Teknoloji Kullanımında Yeni Dönem: “Sesli Asistanlar”

Bilgisayarlarla iletişim kurma biçimimizde radikal değişikliklerin yaşanacağı bir süreçteyiz. Önümüzdeki 5 – 10 yılda sokaklarda, işyerlerimizde, arabalarında kendi kendine konuşuyormuş gibi gözüken insanlara sıklıkla tanıklık edeceğiz. İki bin yılından sonra doğan Z kuşağı nesil, bu geçişe rahatlıkla adapte olurken, bugün orta yaş ve üstü olanlar, teknolojik aygıtlarla konuşarak iletişim kurmak konusunda biraz çekingen olabilir.

9 Haziran 2007’de San Francisco Macworld’de sahneye çıkan Steve Jobs’ın “Beraber tarih yazmaya hazır mısınız?” diye sormasının üzerinden 10 yıl geçti. O an, pek çoğumuz farkında olmasa bile, kesinlikle tarihi bir andı. Steve Jobs elinde tuttuğu ilk nesil iPhone ile dünyanın dört bir yanında milyonlarca insanın alışkanlıklarını kökten değiştirdi.

iPhone dokunmatik bir ekrana sahip ilk aygıt değildi ama kullanım kolaylığı, tasarımı, telefondan öte cebimize sığan bir bilgisayar olmasıyla kısa sürede tüm dünyada akıllı telefon furyasını tetiklemekle kalmadı, o zamana kadar klavye ve mouse kullanmaya alışmış bir nesli yepyeni kavramla tanıştırdı; “dokunmatik arayüzler”.

Kısa süre içinde akıllı telefonlar için geliştirilen aplikasyonlarla tanıştık, gündelik hayatımızda pek çok işimizi bu aplikasyonlar aracılığıyla halletmeye başladık. 7’den 70’e herkesin parmakları dokunmatik ekranlarda gezinmeye başladı.

Yepyeni bir dönem başlıyor

Bugünlerde ise yepyeni bir dönemin henüz başlangıcındayız. Bilimkurgu filmlerinde görmeye alıştığımız akıllı sistemlerle iletişimimizi sağlayan “sesli arayüzler”, yavaş yavaş da olsa, hayatımıza giriyor. Nesnelerin interneti çevremizdeki akıllı aygıtları birbirine bağlarken, tüm bu sistemleri kendi sesimizle komuta etmeye başlıyoruz.

Sesli komutlarla 2011’de yine Apple’ın Siri adlı asistanıyla bayağı haşır neşir olmuştuk. O dönem birçoğumuza oldukça etkileyici gelse de “Siri” pek de bir işe yaramıyordu. Ancak aradan geçen yıllarda yapay zeka ve ses tanıma teknolojisi oldukça gelişti. Sesli asistanlar Kuzey Amerika, bazı Avrupa ve gelişmiş Asya ülkelerinde çok sık kullanılmaya başlandı.

Teknoloji firmaları kendi akıllı asistanlarını piyasaya sürmeye başladı. Apple “Siri”yi, Google “Google Asistan”ı geliştirirken, Microsoft “Cortona”yı, Samsung “Bixby”i tanıttı.

Bugün Google arama çubuğuna aramak istediğiniz cümleyi sesli komutla İngilizce dikte ettiğinizde yüzde 92 oranında başarılı sonuç almanız mümkün. Apple Siri de bu oranın yüzde 95 olduğunu iddia ediyor. Henüz Türkçe dilinde bu kadar yüksek başarı oranı olmasa da, kısa sürede aşağı yukarı her dilde bu oranlara ulaşılacak. 6 yaşındaki oğlum, henüz okuma yazma bilmemesinin de etkisiyle, Google arama çubuğuna sesli komut vermeye ve gelen sesli yanıtı dinlemeye bayılıyor.

Akıllı ev sistemleri yaygınlaşıyor

Sesli arayüz teknolojisinin yaygınlaşmasında, Amazon’un 2014 yılında piyasaya sürdüğü akıllı hoparlörü Echo’da yer alan “Alexa” adlı akıllı asistanının etkisi büyük oldu. Henüz Türkçe dilinde kullanımı mümkün olmasa da Alexa pek çok ülkede aktif.

Alexa sesli komutlarla size internetten istediğiniz konuda arama yapabilir, müzik çalar, hava durumunu ve haberleri okur, yapılacaklar listesi hazırlar, yemek siparişi verebilir, sabah için alarmınızı kurar, akıllı ev sistemlerinizi yönetebilir. Alexa ve benzeri sistemler yakın dönemde daha fazla aygıtla bütünleştikçe, makine öğrenmesi sağ olsun, bizleri daha da iyi tanıdıkça ve Türkçe’ye de hâkim oldukça hayatımızın her alanında bize asistanlık edecek.

Amazon bir süredir Ford, Hyundai, Volkswagen gibi otomobil firmalarıyla işbirliğine giderek Alexa’yı araçlara entegre etmeye başladı bile.

Amazon’un ardından Google “Home”, Çinli Baidu “Little Fish VS1” ve JD.com “LingLong DingDong” adlı sesle yönetilebilen akıllı aygıtlarını piyasaya sürdü. Apple da “Homepod” adını verdiği akıllı hoparlörle piyasaya giriyor.

Ses tanıma teknolojisi henüz mükemmel değil. Akıllı sistemler hala konuşmamızı anlamakta zorluk çekiyor ve bizi sinirlendiriyor olabilirler. Ama Baidu’nun eski başmühendisi Andrew Ng şöyle diyor; “Pek çok insan ses tanıma teknolojisindeki doğruluk oranını küçümsüyor. Yüzde 95 ile yüzde 99 arasındaki fark o sistemi çok az kullanmanızla, o sistemi hiç düşünmeden hayatınızın bir parçası yapmanız arasındaki farktır.”

Comscore medya ölçüm ve analitik şirketinin öngörüsüne göre 2020 – 2021’de internetteki aramaların yarısı sesli asistanlarla yapılıyor olacak. Görünen o ki çok yakın gelecekte ekranlara dokunmayı bırakıp, bilgisayarlarla, telefonumuzla, hatta robotlarla iletişimimizi çok daha geleneksel bir yöntemle, kendi sesimizle kuruyor olacağız.

Kaynak: https://www.cnnturk.com

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

CNN Türk Program Müdürü

Bir Cevap Yazın

Amazon’dan Kasiyersiz Mağaza Hedefi

  • Bildiğiniz üzere Amazon Türkiye’de 19 Eylül Çarşamba günü açılmış oldu. 
  • Amazon artık bir e-ticaret sitesinden çok daha fazlası. 
  • İlgili yazı: Amazon, Artık Resmen Türkiye’de

ABD’li e-ticaret devi olan Amazon Türkiye pazarına girişini 19 Eylül Çarşamba günü itibari ile gerçekleştirmişti. Fakat Türkiye’deki e-ticaret devini nasıl şekillendireceği merak konusu olurken, Amazon hemen çalışmalara başladı ve kariyersiz mağaza konsepti olan AmazonGo’yu hızlı bir şekilde yaygınlaştırmayı hedefliyor.

Dünya’nın en değerli ikinci şirketi olan Amazon bir süredir işlettiği, fiziksel kitap evleri, satın aldığı market zinciri Whole Foods ve kariyersiz market konsepti AmazonGo ile fiziksel mağazacılığa adım atmış bulunmakta. Bugün itibari ile Seattle’da üç, Chicago’da bir şubesi bulunan AmazonGo’nun öncelikli hedefi ABD içerisinde büyük metropollere yayılmak.

Bu açıklamanın ardından ABD’li market zincirleri olan Kroger ve Target‘in hisse senetleri yüzde bir ve yüzde iki civarında düşüş yaşamıştır. 

AmazonGo’nun Nasıl Kullanılacağı ise Merak Ediliyor;

AmazonGo müşterilere hızlı ve keyifli bir alışveriş deneyimi sunmaya hazırlanıyor. Akıllı telefonlardaki Amazon aplikasyonunu taratarak alışveriş yaptığınız markette istediğiniz ürünleri alıp, çantanıza koyarak mağazan çıkış yapabiliyorsunuz. Ödemenin nasıl yapılacağı ise akıllarda soru işareti bırakıyor. Ödemeyi cep telefonunuzdaki Amazon aplikasyonun’daki kodu taratarak kredi kartınız ile ödemeyi kolaylıkla yapabileceksiniz.

İlki bu yılın Ocak ayında Seattle’da açılan AmazonGo şu an toplamda dört şubeye ulaşmış durumda. ABD’li bir diğer market zinciri Walmart Amazon’a rakip teknolojiler geliştirmek için Microsoft’la projeler üretirken, Çinli e-ticaret devleri Alibaba ve JD.com da kasiyersiz mağaza konseptleriyle Çin’de önemli yatırımlar gerçekleştiriyorlar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Konuşarak Ticaret (Conversational Commerce) Nedir?

Konuşarak ticaret kavramına bir Uber yöneticisi tarafından popüler hale getirilen, geleceğin trendi olarak bakılıyor.

Aslına baktığımızda konuşmak her zaman ticaretin bir parçasıydı hem de önemli bir parçasıydı. Eskiden de bir tüccar önemli bir müşteri ile özel bir diyaloğa girmeye çalışırdı veya yeni bir müşteriyi konuşarak bağlamaya çalışırdı şimdi de mağazalarda, butiklerde, pazarlarda aynı durumu görebilirsiniz. Konuşmak ticaretin doğasında var olan bir durum.

Ancak Uber yöneticisi Chris Messina’nın ortaya attığı konuşarak ticaret (Conversational Commerce) kavramı mesajlaşma uygulamaları ile ticaretin kesişimine işaret ediyor. Yani bugün pek çok konuşma otomatik hale geldi ve “Conversational Commerce” (Konuşarak ticaret) terimi ile bahsedilen de işte bu otomatik deneyimler.

Facebook Messenger, WhatsApp, Talk ve WeChat gibi mesajlaşma ve sohbet uygulamaları yoluyla işletmelerle etkileşim kurma eğilimi alışveriş deneyimleri için de kullanılıyor ve bu durum aslında tamamen iletişim kurmak ve konuşmaktan geliyor. Bu uygulamaların yanı sıra ses ve komutlar ile benzer şeyleri daha geniş kapsamlı yapan sesli asistanlar da bu gruba girebilir. Bu sayede tüketiciler, şirket temsilcileriyle sohbet edebilir, müşteri desteği alabilir, soru sorabilir, kişiselleştirilmiş öneriler alabilir, yorumları okuyabilir ve mesajlaşma uygulamalarının içinde satın almak için yönlendirilen yerlere tıklayabilirler. Bu işlemlerin büyük bir çoğunluğu da günümüzde chatbotlar tarafından uygulanıyor.

Chatbot’un ne olduğunu geçen hafta sizlerle paylaşmıştık. Yazıyı buradan inceleyebilirsiniz.

Chatbot’lar  insanlar tarafından da oldukça benimsendi. Mesaj uygulamalarının benimsenmesi sosyal ağların benimsenmesinden bile daha hızlı gerçekleşiyor. Örneğin; dünya nüfusunun %37’si mesajlaşma uygulamaları kullanıyor. 40 Milyon kişi şu anda akıllı bir sesli asistana sahip.

Konuşarak Ticaretin Avantajları Neler?

  •  Konuşarak ticaret sadece marka ve tüketici arasındaki otomatik etkileşimler ile çok daha fazla insana ulaşabildiği için değil, aynı zamanda müşterinin bir eylemi tamamlamak için atılması gereken adım sayısını azalttığı için de güçlüdür.
  •  Konuşarak ticaret, müşteri ile iki yönlü iletişim sağlar. Sadece onlara bir şey anlatmaz, aynı zamanda onlardan öğrenir, sorularını ve şikayetlerini duyar ve onlarla bir ilişki kurar.
  •  Konuşarak ticareti doğru şekilde kullanan mağazalar, yıllık gelirlerini %7 ila  %25 oranında artırmaktadır.

 Konuşarak Ticaret Nasıl Çalışır?

Konuşma ticaretini ve işinize nasıl uygulanacağını düşünürken, dört farklı deneyim türü üzerinde düşünmeniz gerekir.

1)   Proaktif / Otomatik. Örnek: Bir müşteri ilk satın alımını yapar ve ertesi gün mağaza otomatik olarak onlara bu mağazada alışveriş yaptığı için teşekkür eden güzel bir mesaj gönderir.

2)   Reaktif / Otomatik. Örnek: Bir müşteri yeni bir kamera satın aldı, ancak doğru çalışmıyor, bu nedenle mağazadan yardım istemek için mesaj gönderir. Mağaza, sorularını otomatik olarak tanır ve müşteriye doğru yönlendirmeyi gönderir.

3)   Manuel / Birden Çoğunluğa. Örnek: Mağaza10 yeni yer açtı ve yakınlardaki insanları bilgilendirmek istiyor. Yeni konumların 10 mil yakınında yaşayan, hedeflenen müşteri segmentine özel bir mesaj gönderir.

4)   Manuel / Bire Bir. Örnek: Twitter’da olumlu bir inceleme veya fotoğraf paylaşan bir müşteriye teşekkür mesajı veya kupon gibi bir şey gönderilir.

Önümüzdeki dönemlerde chatbot’ların hayatımıza entegre oluşunu daha derinden incelemeye devam edeceğiz. Takipte kalın!

SOR’UN Kimdir?

SOR’UN, şirketlere entegre ve dijital müşteri deneyimi yönetimi konusunda özelleştirilebilir çözümler sunar.  Yapay zeka ve doğal dil işleme destekli ChatBot’lar ile müşteri iletişimi süreçlerinde dijital dönüşümünün hızlanmasına ve bu sayede iletişim merkezi maliyetlerini azaltma konusunda yardımcı olmaktadır.

Hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki onlarca şirketin müşterileri ile yaptığı milyonlarca görüşmenin altyapısı sağlayan SOR’UN finans, sigorta, e-ticaret, kamu, otomotiv ve daha birçok sektörde yer alan kurumsal müşterilerine ihtiyaçlarına göre geliştirdiği çözümler ile bölgesel ölçekte müşteri deneyiminde dijital dönüşümün öncüsü olmaktadır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?