Samsung’dan Kanada’ya Yapay Zeka Laboratuvarı

Son dönemde yapay zeka çalışmaları için öne çıkan merkezlerden biri olan Kanada, Google’dan sonra şimdi de bir başka teknoloji devine bu alanda ev sahipliği yapıyor. Samsung’un Montreal ofisi, Montreal Üniversitesi’nde açtıkları yapay zekâ laboratuvarında; sürücüsüz arabalar ile ses ve yüz tanıma konularına odaklanacaklarını, bunların altında yatan temel algoritmalara ve bileşenlere yakından bakacaklarını belirtiyor.

Üniversitedeki akademik kadro ve öğrenciler; sürücüsüz arabalar, ses ve yüz tanıma sistemleri, çeviri hizmetleri ve robotlar başta olmak üzere, yapay zekâyla ilgili projelerde Samsung araştırmacılarıyla iş birliği hâlinde çalışacaklar.

Samsung’un Montreal üniversitesi’nde oluşturduğu ekip, şirkete bağlı araştırmacılar ile akademisyenleri ve öğrencileri buluşturuyor.

Samsung’un yapay zekâya olan ilgisi uzun zamandır biliniyor. Ürettiği akıllı telefonlara asistan hizmet Bixby’i ekleyen teknoloji devi, bu özelliği akıllı hoparlörlere ve diğer cihazlara da yayıyor. Samsung’un oldukça önem verdiği Bixby’in hızla gelişip nesneleri tanıma gibi özgün ve tercih edilebilir özellikler kazanması için şirketin yapacağı yapay zekâ araştırmaları büyük önem taşıyor. Yapay zekâ ayrıca, Samsung’un otonom sürüş ve robotik çalışmalarının geleceğine dair en önemli rolü üstleniyor.

Elbette, Samsung’un yapay zekâ laboratuvarı için Montreal’ı seçmesi gelişigüzel bir karar değil. Kanada’nın, federal devlet bütçesinden 125 milyon dolarlık bir pay ayırdığı yapay zekâ yatırımları sayesinde, ülke bu konuda dev şirketlerin çekim alanı hâline geldi. Google’ın Edmonton’da açtığı DeepMind ofisi ve Apple’ın Ottawa’da kurduğu sürücüsüz arabalar merkezi bunun en büyük kanıtları oldu.

Samsung’un Kanada’da kurduğu yapay zekâ araştırma merkezinin bulunduğu bina.

Facebook, Google ve Microsoft ekiplerinin evi olan Montreal ise bilişim teknolojileri alanında yetiştirdiği nitelikli insan kaynağıyla öne çıktı. Kent, bilgi teknolojileri üzerine uzmanlaşmış yetenekli iş gücüyle Samsung’un dikkatini çekti. Nitekim yapay zekâ konusunda küresel ölçekte rekabet edebilecek, yeteneğini kanıtlamış kişilerden oluşan bir takım oluşturmak kolay bir iş değil.

Son olarak, Samsung İleri Teknoloji Enstitüsü’nün (Samsung Advanced Institute of Technology – SAIT) bu yıl, Güney Kore’deki yerel üniversitelerle iş birliği yapmayı ve Yapay Sinir Ağları Araştırmaları Merkezi (Neural Processing Research Center) kurmayı planladığını da söyleyelim. Kısaca, biyolojik sinir sistemini taklit eden bilgi işlem teknolojisi olarak tanımlayabileceğimiz yapay sinir ağları üzerine yapılacak araştırmaların, Samsung’un yapay zekâyle ilişkili süreçlerine büyük katkı sağlaması bekleniyor.

Samsung’un asistan hizmeti Bixby, şirketin oldukça önemsediği özelliklerden biri.

Peki, Samsung’un Monreal ekibi, etik boyutlarının bilinmezliğiyle de günümüzün en çok tartışılan ve geleceği şekillendireceği düşünülen teknolojisi yapay zekâ hakkında, bizi heyecanlandıracak yenilikler getirebilecek mi? Bunu zamanla göreceğiz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Uçak Yolculuklarında Bagaj Ücreti Derdinden Kurtaran İnovatif Sırt Çantası

Uçak yolculuklarındaki en sinir bozucu durumlardan biri, fazladan bagaj ücreti ödemektir. Aldığınız bilete göre kimi zaman size belli bir miktara kadar bagaj hakkı tanınır, kimi zaman ise bilet ücretinize bagaj hakkı dahil değildir ve yanınıza aldığınız sırt çantanız haricindeki valiziniz ağırlığına göre doğrudan ücretlendirilir. Nadiren uçak yolcuğu yapıyorsanız, bu sizin için bir problem olmayabilir. Ancak sık sık uçak yolculuğu yapan biriyseniz, bu durumda hatrı sayılır bir ücret ödemeniz gerekebilir.

İşte sık sık uçak yolculuğu yapan bir çift, tam da bu problemden yola çıkarak son derece inovatif bir ürün ortaya çıkardı. Business Insider’ın yaptığı habere göre Johnathan Webster ve eşi Gizem Mut Webster, üniversite zamanlarından beri uçak yolculuklarında bagaj ücreti ödemiyorlar. Webster çifti, üniversite zamanlarında kısıtlı bir bütçeyle seyahat ederken pek çok hava yolu şirketi tarafından uygulanan bagaj ücreti problemini sadece sırt çantası taşıyarak çözmüşler.

O zamandan beri bu bagaj ücreti uygulamasının can sıkıcı olduğunu düşünen çift, bu sorunun nasıl üstesinden gelinebileceğiyle ilgili biraz kafa yormuş. Ve sonuç olarak bagaj problemini ortadan kaldıran “Wool & Oak” isimli inovatif bavul markasını ortaya çıkarmışlar. Yaklaşık iki yıl önce kurulan şirket, hava yolu şirketlerinin bagaj kısıtlamalarının üstesinden gelen şık ve modüler bavullar üretiyor.

Markanın geçtiğimiz salı günü çıkış yapan en yeni ürünü, iki parçadan oluşan ve dışarıdan tek bir çantaymış izlenimi veren sırt çantası idi. Bu sırt çantası, aslında birbirine fermuarla bağlanmış iki ayrı çantadan meydana geliyor. Biri büyük bir küçük olan çantaların her ikisi de ayrı ayrı kullanılabiliyor.

Johnathan Webster, Business Insider’a yaptığı açıklamada, böyle bir bavul markası yaratmadaki amacının, seyahat etmeyi daha kolay hale getiren bir çanta serisini piyasaya sürmek olduğunu ifade etti. Ayrıca Johnathan Webster, bu çantalara iki haftalık seyahatte yetecek kadar eşya sığdırabildiğini belirtti.

Çoğu hava yolu şirketi, uçağa sadece tek bir el bagajı almanıza izin veriyor. Bu nedenle Wool & Oak markasının iki parçadan oluşan sırt çantası yolculara büyük avantaj sağlayacaktır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Apple, Madenlerde Çalıştırılan Çocuk İşçiler Nedeniyle Tedarikçisini Değiştiriyor

Kobalt; akıllı telefonlarda, tabletlerde ve dizüstü bilgisayarlarda bulunan lityum-iyon bataryaların üretiminde kullanılan önemli bir madde. Ve Bloomberg’in dün yaptığı habere göre, ABD’li teknoloji devi Apple, doğrudan madencilerden kobalt tedarik etmek için görüşmelerde bulunuyor. Bunun sebebi ise madenlerde çalıştırılan çocuk işçiler.

Şirket, çeşitli uluslararası insan hakları örgütleri tarafından yapılan incelemeler nedeniyle son yıllarda kobalt madencilerine olan ilgisini artırdı. Uluslararası Af Örgütü’nün 2016 yılında paylaştığı bilgiye göre, dünyanın kobalt tedariğinin yaklaşık olarak %60’ı Demokratik Kongo Cumhuriyeti tarafından sağlanıyor ve bu kobaltın %20’sini, çocuklar elleriyle çıkartıyorlar.

2017’nin mart ayında Apple, çocuk işçiler ve tehlikeli çalışma koşulları nedeniyle Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde elle çıkarılan kobaltları satın almayacağını açıklamıştı. Hatta şirket, bu açıklamanın ardından Çin merkezli kobalt tedarikçisi Huayou Cobalt şirketiyle çalışmaya başlamıştı.

Bunların yanı sıra Apple’ın, batarya talebindeki hızlı artışın, hammadde sıkıntısına neden olabileceği yönünde endişeleri mevcut. Akıllı telefonlar, tabletler ve dizüstü bilgisayarlar, hatta elektrikli otomobiller (evet, elektrikli otomobillerin bataryalarında da kobalt kullanılıyor) bile kobalta bağımlı olduğu için şirketin bu endişelerinin yersiz olduğu söylenemez. Üstelik maden piyasasını takip eden InvestmentMine’ın paylaştığı verilere göre, kobaltın fiyatı son bir yılda ikiye katlandı.

Haberde belirtilene göre, şirket beş yıl ya da daha uzun bir süre boyunca her yıl birkaç bin tonluk kobalt için sözleşmeleri garanti altına almayı amaçlıyor. Bununla birlikte BMW, Volkswagen ve Samsung gibi firmalar da elektrikli araçlar üretmek amacıyla metal tedariği için bir yıldan daha uzun süreli sözleşmeler bağlamaya çalışıyorlar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link