Mastercard ve Pele, 22 Ülkeyi Bir Maçta Buluşturdu

Savaşlara, ülkeler arasındaki siyasi gerilimlere, kalıplaşmış düşüncelere ve yerleşik önyargılara karşın, tüm farklılıklarımıza rağmen bizi bir araya getiren ortak değerlerimiz ve tutkularımız hâlâ var. Bunlardan biri, hatta en önemlilerinden biri ise futbol. Çünkü “Futbol, asla sadece futbol değildir.” Bu sözü hatırlayan Mastercard, 22 Languages (22 Dil) adlı çalışmasında, farklı ülkelerden gelen 22 futbolseveri bir araya getirdi. Fakat olay bununla sınırlı değildi. İki takımın oyuncularına maç sonunda büyük bir sürpriz vardı. Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcularından biri olan Pele, kazanan takımın oyuncuları için elinde 11 tane Şampiyonlar Ligi maç biletiyle onları bekliyordu.

3 dakikalık görüntülerden oluşan reklam, McCann New York ve McCann Worldgroup Europe ekiplerinin imzasını taşıyor. Video, farklı ülkelerden gelen ve doğal olarak her biri farklı kültürel kodlar taşıyan 22 futbol tutkunuyla yapılan birebir röportajlarla başlıyor. Oyuncular, kendi toplumsal kültürleri ve ülkelerinin futbola olan tutkuları üzerinden birbirlerine esprili bir şekilde takılıyor.

[embed]https://www.youtube.com/watch?v=igpDKF4EHeo[/embed]

İngiliz olan kişi ülkesinin futbolun beşiği olmasıyla ve Almanlardan daha iyi oyuncu çıkarmakla övünürken, Nijeryalı olan dünyanın en iyi taraftarlarının kendileri olduğunu iddia ediyor. Alman oyuncu her şeyi doğru şekilde yapan bir millet olduklarını öne sürerken, başka biri İtalyanların futbol anlayışını kimsenin sevmediğinde ısrarcı olurken, İngilizlerin en büyük icadının 6 çayı olduğunu söyleyerek dalga geçiyor.

Ardından kıran kırana geçecek bir maç başlıyor ve sonunda kazanan belli oluyor. Sahadakiler az sonra olacaklardan habersiz, soyunma odasının yolunu tutarken, maçı kazanan kırmızı takım galibiyet coşkusu yaşıyor. İki takım kapıdan girer girmez, gördükleri sahne karşısında şaşkınlıktan küçük dilini yutuyor. Zira futbolun en büyük efsanesi Pele, her zamanki güler yüzüyle onları bekliyor.

“Şüphesiz ki futbolun amacı insanları bir araya getirmektir. Hepimizin hayat felsefesi farklı, kullandığı dil farklı ama duygularımız ve hislerimiz aynı.” diyen Pele bize, kültürel çeşitliliğin futbolun doğasında olduğunu gösteriyor. Mastercard tarafından seçilen tema, maçtan önce birbirilerinden hiç hoşlanmayan İtalyan ve Fransız oyuncuların bile, mücadele sonrasında birbiriyle gülüp eğlenmesiyle daha da güçlü bir şekilde yansıtılmış oluyor.

Reklam kimilerince abartılmış ve yapmacık bulunsa da sporun birleştirici tarafını göstermesi açısından, Şampiyonlar Ligi sponsoru olan Mastercard adına duygusal bir dokunuş sayılabilir. Özellikle de reklamın, rekabetin aslında çoğumuza öğretildiğinin tersine ayrıştırıcı olmadığını söylemesine odaklandığımızda, ortaya çıkan çalışmanın vermek istediği mesajda başarılı olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Markanın mesajı etkili bir şekilde vermek için bütün dünyanın saygı duyduğu, tartışılmaz ve büyük bir figürü seçmesi de gayet doğru ve öznel bakış açılarını önleyen mantıklı bir seçim olmuş.

[caption id="attachment_74192" align="alignnone" width="800"]Mastercard Maçın kazanan tarafı kırmızı takımın sevinç ânından bir kare.[/caption]

Ne diyelim? Ünlü kullanımının böylesi olacaksa, elbette başımızın üstünde yeri var. Darısı, sırf ünlülerin şöhretinden yararlanarak markasını parlatabileceğini sanıp anlamsız ve yaratıcı tarafı olmayan reklamlar yapmaktan gocunmayan tüm ekiplerin başına.

Meta'ya 3,2 milyar dolarlık dava açıldı

Açılan davada, Meta'nın bir kişinin tekelinde olduğu ve adil olmayan şartlarda dayatma yaptığı iddia ediliyor.

Bunlar İlginizi Çekebilir