Büyük markaların tedarik zinciri çözümleri

Gündelik hayatımızın 2020'ye nazaran daha da normale döndüğü 2021 yılında Covid-19 sürecinin etkileri halen yaşanmaya devam ediyor. Omicron varyantının etkisi, dünyaya Covid-19'un önemini yitirmediğini gösterir nitelikte değerlendirilebilir. Böyle bir ortamda işletmeler ve markalar talebi karşılamak için yeni hammadde tedarikçilerini araştırıyor. Farklı tedarik zinciri ağları kullanmaya gayret ediyor. Bu süreçte işletmeler tedarik zinciri konusunu ele alırken tepkisel davranmaktan kaçınmaya, proaktif davranmaya ve esnek uygulamalara önem veriyor.

Tedarik zincirinin önemini kavramak ve bu zincirdeki aksaklıkları azaltmanın işletmelere ve markalara getirdiği birtakım faydalar bulunuyor. Bu faydalardan bazılarını sizlerle paylaşayım:

  1. Tedarik zinciri boyunca talepleri karşılama yeteneği gelişiyor ve çeviklik artıyor.
  2. Aksaklıklardan doğacak maliyetlerin önüne geçilebiliyor.
  3. İşletmenin hisse fiyatları korunabiliyor.
  4. Tedarik zincirindeki uygun tedarikçilerle, işletme sermayesini iyileştirmek ve maliyet tasarrufunu odaklanabilmek mümkün olabiliyor.
  5. İtibarın zedelenmesinin önüne geçilebiliyor.
  6. Sözleşme yükümlülüklerini yerine getirilmesi mümkün hale geliyor.
  7. Ürün karlılığı ve yatırımı korumak, tedarikçiler için uygun orta ve uzun vadeli güvence sağlamak mümkün olabiliyor.
  8. Tedarik zinciri risk yönetimini iyileştirme ve tedarikçilerle daha yakın ilişkiler kurup güven tesis etmek söz konusu olabiliyor.
  9. Proaktif uygulamaların hazırlanmasına ortam sağlayabiliyor.

Doğal afetlerin ve salgın hastalıkların sonuçları belirsizlikler ortaya çıkarmakta ve bu belirsizlikler lojistik operasyonları olumsuz etkileyebilmektedir. Müşteri şikayetleri, destek sipariş iptali, nakliye maliyeti, teslim zamanı, depoların dağılımı, ters lojistikte ürün iade hacmi, fiyat değişimi gibi belirsizlikler bu olumsuzluklar arasında sayılabilir.

PEPSİ ve Nike'tan verilebilecek örnekler

İşletmelerin ve markaların büyüklüğü, onların operasyon hacimlerine yansıyabilmekte ve belirsizliklerin arttığı durumlarda bu operasyonları sıkıntıya sokabilmektedir. cio.com sitesinin haberine göre, PEPSİ tüketime ve stoktaki düşüşlere paralel olarak ne kadar üretim yapması gerektiğini ve bu üretimi nasıl satış kanalına dağıtması gerektiğine yönelik bir veri yönetimine geçmiş bulunuyor. Makine öğrenmesine dayalı bu veri yönetimi sayesinde markanın pazarlama kampanyaları da şekillenebilecek.

Üretiminin önemli bir bölümünü Çin, Endonezya ve Vietnam'da gerçekleştiren Nike, 2022 yılında yaşanabilecek olası tedarik problemlerinin önüne geçmeye çalışıyor. Tedarik zincirindeki önemli problemler arasında konteyner sayılarındaki değişim, iş gücü ile ilgili problemler markanın 2022 hedeflerini belirlemesini zorlaştırıyor. Özellikle ayakkabı üretimi ve bunların satışa sunulması ile ilgili problemler olacağı tahmin ediliyor. CNN Business'a açıklama yapan Nike CFO'su Matthew Friend, bu yıl tedarik zinciri konusunda planda olmayan iki durum olduğunu aktardı. Bu açıklamada ürün transit sürelerinin artması ve karar mercilerinin tam veya kısmi kapanma kararları sonucu planlanan üretimin yapılamaması, tedarik zincirinin aksaması gibi sonuçlar vurgulanıyor. Bu sonuçlara bağlı olarak tüketicinin daha az ürün çeşidi içinden seçim yapması ve ürünlerin satış fiyatının artması söz konusu olabilir. Nike, bu problemlere çözüm olarak ilk aşamada havayolu taşımacılığından faydalanmayı planlıyor. Yılbaşının yaklaştığı dönemde, ABD'de erken sipariş verme kampanyaları düzenleniyor.

Tedarik zinciri, işletmelere yukarıda verilen faydaları sağlayan ve büyük avantajlar getiren bir uygulama alanı. Pandeminin, gündelik hayatı ve üretim olanaklarını şekillendirdiği bu dönemde büyük işletmeler hiç olmadığı kadar çevik olmak durumunda.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Meta'ya 3,2 milyar dolarlık dava açıldı

Açılan davada, Meta'nın bir kişinin tekelinde olduğu ve adil olmayan şartlarda dayatma yaptığı iddia ediliyor.

Bunlar İlginizi Çekebilir