Boyner Pazarlama ve Marka Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Nurçin Koçoğlu: "Markalar için rekabet gücünü artırmak önemli"

Pandeminin, iş dünyası için benzeri görülmemiş belirsizlik ve risklerle dolu bir ortam yarattığı birçok sektörde, yeni dönemin nasıl olacağı merak edilen bir konu. İş dünyası salgın sonrası için fiziksel ofis yapılanmaları ve ofis içi çalışma düzeni konusunda çalışmalarını sürdürüyor. Bu süreçte, iş hayatında zorunlu olarak gelişen bazı refleksler şirketlerin stratejik hedeflerini ciddi biçimde etkilerken, hedef ve planların ne ölçüde değiştiğinin analizi daha da önem kazanıyor. Peki pandemi sonrası çalışanları ve şirketleri neler bekliyor?

Boyner Pazarlama ve Marka Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Nurçin Koçoğlu'na pandemi sonrası iş ekosisteminin ne yönde değişeceğini sorduk ve yeni trend öngörülerini dinledik...

"Yapılan araştırmalarda müşteriler, alışveriş deneyimlerinin kişiselleştirilmesini istiyor"

Veri odaklı dijital dönüşüm ve çevik organizasyonlar pandemi sonrası iş modellerinin değişim yönünü belirleyecek.  Daralan bütçeler ve artan verim odakları ekseninde yeni pazarlama ve müşteri beklentileri dünyasında inovatif olmak, rekabet gücünü artırmak markalar için giderek yükselen bir öneme sahip. Sürdürülebilir büyüme için veriden beslenen kişiselleştirilmiş deneyim sunma oldukça önemli hale geldi. Artık, tüketicileri mikro-segmentlere ayırarak farklı kanallardan tutkularına, kişisel değerlerine, ilgi alanlarına, hobilerine uygun çözümler sunmaya çalışıyoruz. Yapılan araştırmalar da müşterilerin yüzde 83'ünün alışveriş deneyimlerinin kişiselleştirilmesini istediklerini, etkili kişiselleştirmenin gelirlerini yüzde 20 – 30 oranında artırabileceğini gösteriyor.

"Pandemi sonrası fiziksel mağazalara olan talep artacak"

Boyner olarak da odağımızda deneyimin gelişmesi, teknoloji ve veri var.  Teknolojiyi odağımıza alarak müşteriye, müşteri verilerinin iyi analiz edilmesine ve kişiselleştirilmiş deneyimler yaşatmaya odaklanmış durumdayız. Pandemi sonrası fiziksel mağazalara olan talebin artacağını ama bu mağazalardan beklentilerin de bir süredir ciddi şekilde değiştiğini görüyoruz. Biz de All-line adını verdiğimiz stratejimizle hem fiziksel hem de online tarafta deneyimini yükseltmeye dair adımlar atıyoruz.

"Daha iyi bir gelecek için iyilik yapmak ve iyiliği yaymak sürdürülebilirliğin ön şartı"

Sürdürülebilirlik de özellikle pandemi sonrasında daha çok konuşulacak konulardan biri. Daha iyi bir gelecek için iyilik yapmak ve iyiliği yaymayı sürdürülebilirliğin ön şartı kabul ediyoruz. Bu çerçevede ihtiyaç sahiplerine destek olmak için gerçekleştirdiğimiz “Askıda İyilik” projesi ile geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik odaklı “İyiliğe Dönüştür” gibi sosyal sorumluluk projelerimizi yaygınlaştırmak üzere çalışıyoruz. Kısa süre önce hayata geçirdiğimiz yeni inisiyatifimiz Boyner Live Well’de de yoga taytından hayvanlar üzerinde test edilmeyen makyaj malzemelerine, doğal şampuanlardan sağlıklı atıştırmalıklara, sürdürülebilir giyimden kitaplara, geri dönüştürülmüş malzemelerle üretilen ayakkabı ve aksesuarlara kadar sağlıklı, organik-ekolojik insana ve doğaya iyi gelen birçok ürün bulunuyor. Boyner özel markalarımız için sürdürülebilir, doğa dostu koleksiyonları artırıyoruz. Aynı şekilde dünyanın ve Türkiye’nin en sevilen markalarının sürdürülebilir ürünlerini koleksiyonlarımıza dahil ediyoruz. İyi yaşam odağımızla çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Sosyal Medyayı Kadınlar mı, Erkekler mi Daha Etkin Kullanıyor?

Geçtiğimiz günlerde onuncu yılını tamamlayan Facebook’un  bugün 1,23 milyar aylık aktif kullanıcısı mevcut. Dünya çapında 37 ofis ve 6 binden fazla da [...]

Bunlar İlginizi Çekebilir