MarTech Awards 2026'da ödüller sahiplerini buldu. ICM Ajans Başkanı Dafne Uluçınar ile MarTech Awards’da “Açık Hava Ünitelerinde En İyi Teknoloji Kullanımı” kategorisinde ödül kazanan ICM Ajans’ın başarısını konuştuk.
MarTech Awards 2026’da; Açık Hava Ünitelerinde En İyi Teknoloji Kullanımı kategorisinde ödül kazandınız. Ödüllü projenizi bize anlatarak duygularınızı paylaşabilir misiniz?
Peugeot E-5008 için hayata geçirdiğimiz Art on Cars projesi, otomotiv sektörünün tekdüze iletişim dilinde ezberleri bozan dönüştürücü bir adımdı. İnsanların zihnindeki statik showroom kavramını sokağa taşıyıp yeniden tanımlamaya çalıştık.
Açık havadaki 3-5 saniyelik dikkat aralığını, devasa bütçelerle ekran kapatarak değil; izleyiciyi büyüleyerek kırmayı hedefledik. Stratejimizi “Mecra, ürünün kendisidir” üzerine kurduk. Galataport’un kalbinde, 18. İstanbul Bienali’nin sanatsal aurası içinde, otomobilin gövdesini dijital bir tuvale dönüştürdük.
Bunu yaparken multidisipliner yapımızı kullandık. Sanatçılarımız Ozan Türkkan, Erdal İnci ve Selçuk Artut’un dijital eserlerini, 16 projeksiyon cihazıyla E-5008’in kıvrımlarına milimetrik şekilde giydirdik.
Sonuçta Galataport’ta yaya trafiğini durduran, 100 binden fazla insanın dakikalarca izlediği canlı bir sanat performansı yarattık. Bu ödül; dijital reflekslerimizi fiziksel gerçeklikle nasıl kusursuzca harmanladığımızın en net göstergesi oldu.
ICM – PEUGEOT Türkiye – Kolekta
Pazarlama teknolojilerinde yeni trendleri sizce neler, sektördeki oyuncular gelecek dönemde ayakta kalabilmek için nelere dikkat etmeli?
Bir influencer ajansının açık hava kategorisinde ödül alması şaşırtıcı görünebilir ama kesinlikle tesadüf değil. Çünkü yaratıcılık sınırlarının inceldiği, uzmanlıkların yaklaştığı ve mecraların geçirgenleştiği yeni bir dönemdeyiz. Tek bir uzmanlığa sıkışmak yerine, disiplinler arası düşünmenin her şeyi belirlediği bir çağdayız. ICM olarak merkeze bu multidisipliner kültürü koyuyoruz.
Farklı eğitim ve kariyer yollarından gelen ekibimiz sayesinde, brieflere çok yönlü ve bütünsel bakabiliyoruz.
Gelecekte ayakta kalacak profesyoneller, kalıplara sıkışmayan ve öğrenmeye açık kişiler olacak. Tabii bu esnek yaklaşımın veri ve planlamayla desteklenmesi artık zorunluluk.
Kardeş şirketimiz olan kapsamlı Influencer Marketing aracı “Hyperiser” ile tüm kararlarımızı içgüdülere veya menajerlik ilişkilerine değil, objektif veriye dayandırıyoruz. Nitekim yaratıcılık ve veri birbirini besleyen iki temel unsurdur. Yaratıcılığımızı Influencer marketing ölçüm aracımız Hyperiser’ın verileriyle besliyoruz.
Teknoloji sektörünün Türkiye’deki öncü markalarından biri olarak MarTech Awards’ün pazarlama teknolojileri kavramına ve Türkiye’deki pazarlama ekosistemine katkısını değerlendirebilir misiniz?
MarTech Awards’u yalnızca bir ödül platformu olarak görmek misyonuna haksızlık olur. Burası üretimi teşvik eden, rekabeti besleyen ve yaratıcılığı parlatan çok değerli bir alan. Bu platformlar sektörü sürekli “daha iyisini nasıl yaparız?” sorusuyla zorluyor ve genel çıtayı her yıl yukarı taşıyor. Pazarlama teknolojileri gibi hızla değişen bir alanda bu ödüller iyi işlerin referans noktası oluyor.
Türkiye’deki ekosistemin gelişimi için bu yapıların varlığı kritik. Çünkü rekabetin sığ tartışmalarla değil, iyi fikirlerle yapıldığı yerde gelişim başlıyor ve daha cesur işler doğuyor. Özetle MarTech Awards sektöre; çok ihtiyacımız olan enerjiyi, motivasyonu ve üretme tutkusunu aşılıyor.
Gelecek dönem hedef ve stratejileriniz neler olacak?
Geleceğe dair planlarımız ve dönüşüm yolculuğumuz oldukça heyecan verici! ICM olarak 2015 yılından bugüne influencer marketing alanında birçok başarılı kampanyaya imza attık. Türkiye’nin en kapsamlı influencer data havuzlarından biri olan Hyperiser sayesinde ayakları yere basan işler yaptık, kampanya tasarımında mükemmelliği hedefledik.
Son yıllarda bu güçlü veri altyapısını daha da ileri taşıyarak “Influencer-First Creative Agency” olma yolunda önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyoruz. Bugün Peugeot, Arçelik, Beko, Henkel, Ferrero ve Coca Cola gibi birçok global ve lokal markayla işbirliği yapıyoruz. Influencer projelerinin ötesinde event tasarımı, prodüksiyon ve AI çözümleriyle markalar için tam bir çözüm merkezi haline geldik. MarTech’te aldığımız bu ödül ise geçirdiğimiz dönüşümün en güçlü kanıtı oldu.
Çok yüksek debili akan bir nehirde yol alıyoruz. Öngörümüz şu: AI ile bu metaforik nehrin debisi daha da artacak ve sadece bu yeni gerçekliğe adapte olan ajanslar ayakta kalacak. Bu hızlanmanın karşısında ise, içerik dünyasında ‘analog’un ihtişamlı geri dönüş sinyallerini de görüyoruz. Elbette bu başka bir yazının konusu; aslında en güzeli bu verileri Hyperiser raporlarımızdan takip etmek.
Bizim felsefemiz silolaşmadan uzak kalmak, “bu bizim işimiz değil” demeden ilham verici her fikre alan tanımak. Marka brieflerine en doğru çözümü şeffaflıkla sunmak temel prensibimiz. İnandığımız işlerde “bir çözüm mutlaka bulunur” diyor ve gerçekten o çözümü üretiyoruz.
Önümüzdeki dönemde hedefimiz; insanı insan yapan sezgiyi, kültürel okuma becerisini ve yaratıcılığı AI’ın muazzam olanaklarıyla birleştirmek. İlhamını creator community’den alan ve markaların iletişim yapabileceği her mecrayı değerlendiren yaratıcı işler yapmaya devam edeceğiz. Kültürün, popüler olanın ve niş alanların nabzını tutan; ölçülebilir, yaratıcı ve veriyle desteklenen işler üreteceğiz.