RFID Teknolojisi, Perakende Sektöründe Satışları Artırıyor

Perakende mağazalarında her gün yüzlerce ürün tüketicilere sunuluyor. Tüketiciler tarafından beğenilen ürünlerin uygun bedenleri rafta olmadığında, satış danışmanlarından stok durumu teyit ediliyor, fakat çoğu zaman sistemde ürün görünse de depoda bulunamama gibi durumlarla karşı karşıya kalınıyor. Stok sisteminin doğru çalışmıyor olması, birçok markanın satışlarını da olumsuz yönde etkiliyor. Perakende sektöründe, özellikle bu belirsizliklere son veren RFID teknolojisi karşımıza çıkıyor.

Mağazacılık sektöründeki dünyaca ünlü markalar, stok sorununa RFID teknolojisi ile çözüm sağlıyorlar. Üretildiği andan satıldığı ana kadar ürünü takip edebilmeyi sağlayan bir teknoloji olan RFID ile adeta birer kimlik kartına sahip olan ürünler, müşteriye daha hızlı ulaşıyor. Satış danışmanlarının mobil olarak taşıyabildikleri kablosuz el terminalleriyle mağaza içerisindeki her bir ürünün hangi reyonda, hatta hangi rafta olduğu bilgisine anında ulaşmak mümkün oluyor. Böylece müşteri taleplerine anında cevap verilirken eksik ürünler günlük olarak takip edilebiliyor, yerine yenileri konulabiliyor. Fazla stokların azalması ve ürünlerin reyonda bulunurluğunun artışı ile müşterilerin istedikleri zaman, istedikleri ürüne ulaşarak satın alma yapabilmeleri sağlanıyor.

Tüketicilerin %30’u Aradığı Ürünü Reyonda Bulamayınca Satın Almaktan Vazgeçiyor

Hemen hemen tüm tüketicilerin başına gelen, aranılan ürünün bulunamaması sorunu, alışverişi keyif olmaktan çıkartarak zaman kaybı ve hayal kırıklığına dönüştürüyor. Yapılan araştırmalar da aradığı ürünü rafta bulamayan müşterilerin %30’unun satın almaktan vazgeçtiğini gösteriyor.

Çok kanallı satışı da destekleyen RFID teknolojisi sayesinde müşteriler, online ve fiziksel mağazalardan istedikleri ürünlere hızlıca ulaşabiliyorlar. RFID teknolojisinde, ürünler paketliyken de veri aktarımı mümkün oluyor. Bu sayede kutu içindeki ürünler hızlıca sayılarak, envanter sayım süresi kısalıyor. RFID kullanmayan perakendeciler, sayımları ayda ya da 6 ayda bir yapabiliyorken, RFID sistemi ile sayımlar istenilen herhangi bir sıklıkta, çok kısa bir sürede gerçekleştirilebiliyor. Satış personelinin envanter konularına daha az zaman harcaması, müşteriye harcanacak sürenin artmasını sağlıyor ve müşteri memnuniyetini olumlu yönde etkiliyor.

Dünyada pek çok perakendecinin kullanmaya başladığı RFID teknolojisini değerlendiren Sensormatic CEO’su İsmail Uzelli, Perakende sektöründeki yoğun rekabet, marka karlılıklarını olumsuz etkiliyor. RFID teknolojisinin kullanımı ile hızlıca yapılan stok sayımları ve stokta ürün bulunurluğunun artması sayesinde hem perakendeci verimliliği hem de müşteriyi memnuniyeti artıyor.” dedi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

PepsiCo, En Çok Tesla Semi Sipariş Eden Şirket Oldu. Peki ama Neden?

Bildiğiniz gibi Tesla, kasım ayının sonunda düzenlediği bir lansmanla yeni elektrikli tırı Tesla Semi’yi tanıtmıştı. Tesla’nın diğer elektrikli araçlarına olduğu gibi, Tesla Semi‘ye de şirketlerin yoğun bir ilgisi var gibi görünüyor. Zira lansmandan birkaç gün sonra Anheuser-Busch isimli ABD merkezli şirket, en büyük Tesla Semi ön siparişini gerçekleştirdi. Ancak bunun üzerinden çok fazla zaman geçmeden, PepsiCo daha büyük bir sipariş geçerek şimdiye kadarki en büyük Tesla Semi ön siparişini gerçekleştirmiş oldu.

Londra merkezli haber ajansı Reuters’ın yaptığı habere göre PepsiCo, emisyonu ve yakıt masraflarını azaltmak amacıyla 100 adet Tesla Semi tır siparişi verdi. Bir adet Tesla Semi tır siparişi için 20.000 dolar depozito verilmesi gerekiyor ve bu da sadece bu siparişten Tesla’nın kasasına 2 milyon dolar girdiği anlamına geliyor. Tabii, eğer ki PepsiCo, Tesla depozito miktarını 5.000 dolardan 20.000 dolara çıkardıktan sonra bu ön siparişi gerçekleştirdiyse bu durum geçerli oluyor. Aksi halde, bu siparişten Tesla’nın kasasına sadece 500.000 dolar girdiğini söyleyebiliriz. Bununla birlikte bir Tesla Semi elektrikli tırın şu anki fiyatının 150.000 dolar olduğunu da belirtelim.

PepsiCo‘nun sadece ABD’de yaklaşık olarak 10.000 araçlık bir filosu bulunuyor. Yani bu 100 adet Tesla Semi tır, şirketin filosunun çok küçük bir kısmını temsil edecek. Bununla birlikte PepsiCo’nun bir yöneticisi Reuters’a yaptığı açıklamada, Tesla Semi tırların kısa mesafe teslimatlarını gerçekleştirmek için kullanılacağını belirtti.

PepsiCo’nun bu 100 adetlik Tesla Semi tır siparişinin Tesla açısından bir başka olumlu yanı ise hisse değerlerinin yükselmesi oldu. Business Insider’ın yaptığı habere göre PepsiCo’nun bu ön siparişinde n sonra, Tesla hisselerinin değeri %2,28 oranında arttı. Görünüşe göre her bir büyük firmanın Tesla Semi tır siparişiyle birlikte şirketin hisse değerleri biraz daha artacak. Bu da 2020 yılına kadar kar edemeyeceği tahmin edilen Tesla için çok olumlu bir gelişme.

Tesla geçtiğimiz ayın sonunda yeni elektrikli tırını tanıttıktan sonra, birçok büyük şirketten çok sayıda Tesla Semi tır siparişi aldı. Lansmanın ertesi günü Walmart, 15 adet Tesla Semi tır sipariş ettiğini açıkladı. Bununla birlikte JB Hunt Transport Services isimli taşımacılık şirketi de birden fazla tır sipariş ettiğini belirtti. İlerleyen süreçte ise Alman lojistik firması DHL, Kanadalı süpermarket zinciri Loblaw ve ABD’li lojistik ve taşımacılık çözümleri şirketi Ryder; Tesla Semi elektrikli tır siparişi veren şirketler arasına katıldı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Ayakkabı Sektöründeki Alışveriş Alışkanlıkları

Positive’in İnci Deri’nin online satış verilerinden derlediği bilgilere göre, kadınlarda en çok satılan ayakkabı numarası 38, erkeklerde ise 42. 2017 yılında gerçekleşen satışları baz alan veriler arasında, ayakkabı alışverişlerinin yüzde 63’ünü kadınların yaptığı, 100 kadından 13’ünün topuklu ayakkabı satın alırken bir çift de düz ayakkabı satın aldığı gibi dikkat çekici bilgiler yer alıyor.

Positive’in İnci Deri’nin 2017 yılındaki online satışlarından yararlanarak derlediği verilere göre:

  • Kadınların yüzde 4’ü aynı siparişte erkek ürünü de satın alırken, erkeklerin yüzde 7’si kadın ürünü de satın aldı.
  • En çok alışveriş yapan bir kadın yıl boyunca en çok 25 çift ayakkabı satın alırken, bu rakam erkekte 22 çift oldu.
  • Kadın ayakkabılarında en çok satan numara yüzde 27,5 ile 38 olurken, onu yüzde 26,6 ile 37 numara takip etti.
  • En çok satan erkek numaralarında 42 numara yüzde 27,5 ile ilk sıradayken, onu yüzde 21,5 ile 41 numara takip etti.
  • Kadınların yüzde 57’si topuk boyu 8-10 cm olan ayakkabıları, yüzde 35’i ise topuk boyu 10 cm üzeri olan ayakkabıları tercih etti.
  • Kategori bazında, kadınların en çok satın aldığı ürün yüzde 31,5 ile bot olurken, sandalet yüzde 20 ile ikinci sırada yer aldı.
  • Erkeklerde kategorik olarak ayakkabı yüzde 48,5 ile ilk sırada iken, onu yüzde 22 ile loafer izledi.
  • Kadınların yüzde 13’ü topuklu ayakkabı satın alırken, yanında 1 çift de düz ayakkabı satın aldı.
  • Erkeklerin yüzde 8’i klasik ayakkabı alışverişlerine 1 çift de spor ayakkabı ekledi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link