Sanal Gerçeklik Teknolojisinin Üretim Sektöründeki Faydaları

Özellikle son birkaç senedir ön planda olan sanal gerçeklik teknolojisi, genel olarak hep eğlence -hatta daha da özelleştirecek olursak oyun- sektörüyle özdeşleştirildi. Öyle ki, sanal gerçeklikle ilgili yapılan haberlere baktığınızda, bu haberlerin ağırlıkla Oculus Rift, HTC Vive ve Playstation VR gibi oyun odaklı sanal gerçeklik başlıklarıyla ilgili olduğunu görebilirsiniz. Her ne kadar bu zamana dek potansiyelinden pek faydalanılamamış olsa da sanal gerçeklik teknolojisi, birçok sektör için büyük bir potansiyel barındırıyor.

Hiç şüphesiz sanal gerçekliğin en çok fayda sağlayacağı sektörlerden biri de üretim sektörü. Ve sanal gerçeklik teknolojisinin üretim sektöründe fark yaratabileceği en önemli alan endüstriyel tasarım. Sanal gerçeklik teknolojisi, endüstriyel tasarımcılara ürün tasarımı konusunda daha fazla esneklik sağlar ve bu da daha iyi ürünler tasarlanmasına imkan tanır. Bununla birlikte potansiyel kullanıcılar da üretim öncesi ürünlerin son hallerini görebilir ve böylece kullanıcıların geri bildirimleri doğrultusunda ürüne son şekli verilerek büyük ölçüde beklentileri karşılayan bir ürünün ortaya çıkması sağlanabilir.

Bunların yanı sıra sanal gerçeklik, ürün tasarım süreciyle ilgili verilerin görselleştirilmesini ve analiz edilmesini daha kolay hale getirir. Kağıt üzerinde farkedilmesi çok zor olan ürün tasarımıyla ilgili kusurlar, sanal ortamda rahat bir şekilde farkedilebilir. Ayrıca üretim sürecini sanal olarak tasarlamak ve simule etmek, darboğazların tespit edilmesini ve verimliliğin maksimuma çıkarılmasını sağlar. Bununla birlikte sanal gerçeklik simülasyonları, sorunların erken tasarım aşamalarında tespit edilmesini ve böylece tasarımdaki rötuşların daha kolay bir şekilde ve daha az maliyetle yapılmasına imkan tanır.

Sanal gerçeklik, iş güvenliği konusunda da fayda sağlayan bir teknolojidir. Üretim süreçlerini sanal ortamda simule etmek, tehlikelerin tespit edilmesini ve bu sayede iş kazalarının azalmasını sağlar. Bunun en iyi örneğini ise otomotiv devi Ford sergilemektedir. Ford, sanal gerçeklik entegrasyonu sayesinde iş yaralanmalarını %70 oranında azalttı.

Ford’un Sanal Gerçeklik Laboratuvarı FIVE’tan Bir Görüntü

Hala birçok sektörde sanal gerçekliğin potansiyelinden tam anlamıyla faydalanılmıyorken Ford ise sanal gerçeklik teknolojisini 2000 yılından beri kullanıyor. Şirket, FIVE (Ford Immersive Vehicle Evaluation / Ford Üç Boyutlu Araç Değerlendirmesi) isimli sanal gerçeklik laboratuvarında araç tasarımlarını inceliyor ve daha da önemlisi sanal ortamda araçları test ediyor.

Ford’un seneler önce kullanmaya başladığı bu teknolojinin, gün geçtikçe diğer üretici firmalar tarafından daha fazla ilgi görmesi kaçınılmaz gibi görünüyor. Zira rekabette ayakta kalmak isteyen firmaların, değişime açık olması ve bu tarz yeni teknolojileri mümkün olan en kısa sürede iş süreçlerine entegre etmesi, günümüzde her zamankinden daha fazla önem taşıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Fortune 500 Türkiye’nin En Büyük Şirketini Açıkladı

  • Türkiye’nin en büyük 500 şirketini belirlendiği Fortune 500 Türkiye araştırmasının sonuçları açıklandı.
  • Türkiye Petrol Rafinerileri (TÜPRAŞ) birinci oldu.
  • 97 yeni şirketin girdiği listede 261 üretim, 128 ticaret, 88 hizmet, 23 inşaat şirketi bulunuyor.
  • İlgili yazı; Türkiye’nin En Değerli Markaları Belli Oldu

Türkiye’nin en büyük 500 şirketini belirleyen, Fortune 500 Türkiye araştırmasının sonuçlarını 2017 yılındaki verilere dayanarak açıkladı. Araştırmaya göre Türkiye’nin en büyük şirketi Türkiye Petrol Refinerileri (TÜPRAŞ). Geçen yılki listeyle karşılaştırıldığında ilk ve üçüncü sıradaki şirketlerin yerlerini koruduğu, önemli iniş çıkışların olmadığı ve Arçelik’in 12’nci sıradan 9’uncu sıraya yükselerek ilk 10’a girdiği görüldü. İlk 100’e girenler içinde Limak grubuna ait şirketlerin, Gama Enerji’nin ve Zorlu Enerji’nin çok büyük sıçramalarla listede yukarı doğru tırmandıkları dikkati çekti.

97 yeni şirketin girdiği listede 261 üretim, 128 ticaret, 88 hizmet, 23 inşaat şirketi bulunuyor. Fortune 500’e giren en büyük ilk 10 şirketi şöyle:

1. TÜPRAŞ: 53 milyar 948 milyon 110 bin TL

2. Enerji Piyasaları İşletme AŞ: 41 milyar 168 milyon 719 bin TL

3. Petrol Ofisi: 40 milyar 847 milyon 704 bin TL

4.Türk Hava Yolları: 39 milyar 779 milyon TL

5.BOTAŞ: 33 milyar 470 milyon 283 bin TL

6. OPET: 28 milyar 391 milyon 084 bin TL

7. Ford Otomotiv: 25 milyar 341 milyon 290 bin TL

 

8.BİM: 24 milyar 779 milyon 408 bin TL

9. Arçelik: 20 milyar 840 milyon 613 bin TL

10. Shell & Turcas Petrol: 19 milyar 567 milyon 578 bin TL

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Teknoloji, Bizi Nasıl Birer Bağımlıya Dönüştürüyor?

  • Aslında bizim kontrol etmemiz gereken teknoloji, bizi kontrol eder hale geldi.
  • Sosyal ağlar, online alışveriş ve oyunlar gibi dijital teknolojiler, kullanıcıların geri dönmelerini sağlamak için birtakım ikna edici ve motivasyonel teknikler kullanırlar.
  • FoMO (fear of missing out / gözden kaçırma korkusu) olarak bilinen fobi, sosyal medya tasarımındaki birçok özelliğin çıkış noktasıdır.
  • WhatsApp’taki mavi tik işareti ve diğer mesajlaşma uygulamalarındaki mesajın görüldüğüne dair bildirimler, uygulamaların dürtüsel kontrol etmeye yönelik olarak sundukları özelliklerden biridir.
  • 15 milyon İngiliz internet kullanıcısı (tüm internet kullanıcılarının % 34’ü) “dijital detoks” denediler. Çevrimdışı olduktan sonra katılımcıların% 33’ü verimlilikte bir artış hissettiğini,% 27’si kurtuluş duygusu hissettiğini ve % 25’i ise hayattan daha fazla keyif aldığını bildirdi.
  • İlgili Yazı: Her 13 Dakikada Bir Telefonumuza Baktığımızı Biliyor muydunuz?

Teknolojinin hayatımızı şekillendirdiğinden sürekli olarak bahsediyoruz. Ancak durum artık öyle bir noktaya geldi ki, teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak ve bize fayda sağlamaktan çok bize hükmeder hale geldi. Bu da teknoloji bağımlılığının ortaya çıkmasına neden oldu. Hatta teknoloji bağımlılığı kapsamında değerlendirebileceğimiz oyun bağımlılığı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından “Uluslararası Hastalık Sınıflandırması“na dahil edildi. Teknoloji bağımlılığı sorunu, kısa bir süre önce dijital sağlığa odaklanmaya başlayacağını duyuran Google tarafından da kabul edildi.

Teknoloji bağımlılığı sorunu her geçen gün daha fazla fark edilse de, kullanıcılar hala teknolojinin bağımlılığı kolaylaştırmak amacıyla nasıl tasarlandığının tam olarak farkında değiller. World Economic Forum ise geçtiğimiz günlerde paylaştığı bir yazıda, dijital medyanın kullanıcıları bağımlı hale getirmek için kullandığı bazı mekanizmaları ve teknikleri sıraladı.

Dürtüsel Kontrol Etmeye Yönelik Özellikler

Sosyal ağlar, online alışveriş ve oyunlar gibi dijital teknolojiler, kullanıcıların geri dönmelerini sağlamak için birtakım ikna edici ve motivasyonel teknikler kullanırlar. Bunlar nadirlik (geçici bir süre mevcut olan ve sizi hızlı bir şekilde online çevrimiçi olmaya teşvik eden bir fotoğraf ya da durum), sosyal kanıt (binlerce kişinin retweet’lediği bir makaleyi gördüğünüzde, çevrimiçi olarak o makaleyi okumak isteyeceksinizdir), kişiselleştirme (haber akışınız ilgi alanlarınıza göre haberleri filtrelemek ve görüntülemek üzere tasarlanmıştır) ve karşılıklı davranış (ekstra puan kazanmak için daha fazla arkadaşınızı davet edersiniz ve arkadaşlarınız o ağa dahil olduktan sonra, sizin ayrılmanız ya da onların ayrılmaları çok daha zor hale gelir) durumudur.

Günümüzde teknoloji, bir aidiyet duygusu hissetmek ve diğer insanlarla bağlantı kurmak gibi temel insani ihtiyaçlardan istifade etmek üzere tasarlanmıştır. Bu yüzden FoMO (fear of missing out / gözden kaçırma korkusu) olarak bilinen fobi, sosyal medya tasarımındaki birçok özelliğin çıkış noktasıdır.

Sosyal medyadaki gruplar ve forumlar aktif katılımı teşvik eder. Bildirimler ve varlık özellikleri, kullanıcıların gerçek zamanlı olarak birbirlerinin aktivitelerinden ve müsaitlik durumlarından haberdar olmalarını sağlar ve bunun sonucunda bazı kullanıcılar, dürtüsel olarak bunları kontrol etmeye başlarlar. WhatsApp’taki mavi tik işareti ve diğer mesajlaşma uygulamalarındaki mesajın görüldüğüne dair bildirimler bu duruma örnek olarak verilebilir. Kullanıcılar bu gibi özellikler sayesinde mesajlarının iletilip iletilmediğini ve okunup okunmadığını öğrenebilirler. Ve bu durum, her bir kişi üzerinde diğer kişilere hızlı bir şekilde cevap vermesi için baskı oluşturur.

Ödül ve bilgi – eğlence kavramları, “bağımlılık tasarımları” için çok önemlidir. Örneğin sosyal ağlarda, “Hiçbir haber, iyi haber değildir.” denilmektedir. Bu yüzden, sosyal ağların tasarımları her zaman içerik sağlamak ve hayal kırıklığının önüne geçmek amacıyla yapılır. Twitter gibi akıllı telefon uygulamalarındaki “yenilemek için çek” mekanizması için olan beklenti, bir slot makinesinin kolunu çekmeye ve kazanmayı beklemeye benzer.

Yukarıda belirtilen özelliklerin çoğunun teknoloji dışı dünyamızda kökleri vardır. Sosyal ağ siteleri, insanlar arasında yeni ya da temel olarak farklı bir etkileşim tarzı oluşturmamıştır. Bunun yerine, bu etkileşimlerin meydana gelebileceği hızı ve kolaylığı büyük ölçüde artırdılar.

İnsanlar Çevrimdışı Kaldıklarında Kendilerini Kötü Hissediyorlar

Dijital medyayı kullanan insanlar, davranışsal bağımlılık belirtileri gösterirler. Bunlar, çevrimiçi profillerini düzenli olarak kontrol ettikleri zaman, dikkati çekme, çatışma ve ruh hali modifikasyonunu içerir. Çoğu zaman insanlar, bunu yapmak uygunsuz ya da tehlikeli olsa bile, dijital cihazlarla etkileşime girme ihtiyacı hissederler. Bağlantı kesildiyse veya istenildiği gibi etkileşimde bulunamıyorlarsa, çevrimiçi sosyal ağlarıyla bağlantı kurmak için kaçan fırsatlarla kafaları meşgul olur.

İngiltere’nin haberleşme düzenleyicisi Ofcom’a göre, 15 milyon İngiliz internet kullanıcısı (tüm internet kullanıcılarının% 34’ü) “dijital detoks” denediler. Çevrimdışı olduktan sonra katılımcıların% 33’ü verimlilikte bir artış hissettiğini,% 27’si kurtuluş duygusu hissettiğini ve % 25’i ise hayattan daha fazla keyif aldığını bildirdi. Ancak raporda aynı zamanda, katılımcıların %16’sının gözden kaçırma korkusu, %15’inin kayıp hissettiği ve % 14’ünün bağının kopmasından korktuğu bildirilmiştir. Bu rakamlar, insanların çevrimiçi olarak daha az zaman harcamak istediklerini, ancak bunu yapmak için yardıma ihtiyaç duyabileceklerini gösteriyor.

Şu anda kullanıcıların çevrimiçi deneyimlerini, varlıklarını ve çevrimiçi etkileşimlerini kontrol etmelerini sağlayan araçlar çok ilkel kalmaktadır. Kullanıcılar katılımı kabul ettiklerinde, siber dünyanın sosyal normlarına bağlı kalmaları için yazılı olmayan beklentiler var gibi görünüyor. Ancak alkol gibi bağımlılık yapan diğer maddelerden farklı olarak, teknoloji kullanımını daha bilgili ve bilinçli hale getirmede rol oynayabilir.

Birisinin bir telefonu ya da sosyal ağı, endişeli ve kontrolsüz bir şekilde kullanıp kullanmadığını tespit etmek mümkündür. Online kumar oynamaya benzer şekilde, kullanıcılar isterlerse, yardım almalıdırlar. Bu, kendi kendini dışlama ve kilitleme planı olabilir. Kullanıcılar, kullanım şablonları risk gösterdiğinde, yazılımın kendilerini uyarmasına izin verebilirler.

Yasal olarak çevreleyen yazılım ile istismar edici olarak görülebilen yazılım arasındaki sınır, sonuca bağlanmamış bir sorun olarak kalmayı sürdürüyor. Dijital ikna tasarımının şeffaflığı ve eleştirel dijital okuryazarlık ile ilgili eğitim, bu konudaki potansiyel çözümler olabilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link