Teknoloji Günlük Hayata Ne Derece Entegre ?

Teknoloji olağan hızıyla değişiyor, gelişiyor. Her yeni teknoloji eninde sonunda günlük yaşama entegre oluyor ve günlük hayatı yani bir anlamda insanların yaşayış biçimlerini etkiliyor. Şöyle bir düşünün, bundan 15 yıl önce kaç kişi cep telefonu, dizüstü bilgisayar ve yüksek hızlı internete sahipti ? Bir gün kalktınız ve tüm iletişim araçlarının bir gecede, geri döndürülemeyecek bir şekilde yok olduğunu düşünün. Bu olay karşısında, insanlar arasında yaşanacak büyük kargaşayı görebiliyorsunuz değil mi ? Oysa ki bu teknolojilerin büyük bir çoğunluğu on yıl öncesine kadar hayatımızda bile değildi.

Şimdi size teknolojinin günlük hayata ne denli büyük oranlarda dahil olduğunu araştırma sonuçlarına dayandırarak göstermeye çalışacağım. Birkaç gün öne Pew Research Center’s ın yayınlamış olduğu araştırmanın sonuçlarına göre, Amerika’da yaşayan her 100 insandan 85’i cep telefonuna sahip. Peki kullanıcılar, cep telefonlarını yalnızca arama yapmak için mi kullanıyor ? Elbette hayır ! Kullanıcıların %82’si arama yapmanın yanında cep telefonlarıyla fotoğraf çekerken, %80’i mesaj alıp gönderiyor. Araştırmanın dikkat çeken bir diğer noktası ise internet erişimi. Her 100 kullanıcıdan 56’sının cep telefonlarından internete erişmesi, akıllı telefon kullanımının ne denli yüksek olduğunun göstergesi.

Peki her geçen gün artan internet erişim oranına rağmen, internette geçirilen süre artıyor mu ? Nielsen’in yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre evet.

Sosyal medya şüphesiz hayatın bir gerçeği. Bir sonraki nesilin internet denildiğinde, Facebook ve Twitter’ı anlaması muhtemel. İnternet kullanıcılarının tarihte eşi benzeri görülmemiş bir şekilde bir kaç mecra çerçevesinde kutuplaşması, bu savı destekler nitelikte.  Nielsen’in yaptığı, Haziran 2011 – Haziran 2012 döneminin baz alındığı araştırmada sonuçlar gösteriyor ki, 2011 yılında sosyal medyada geçirilen süre 88 dakika iken, bu rakam 2012 yılında 121 dakikaya ulaşmış durumda. Grafik detaylı incelendiğinde görüleceği gibi, bilgisayar üzerinde  harcanan zaman, cep telefonu üzerinde harcanan zamandan neredeyse iki kat daha fazla. Geleceğin mobil cihazlar üzerine kurulu olacağını göz önüne alırsak, mobilin önünde alınması gereken daha çok yol olduğu görülebilir ve bu alanda yatırıcımları birçok fırsatın beklediğini söyleyebiliriz.

Toparlamak gerekirse, insanlık tarihi son 15 yılda, geri dönüşün pek mümkün olmadığı bir yola girmiş durumda. Piyasaya sürülen her yenilik, kolayca kabul görebiliyor ve günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelebiliyor. Bunun en güncel örneği mobil cihazlar ve sosyal medya. Bu iki olguyu, günlük yaşamdan ayrı tutmak neredeyse imkansız. Yükselen bir ivmeyle artan entegre yüzdesi, önümüzdeki yıllarda bizi daha çok yeniliğin beklediğinin işareti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

Bir Cevap Yazın

happn’dan Türkiye Araştırması: Her 10 Kişiden 6’sı Tanışma Uygulaması Kullanıyor

  • happn 2015 yılında Türkiye pazarına girerek 1,6 milyonu İstanbul’da olmak üzere kısa sürede 2,7 milyon toplam kullanıcıya erişti.
  • Araştırmaya göre, her 10 kişiden 6’sı bugüne kadar bir tanışma uygulaması kullanmış ya da kullanıyor ve bu oran ile Türkler, her iki kişiden birinin online tanışma uygulaması kullandığı Fransa ve İngiltere’yi geride bıraktı 
  • Katılımcıların yüzde 67’si en önemli kriter çekim derken eğitime önem verenlerin oranı yüzde 65 oldu.
  • İlgili yazı; Happn İnsanları Nasıl Buluşturuyor?

19 Nisan’da gerçekleştirdiğimiz Marketing Meetup etkinliğimizde happn’ın kurucusu Didier Rappaport‘u ağırlamıştık. Rappaport Marketing Meetup’taki konuşmasında Türkiye’nin, happn uygulamasının en çok kullanıldığı ülkelerin başında geldiğini vurgulamıştı.  Happn Türkiye’nin de dahil olduğu 40 ülkede 50 milyon kullanıcıya ulaştı ve tanışma programlarının kullanım sıklığını paylaştı.

Şubat 2014’te kurulan Paris merkezli online tanışma uygulaması happn, aralarında Türkiye’nin de yer aldığı 40 ülkede, 50’den fazla şehirde 50 milyon kullanıcıya ulaştığını açıkladı.  

2015 yılında Türkiye pazarına girerek 1,6 milyonu İstanbul’da olmak üzere kısa sürede 2,7 milyon toplam kullanıcıya erişen happn, online tanışma uygulamalarının kullanımına yönelik Türkiye’ye özel bir araştırma gerçekleştirdi. İstanbul’da yaşayan 18-50 yaş aralığındaki kişilerle, geçtiğimiz Nisan ayında yapılan araştırmada ilginç sonuçlar ortaya çıktı.  İşte, Türklerin online tanışma uygulaması kullanımı alışkanlıkları ve yaklaşımları:  

İstanbul’da her 10 kişiden 6’sı tanışma uygulaması kullanıyor 

  • Araştırmaya göre, her 10 kişiden 6’sı bugüne kadar bir tanışma uygulaması kullanmış ya da kullanıyor.  
  • Bu oran ile Türkler, her iki kişiden birinin online tanışma uygulaması kullandığı Fransa ve İngiltere’yi geride bıraktı 
  • Bugüne kadar bir tanışma uygulaması kullanan erkeklerin oranı yüzde 67 olurken, kadınlarda bu oran yüzde 54 
  • Ayrıca, tanışma uygulaması kullananların çoğunluğunun 25-34 yaş aralığında olduğu belirlendi.  

Tanışma uygulamaları yaygın ve son moda görülüyor 

Kullanıcılar tanışma uygulamalarını;  

  • yaygın (%58),  
  • son moda (%54),  
  • eğlenceli (%53),  
  • heyecan verici (%50) ve  
  • mutlu eden şeyler (%49) olarak görüyor.  

Ayrıca araştırmaya göre, her 10 kişiden 3’ü (yüzde 29) yeni biriyle tanışmak için en ideal yerin online tanışma uygulaması olduğunu düşünüyor. Katılımcıların yarısından fazlası (yüzde 53) yeni biriyle tanışmanın ideal yolunun arkadaş aracılığı olduğunu düşünürken, bunu sırasıyla sosyal bir etkinlik/parti (yüzde 43), tatil (yüzde 42) ve iş yeri (yüzde 40) takip ediyor.  

Türklere göre ilk randevuda en önemli kriter karşılıklı çekim 

Türkler ilk randevuda en önemli kriterin o kişiyle aralarındaki çekim olduğunu düşünüyorlar. Katılımcıların yüzde 67’si en önemli kriter çekim derken eğitime önem verenlerin oranı yüzde 65 oldu. Eğitimi, yüzde 64 ile ortak ilgi alanları ve yüzde 61 ile dış görünüş takip ediyor. Karşı cinste aradığı özelliğin espri anlayışı olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 58 olurken, giyim tarzına dikkat edenlerin oranı yüzde 47 oldu. 

Aşkı online uygulamalarda aradığımızı aileye söylemek zor! 

Araştırmada elde edilen en ilginç verilerden biri de kullanıcıların tanışma uygulaması kullandıklarını arkadaşları ile paylaşmaktan çekinmezken konu aileleri ile paylaşmak olunca durumun değişiyor olması. Katılımcıların yüzde 74’ü tanışma uygulaması kullandığını arkadaşlarına rahatlıkla söyleyebildiğini belirtirken bunu ailesiyle paylaşanların oranı sadece yüzde 19.  

Tanışma uygulamaları yeni insanlarla tanışmayı sağlıyor 

Tanışma uygulamalarını yeni insanlarla tanışmak için uygun bir mecra olarak görenlerin oranı hayli yüksek. Katılımcıların yüzde 62’si tanışma uygulamalarını insanın ufkunu genişleten ve yeni insanlarla tanışmaya vesile olan bir mecra olarak gördüğünü belirtiyor. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Etkili Bir Hata Mesajı Oluşturabilmek için 8 Altın Kural

  • Yalın, açıklayıcı ve yardım edici… Bir hata mesajında aradığınız tüm özellikler bunlar olmalı
  • Aşağıda hep beraber doğru bir hata mesajının nasıl olması gerektiği konusunda tüm detayları örnekleri ile görebilirsiniz.
  • Benzeri yazılar için; Açılış Sayfalarında Yapılan 4 Hata

Hata yapmak hepimiz için kaçınılmaz ve özellikle internette bir şeyler üzerinde çalışırken aldığımız hatalar, o hatayı nasıl bertaraf edeceğimizi anlatmakta yeterli değilse uğraşıp duruyor, vakit kaybediyoruz. UX Planet’e göre bunun birkaç akıllıca çözümü var.

Bu tip kullanıcının vaktini alıp, gerginlik yaşamasına neden olan sorunların önüne geçebilmek için ürün gelişim kısmında hata mesajlarının da nasıl verileceğine odaklanılması gerektiği bir gerçek.

Peki ürün geliştirilirken hata mesajlarını kullanıcılar için daha az can sıkıcı hale nasıl getirebiliriz?

Net Olun

Hata mesajlarında net ve sade bir dil kullanmaya özen gösterilmeli. Kullanıcı okuduğunda hatanın neden olduğunu anlamalı. Çünkü tam tersinin gerçekleştiği tabloda kullanıcı deneyimini zedelemiş olursunuz.

Kısa ve Anlamlı

Hata mesajının çok fazla kelime içermesi gerekmez öyle değil mi? Çünkü zaten bir iş üstünde hata alan kullanıcının uzun uzun bir şeyler okumaya pek sabrı da olmayacaktır. Problem nedir, nasıl çözebiliriz konularında yardımcı olan mesajlar en makbulü sayılabilir.

 

Teknik Detay Vermeyin

Hatalar arka planda bir şeylerin yanlış gitmesinden kaynaklanabilir ama hata mesajlarını okuyan kullanıcılar için pek anlamlı olmayacak, kafa karıştıracaktır. Bu nedenle sade ve teknik detay vermeyen bir hata mesajı olmasına dikkat edilmelidir.

Kullanıcıyı Suçlayan Bir Dil Tercih Etmeyin

İyi bir hata mesajı mesajı alan kişiyi suçlayıcı bir ifade içermemeli, teknikten ziyade karşı tarafla iletişimde daha insani bir ton kullanılmalı.

Negatif Cümlelerden Kaçının

Her ne kadar hata mesajları kullanıcının ürün ile ilişkisinde ters giden noktalarda aldığı bir şey olsa da negatif kelimelerin kullanıcı arayüzünde kullanılmaması gerekiyor. Sadece bununla kalmayıp kullanıcıya hatayı tekrarlamaması için neler yapması gerektiğinin de açıklanması gerekmekte.

Açıklayıcı Olun

İyi bir hata mesajı problemi ve nedenlerini ortaya koyar ve çözebilmek için kullanıcıya neler yapması gerektiğini açıklar. Hata ile ilgili gerekli bilgilere yer verir.

Büyük Harflerle Yazmaktan Kaçının

Nedeni çok basit, büyük harfle yazılan şeyleri okumak daha yorucudur ve kullanıcıda ona bağırıyormuşsunuz gibi bir his uyandırmak istemezsiniz.

Bir Eyleme Bağlayın

Bir adım daha ileri gidebilmesi için kullanıcıya aldığı hata mesajı hakkında onu çözebileceği bir ya da daha fazla seçenek sunabilirsiniz.

Sade bir dille, kullanıcıya yardım eden ve ne yapması gerektiği konusunda yönlendiren hata mesajlarının da kullanıcı deneyimi açısından ne kadar önemli olduğunu bir kez daha tekrar etmiş olduk. Siz ne dersiniz başka neler yapılabilir?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link