Samsung SSD Pazarına Giriyor!

Gelişmiş bellek teknolojileri alanında da dünyanın lider teknoloji şirketlerinden Samsung Electronics Co.Ltd., Türkiye’de SSD pazarına giriyor. Güney Koreli tüketici elektroniği devi, geçtiğimiz günlerde global lansmanını gerçekleştirdiği bu alandaki iddialı ürünlerinden Samsung SSD 840 EVO’nun da dahil olduğu; kişisel bilgisayarlar için geliştirilen yüksek performanslı yeni SSD serisini Türk tüketicisi ile buluşturuyor.

SATA 6.0 GB/saniye ara yüzünü destekleyen yeni seride iki farklı çeşit bulunuyor. Bunlardan ilki, bilgisayarlarda genel amaçlı kullanılmak üzere geliştirien EVO serisi, diğeri de daha profesyonel kullanıcıları hedef alan ve ‘PRO’ olarak isimlendirilen ileri modeller.

Samsung Electronics BT Ürünleri Satış ve Pazarlama Direktörü Barış Kestep Samsung’un SSD serisinin Türkiye pazarına girmesine ilişkin; “Kore’de tanıtımını yaptığımız SSD Serimiz ile Türkiye’de SSD pazarına güçlü bir giriş yapmayı hedefliyoruz. Amacımız; globalde sahip olduğumuz lider konumumuzu Türkiye’de de sürdürmek. Dünyada SSD penetrasyonu %5, Türkiye’de ise %1’in altında. SSD’ler sabit disklere göre mobil cihazlar için çok iyi bir alternatif oluşturuyor. Hem profesyonel, hem de genel kullanıcılar için sunduğumuz ürünlerin, tüketicilerin kişisel ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamalarına olanak tanıyan geniş SSD seçenekleri sunuyoruz. SSD serimizin yanı sıra, akıllı telefonlar ve dijtial fotoğraf makineleri için yüksek kapasiteli ve dayanıklı micro SD’lerimizi de Türkiye’deki tüketicilerle buluşturuyor olacağız” dedi.

SSD840EVO_007_dynamic_Black

Samsung’un SSD’lerinin sahip olduğu benzersiz performansın arkasında, ürünün tescilli özellikleri arasında yer alan üstün performans, yüksek güvenlik ve sürdürülebilirlik sağlayan kontrol birimleri yatıyor. Premium 840 PRO sınıfının rastgele okuma erişimi saniyede 100,000 girdi/çıktı (IOPS), rastgele yazma erişimi de 90.000 IOPS seviyesinde. Sistemin genelini kapsayan performans testinde, geleneksel bir sabit disk sürücüsü yerine 840 PRO kullanıldığında üç kat iyileşme sağlandığı görüldü. Samsung’un 840 SSD serisinin piyasaya sürülmesi, dizüstü kullanıcı ortamına da önemli iyileştirmeler getiriyor. Samsung, SSD’lerin performans düzeyini artırmaya ve kullanıcıların giderek daha çok faydalandıkları ve tüm dünyada giderek büyüyen yüksek performanslı SSD pazarına katkı sağlamaya devam ediyor.

1TB SSD ‘840 EVO’ Serisi Hakkında

Sektörün en kompakt 10nm-sınıfı 128Gb yüksek performanslı NAND’ını, Samsung’un kendi geliştirdiği tescilli kontrol birimini ve Turbo Write sürücüsünü barındıran Samsung SSD 840 EVO’nun ayrıca esnek ürün tedarik kapasitesi de bulunuyor. Bu özelliği 840 EVO’yu bugün piyasada bulunan en rekabetçi cihaz yapıyor.

Serinin en çok satan versiyonu olan 250GB’lık 840 Serisi SSD’lerle karşılaştırıldığında, yeni 250GB’lık 840 EVO iki kat daha hızlı ve 520MB/s sıralı ardışık yazma hızı sunuyor. 120GB’lık modelinde 840 EVO 410MB/s sıralı ardışık yazma hızı sunuyor. Bu da 120GB’lık serinin bir önceki modeli 840’danyaklaşık 3 kat hızlı.

Samsung SSD 840 EVO serisi kapsamlı farklı birçok bilgi-işlem ortamını ve BT uygulamalarını destekleyen beş farklı kapasite seçeneği ile sunuluyor: 120GB, 250GB, 500GB, 750GB ve 1TB. Seri ayrıca kapasiteye bağlı performans farklılıklarını önemli ölçüde azaltıyor ve bu da kullanıcılara daha çok cihaz seçeneği sunuyor.

Yeni Samsung SSD 840 EVO, Türkiye’de Ağustos itibarı ile 129 USD + KDV’den başlayan son kullanıcı satış fiyatı ile satışa sunulacak.

SSD’lerin üstün özellikleri ile önümüzdeki dönemde HDD (Sabit Disk)’lerin yerini alacağı öngörülüyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com Editörü

Bir Cevap Yazın

SpaceX’in Stajyer Adaylarına Sorduğu 16 Mülakat Sorusu

Başarılı girişimci Elon Musk‘ın havacılık ve uzay şirketi SpaceX, geçtiğimiz hafta bugüne kadarki en büyük roketi olan Falcon Heavy‘yi 2008 model bir Tesla Roadster ile birlikte uzaya fırlatarak uzay endüstrisi adına önemli bir iş başardı ve bir kez daha dikkatleri üzerine çekti. Önemli hedefleri olan SpaceX, doğal olarak birçok çalışanın hayallerini süsleyen bir firma. Ancak bu şirkete stajyer olarak girmek bile oldukça zor görünüyor.

IFL Science isimli internet sitesinin yaptığı habere göre her yıl 700’den fazla stajyer, California eyaletinin Hawthorne isimli bölgesinde yer alan SpaceX genel merkezinde çalışma fırsatına erişiyor. Havacılık elektroniği, dinamik, kalkış operasyonları, üretim ve kurumsal bilgi sistemleri gibi çeşitli departmanlarda görev alan stajyerler, haftada toplam 80 saat çalışıyorlar ve saat başına yaklaşık olarak 22 dolar ücret alıyorlar. Bununla birlikte SpaceX stajyerleri, potansiyel olarak insanları Mars’a götürmek için kullanılabilecek roketleri tasarlamaya, meydana getirmeye ve fırlatmaya yardımcı oluyorlar.

Stajyerleri işe alma süreci, stajyerlerle yapılan geniş kapsamlı iki adet telefon görüşmesini de kapsıyor. Bu telefon görüşmeleri sırasında, stajyerlerin genel olarak fizik ve kuantum mekaniğiyle alakalı bazı zor soruları cevaplamaları gerekiyor. Glassdoor isimli internet sitesinde paylaşılan ve SpaceX’in mülakat sırasında stajyer adaylarına sorduğu soruları aşağıda sizlerle paylaşıyoruz.

  • Kompozit nedir?

  • 32 bit bir sistemde bir tam sayının boyutu nedir?

  • Diyelim ki, değeri 2 olarak atanmış bir “var” değişkenin var. “var++” yazdırırsan, ne görüntülenir? Bir sonraki satıra “++var” yazdırırsan, ne görüntülenir? “var”ın son değeri ne olur?

  • Null pointer nedir?

  • Büyük, ağır ve çok çok hızlı hareket eden bir nesneye sahipsen, onu nasıl güvenli bir şekilde yavaşlatırsın?

  • Bir elektrik tesisatını yukarıdan düşen keskin bir nesneden korumak için nasıl tasarlarsın?

  • Kütlesi “m” ve uzunluğu “L” olarak belirlenmiş ve birinde sabitlenmiş bir konsol kirişi hayal et. Bu kiriş, bir eylemsizlik kuvvetine ve homojen bir biçimde dağıtılmış bir w yüküne maruz bırakılırsa, bir L/4 uzunluğundaki mevcut moment ne olur?

  • Sallanan bir yüzeye hassas bir aleti nasıl yerleştirirsin?

  • Bir tek bağlantılı listede bir döngüyü nasıl bulursun?

  • Diziler ve yığınlar gibi pek çok türde veri yapısı var. Neden hepsini yapan bir tane yok?

  • Bir kirişin bir tarafı, bir duvara bağlı ve diğer tarafı serbest. Bir kuvvet uygulanırsa, neresi kırılır ve kirişi kıran kuvveti belirlemek için neyi bilmeye ihtiyaç duyarsın?

  • Bir bakır parçaya dokunan bir nikel parçasına yüksek akım (nokta kaynağı) uyguladığında ne olur?

  • Sadece pop ve push metotlarını kullanarak bir yığını nasıl tersine döndürürsün?

  • Bir sıvı yakıtlı roket motoru için hızlı bir yakıt doldurma sisteminde kullanılan bir dizi borunun tasarım sürecini açıkla. Sıvı basıncı hesaplamaları ve yapısal faktörler için mevcut durum için en iyi olan denklemleri içerdiğinden emin ol.

  • Uzayda herhangi bir şeyin sıcaklığını nasıl ayarlarsın? Ana kısıtlayıcı faktörün nedir?

  • Seni SpaceX’e başvuran diğer bütün mühendislerden farklı kılan şey ne?

Bu arada geçtiğimiz günlerde de Apple’ın iş mülakatlarında sorduğu 21 ilginç soruyu sizlerle paylaşmıştık. Bu yazımıza da buraya tıklayarak erişebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Teknoloji Kullanımında Yeni Dönem: “Sesli Asistanlar”

Bilgisayarlarla iletişim kurma biçimimizde radikal değişikliklerin yaşanacağı bir süreçteyiz. Önümüzdeki 5 – 10 yılda sokaklarda, işyerlerimizde, arabalarında kendi kendine konuşuyormuş gibi gözüken insanlara sıklıkla tanıklık edeceğiz. İki bin yılından sonra doğan Z kuşağı nesil, bu geçişe rahatlıkla adapte olurken, bugün orta yaş ve üstü olanlar, teknolojik aygıtlarla konuşarak iletişim kurmak konusunda biraz çekingen olabilir.

9 Haziran 2007’de San Francisco Macworld’de sahneye çıkan Steve Jobs’ın “Beraber tarih yazmaya hazır mısınız?” diye sormasının üzerinden 10 yıl geçti. O an, pek çoğumuz farkında olmasa bile, kesinlikle tarihi bir andı. Steve Jobs elinde tuttuğu ilk nesil iPhone ile dünyanın dört bir yanında milyonlarca insanın alışkanlıklarını kökten değiştirdi.

iPhone dokunmatik bir ekrana sahip ilk aygıt değildi ama kullanım kolaylığı, tasarımı, telefondan öte cebimize sığan bir bilgisayar olmasıyla kısa sürede tüm dünyada akıllı telefon furyasını tetiklemekle kalmadı, o zamana kadar klavye ve mouse kullanmaya alışmış bir nesli yepyeni kavramla tanıştırdı; “dokunmatik arayüzler”.

Kısa süre içinde akıllı telefonlar için geliştirilen aplikasyonlarla tanıştık, gündelik hayatımızda pek çok işimizi bu aplikasyonlar aracılığıyla halletmeye başladık. 7’den 70’e herkesin parmakları dokunmatik ekranlarda gezinmeye başladı.

Yepyeni bir dönem başlıyor

Bugünlerde ise yepyeni bir dönemin henüz başlangıcındayız. Bilimkurgu filmlerinde görmeye alıştığımız akıllı sistemlerle iletişimimizi sağlayan “sesli arayüzler”, yavaş yavaş da olsa, hayatımıza giriyor. Nesnelerin interneti çevremizdeki akıllı aygıtları birbirine bağlarken, tüm bu sistemleri kendi sesimizle komuta etmeye başlıyoruz.

Sesli komutlarla 2011’de yine Apple’ın Siri adlı asistanıyla bayağı haşır neşir olmuştuk. O dönem birçoğumuza oldukça etkileyici gelse de “Siri” pek de bir işe yaramıyordu. Ancak aradan geçen yıllarda yapay zeka ve ses tanıma teknolojisi oldukça gelişti. Sesli asistanlar Kuzey Amerika, bazı Avrupa ve gelişmiş Asya ülkelerinde çok sık kullanılmaya başlandı.

Teknoloji firmaları kendi akıllı asistanlarını piyasaya sürmeye başladı. Apple “Siri”yi, Google “Google Asistan”ı geliştirirken, Microsoft “Cortona”yı, Samsung “Bixby”i tanıttı.

Bugün Google arama çubuğuna aramak istediğiniz cümleyi sesli komutla İngilizce dikte ettiğinizde yüzde 92 oranında başarılı sonuç almanız mümkün. Apple Siri de bu oranın yüzde 95 olduğunu iddia ediyor. Henüz Türkçe dilinde bu kadar yüksek başarı oranı olmasa da, kısa sürede aşağı yukarı her dilde bu oranlara ulaşılacak. 6 yaşındaki oğlum, henüz okuma yazma bilmemesinin de etkisiyle, Google arama çubuğuna sesli komut vermeye ve gelen sesli yanıtı dinlemeye bayılıyor.

Akıllı ev sistemleri yaygınlaşıyor

Sesli arayüz teknolojisinin yaygınlaşmasında, Amazon’un 2014 yılında piyasaya sürdüğü akıllı hoparlörü Echo’da yer alan “Alexa” adlı akıllı asistanının etkisi büyük oldu. Henüz Türkçe dilinde kullanımı mümkün olmasa da Alexa pek çok ülkede aktif.

Alexa sesli komutlarla size internetten istediğiniz konuda arama yapabilir, müzik çalar, hava durumunu ve haberleri okur, yapılacaklar listesi hazırlar, yemek siparişi verebilir, sabah için alarmınızı kurar, akıllı ev sistemlerinizi yönetebilir. Alexa ve benzeri sistemler yakın dönemde daha fazla aygıtla bütünleştikçe, makine öğrenmesi sağ olsun, bizleri daha da iyi tanıdıkça ve Türkçe’ye de hâkim oldukça hayatımızın her alanında bize asistanlık edecek.

Amazon bir süredir Ford, Hyundai, Volkswagen gibi otomobil firmalarıyla işbirliğine giderek Alexa’yı araçlara entegre etmeye başladı bile.

Amazon’un ardından Google “Home”, Çinli Baidu “Little Fish VS1” ve JD.com “LingLong DingDong” adlı sesle yönetilebilen akıllı aygıtlarını piyasaya sürdü. Apple da “Homepod” adını verdiği akıllı hoparlörle piyasaya giriyor.

Ses tanıma teknolojisi henüz mükemmel değil. Akıllı sistemler hala konuşmamızı anlamakta zorluk çekiyor ve bizi sinirlendiriyor olabilirler. Ama Baidu’nun eski başmühendisi Andrew Ng şöyle diyor; “Pek çok insan ses tanıma teknolojisindeki doğruluk oranını küçümsüyor. Yüzde 95 ile yüzde 99 arasındaki fark o sistemi çok az kullanmanızla, o sistemi hiç düşünmeden hayatınızın bir parçası yapmanız arasındaki farktır.”

Comscore medya ölçüm ve analitik şirketinin öngörüsüne göre 2020 – 2021’de internetteki aramaların yarısı sesli asistanlarla yapılıyor olacak. Görünen o ki çok yakın gelecekte ekranlara dokunmayı bırakıp, bilgisayarlarla, telefonumuzla, hatta robotlarla iletişimimizi çok daha geleneksel bir yöntemle, kendi sesimizle kuruyor olacağız.

Kaynak: https://www.cnnturk.com

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link