Yapay Zeka, Reklamcılıkta İnsanların Yerini Alabilir Mi? 0

Son yıllarda hayatımızı neredeyse her açıdan etkileyen teknoloji, yapay zeka kavramı ve bu yöntemin farklı iş modellerinde ve görevlerde kullanılmasıyla zamanla daha büyük değişimlere öncülük ediyor. Günün birinde “hayatımızı ele geçirebileceği” söylenen robotlar ve yapay zeka teknolojisi, reklamcılık alanında yavaş yavaş kullanılmaya başlandı bile. Peki, yapay zekanın gelecekte yaratıcı endüstride de insan beyni performansına tam olarak erişmesi ve hatta onu da geçerek insan gücünün yerini alması mümkün mü? Reklamcılıkta çok daha özelleşmiş içerikler sunulması ve bazı pazarlama süreçlerinde yapay zekadan yararlanılması, bunun mümkün olabileceğini gösteriyor.

Yapay zeka tabanlı çalışan anlık logo tasarım uygulaması LogoJoy, halkla ilişkiler alanıyla ilgili içerikler üreten PingGo hizmeti ve hatta Coca-Cola’nın reklam müziği ve metninin yanı sıra sosyal medya paylaşımları süreçlerinde de bot kullanmayı düşünmesi, yapay zekanın bize pazarlama ve reklamcılık üzerine ne kadar yüksek bir potansiyel taşıdığının ipuçlarını veriyor. Giderek insan performansına daha yakın robot ve yapay zeka kullanımlarına şahit olduğumuz günümüzde, insanların en büyük kozları ise deneyim ve öğrenme yetisi olarak öne çıkıyor.

Yapay zeka, günden güne insan zekasına yaklaşıyor.

Üniversite yıllarında İktisada Giriş dersi alan herkes şu temel ilkeyi hatırlar: “Kaynaklar kıt, ihtiyaçlar sınırsız”. Yani siz kıt bir kaynakla olabildiğince fazla ihtiyacı karşılamak durumundasınız ve biz bunu ifade eden kavrama kabataslak olarak “ekonomi” diyoruz. Her gün tam 2,5 kentrilyon verinin üretildiği dijital ortamda, pazarlamacıların ve reklamcıların bu kadar veriyi tek tek analiz edecek ve bu bilgilerden genel bir çıkarım yapabilecek zamanı yok. Nitekim, bu bilginin yalnızca %0.5’i toplanıp analiz edilerek anlamlandırılabiliyor. İlkeden yola çıkarak yorumlarsak burada “Zaman kıt, veri sınırsız.” demek yanlış olmaz. Bu nedenle, reklamcılıkta yapay zeka kullanımı pek çok görev tanımını yeniden yapılandıracak. Kimi görevler ortadan kalkacak, kimileri varlığını sürdürecek, bazılarını ise ilk kez göreceğiz.

Verileri okuyup anlamlandırabilen, fotoğrafları ve videoları analiz edip çıkarımlar yapabilen, yeni içerik şablonları bulabilen yapay zeka tabanlı süreçler, bugünün pazarlamacılarının elini rahatlatıyor. Özellikle e-ticarette bu durumun daha da etkili olması bekleniyor. Çünkü insan zekâsının tahmin edebildiği belli zaman dilimlerinde (Kara Cuma, yılbaşı vb.) alışverişin arttığı bilinse de tüketici davranışı artık oldukça değişken ve karmaşık bir yapıda. Öyle ki, satın alma davranışında segmentin olabildiğince bireye indirgenerek belirlenmesi gerekiyor. Hâl böyleyken, örneğin Kara Cuma’da yüksek tutarda alışveriş yapmış bir tüketicinin bir ay sonra, bu kez eşinin doğum gününe alacağı bambaşka nitelikte bir ürün için internet sitenizi ziyaret edebileceğini öngörebilmeli ve buna göre ona önceden yol gösterebilmelisiniz. İşte yapay zeka, bu noktada her geçen gün daha özelleşmiş ve birey odaklı veriler sağlamak üzere gelişiyor.

Reklam yazarı da sanat yönetmeni de müşteri temsilcisi de uyur, çünkü insandırlar. Yapay zekanın ve yaratıcı endüstride yer alacak potansiyel otomasyonun bir avantajının da bu olduğunu söyleyebiliriz. Günün her saati dijital pazarı gözlemleyen ve en ufak değişiklikleri bile size ânında ileten bir işleyişi kim istemez ki? Kaldı ki yapay zekanın oluşturacağı ekstra zamanda ajans çalışanları, veri madenciliğiyle zaman kaybetmemiş olacaklar. Tamamen yaratıcılığa ve stratejiye odaklanan ekip üyeleri; raporlama, moderasyon, anlık denetim vb. rutin işlerden sıyrılacak.

McCann Erickson’un kullandığı AI-CD β adlı robot

Bu konuda en dikkat çekici örneklerden birini sergileyen ise uluslararası yaratıcı ajans McCann Erickson’un Japonya ofisi oldu. Ajans, bir spot reklam brief’i üzerinden yapay zeka ürünü AI-CD β adlı robot ile ajansın yaratıcı yönetmeni Mitsuru Kuramoto’yu kozlarını paylaşmaya davet etti. Sonucun oylamayla belirlendiği karşılaşmada, her ne kadar AI-CD β yaratıcı komutları anlayıp veri tabanından yararlanarak geçmişteki televizyon reklamlarını analiz etmeyi başarsa da insan gücü az farkla yapay zekayı yendi. Oy verenlerin %54’ünün Kuramoto’nun performasını daha başarılı bulması, insan zekâsı adına hâlâ küçük çaplı bir zafer sayılabilir. Fakat aradaki farkın çok az olması, yapay zekânın gelecekte insanlarla yaratıcılık, empati kurma ve insani etkileşim noktalarında da yarışabileceğine işaret ediyor. Dünyaca ünlü danışmanlık şirketi PricewaterhouseCooper’ın (PwC) ABD’de yaptığı araştırmada, 2030’lu yılların başına gelindiğinde, bu ülkedeki işlerin %38’inin yerini robotlar ve yapay zekâ uygulamalarının alacağı tahmini de bunu doğrular nitelikte.

Bu tahminler, beklenenden de daha kısa bir zamanda gerçekleşebilir. Fakat kişisel olarak, ne kadar gelişirse gelişsin, yapay zekanın reklamcılıkta insan gücünün yerini tam olarak alamayacağını düşünüyorum. Yaratıcılık sadece belli bilgileri analiz etmek ve anlamlandırmak değil, sıra dışı olabilmeyi, yapılmayanı yapmayı da kapsayan bir kavramdır. Bu yönde düşündüğümüzde ülkeden ülkeye değişen kültürel farklılıklar, gündemdeki konuları gerçek zamanlı pazarlama (real time marketing) içeriklerine dönüştürme süreci vb. birçok noktada hâlâ insan zekâsına güvendiğimi söylemeliyim. Neler olacağını ise zaman gösterecek.

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Microsoft, İngiltere’deki İlk Perakende Mağazasını Açıyor 1

ABD merkezli büyük yazılım ve bilişim şirketi Microsoft geçtiğimiz günlerde Ankara’da Kentpark AVM MediaMarkt içinde yer alarak Türkiye’deki ilk mağazasını açmıştı. Şimdi ise Microsoft İngiltere’deki ilk mağazasını Londra’da açmaya hazırlanıyor.

RetailWeek’in haberine göre, Microsoft, Londra’nın merkezinde bulunan popüler alışveriş mekanı Oxford Circus’da mağaza güvenliği için görüşmelerde bulundu ve resmi olarak mağaza açmayı planladığını bildirdi. Oxford Circus’da açılacak olan mağazada şu an Benetton United Colors’ın bulunması nedeniyle, önümüzdeki haftalarda 10 yıllık bir kira sözleşmesi imzalanacak. Seri bir şekilde mağazalarını açmaya devam eden Microsoft’un yeni mağazası ise Regent Caddesi’ndeki Apple’ın mazağasına sadece birkaç kapı uzaklıkta olacak.

Bununla beraber Microsoft, aslında 2013 yılında İngiltere’de bir mağaza açmayı planlıyordu. Ancak bina ve yer sıkıntılarından dolayı sürekli bu süreç erteleniyordu. Nihayet Londra alışveriş bölgesinin merkezinde bir mağaza açmaya karar verildi. Microsoft’un yeni anlaşması ile birlikte, perakende satış yerinin İngiltere ve Avrupa merkez mağazası olacağı açıkça ortada. Ayrıca Microsoft’un ABD genelinde, Kanada, Porto Riko ve Avustralya’da mağazaları bulunmakta.

Cinemaximum Seyircileri Sınırsız Patlamış Mısırla Tavladı 0

Son birkaç yıldır Türkiye’deki sinema sektörünün önce konsolide olması, sonrasında ise tekelleşmesi mâlumunuz. Mars Entertainment Group’a bağlı Cinemaximum salonları, artık neredeyse her alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor. Bunun en büyük yansıması da sinema deneyiminin alışveriş merkeziyle eş anlamlı hâle gelmesi oldu. Her yerde Cinemaximum ve onun beraberinde getirdiği konsept olunca, birbirinin kopyası, özgün bir ortamı olmayan salonlar türemeye başladı. Üstüne bir de bu sinemaların yiyecek-içecek bölümlerindeki yüksek fiyatlar eklenince durum, bazı seyirciler tarafından çekilmez bir hâl almaya başladı.

Ülkemizin en büyük sinema zinciri muhtemelen bu gidişatı fark etmiş olacak ki yeni açılan alışveriş merkezlerinden olan Emaar Square Mall’daki salonunun cazibesini artırmak için kolları sıvadı. 20 Eylül 2017 tarihini “Kendi Kabıyla Gelene Sınırsız Popcorn” günü ilan etti ve saat 18:00’e kadar, izleyicilerin getirdiği kap ne kadar büyük olursa olsun, 5 TL karşılığında sınırsız patlamış mısır verileceğini söyledi.

Sınırsız Popcorn Günü, aslında ülkemizdeki kampanyacı ruhun bir yansıması.

İşin renkli tarafı, sınırsız patlamış mısır vaadini duyan izleyicilerin, sıra dışı paketler ve kaplarla gelmesi oldu. Giyim mağazasından alınan büyük karton torbalardan tutun da hasır sepetlere, yoğurt kutularına, ev yapımı kocaman paketlere kadar çeşit çeşit kaplarla Emaar Square Mall Cinemaximum’a gelen izleyiciler, toplumumuzdaki kampanyacı ruhun ne kadar üst düzeyde olduğunu kanıtladı.

Seyirciler, akla hayale gelmeyecek paketlerle salona geldiler.
Sınırsız patlamış mısır, her yaştan izleyiciyi çekmek için işe yarar bir fikre benziyor.

Bazı izleyiciler, Cinemaximum’un bu konuda yaptığı paylaşımların altına, 5 TL karşılığında patlamış mısırın satılabildiği bir yerde neden normal zamanda kendilerinden 20-25 TL arasında ücret alındığını sorgulasa da markaya günden kalan, izleyicilerin kaplarıyla oluşturduğu gülümseten kareler oldu.

Sınırsız patlamış mısırı duyanlar, getirdikleri “kap”larda da sınır tanımadı.

Sinema salonları çok kurumsal ortamlar sayılmaz. O yüzden kendi açımdan bu görüntülerin markanın imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Hatta belki de Apple’ın sinema salonlarındaki filmleri yayınlama isteğiyle daha zor şartlar altında faaliyet gösterecek sinema salonları seyircileri, gelecekte bu tür promosyonlarla salonlara çekmeye çalışacak. Çünkü keskin rekabet doğal olarak bunu gerektirecek.

Getirilen kaplar arasında ev yapımı olanlar da vardı.

Peki, Cinemaximum’un bu çalışması hakkında sizin görüşünüz nedir? Yoğurt kabıyla gelip patlamış mısır alan bir müşteri, bir sinema salonuna renk katar mı, yoksa tersine bir etki mi yaratır?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link