Tim Cook’un Sesiyle Apple’ın Yeni Kampanyası 0

Apple geçtiğimiz pazartesi günü resmi web sayfasına yeni ilave edilen “çevre” bölümünde yayımlamış olduğu “Better” isimli kurumsal videolarında çevre hassasiyetini hiç olmadığı kadar öne çıkarıyor.

Şirketin CEO’su Tim Cook tarafından bizzat seslendirilen videoda Apple çevreye olan etkilerini en aza indirmek için yaptıkları çalışmaları anlatıyor. Ürünlerinde geri dönüşümlü malzeme kullanımı, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanma, çevreci ambalaj tasarımı yapılan bu çalışmaların başında geliyor. Videonun en can alıcı yeri ise Tim Cook’ın “Biz Dünya’yı bulduğumuzdan daha iyi bir halde bırakmak istiyoruz” sözü ile geliyor.

Apple’ın daha önce birçok çevreci faaliyeti olsa da bu yeni site ve kampanya ile konuyu hiç olmadığı kadar göz önüne çıkartmış oluyor.

apple twitter

Kısa bir süre önce Apple, Greenpeace tarafından, Conflict Materials olarak adlandırılan ve insan hakkı ihlallerinin yapıldığı ülkelerden gelen malzeme kullanımını azalttığı için ödüllendirilmişti. Yeni web sayfasındaki videoya göre Apple data merkezleri şuan %100 yenilenebilir enerji ile çalışıyor ve tüm Apple tesislerinde ortalama %94 oranında yenilenebilir enerji kullanılıyor. Bu oran 2010 yılında ise sadece %35 idi. Ayrıca şu an Apple kullanıcıları mağazalarında eski ürünlerini geri dönüşüm için şirkete geri verebiliyorlar.

Şirket hissedarları da yapılan son toplantılarında Apple için kar ve ROI’den (Return on Investment) daha çok çevresel hassasiyetin önemli olduğunu belirten bir açıklama yapmıştı. Apple, Tim Cook’un seslendirdiği bu videoda da aynı şekilde ürünlerin değil, yeşil enerji gücünün reklamını yapıyor.

Apple’ın Kuzey Karolayna’daki data merkezi 20 MW’lık dev bir solar tarla tarafından besleniyor.

Apple Inc

Video için Apple resmi sayfası: https://www.apple.com/environment/

Bir Cevap Yazın

Elon Musk Uydular Aracılığıyla Dünyanın Her Yerine İnternet Sağlayacak 0

Dünyanın en çılgın ve zeki girişimcilerinden biri olarak insanlığın gidişatını yön vermeye başlayan isimlerden biri olan Elon Musk şimdi de tüm dünyaya internet bağlantısı sağlayacak. PayPal, Tesla, SolarCity, Hyperloop gibi insan hayatını kolaylaştıran birçok şirketin kurucusu olan Elon Musk’ın yapacakları her geçen daha çok merak uyandırmayı başarıyor.

Elon Musk yeni projesi için ise kurucu olduğu SpaceX ile bir proje yürütüyor. SpaceX’in üreteceği çok sayıda küçük uydunun dünya yörüngesine yerleştirilerek internet bağlantısını dünyanın her yerine yayılması planlanıyor. Bu çalışmanın ilk adımı olarak ise SpaceX’in ürettiği ”Starlink” uydusunun patentini alması oldu.

Starlink uyduları dünyanın yörüngesinde bulunmaları nedeniyle okyanuslar, dağlık alanlar, çöller gibi aklımıza gelebilecek internet kullanmayı düşünemeyeceğimiz birçok alana yüksek kapasiteli bağlantı sağlayabilecek. Dünyanın tamamını kapsayacak bu ağ sayesinde çölde kaybolduğunuzu düşündüğümüz anda bile navigasyon kullanabilecek ya da bir telefon görüşmesi yapabileceğiz.

Mevcut durumda bazı uydu şirketleri gemilere veya çölde inşaat yapan şirketler gibi müşterilerine, çok yüksek fiyatla telefon veya internet hizmeti veriyor. Bu sayede kullanıcılar bazı hayati veri alışverişlerini “yüksek ücretler” ödeyerek gerçekleştirebiliyorlar. Ancak bunun için bile yüksek maliyetli bazı donanımlar satın almak ve bağlantıyı bu cihazlar üzerinden kurmak gerekiyor.

Şu an için bazı uydu şirketleri bu hizmetleri sağlasa da bu şirketlerin bağlantı bedelleri oldukça yüksek ve herkesin kullanımına da açık değil. Aynı zamanda bu uydulara bağlanabilmek için yüksek maliyetli bazı donanımlar satın alıp o donanımlar üzerinden bağlantı kurmak gerekiyor. SpaceX’in projesinde ise uydu maliyetleri minimize edildiği için bu sistemin kullanım ücretlerinin oldukça düşük olması bekleniyor. Starlink uyduları sayesinde ise günlük hayatta kullandığımız akıllı telefonlar ya da kablosuz modemler bu sisteme bağlanmamızı sağlayabilecek.

Elon Musk’ın bu projeleri hayata geçirmek için nasıl çalıştığını ve onun öğrenme sırlarını merak ediyorsunuz buradaki haberimize de göz atabilirsiniz.

 

Kafamızda Bir Tuhaflık: Boyner Okula Dönüş Reklamı 0

Gerçekçi olalım, hiçbirimizin birbiriyle eşit olmadığı bir dünyada yaşıyoruz ve bundan sonra da muhtemelen böyle olacak. Farklı düşünenlerimiz olabilir ama ben tam da bu nedenle, çocuklar da dâhil olmak üzere insanlar arasındaki eşitsizliklerin yapay yöntemlerle kaldırılabileceğine inanmıyorum ve örneğin çocukları düşünürsek, yalnızca okul saatleriyle sınırlanmış bir eşitlik hâlini de inandırıcı bulmuyorum. Gelin görün ki bazı şeyleri de kör gözüne parmağım şeklinde yapmamak gerektiğini de hepimiz biliyoruz. Başta giyim olmak üzere büyük mağazacılık alanındaki en büyük markalardan biri olan Boyner, geçtiğimiz günlerde yayınladığı okula dönüş temalı televizyon reklamında ne yazık ki bunun tam tersini yaptı.

Şimdi reklamımıza bir bakalım. Reklam, bir kız çocuğunun “Boyner’de ders çalışılır mı? Bence çalışılır.” diyerek mağazaya girmesiyle başlıyor. Soruyu sorduktan sonra gözlerini yukarı doğru dikmesi ve mimikleri, yaşından çok daha büyük bir tepki yansıtıyor. Abartmıyorum, bu yaştaki bir çocuktan âdeta bir Instagram fenomeni havasında bir yapmacıklık ve tuhaflıkla karşılaşıyoruz. Evet, bu imajın muadilleri birçok sosyal medya platformda var ama bu imajı bir ikon olarak seçip markanın vitrini sayılan reklamda ortaya koymanın âlemi var mı?

Daha ilk andan hafif hafif başlayan gariplikler dizisi, kahramanımız mağazanın içinde gezinmeye başladığında gelişiyor. Çocuk, “Boyner’de nasıl ders çalıştığına” dair ipuçları veriyor. Örneğin, mağazayı, öğrenim hayatına yön veren bir pusula gibi düşünüyor olacak ki coğrafyadan bahsederken “Okul kıyafetleri güneyde, çantalar kuzeyde.” diyor. İnsanlığın birikimli ilerleyişinin öyküsünü anlatan tarih kavramını, Nike marka bir spor ayakkabıya indirgeyerek “Ayakkabılarda yükselme devri!” (Ne kadar da moda dergisi manşeti bilen bir çocuk!) gibi bir başka gereksiz replikle ifade ediyor. Evrenin işleyişinden tutun da arabanızı park etme açınıza kadar her şeyin özündeki matematiği kullanmayı ise iş ancak hediye çeki almaya yetecek o minik ürünün fiyatını hesaplamaya gelince kullanıyor.

Reklam, başlangıçtan sonuna dek birçok tuhaflıkla dolu.

Mağazadaki yolculuğun sonunda ise tam anlamıyla bir “Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı.” durumuyla karşılaşıyoruz. Alışveriş çılgınlığıyla müthiş bir heyecan fırtınası yaşayan çocuk, annesini gördüğünde “Selam anne!” diyor. Hanımlar beyler, Türkiye’de yaşıyoruz. Kaç çocuk bu yaşlarda annesine “Selam anne!” diyor? Diyenler olabilir de kaçı yani? Hani yalıda veya köşkte oturan Berkcanlar ya da Melisalar ebeveynlerine bu şekilde seslenebilir de ülkemizde standart şartlarda yaşayan kaç çocuk böyle? Kaldı ki Boyner, ana hedef olarak bu kesimi hedefleyen bir marka mı? Tabanı çok daha geniş bir topluluğa yayılıyor. Hani biraz daha zorlasa kahramanımız “What’s up dude?” diyecek, öyle zorlama, öyle bu topraklara yabancı bir seslenişle karşı karşıyayız. Burada gerçekten büyük bir kafa karışıklığı var ki kafamızdaki tuhaflık da esasen bu.

Eğitimin ilgisiz bir şekilde ve bu denli metalaştırılması, reklamı izlerken rahatsız edici boyuta ulaşıyor.

İşin bir de tüketime teşvik boyutu var. Bunca ürünün ve hizmetin sunulduğu, sınırların kalktığı bir dünya düzeninde elbette tüketim teşvik edilecek ve reklamlar da bunun en büyük katalizörü olacak, buraya kadar her şey tamam. Çünkü “reklam” dediğimiz çalışma, en temel işleviyle tüketimi amaçlar ve bu zaten onun için varoluşsal bir meseledir. Fakat bazı noktalar var ki üzerinde hassasiyetle durulması, kaş yaparken göz çıkarılmaması gerekir. Meselâ, çocukların başrolde olduğu reklamlarda, birbirleri arasında herhangi bir üstünlük hissinin söz konusu olmaması lâzımdır. Yani çocuklara yönelik pazarlama, önemli ölçüde duyarlılık ister ve bu yüzden de belli bir usulü olması gerekir değil mi? İşte reklamdaki en büyük sorunlardan biri de bu zaten.

Reklamda tüketim, öyle bir dozu kaçmış şekilde, tabiri caizse rayından çıkmış ölçüde teşvik ediliyor ki bir yerde çocukların Boyner’den satın aldıkları ürünlerle akademik başarıları arasında bağ kuruluyor. Hatta bunun da ötesine geçiliyor ve alınan ürünler dersleri gölgede bırakır şekilde sunuluyor. Yoksa sizin çocuğunuz hâlâ elinize bir spor ayakkabı aldığınızda kendisini tarihte iz bırakan bir hükümdar gibi hissetmiyor mu? Gerçekten zor bir durum olmalı, sizin adınıza ne kadar üzücü bir durum (!)

Türkiye’nin en değerli 26. markası olan Koton bunun daha da kötü bir hâlini, büyük bir kriz olarak yaşamış ve Koton Kids koleksiyonu için yaptığı tüm tanıtım çalışmalarını geri çekmek zorunda kalmıştı. Bu reklamı hatırlıyoruz değil mi? Tanrı aşkına ahbap, yaşlıların elini öpüp alnına götürmeyerek bize İngiliz asilzadeliği dersi veren o örnek çocuğu nasıl unutabilirsin ki!

Birer Y kuşağı üyesi olarak, tabii ki bizden sonra gelen nesillerin farklı bir şekilde büyümesini reddetmeye veya eleştirmeye hakkımız yok. Fakat kantarın topuzu kaçmışsa, bir sürü gariplikler taşıyan ve hatta yer yer etik sorunları olan bir çalışma mevcutsa, bunu göz ardı etmemek gerekiyor. Tabii ki Boyner’in bu reklamı hazırlayan ajansını eleştirirken, herhangi bir sakınca görmeden bu çalışmayı kabul eden markanın da payını es geçmeyelim.Kaldı ki Koton Kids örneğini gördüğümüz bir ülkede Boyner gibi bir markanın bundan ders çıkarması gerekirdi.

İyi bir müşterinim Boyner, her yıl giyim alışverişimin neredeyse tamamını senden yapıyorum ama bu durum kötü reklamını eleştirmeme engel değil, üzgünüm. Kendini toparladığında tekrar konuşalım, olur mu?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link