The North Face’den Çevreye Fayda Sağlayan Bere

Kaliforniya ve Nevada sınırında yer alan ve 25 seneden beri varlığını sürdüren bir koyun çiftliğinin yenilikçi teknolojisinden ilham alan Dünyanın en güçlü outdoor giyim markalarından birisi olan The North Face ürettiği yeni bere ile çevreye fayda sağlıyor.

Koyunların yetiştirilmesi sürecinde 4.000 metroton karbondioksitin dışarı salınımını engelleyen bir teknoloji kullanan Bare Çiftliği ve Fibershed ile yürüttükleri “Karbon Çiftliği” projesinde üretilen yünlerin bir ürünü olan yeni bere aslında üretim yapılırken doğaya verilen zararın farkında olunması gerektiğini hatırlatıyor.

The North Face’in finansörü olduğu Karbon Çiftliği projesi aslında üretim yapılan bölgenin boş bir arazi olmasındansa ağaçlandırılarak üretim esnasında atmosfere yayılan karbonu daha yayılmadan o bölgede tutarak dikilen ağaçlar yardımıyla emilimini sağlama prensibi ile çalışıyor. Böylelikle üretimde maksimum fayda sağlanırken çevreye verilen zararın minimuma indirgenmesi hedefleniyor.

The North Face’in bu projeye finansman olması aslında kendi tedarik zinciri yönetimi ve kendi ürünlerinin çevresel etkilerinin farkında olduğunu, aynı zamanda bunlar üzerine derinlemesine düşündüğü göstermesi açısından diğer markalara da ilham verici nitelikte. Çünkü özünü doğadan, doğa sporlarından alan bir marka tabii ki doğayı elinden geldiği kadar korumalı. Hepimizin yapması gerektiği gibi…

Belki de bu proje ile The North Face diğer markaların tedarik zincirlerini gözden geçirmeleri konusunda tekrar düşünmelerini ve modayı sürdürülebilir hale getirmek için daha fazla adım atılmasının tetikleyicisi olabilir, ne dersiniz?

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Alarmları Çöpe Atıyoruz: Sizi Nazikçe Uyandıran Akıllı Yastık

Güne iyi başlamak için çok sağlam bir uyku çekmeniz gerektiği aşikar. Kaliteli bir uykunun bileşenleri arasında iyi bir yatak seçimi ile beraber yastık seçimi de önemli. İşte sizi bu nedenle sıradan bir yastığın önüne geçen Sunrise Smart Pillow ile tanıştırmak istiyoruz.

“Hem gündüz hem de gecenizi kökten değiştirmeyi” vadeden akıllı yastık Sunrise, sıradan bir yastıktan daha fazlasını vadediyor: Sizi doğal bir şekilde uyandırmayı…

Geceleri için Derin Uyku, sabahınız için Sunrise alarm teknolojisi ve biliminde yardımı ile artık sabahları uyanmak işkence gibi olmayacak.

Haftaiçi sürdürdüğümüz erken kalkma rutinimiz için güneşin doğuşu ile artan ışığı değil maalesef binlerce kez ertelemek zorunda kaldığımız ve sonunda nefret ettiğimiz alarmlarımızı kullanıyoruz. Ama Sunrise bizi daha dingin ve dinlenmiş, uyku döngümüzün doğru yerinde uyandırmak için yavaş yavaş yükselen doğal bir ışık sistemi kullanıyor.

Aynı sabahları olduğu gibi, yastıktan yavaş yavaş yükselen ışık göz kapaklarımız yardımı ile vücudumuzun uyku hormonu olan melantonin üretimini durdurması sağlıyor. Ve bu ışığın odanızda ne zaman var olması tamamen kontrolünüz altında olacağı için sabahları yorgun ve zor uyanma ihtimaliniz de bir hayli düşüyor.

Yastığın alarm sistemi ise sizin uyku döngünüzü belirleyerek, uykunuzun en hafif yerinde uyanmanızı sağlayacak bir uyanma sürecine girmenizi sağlıyor. Ve uykunuzun en hafif yerinde Güneş ışığının gözlerinize girerek sizi uyandırmasını bir nevi taklit eden Sunrise, sizi en hafif ve en dinlenmiş olduğunuz uyku aşamanızda uyandırıyor.

Yastıkla beraber gelen uygulama sayesinde uyku davranışınızı takip edebiliyor,nasıl geliştirebileceğinize dair ipuçlarına sahip olabiliyorsunuz. Bununla beraber istediğiniz herhangi bir müzik ya da doğadan sesler ile uyanma şansına sahipsiniz.

Sunrise akıllı yastık şuanda kitle fonlama websitesi Indiegogo’da 129 $’a satılıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İngiltere’de 16 Yıldır Hiçbir Ölümlü Kazaya Karışmayan Araba: Volvo XC90

Güvenli araç denince akla ilk gelen markaların başında, hiç şüphesiz İsveçli otomobil üreticisi Volvo geliyor. Araç güvenlik testlerinden alnının akıyla çıkmasının yanı sıra, karıştığı gerçek kazalar da Volvo marka araçların ne kadar güvenli olduğunu ortaya koyuyor. Ve Volvo marka araçların gayet güvenilir olduğuna dair başka bir argüman ise bağımsız bir araştırma laboratuvarı tarafından sunuldu.

BBC’nin paylaştığı habere göre, Thatcham Research isimli bağımsız araştırma laboratuvarı, Volvo XC90’ın bugüne dek test ettiği en güvenli araç olduğunu açıkladı. Çünkü İngiltere’de 2002 yılından beri 50 binden fazla satan Volvo XC90’ın karıştığı kazalarda, bugüne kadar araç içinde bulunan hiçkimse hayatını kaybetmedi. Bu alanda Volvo XC90’a yaklaşan tek araç Audi Q7. Ancak bu araç, sadece 2015 ve 2016 yıllarında satıldığı için aktif olarak kullanılan Audi Q7’lerin sayısı, Volvo XC90’a göre oldukça az.

Tabii ki Volvo’nun bu başarısının ardında yatan tek neden, sadece aracın sağlam yapısı değil. The Telegraph’ın paylaştığı bilgiye göre, araçta otomatik fren sistemi için yüksek teknolojili bir güvenlik mekanizması kullanılıyor ve bu mekanizma, Volvo XC90’nın güvenli olmasını sağlayan en önemli unsurların başında geliyor. Bu sistemlerin güncelleştirilmiş versiyonları “Otonom Acil Fren Sistemi” (AEB) olarak adlandırılıyor ve herhangi bir çarpışma ihtimali durumunda, aracın otomatik olarak durmasını sağlıyor. Otonom Acil Fren Sistemi’nin çeşitli türleri bulunuyor, ancak bunların çoğu araçları ve yayaları saptamak için lazer, kamera ya da bir radar kullanıyor.

Thatcham Research, Otonom Acil Fren Sistemi’ni otomotiv dünyası açısından emniyet kemerinden beri en önemli gelişme olarak görüyor. Bağımsız araştırma laboratuvarının belirttiğine göre, sistemin önünümüzdeki 10 yıl içerisinde İngiltere’de 1.100 kişinin hayatını kurtaracağı tahmin ediliyor.

Otomatik Acil Fren Sistemleri’nin çoğu, öndeki araca arkadan çarpmayı engelliyor. Bu tür kazalar, toplam kazaların dörtte birini oluşturmakla birlikte en ciddi yaralanmalara da bu tür kazalar yol açıyor. Euro NCAP testlerine göre, Otonom Acil Fren Sistemleri bu tür kazaları %38 oranında azaltıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018


19 Nisan'da Uniq İstanbul'da gerçekleşecek olan Marketing Meetup "Experience"a hemen kaydol.
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












19 Nisan'da Uniq İstanbul'da gerçekleşecek olan Marketing Meetup "Experience"a hemen kaydol.
KAYDOL
19 Nisan, Uniq Istanbul
close-link