Komili, kadın çiftçilerin zeytin ve zeytinyağı kültürünün kuşaklar boyunca yaşatılmasındaki rolüne dikkat çekmek amacıyla Komili Zeytin ve Zeytinyağı Enstitüsü’nü hayata geçirdi. Bu kapsamda, 16-18 Ekim tarihlerinde Ayvalık’ta düzenlenen geleneksel zeytin hasadında kadın çiftçilerle birlikte hasada katıldık, zeytinyağı sıkım sürecini deneyimledik ve Mehmet Cavlı’nın zeytinyağı degüstasyonuna eşlik ettik. Etkinlikte ilk kez tanıtılan “Kadın Çiftçilerimizden Komili Filtresiz” özel serisi, enstitüde eğitim alan kadın çiftçilerin kendi bahçelerinden elde edilen zeytinlerle hazırlandı. Komili, bu ürünle kadınların tarımdaki emeğini ve üretimdeki rolünü görünür kılmayı hedefliyor.
Komili’nin “Kuşaklar Boyu Yaşasın Diye” söylemiyle düzenlediği geleneksel zeytin hasadı, bu yıl kadın zeytin çiftçilerinin üretimdeki rolüne odaklandı. 2026 Birleşmiş Milletler Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında tanıtılan ürün, markanın Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası işbirliğiyle yürüttüğü Komili Zeytin ve Zeytinyağı Enstitüsü projesi kapsamında desteklenen kadın çiftçilerin bahçelerinden elde edilen zeytinlerle üretildi.
Etkinlikte ayrıca kadın zeytin çiftçilerinin hikâyelerini, üretim süreçlerini ve zeytin kültürünün yaşatılmasındaki rollerini konu alan bir fotoğraf sergisi düzenlendi. Enstitüde eğitimlerini tamamlayan çiftçiler, konuklarla bir araya gelerek eğitim sürecinde edindikleri bilgileri ve bu birikimi üretimlerine nasıl yansıttıklarını anlattı.
Hasat programında zeytinler bahçelerden toplanarak sıkım tesisine götürüldü. Burada zeytinyağına dönüştürülen zeytinler şişelenirken, bahçede düzenlenen hasat sofrasında Anadolu mutfağının geleneksel lezzetlerinden keşkek hazırlandı. Programın akşam yemeği ise Şef Duran Özdemir tarafından hazırlanan özel menüyle tamamlandı.

339 kadın çiftçi enstitüde eğitim aldı
Bunge Türkiye Ülke Lideri Ufuk Doğan, Komili Zeytin Hasadı kapsamında yaptığı konuşmada, markanın zeytin kültürünün korunması, üreticilerin desteklenmesi ve bilginin gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla yürüttüğü çalışmalara değindi.

“Komili Zeytin Hasadı, yıllar içinde gelenekselleşerek markamızın kimliğiyle özdeşleşen çok özel bir buluşma. Bizim için hasat, yalnızca yeni sezonun başlangıcını değil, Anadolu’nun binlerce yıllık zeytin ve zeytinyağı kültürünü, bu toprakların bereketini ve üretimin ardındaki emeği birlikte deneyimlediğimiz değerli bir yolculuğu temsil ediyor. Ayvalık’ın doğasından, toprağından ve ikliminden beslenen bu köklü mirası korumayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı, ‘Kuşaklar Boyu Yaşasın Diye’ yaklaşımımızın temel bir parçası olarak görüyoruz.
Bu anlayışla sürdürülebilirliği tek bir projeyle sınırlamıyor; doğal mirasımızın korunmasından bilginin yeni kuşaklara aktarılmasına, üreticilerin güçlenmesinden toplumsal faydanın yaygınlaştırılmasına uzanan bütüncül bir yaklaşımla hareket ediyoruz. 2018 yılından bu yana sürdürdüğümüz Anıt Ağaç Projesi kapsamında bugüne kadar 25 milyonun üzerinde zeytin ağacını taradık; 311 anıtsal ve korunmaya değer zeytin ağacını tespit ederek haritalandırdık ve tescil ettirdik. Millî Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle yürüttüğümüz ‘Köklerimizdeki Bilgiyi Geleceğe Aktarıyoruz’ projemizle de çocukların erken yaşta bilinçli tüketim, sağlıklı beslenme ve sürdürülebilirlik konularında farkındalık kazanmalarını hedefliyoruz.

Üretimin geleceğini şekillendiren en önemli unsurlardan biri olan üreticileri desteklemek de bu yolculuğun ayrılmaz bir parçası. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Komili Zeytin ve Zeytinyağı Enstitüsü kapsamında bugüne kadar 339 kadın zeytin çiftçisinin eğitimlerini tamamlamış olması bizim için çok değerli. Bu yıl, eğitimlerini tamamlayan kadın çiftçilerimizin kendi bahçelerinden elde edilen zeytinlerle hazırlanan ‘Kadın Çiftçilerimizden Komili Filtresiz’ zeytinyağını tüketicilerimizle buluşturmak, onların emeğini, bilgisini ve üretimdeki gücünü görünür kılmak açısından ayrı bir anlam taşıyor. Bu ürünü, 2026 Birleşmiş Milletler Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı’nda kadınların tarımdaki katkısını kutlamanın ve desteklemenin anlamlı bir yolu olarak görüyoruz.
Komili olarak inanıyoruz ki köklü bir mirası geleceğe taşımak, yalnızca onu korumakla değil, o mirası yaşatan insanları güçlendirmek ve yeni kuşaklarla buluşturmakla mümkün. Zeytin ağaçlarımızın, zeytinyağı kültürümüzün ve üretimin ardındaki emeğin kuşaklar boyunca yaşamaya devam etmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.