Abonelik Sistemli Satış Türkiye'de Başarılı Olur Mu?

1990'larda müziğe ulaşmak için kasetçilere ve plakçılara giderdik. 2000'lerde müzik dijitalleşti ve başta Napster olmak üzere istediğimiz albümleri "mp3" formatında indirmeye başladık. 2010'larda istediğimiz albüme, istediğimiz zaman ve anında ulaşmak istedik. Spotify gibi müzik platformlarını tercih etmeye başladık.

Yaşanan bu değişim aslında sadece müzikte değil; tüm alışveriş ürünlerinde bize yeni bir iş modeli sunuyor: Abonelik Sistemli Satış.

Abonelik sistemli satışın oluşmasında birkaç önemli boyut bulunuyor. Bunlardan ilki ve belki de en önemlisi Y jenerasyonu ve sonrası jenerasyonların alışveriş ve satın alma alışkanlıklarında dijitalleşmenin oynadığı rol. İkinci boyut, çevrimiçi ürün satın alan popülasyondaki ciddi artış. Bu artış, internetten alışveriş yapma kolaylığı ve avantajlarının yanı sıra pandemi koşullarından da oldukça etkilendi. Kaldı ki, çevrimiçi alışveriş sadece Y jenerasyonu ve sonrası ile değil, daha geniş bir popülasyon ve yaş aralığında talep görüyor.

Türkiye'de dijital platformlarda abonelik sistemli satış sistemini ağırlıklı olarak görüyoruz. En yaygın örnekleri arasında Netflix ve Spotify gibi platformlar bulunuyor. Platformlar, tüketicilere aylık veya yıllık abonelik paketleri sunuyor. Talebe dayalı değişen fiyatlar belirliyor ve onların yaşına-mesleğine göre özel paketler hazırlayabiliyor. Bu aşamada bir kazan-kazan durumu meydana geliyor. Tüketici abonelik sistemiyle uygun fiyattan ürünü satın alırken, satıcı konumundaki platformlar da aylık veya yıllık abonelikle yaptığı satışlar sayesinde finansman sağlayabiliyor.


Peki, abonelik sistemli satış sadece dijital platformlar için mi geçerli? Cevap hayır.

Başta ABD'li girişimler olmak üzere hızlı tüketim malları, kişisel bakım ürünleri ve bebek malzemeleri gibi kategorilerde abonelikli satış sistemi yaygınlaşıyor. ABD'de "Birchbox" ve "Dollar Shave Club" gibi girişimler kozmetik ve kişisel bakım ürünlerinde abonelikli satış yapıyorlar. Bu sistemde tüketici tek seferde belirli bir zaman dilimi için ödeme yaparken, satıcı da ürünleri düzenli şekilde haftalık veya aylık olarak tüketicisine gönderiyor. Bu sistemin ilişkisel pazarlamaya da yeni bir alan yarattığı söylenebilir. Tüketicinin hangi ürünleri, hangi sıklıkta kullandığı ve satın aldığı verisi sayesinde bu tip girişimler verimli ilişkisel pazarlama uygulamaları geliştirebilir.

Türkiye'de Abonelik Sistemli Satış Yapan Platformlar Var Mı?

İlk paragraflarda dijital içerik üreten platformların abonelik sistemini yaygın olarak kullandığını ifade etmiştim. Bu sistemin sadece dijital platformlarda değil, hızlı tüketim malları ve kişisel bakım ürünleri başta olmak üzere farklı kategorilerde uygulanabileceğini düşünüyorum. Türkiye'de bu sistemi uygulamayı çalışan iki örnekten söz etmek istiyorum.

Goia Socks, tüketicilerine dört farklı abonelik süresi sunarak ürünlerini abonelik sistemi ile satıyor. Tüketiciler aylık, üç aylık, altı aylık veya yıllık olarak abonesi oldukları ürün paketlerine ulaşabiliyorlar.

https://twitter.com/goiasocks/status/1338714977495027714

Denebunu.com üyelik sistemi ile bir tüketici grubu oluşturarak onlara ücretli ve ücretsiz ürünler gönderiyor. Üyelerinden kişisel bilgileri, hane bilgileri ve tüketim alışkanlıkları gibi detaylı bilgilerini aldıktan sonra onlara deneyip yorum yapmaları için ücretsiz ürün kutuları gönderiyorlar. "Exclusive" kutular adını verdikleri kutularda ise üyenin profil bilgilerinden elde edilen veri ile onlara ücretli deneme paketleri gönderiyorlar. Aynı zamanda kullanıcı deneyimi kavramını da pratikte uygulamış oluyorlar.

https://twitter.com/denebunucom/status/793823330675687424

Türkiye'de ilerleyen dönemde abonelik sistemi ile satış yapılacak ürün kategorilerinin ve girişimlerin artacağı beklenebilir. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Sosyal Medyayı Kadınlar mı, Erkekler mi Daha Etkin Kullanıyor?

Geçtiğimiz günlerde onuncu yılını tamamlayan Facebook’un  bugün 1,23 milyar aylık aktif kullanıcısı mevcut. Dünya çapında 37 ofis ve 6 binden fazla da [...]

Bunlar İlginizi Çekebilir