Yeni nesil miras, geçmişin tapusu mu, yarının sözü mü?

Figopara Kurucu Ortak ve CEO Koray Bahar: "Kurumsal miras anlayışı mermer sütunlar ve yüzyıllık logolarla ölçülürken, bugünün “disoptimistik” gerçekliğinde şirket kültürünün tanımı kod satırlarına ve etik algoritmalara taşınıyor. On yaşını doldurmamış bir fintek markası, asırlık bir kurumsal kültürü ve güven mirasını bugünden nasıl inşa eder?"

Geleneksel kurumsal miras anlayışı, kuşaktan kuşağa aktarılan tapular, heybetli banka binaları ve tozlu arşiv raflarıyla ölçülürdü. Bir şirketin kültürü, genellikle koridorlarındaki yağlı boya tabloların eskiyip eskimediğiyle veya kuruluş tarihinin ne kadar geriye gittiğiyle ya da yıllar içinde oluşan kurumsal sembollerle ölçülürdü. Oysa fintek dünyası bu klasik anlatının dışında doğdu.

Ancak bugün, saf iyimserliğin yerini temkinli bir gerçekçiliğe bıraktığı, teknolojinin hem imkân hem de risk doğurduğu “disoptimistik” bir dünyada yaşıyoruz. Bu yeni denklemde, kurumsal aidiyetin ve marka mirasının tanımı kökten değişiyor. Fintekler ise dijital çağın hızında büyüyen genç organizasyonlar. Bu nedenle kurumsal miras gibi kavramlar ilk bakışta finteklere uzak görünebilir. Fintek liderinin şu soruya yanıt vermesi gerekiyor: “Henüz onuncu yılını bile doldurmamış bir organizasyon, kurumsal kültürün neresinde durur?” Şirket mirası sadece geçmişten devralınan bir tarihçe midir, yoksa her gün yeniden üretilen kurumsal bir karakter ve gelecek için verilen sarsılmaz bir söz mü?

Lider merkezli kültürden kolektif bilince

Eski dünyada kurumsal miras ve güven, büyük oranda liderin şahsıyla özdeşleşirdi. Şirketin kurucusunun tüm çalışanların bir tür koruyucusu olarak görüldüğü, yaptığı iyiliklerle ve yardımseverliğiyle toplumda saygı kazandığı bir anlayış hakimdi. O dönemde miras, bir kişinin karakteri üzerinden yükselirdi. Oysa bugün, bu yaklaşım yerini kolektif bilince bıraktı.

Artık miras, sadece liderin cömertliğiyle ifade edilmiyor. Stajyerinden genel müdürüne kadar tüm çalışanların bizzat içinde yer aldığı, şirketin iş yapış biçimine bir başka ifadeyle DNA’sına entegre edilmiş projelerle ölçülüyor. Güven, tek bir kişinin omuzlarındaki bir yük olmaktan çıkıp, tüm organizasyonun ortaklaşa savunduğu bir değerler bütününe dönüştü.

Bu noktada finteklerin marka mirası geçmişten çok geleceğe dönük diyebilirim. Henüz genç olabilirler ancak bugün attıkları her adım, yarının kurumsal kültürünü şekillendiriyor. Bir anlamda fintekler, geleneksel kurumların yıllar içinde oluşturduğu mirası takip etmenin ötesinde dijital çağın değerleriyle yeni bir kurumsal aidiyet anlayışı oluşturuyor.

Arşiv raflarından kod satırlarına

Bu kolektif bilinç, marka mirasını arşiv raflarından çıkarıp canlı kod satırlarına taşıyor. Bugünün dünyasında fintekler için kurumsal miras finansal kapsayıcılıkta, geliştirdiği teknolojiyle yarattığı farkta şekilleniyor. Asırlık bir kurumun köklü bir kültüre sahip olması elbette çok değerlidir ancak tek parametre bu değil. Fintek dünyasında kurumsal miras, yıllardan çok paylaşılan ortak bir amacın etrafında biriken güvenin sonucudur. Kriz anında kullanıcısının yanında ne kadar sarsılmaz durabilmesi çok önemlidir. Hatta bazen bir asır boyunca dokunulmamış kronik sorunlara, bugünün teknolojisiyle radikal çözümler üretmek, o kurumun karakterini ve mirasını asırlık devlerden daha güçlü kılabilir.

Fintek dünyasında kurumsal kültür, bir personelin kaç yıldır orada olmasının ötesinde ekip olarak ortak bir amacın etrafında ne kadar kenetlendiğiyle şekilleniyor. Yönlerini belirleyen güçlü amaçlar etrafında kurulan kurum kültürü, zamanla şirketin en önemli sermayesine dönüşür. Çünkü aidiyet birlikte üretilen bir değerler bütünüdür.

Teknolojiye inanıyoruz, riskle barışığız

Saf teknoloji iyimserliğinin sonuna geldik. Bugünün dünyası “disoptimistik” bir duruşu zorunlu kılıyor: Teknolojinin gücüne inanıyoruz ancak riskin soğuk gerçekliğiyle de barışığız. Bu noktada en büyük kültürel mirasın etik teknoloji duruş olduğunu düşünüyorum. Siber güvenlik tehditlerinin ve fraud yöntemlerinin kol gezdiği bir iklimde güven, arka planda milisaniyeler içinde çalışan, kullanıcıyı koruyan görünmez algoritmalarla inşa ediliyor. Teknoloji, kötü niyetli aktörlere yeni kapılar açıyor olabilir. Fintekler ise bu kapılara sarsılmaz bir etik anlayışı olan dijital nöbetçiler dikiyor. Fintekler için güvenin bir mühendislik başarısı olduğunu düşünüyorum.

Genç markaların gerçek sınavı

Bugün fintek şirketleri için asıl soru, kaç yıllık bir geçmişe sahip oldukları değildir. Asıl soru, bizimle çalışan insanların, müşterilerin ve iş ortaklarının bu markanın temsil ettiği amaca gerçekten inanıp inanmadığıdır. Eğer bu sorunun yanıtı evetse, o marka henüz genç olsa bile aidiyet çoktan oluşmaya başlamıştır.

Kariyer
Sosyal Medyayı Kadınlar mı, Erkekler mi Daha Etkin Kullanıyor?

Geçtiğimiz günlerde onuncu yılını tamamlayan Facebook’un  bugün 1,23 milyar aylık aktif kullanıcısı mevcut. Dünya çapında 37 ofis ve 6 binden fazla da [...]