TurkNet, 30. yılında müşteri deneyimi odağını genişleterek büyüyor

Dijitalleşme, yapay zekâ uygulamaları ve müşteri deneyimi, günümüz internet hizmetlerinde şirketlerin öncelikli gündemleri arasında yer alıyor. Bu bağlamda, bağımsız fiber altyapısı, gigabit hızındaki interneti ve deneyim odaklı stratejileriyle öne çıkan Turknet, 30. yılında stratejik dönüşümünü sürdürüyor. Şirketin altyapı yatırımları, yapay zekâ destekli süreçleri ve topluluk odaklı büyüme modellerini, Turknet Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gül Sağır Aydın ile konuştuk.

2026, Turknet olarak 30. senemiz. 30. yılımıza girerken bu sene marka ruhunu tamamen yenileyerek özgür, özgün ve ezber bozan kimliği daha güçlü yansıtan bir görsel dünya oluşturduk. Kendi geliştirdiğimiz altyapı, yazılım ve teknolojik çözümlerle gigabit hızında internet sunma kapasitesini artırdık. 2025 boyunca daha fazla haneye Gigafiber götürmek için yatırımlarımızı hızlandırdık. 2.5 milyon haneye fiberimizi ulaştırırken, abone sayımız 1.3 milyonun üzerine çıktı. Bugün itibarıyla, bireysel tarafta 11, kurumsal tarafta ise 21 ilde 1.000 Mbps’ye varan simetrik hızlar sunabiliyoruz.

Akıllıca büyüme stratejileri geliştirmek en önemli önceliğimizdi. Bu kapsamda, yapay zekâ, makine öğrenmesi ve otomasyon tabanlı stratejilerle klasik kampanyalarımızı dönüştürdük. CRM’de 30 müşteri profili oluşturarak kişiselleştirilmiş kurgular ile kullanıcılarımız ile yüksek bağ kurduğumuz süreçler geliştirdik ve e-posta açılma oranlarını yüzde 27’den yüzde 42’ye çıkardık. İptal riski taşıyan müşterileri tespit ederek müşteri kaybını düşürdük.

Gigafiber remarketing yapısını yenileyerek maliyetleri yüzde 10,5 azalttık ve başvuruları yüzde 33 artırdık. Performans AI ve medya araçlarının entegrasyonlarıyla medya yatırımlarını anlık optimize ederek yüzde 25 tasarruf sağladık. “Gigafiber İstiyorum” kampanyasıyla dijital müşteri oranını yükseltmeyi başardık. Sadece dijital medyayı ve outdoor yatırımlarını kullanarak spontan bilinirliği 18 ayda yüzde 17’den yüzde 36’ya çıkardık.

2026 için hem heyecanlı hem de umutluyuz. Turknet’in 30. yılının şirketimizin değerlerini ve mirasını yansıtacağı bir dönem olacağını öngörüyoruz. Taahhütsüz, kotasız, cayma bedelsiz, tek fiyatlı ve herkes için en yüksek hızda interneti ifade eden, adil ve şeffaf hizmet modelimiz ile sürdürülebilir büyüme ivmemizi sürdüreceğiz.

“Daha Akıllı, Daha Sade ve Sınırsız İnternet” dönemi başlıyor

Altyapı, 2026 vizyonumuzun merkezinde yer alıyor. Bağımsız fiber altyapımızı daha fazla bölgeye taşımayı hedefliyoruz. Aynı zamanda daha sağlam ve yaygın bir fiber omurga ile hem kapasiteyi artıracak hem de hizmet kalitesini iyileştireceğiz.

2026’da müşteri deneyimini kökten sadeleştiriyoruz. Yapay zekâ destekli süreçler, otomasyon ve özellikle SmartyFi’ın genişleyen yetenekleri ile ev internetinde daha öngörülebilir, kesintisiz ve akıllı bir bağlantı deneyimi sunacağız.

“Kullanıcıların sosyal etkileşim gücünü artıracağız”

Büyümemizin yaklaşık yüzde 30’u “Arkadaşını Getir” programından geliyor. 2026’da bu yapıyı daha gelişmiş bir iş ortaklığı programına dönüştüreceğiz. Elçilik programları, affiliate modelleri ve paylaşım odaklı yeni mekanizmalar ile kullanıcılarımızın sosyal etkileşim gücünü artıracağız.

Sosyal marka ve sürdürülebilirlik odağımız yine gençler üzerinden ilerleyecek. 2026’da FRC, TN Product Bootcamp, üniversite projeleri ve TN Generation gibi platformları hem daha kapsayıcı hem de daha geniş bir ekosisteme yayacağız.

2026’da rekabetin yeni sahası, ölçümlenebilir deneyim ve gerçek değer

2026’da pazarlamada en büyük dönüşüm, ölçümlenme üzerinden şekillenecek. Artık ölçülemeyen yaratıcılık geride kalırken, ölçümlenebilir deneyime olan talepte bir artış olacak. Elbette bu durum markalar için asıl rekabet alanını da dönüştürecek. Büyük kampanyalar yerini gerçek zamanlı, kişiye özel ve tutarlı deneyim yönetimine bırakacak. Bu trendin ortaya çıkmasında en belirleyici unsurlardan biri hiç tartışmasız yapay zekâ. Yapay zekâ, kullanıcı beklentisini her temas noktasında anlık olarak şekillendiriyor. İkincisi ise maliyet baskısı. Görüyoruz ki, artan maliyet baskısı, “harcama değil değer yaratan” büyüme modellerini öne çıkarıyor. Son olarak da kullanıcı güveni bu dönüşümün en önemli bileşenleri arasında yer alıyor. Kullanıcılar artık reklama değil, kendi deneyimine güveniyor.

Pazarlamanın merkezine deneyim tabanlı büyüme yerleşecek

Tam da bu nedenle pazarlamanın merkezine deneyim tabanlı büyüme yerleşecek. Otomasyon, öneri sistemleri, topluluk etkisi ve gerçek performans verileri, markaların en büyük pazarlama enstrümanı olacak. 2026’da pazarlama dünyasını dönüştürecek ana eksenin “Daha az gürültü, daha sade süreçler, daha gerçek değer” olacağını öngörüyoruz.

Kariyer
Sosyal Medyayı Kadınlar mı, Erkekler mi Daha Etkin Kullanıyor?

Geçtiğimiz günlerde onuncu yılını tamamlayan Facebook’un  bugün 1,23 milyar aylık aktif kullanıcısı mevcut. Dünya çapında 37 ofis ve 6 binden fazla da [...]

Bunlar İlginizi Çekebilir