risk: Satın alınan ürünün ya da hizmetin ödenen para değerinde olmaması durumu.

Tüketiciler satın alma kararı verirken ve yukarıdaki riskleri alıyorlar. Cayma hakkı ile risklerden dolayı oluşabilecek problemlerin önüne geçebiliyor, satın alma kararını daha kolay alabiliyor ve tüketimi artırabiliyor. Dolayısıyla, cayma hakkının tamamen iptali veya cayma hakkının ücretli kullanımı gibi durumlar satın alma riskini tekrar arttırabilir. Bu da tüketicilerin daha çok araştırma yapmasına, satış yapan internet sitesini, uygulamaları ve bu uygulamalardaki satıcıların güvenliğini soruşturmasına ve satılan ürünleri daha dikkatli incelemesine neden olarak araştırma sürecini uzatabilecektir. 

Öte yandan işletmeler için cayma hakkının kaldırılması veya ücrete tabi olması ise maliyet ve iş gücü gibi konularda işletmelerin avantajına olabilecektir. Yönetmeliğin oluşturulmasındaki ana eksen, tüketicilerin cayma hakkını sıklıkla kullanması, kargo ücretleri, para iade süreçleri ve bu süreçte kullanılan iş gücü boyutları olarak yorumlanabilir. E-ticaret kanallarından yapılan işlemlerde geçerli olan ve mesafeli sözleşmede yer alan cayma hakkı, tüketiciler ve işletmeler için farklı avantajlar ve dezavantajlar doğuruyor. Danıştay kararı, e-ticaretin seyrini belirleyecek. 

Sosyal Medyayı Kadınlar mı, Erkekler mi Daha Etkin Kullanıyor?

Geçtiğimiz günlerde onuncu yılını tamamlayan Facebook’un  bugün 1,23 milyar aylık aktif kullanıcısı mevcut. Dünya çapında 37 ofis ve 6 binden fazla da [...]

Bunlar İlginizi Çekebilir