2025 yılı, LC Waikiki için trendlerin yeniden yorumlandığı, modanın demokratikleştiği ve herkes için anlamlı hale geldiği bir yıl oldu. LC Waikiki olarak, “Trendler. Hepimiz için.” yaklaşımıyla modayı ulaşılabilir kılma felsefesini çağın beklentileriyle yeniden buluşturduk.
Bu bakış açısıyla trendleri dar bir kesimin değil farklı yaşların, stillerin, kültürlerin ve yaşam biçimlerinin ortak dili haline getirmeyi amaçladık. İnsanların kendilerini trendler aracılığıyla ifade edebildiği, bu dünyanın bir parçası olduğunu hissettiği kapsayıcı bir moda evreni hayal ettik ve 2025, bu evrende attığımız adımları hızlandıran bir yıl oldu.
LC Waikiki’nin DNA’sında her zaman müşteri odaklılık vardı. 2025’te bu yaklaşımı daha ileri taşıyarak ‘müşteri takıntılılığı’nı merkeze aldık. Artık yalnızca müşterinin bugün söylediklerini değil, yarın neye ihtiyaç duyabileceğini de anlamaya odaklanıyoruz.
Bu anlayış karar alma süreçlerimizden organizasyon yapımıza kadar tüm sistemi dönüştürdü. Ürün geliştirmeden mağaza deneyimine, dijital temas noktalarından satış sonrası hizmetlere kadar her aşamada müşterinin sesi, veriye dayalı içgörülerle stratejilerimize yön veriyor. Bu yaklaşım müşterilerimizle güçlü ve kalıcı bir duygusal bağ kurmayı da sürdürülebilir başarımızın temel unsuru haline getiriyor.
Kısacası 2025, LC Waikiki için trendleri herkes için anlamlı, erişilebilir ve duygusal karşılığı olan bir deneyime dönüştürmenin yılı oldu. Müşteriyi merkeze alan bu yaklaşım, markamızın bugünkü gücünü pekiştirirken, gelecekte atacağımız adımların da en sağlam referansı haline geldi. Değişen dünyada yolumuzu belirleyen pusula ise her zamanki gibi müşterimiz oldu.
Ulaşılabilir kaliteyi deneyimle birleştiren markalar 2026’da öne çıkacak
2026’da moda markaları konumlarını daha yukarı taşımaya odaklanıyor. Bir yandan ultra düşük fiyatlı oyunculardan ayrışma ihtiyacı, diğer yandan lüks fiyatlardan uzaklaşan tüketicilere ulaşma isteği bu hareketi hızlandırıyor. Artan rekabet ve daralan marjlar, markaları ürün kalitesi, tasarım dili ve deneyim odaklı temas noktalarıyla fark yaratmasını sağlıyor. Ulaşılabilir kaliteyi güçlü bir marka deneyimiyle birleştiren markalar, 2026’da daha net ayrışacak.
Duygusal konfor artık tüketicilerin yaşam biçimini, harcama kararlarını ve kimliklerini tanımlayan bir ana eksen. Sürekli dikkat çekmeye çalışan içeriklerden yorulan tüketiciler, kendileriyle duygusal bağ kurabilen, değerlerini yansıtan markalara yöneliyor.
Moda markaları bu ihtiyaca, fiziksel ve dijital dünyada yanıt vermeye başladı. Ancak asıl fırsat, bu yaklaşımı sadece kampanyalarda değil, üründen iletişime, deneyimden kurumsal dile kadar bütünsel şekilde markaya entegre edebilmekte.
Yapay zekâ, modayı çoktan dönüştürmüş durumda. Önümüzdeki yıllarda, tüketiciler adına fiyat takibi yapan, ürün öneren hatta satın alma işlemini tamamlayan otonom AI alışveriş ajanları gündelik hayatın parçası olacak. Yapay zekâ tarafından “tercih edilen” marka olmak da kritik olacak. Bunun için markaların dijital pazarlama ve e-ticaret altyapılarını yeniden düşünmesi şart.
Hedefimiz, trendleri hızlı okuyup hayata geçiren çevik bir yapı kurmak
2026’da odağımız net: Hız. Ancak hız derken sadece üretim süreçlerini kısaltmaktan bahsetmiyoruz. Hedefimiz müşterinin beklentisini en erken aşamada anlayan, trendleri doğru okuyan ve bu içgörüleri en hızlı şekilde hayata geçirebilen çevik bir yapı kurmak.
Aynı zamanda teknoloji ve insan odağını bir araya getirerek karar alma süreçlerimizi de hızlandırıyoruz. Trendleri takip eden değil, trendlerin yönünü belirleyen, kapsayıcı ve erişilebilir moda anlayışımızı daha da güçlendiren bir marka olmayı hedefliyoruz.
2026, LC Waikiki’nin hem hız hem de kapsayıcılık konusunda çıtayı bir üst seviyeye taşıdığı bir yıl olacak.
LC Waikiki’nin 2026 hedefleri
- Çevik moda perakendeciliği
- Müşteri takıntılık kültürünün yaygınlaştırma
- Veri ve yapay zekâ destekli karar alma
- Kapsayıcı ve erişilebilir trendler