Areda Piar’ın Pazarlamasyon için gerçekleştirdiği “İz Bırakanlar: 2025 Kategoriler ve Değerlendirme Alanları Araştırması”, markaların 2025’te hangi alanlarda iz bıraktığını ve tüketicilerle nasıl bir bağ kurduğunu gözler önüne serdi. Her yıl olduğu gibi 2025 de pazarlama ve reklam dünyası açısından oldukça hareketli geçti. Ancak bu yılın en belirgin farkı; markaların yalnızca görünür olmakla yetinmeyip toplumsal fayda, dijital dönüşüm, veri odaklı deneyimler ve duygusal bağ gibi alanlarda daha iddialı projelere imza atması oldu.
Areda Piar’ın profil bazlı dijital paneli üzerinden gerçekleştirilen araştırmada, katılımcılara yıl boyunca izledikleri kampanyalar arasından en beğendikleri çalışmalar soruldu. Ortaya çıkan sonuçlar, 2025’in iletişim haritasını tüm netliğiyle ortaya koydu. Peki 2025’te hangi kampanya hangi alanda iz bıraktı? Hangi marka toplumsal faydayı, hangisi teknolojiyi, hangisi ise duyguyu ve bağlılığı merkeze alarak fark yarattı? İz Bırakanlar 2025, işte tam da bu soruların cevaplarını veriyor…
Toplumsal fayda ve sürdürülebilirliği odağına alan kampanyalar arasında CarrefourSA’nın “Hayalet Ağlar” projesi sosyal sorumluluk alanında yılı zirvede tamamlarken, dijital dönüşüm ve teknoloji kategorisinde Shell “İnsanların Shell’i 2.0” ile güçlü bir liderlik ortaya koydu. Kültürel hafızaya dokunan ve izleyiciyle duygusal bağ kuran işler arasında Garanti BBVA “Hiç Ölmedin” öne çıkarken, popüler kültür ve hikâye anlatımı alanında Turkcell “Tumbara” yılın en çok konuşulan işlerinden biri oldu. Günlük hayata dokunan yaşam tarzı iletişiminde Yumoş “Extra Lotus” liderliğini ilan ederken, marka deneyimi ve hizmet iletişiminde Garanti BBVA “Garanti Mobil’le Hayat Cebinde” ilk sıraya yerleşti. Ünlü ve influencer iş birliklerinde Mavi – Kıvanç Tatlıtuğ uyumu güçlü bir etki yaratırken, geleneksel mecralarda yenilikçi yaklaşımda Cumhuriyet Gazetesi “Cumhuriyet 101” açık ara lider oldu. Müşteri deneyimi ve sadakat alanında Türkiye İş Bankası “Karneni Göster, Kitabını Al” fark yaratırken, veriyle tasarlanan deneyimlerde Vodafone Türkiye “5.5G” yılın en etkili kampanyası olarak zirveye yerleşti.
Gelelim şimdi kategorilerde iz bırakan diğer projelere…
Sosyal Sorumluluk ve Çevresel Farkındalık
2025’te izleyicinin en duyarlı olduğu alanlardan biri sosyal sorumluluk ve çevresel etki oldu. Toplumsal sorunlara çözüm üreten, sürdürülebilirliği merkeze alan ve gerçek fayda yaratan kampanyalar öne çıkarken; samimiyet ve aksiyon alma gücü, bu kategoride tercihleri belirleyen temel unsurlar olarak dikkat çekti.
- Çevresel farkındalık temasını çarpıcı bir görsel dille anlatan CarrefourSA – “Hayalet Ağlar”, yüzde 22,3 ile kategorinin en beğenilen kampanyası oldu. Proje, denizlerdeki hayalet ağ sorununa dikkat çekerken, çevresel sorumluluğun iletişimde nasıl güçlü bir etki yaratabileceğini gösterdi.
- Kadın sağlığına yönelik farkındalık yaratan Allianz – “ELLE Muayene”, yüzde 20,7 ile ikinci sırada yer aldı. Kampanya, sosyal sorumluluğu bireysel farkındalıkla buluşturarak güçlü bir toplumsal karşılık oluşturdu.
- Toplumsal dayanışma kültürünü merkezine alan “Askıda Ne Var? – Bizden Olsun” kampanyası ise yüzde 17,3 oranıyla üçüncü sıraya yerleşti. Dayanışmayı görünür kılan proje, izleyicide doğrudan aksiyon alma isteği uyandırdı.
- Çevresel sürdürülebilirliği odağına alan Orzax – “Temiz Bir Gelecek Maviyle Gelecek”, yüzde 16,2 oranıyla dördüncü sırada yer aldı. Kampanya, doğa ile kurulan bağın iletişimde ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunu bir kez daha ortaya koydu.
- Sokak hayvanlarının sahiplendirilmesine yönelik HAYTAP – “Yuva Arıyor” kampanyası yüzde 13,4 ile dikkat çekerken, kadınlara yönelik farkındalık çalışması UN Women – “Işık Tut” ise yüzde 10,2 oranında beğeni topladı.

Dönüşüm ve Dijital Teknoloji
2025’te dijital dönüşüm, markalar için yalnızca teknolojik bir yatırım değil; doğrudan deneyimi dönüştüren, verimliliği artıran ve kullanıcıyla kurulan bağı yeniden tanımlayan stratejik bir iletişim alanı haline geldi. Dijitali sürece, faydaya ve ölçülebilir etkiye dönüştüren kampanyalar bu kategoride öne çıktı.
- Müşteri deneyimini uçtan uca dönüştüren yaklaşımıyla Shell – “İnsanların Shell’i 2.0”, yüzde 36,4 ile bu kategorinin en beğenilen kampanyası oldu. Shell, teknolojiyi yalnızca altyapı değil, doğrudan hizmet kalitesini artıran bir güç olarak konumlandırarak tüketiciden güçlü bir karşılık aldı.
- Geleceğin bağlantı teknolojisini merkeze alan Vodafone Türkiye – “5.5G teknolojisiyle hayaller gerçeğe dönüşüyor!”, yüzde 33,8 ile ikinci sırada yer aldı. Kampanya, hız ve erişilebilirliği yalnızca teknik bir özellik değil, yaşamı dönüştüren bir değer olarak anlattı.
- Şeffaflık ve kolay abonelik mesajıyla dikkat çeken Turknet – “Alması Kolay, Bırakması da Öyle Olmalı… Yani Olması Gerektiği Gibi!”, yüzde 17,2 oranıyla üçüncü sırada konumlandı. Kullanıcı dostu yaklaşım, dijital hizmetlerde beklentinin yönünü bir kez daha ortaya koydu.
- Sigorta süreçlerini basit ve anlaşılır hale getiren Sigortam.net – “Arabama Yapar Mı?” kampanyası ise yüzde 12,5 oranında beğeni toplayarak listede yer aldı.

Duygusal Bağ ve Kültürel Etki
Toplumsal hafızaya dokunan işler, 2025’te izleyiciyle en derin bağ kuran kampanyalar arasında yer aldı. Kültürel kodlara seslenen, duyguyu merkezine alan markalar kalıcı etki yarattı.
- Toplumsal hafızaya güçlü bir saygı duruşu niteliği taşıyan Garanti BBVA – “Hiç Ölmedin”, yüzde 27,0 ile kategorinin en beğenilen kampanyası oldu. Kampanya, izleyicide derin bir duygusal karşılık yaratarak 2025’in en etkileyici iletişim işlerinden biri olarak öne çıktı.
- Cumhuriyet değerlerini merkezine alan anlatımıyla Koç Holding – “Seni Sevmeler Cumhuriyeti”, yüzde 24,2 ile ikinci sırada yer aldı. Kampanya, birliktelik ve aidiyet duygusunu güçlü bir kültürel çerçevede yeniden inşa etti.
- Toplumsal vefayı merkeze alan Türkiye İş Bankası – “Seni Bir An Olsun Unutmadık”, yüzde 19,3 oranıyla üçüncü sırada konumlandı. Duygusal anlatımıyla izleyicide güçlü bir karşılık buldu.
- Sabancı Holding – “10 Kasım” çalışması yüzde 18,9 ile dördüncü sırada yer alırken, sessiz ama güçlü bir veda dili kuran Fiba Group – “Veda Etmiyoruz” yüzde 6,0 oranında beğeni topladı.
- Sporun ve milli duygunun birleştirici gücünü merkeze alan Hepsiburada – “Konu Milli Takımsa #VarBirNumaramız” ise yüzde 4,6 oranıyla listede yer aldı.

Popüler Kültür ve Hikâye Anlatımı
- Hikâye anlatımı 2025’te yalnızca yaratıcı bir tercih değil, başarıyı belirleyen temel araçlardan biri haline geldi. Popüler kültürle doğru bağ kuran markalar doğal bir etki alanı yarattı.
- Nostaljiyle teknolojiyi aynı potada buluşturan Turkcell – “Tumbara”, yüzde 30,9 ile kategorinin en beğenilen kampanyası oldu. Kampanya, geçmişin duygusal kodlarını bugünün iletişim diliyle harmanlayarak izleyicide güçlü bir karşılık yarattı.
- Eğlenceli karakter kurgusu ve çocuk–genç hedef kitleyle kurduğu sıcak bağ sayesinde Ülker Çizi – “Çizimen”, yüzde 21,6 ile ikinci sırada yer aldı. Kampanya, markanın popüler kültürle kurduğu doğal ilişkiyi güçlendirdi.
- Gençlik enerjisini ve renkli dünyasını merkeze alan Fanta – “Sarı Kola”, yüzde 21,3 ile üçüncü sırada konumlandı. Kampanya, popüler kültürün dinamizmini marka diliyle başarıyla buluşturdu.
- Günlük hayatın pratik ihtiyaçlarını popüler anlatımla bir araya getiren Shell – “Taşıt Tanıma Sistemi”, yüzde 10,9 oranında beğeni topladı.
- Dijital dil, eğlenceli müzik ve mizahı bir arada kullanan DİMES COOL Lime Mix-“Delidelidelicioouuss” reklamı yüzde 10,3 ile listede yer aldı.
- Lezzet deneyimini yeni nesil anlatımla sunan Pepsi – “Yeni Nesil Lezzet Serüveni” ise yüzde 5,0 oranıyla bu kategorinin dikkat çeken diğer işlerinden biri oldu.

Moda, Perakende ve Yaşam Tarzı
Moda, perakende ve yaşam tarzı iletişiminde estetik kadar hız, erişilebilirlik ve günlük hayata dokunan çözümler 2025’te ön plana çıktı. Bu kategoride başarı, işlevsellik ile duygusal bağı aynı potada eriten markalara geldi.
- Günlük hayatın yumuşak dokunuşunu estetik bir dille buluşturan Yumoş – “Yumoş Extra Lotus”, yüzde 21,1 ile kategorinin en beğenilen kampanyası oldu. Kampanya, temizlik algısını yalnızca işlev üzerinden değil, duyusal bir deneyim olarak yeniden konumlandırdı.
- Alışverişi hayatın doğal bir parçası haline getiren anlatımıyla Migros – “Her Ana, Her İhtiyaca: Migros’la Yaşayacağım”, yüzde 20,1 ile ikinci sırada yer aldı. Kampanya, perakende iletişiminde süreklilik ve güven duygusunu güçlü biçimde pekiştirdi.
- Stil, özgüven ve bakış açısını bir araya getiren Atasun – “Atasun Gözünde Gözler Üstünde!”, yüzde 18,5 oranıyla üçüncü sırada konumlandı. Görmenin ötesinde “görünür olma” mesajı, kampanyanın en güçlü içgörülerinden biri oldu.
- Hız ve keyif temasını merkezine alan Yemeksepeti – “Keyfin Hemen Yerine Gelsin”, yüzde 17,5 ile tüketicinin günlük yaşam pratiğine dokunan markalar arasında yer aldı.
- Ürün performansını teknoloji ve hijyen vurgusuyla birleştiren Sleepy – “Süper Lifli Havlu”, yüzde 15,9 oranında beğeni topladı.
- Tokken bile kendini sevdiren lezzet mesajıyla dikkat çeken Superfresh, yüzde 6,8 ile bu kategorinin öne çıkan diğer markalarından biri oldu.
Marka Deneyimi ve Hizmet İletişimi
2025’te markalar için iletişimin en kritik başlıklarından biri, kullanıcıya sunulan hizmetin nasıl deneyimlendiği oldu. Hız, kolaylık, erişilebilirlik ve güven bu kategoride tercihleri belirleyen temel unsurlar olarak öne çıktı.
- Dijital bankacılığı hayatın merkezine taşıyan Garanti BBVA – “Garanti Mobil’le Hayat Cebinde”, yüzde 23,3 ile kategorinin en beğenilen kampanyası oldu. Kampanya, bankacılık hizmetlerini kullanıcı için kesintisiz ve zahmetsiz bir deneyime dönüştürmesiyle öne çıktı.
- Akaryakıt deneyimini teknolojiyle yeniden tanımlayan Shell – “Taşıt Tanıma Sistemi”, yüzde 19,3 ile ikinci sırada yer aldı. Hizmetin hız ve verimlilik üzerinden yeniden kurgulanması, markanın bu alandaki güçlü duruşunu pekiştirdi.
- Ticari araç kullanımını yeni bir perspektifle anlatan Toyota – Proace Verso “Bambaşka Yere Taşır”, yüzde 18,2 ile üçüncü sıraya yerleşti. Kampanya, fonksiyonelliği duygusal bir anlatımla birleştirerek hizmet algısını genişletti.
- Sağlık hizmetini erişilebilir ve farkındalık yaratan bir dile taşıyan Allianz – “ELLE Muayene”, yüzde 17,2 oranında beğeni topladı. Hizmet iletişiminin sosyal fayda ile nasıl bütünleşebileceğini gösteren güçlü bir örnek oldu.
- İnternet abonelik süreçlerini sadeleştiren mesajıyla Turknet – “Alması Kolay, Bırakması da Öyle Olmalı… Yani Olması Gerektiği Gibi!”, yüzde 11,8 ile listede yer aldı.
- Sigorta süreçlerini pratik bir dile taşıyan Sigortam.net – “Arabama Yapar Mı?” ise yüzde 10,1 oranıyla bu kategorinin dikkat çeken diğer kampanyalarından biri oldu.

Ünlü / Influencer Etkileşimi
Günümüzde güven veren iş birlikleri izleyiciyle daha güçlü bağ kuruyor. 2025’te de yalnızca tanınmış yüzler değil, doğru marka–doğru karakter uyumu kazandı.
- Uzun soluklu marka elçiliği ve güçlü uyumuyla öne çıkan Mavi – “En Sevdiğim” (Kıvanç Tatlıtuğ), yüzde 27,7 ile kategorinin en beğenilen kampanyası oldu. Kampanya, markanın stil ve karakter kodlarını ünlü kullanımında başarıyla yansıttı.
- Güçlü maskülen dil ve net fayda mesajıyla dikkat çeken Clear – “CLEAR MEN ile Kenan Bir, Kepek Sıfır!” (Kenan İmirzalıoğlu), yüzde 22,5 ile ikinci sırada yer aldı. Kampanya, güven veren erkek imajını ürün vaadiyle etkili biçimde buluşturdu.
- Sporun yükselen yıldızını popüler karakter kurgusuyla birleştiren Ülker Çizi – “Çizimen” (Osimhen), yüzde 19,7 oranıyla üçüncü sıraya yerleşti. Kampanya, özellikle genç hedef kitleyle güçlü bir bağ kurdu.
- Nostalji ve mizahı ünlü gücüyle harmanlayan Turkcell – “Tumbara” (Ata Demirer), yüzde 16,6 ile dikkat çeken bir diğer iş birliği oldu.
- Hizmet deneyimini güven duygusuyla destekleyen Shell – “Taşıt Tanıma Sistemi” (Engin Akyürek), yüzde 8,3 oranında beğeni topladı. • Kampanya dönemine özel dinamik kurgusuyla n11 – “n yaz ama” (Yaz Kampanyası) ise yüzde 5,2 ile listede yer aldı.

Geleneksel Mecralarda Yenilikçi Yaklaşımlar
- 2025’te televizyon, basılı medya, açık hava ve radyo gibi geleneksel mecralar; yaratıcı dokunuşlarla yeniden yorumlanarak güçlü bir etki alanı yaratmayı sürdürdü. Alışılmış iletişim kalıplarını bozan, cesur ve dikkat çekici uygulamalar bu kategoride fark yarattı. Gelenekselin gücüyle yenilikçiliği bir araya getiren işler, izleyiciden güçlü karşılık buldu.
- Basılı medyada yarattığı özgün anlatım ve tarihsel bağlamıyla öne çıkan Cumhuriyet Gazetesi – “Cumhuriyet 101”, yüzde 44,2 ile bu kategorinin lideri oldu. Çalışma, geleneksel bir mecra olan gazeteyi yenilikçi bir içerik diliyle yeniden konumlandırarak güçlü bir kültürel etki yarattı.
- Çevresel farkındalığı açıkhava ve mağaza içi uygulamalarla görünür kılan CarrefourSA – “Hayalet Ağlar”, yüzde 33,7 ile ikinci sırada yer aldı. Proje, geleneksel mecraların toplumsal fayda için nasıl etkili biçimde kullanılabileceğini gösterdi.
- Bankacılık sektöründe sürpriz bir iletişim dili kuran TEB – “Odun Ateşinde Suşi”, yüzde 22,1 ile üçüncü sıraya yerleşti. Kampanya, zıtlıklar üzerinden kurduğu yaratıcı anlatımla izleyicide güçlü bir merak ve şaşkınlık duygusu yarattı.

Müşteri Deneyimi ve Sadakat
2025’te müşteri deneyimi, yalnızca temas noktalarını iyileştiren bir süreç olmaktan çıkarak markalar için uzun vadeli bağ kurmanın en güçlü araçlarından biri haline geldi. Kişiselleştirilmiş, değer odaklı ve samimi yaklaşımlar; sadakati kampanyadan deneyime taşıyan markaları öne çıkardı.
- Eğitimi teşvik eden ve toplumsal faydayı müşteri sadakatiyle buluşturan Türkiye İş Bankası – “Karneni Göster, Kitabını Al”, yüzde 39,9 ile bu kategorinin açık ara lideri oldu. Kampanya, yalnızca bir ödül mekanizması değil; kuşaklar arası güçlü bir bağ kuran sosyal bir değer önerisi sundu.
- Marka–tüketici ilişkisini duygusal bağ üzerinden güçlendiren Mavi – “En Sevdiğim”, yüzde 23,8 ile ikinci sırada yer aldı. Uzun soluklu bağ kurma stratejisi, sadakatin yalnızca satın alma değil aidiyetle oluştuğunu gösterdi.
- Hizmeti insani dokunuşla buluşturan Shell – “İnsanların Shell’i 2.0”, yüzde 14,6 oranıyla üçüncü sıraya yerleşti. Kampanya, müşteri deneyimini operasyonel bir süreçten samimi bir ilişkiye dönüştüren yaklaşımıyla öne çıktı.
- Kadının beklenti ve ihtiyaçlarını merkeze alan anlatımıyla İpekyol – “İpekyol Kadını Ne İster?”, yüzde 11,7 oranında beğeni topladı. Kampanya, müşteri iç görüsünü doğrudan iletişimin merkezine taşıyan güçlü bir örnek oldu.
- Hız ve konforu sadakatle birleştiren Yemeksepeti – “Keyfin Hemen Yerine Gelsin”, yüzde 10,0 ile bu kategorinin dikkat çeken diğer markaları arasında yer aldı.

Veriyle Tasarlanan Deneyimler ve Entegrasyon
- Veri, 2025’te yalnızca ölçen değil, doğrudan deneyimi tasarlayan bir güce dönüştü. Farklı kanallar, teknolojiler ve sistemler arasında kurulan akıllı entegrasyonlar; kişiselleştirilmiş, akıcı ve etkisi ölçülebilir kampanyaların önünü açtı. Bu kategoride başarı, veriyi görünmez ama hissedilir bir deneyim tasarımına dönüştüren markaların oldu.
- Farklı teknolojileri tek bir büyük dönüşüm hikâyesinde birleştiren Vodafone Türkiye – “5.5G teknolojisiyle hayaller gerçeğe dönüşüyor!”, yüzde 36,1 ile kategorinin lideri oldu. Kampanya, veriyi altyapıdan deneyime taşıyarak geleceğin bağlantı dünyasını bugüne indirdi.
- Duygusal bağ ile veriye dayalı iletişimi bir araya getiren Tavuk Dünyası – “Sevginiz Konuşsun”, yüzde 26,3 ile ikinci sırada yer aldı. Kampanya, kişiselleştirilmiş deneyimin markayla kurulan bağı nasıl derinleştirdiğini güçlü biçimde gösterdi.
- Nostalji ve teknolojiyi aynı potada eriten anlatımıyla sahibinden.com – “Eski oyun bilgisayarlarının turşusunu kuramazsın”, yüzde 17,2 ile üçüncü sıraya yerleşti. Kampanya, veriyle hedeflenmiş mizahın güçlü bir etkileşim yarattığını ortaya koydu.
- Geleneksel ile yenilikçiyi verinin gücüyle bir araya getiren TEB – “Odun Ateşinde Suşi”, yüzde 10,9 oranında beğeni topladı.
- Sigorta deneyimini sadeleştiren veri odaklı yaklaşımıyla Sigortam.net – “Arabama Yapar Mı?”, yüzde 9,5 ile bu kategorinin dikkat çeken diğer çalışmalarından biri oldu.

Areda Piar Strateji Danışmanı Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu; Günümüz iletişim dünyasında markalar açısından temel mesele artık “daha çok görünmek” değil, daha derin ve kalıcı bir anlam üretmektir. “İz Bırakanlar” araştırması, tam da bu dönüşümün Türkiye ölçeğindeki en berrak fotoğraflarından birini sunuyor. Araştırma, reklamcılığı teknik bir iletişim faaliyeti olarak değil; toplumla kurulan çok katmanlı bir ilişki biçimi olarak ele alarak, markaların toplumsal hafızada nasıl konumlandığını ortaya koyuyor. Raporda yer alan kategoriler ilk bakışta birbirinden bağımsız alanlar gibi görünüyor belki. Ancak bütünleşik bir okuma yapıldığında bu kategorilerin aslında aynı stratejik eksenin farklı yüzleri olduğu net biçimde görülüyor. Araştırmanın temel bulgusu şudur:
- Başarı, tek bir alanda mükemmelleşmekten değil; birden fazla boyutu aynı anda ve tutarlı biçimde birleştirebilmekten doğmaktadır.
Bu noktada öne çıkan kampanyalar tesadüfi değildir. Birden fazla kategoride görünürlük kazanan markalar, iletişimi parçalı değil, bütüncül bir deneyim mimarisi olarak kurgulayan markalardır. Sosyal sorumluluk temalı bir kampanyanın aynı zamanda geleneksel mecralarda yenilikçi bulunması ya da dijital bir uygulamanın müşteri deneyimi ve sadakat başlıklarında karşılık görmesi, bu bütünleşik yaklaşımın doğal sonucudur. Araştırmanın satır aralarında güçlü biçimde hissedilen bir başka gerçek ise şudur:
- Günümüz iletişiminde anlam, deneyim ve fayda birbirinden ayrıştırılamaz hâle gelmiştir. Yüksek etki yaratan kampanyalar incelendiğinde, örtük bir başarı denklemi ortaya çıkmaktadır.
Bu denklemin ilk ayağı anlamdır. Toplumsal bir meseleye dokunmak, kültürel hafızayı sahiplenmek ya da ortak bir değeri görünür kılmak, markayı salt ticari bir aktör olmaktan çıkarıp toplumsal bir özneye dönüştürmektedir. İkinci ayak deneyimdir. Kampanyanın yalnızca izlenen değil, yaşanan bir temas noktası üretmesi; markayla kurulan ilişkiyi soyutluktan çıkarıp gündelik hayata taşımaktadır. Üçüncü ayak ise faydadır. Tüketicinin hayatında somut bir kolaylık, hız, güven veya tasarruf yaratmayan iletişim, kalıcı bir iz bırakmamaktadır. Araştırma sonuçları, bu üç unsuru birlikte sunabilen kampanyaların açık biçimde ayrıştığını gösteriyor. Yalnızca duygusal bağa yaslanan işler güçlü bir etki yaratsa da süreklilik üretmekte zorlanmakta; yalnızca teknolojik yenilik sunan kampanyalar ise anlamla buluşmadığında hızla sıradanlaşmaktadır. Kalıcı etki, bu unsurların aynı hikâye içinde bütünleşmesiyle ortaya çıkmaktadır.
Özellikle “Duygusal Bağ ve Kültürel Etki” başlığında öne çıkan kampanyalar, reklamın rolünün nasıl değiştiğini göstermesi açısından dikkat çekicidir. Bu işler, markayı anlatan değil; toplumsal hafızayı hatırlatan bir pozisyona yerleştirmektedir. Cumhuriyet, kolektif yas, milli duygular ya da ortak sevinçler; burada bir pazarlama malzemesi olarak değil, paylaşılan bir duygusal zemin olarak kullanılmaktadır. Bu yaklaşım, markayla izleyici arasında hiyerarşik değil, eş düzlemli bir bağ kurmaktadır. “İz Bırakanlar 2025” araştırması, Türkiye’de marka iletişiminin hangi yöne evrildiğini açık biçimde ortaya koyuyor. Reklamcılık, artık mesaj iletme sanatı olmaktan çıkıp; toplumsal deneyim tasarımına dönüşüyor. Kazanan markalar, en yüksek sesle konuşanlar değil; en doğru yerde, en sahici teması kurabilenler olarak öne çıkıyor.
Metedoloji:
Areda Piar’ın Pazarlamasyon için gerçekleştirdiği “2025’e İz Bırakanlar” Araştırması, Türkiye geneli cinsiyet, yaş ve eğitim düzeyi dağılımlarını temsil eden 575 kişilik bir örneklem ile yürütülmüştür. Kantitatif araştırma yöntemlerinden CAWI (Computer Assisted Web Interview) tekniği kullanılarak, Areda Survey’in profil bazlı dijital paneli üzerinden gerçekleştirilen çalışmanın saha süreci 28 Kasım – 03 Aralık 2025 tarihleri arasında tamamlanmıştır.