Otomobilimizin Olmadığı Bir Gelecek Bizi Bekliyor

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırıyor, basitleştiriyor, işlerimizde hızı, verimliliği arttırıyor, pek çok işte bizi angaryalardan kurtarıyor. Ancak tüm bu yeni teknolojilerin önümüzdeki günlerde birçok sektörde ciddi yıkımlara da yol açacağı sık sık dile getiriliyor. Bu yıkıcı dönüşüm, akıllı ve elektrikli otomobillerin yaygınlaşmasıyla, en çok otomotiv ve enerji sektöründe yaşanacak gibi gözüküyor.

Sürücüsüz otomobiller artık hepimizin dilinde. Google önderliğinde başlayan, başta belki de çok ciddiye alınmayan bu furya, artık pek çok dev teknoloji ve otomotiv firmasını işin içine soktu. Önümüzdeki 5-10 yılda günlük hayatımızda sürücüsüz otomobillerle tanışıp, daha yakın ilişkiye gireceğiz. Teknoloji ucuzlayıp yaygınlaştıkça çevremiz otonom araçlarla sarılacak.

Bağımsız bir think tank kuruluşu olan RethinkX’in geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir rapor, bu dönüşümü ve bazı sektörlerde yaşanabilecek yıkımı oldukça iddialı bir şekilde ele alıyor.

Rapor, otonom araçların mevzuatlarının düzenlenip yasal hale gelmesinden 10 yıl sonra, tahminen 2030’da (TaaS) “transport-as-a-service” adını verdikleri sistemin ulaşım sektörüne hakim olacağını söylüyor. Bu dönemde ABD’de gerçekleşecek yollukların %95’i otonom ve paylaşılan araçlarla yapılıyor olacak (Rapor ABD odaklı ama bu dönüşümün kısa sürede öyle ya da böyle tüm dünyayı etkileyeceğine emin olabiliriz). Burada not düşelim, rapor eski otomobillerin hala %40 oranında mevcut olacağını, ama bunların kullanımının %5 gibi düşük bir seviyede kalacağını belirtiyor.

Otomobil sahibi olmak pek çoğumuz için heyecan vericidir ve bazılarımız için aynı zamanda bir prestij sembolüdür. Ancak aslında otomobile yaptığımız yatırımı düşündüğümüzde pek de mantıklı bir finansal hareket olmadığını çok net görebiliriz. Sonuçta otomobilimizi genelde sabah ve akşam işe gidip gelirken kullanırız, onun haricinde tüm gün otoparkta yatar. Elektrikli ve tamamen otonom araçlar bakım ve sigorta maliyetlerinde %90, yakıt maliyetlerinde de %70 tasarruf anlamına gelecek.

Rapor bugün nasıl bir GSM operatörüne abone olup akıllı telefonlarımızı kullanıyorsak, gelecekte de bugünün Uber, Lyft, Türkiye’de Olev gibi servislerine üye olarak ihtiyacımız olduğu kadar otomobil kullanacağımızı iddia ediyor. Böylece çok daha ucuz ve kullanışlı bir ulaşım hizmeti almamız mümkün olacak. İhtiyacımız olduğu kadar kullanacak, park yerini dert etmeyeceğiz. Otomobilin sigortası, vergisi, bakımı, yedek parçası bizim derdimiz olmayacak. Bu servislerle ulaşım yeni otomobil almaktan 10, var olan otomobilimizi kullanmaktansa 4 kata kadar daha ucuza mal olacak.

TaaS sistemi otomotiv, sigorta ve petrol endüstrisinde çok ciddi bir yıkıma sebep olacak. Petrol talebi ve dolayısıyla fiyatı ciddi düşüş yaşayacak. Trilyonlarca dolarlık değer kayıpları yaşanırken, yine trilyonlarca dolarlık yeni iş olanakları doğacak.

Şöyle düşünebiliriz. Beşinci seviye (yani tam otonom) elektrikli ve sürücüsüz araçlara geçtiğimiz gün, otomobil satıcıları, tamirciler, sigorta şirketleri, taksiciler, hatta her türlü şoförler, benzin istasyonları, petrol şirketleri vb. pek çok çalışan ve işletme bu dönüşümün yıkıcı etkisiyle karşı karşıya kalacak. Bu noktada TaaS sistemine yatırım yapan otomotiv ve teknoloji firmaları, yazılımcılar, yeni teknoloji üretenler kazananlar olacak.

Otomotiv endüstrisinin büyüklüğünü, petrol devi ülkelerin ekonomik gücünü düşününce böyle bir dönüşüm kolay kolay yaşanmaz gibi geliyor insana. Hatta hep şehir efsanesi olarak dolaşır insanların dilinde; petrol tükenmeden elektrikli otomobiller olmaz, petrol lobisi bu durumu engeller diye.

Ama işte bir hayalperest adam, Elon Musk, çıkıyor ortaya, bundan 15 yıl önce var olmayan bir marka (Tesla Motors) yaratıp, elektrikli bir otomobil yapıyor ve tüm otomotiv sektörünü sarsıyor. Artık koskoca Alman otomotiv devi Volkswagen bile kendi elektrikli otomobillerini tanıtırken “Biz Tesla’dan daha iyisini yaparız” demek zorunda kalıyor.

Sahip olma dürtüsünün yerini paylaşmanın alacağı bir döneme giriyoruz. Tüketim alışkanlıklarımız değişecek. Paylaşım ekonomisi çevreye duyarlı, sürdürülebilir, ekonomik ve herkes için daha erişilebilir bir dünyanın kapılarını da aralayacak.

Rapordan bazı çarpıcı saptamalarla yazımı bitireyim;

• Otomobil kullanmayı sevme, teknoloji ürkekliği, alışkanlıklar gibi sebeplerle bu geçiş kolay olmaz gibi düşünülse de Pre-TaaS dönemi firmaları olarak adlandırdıkları Uber, Lyft, Didi gibi firmalar milyarlarca dolarlık yatırımlar yapıyorlar. New York’ta sadece 2016’da 500,000 yolcu taşıdılar.

• Daha az araç daha fazla yol yapacak. Bugün ABD yollarında 247 milyon olan yolcu taşıyan araç sayısı 44 milyon adete düşecek. 100 milyon araç ekonomik olarak kullanışsız hale gelip imha edilecek. Böylece yollar, otoparklar boşalacak, boşalan alanlar daha verimli kullanılabilecek.

• 2020 yılında günlük 100 milyon varile ulaşacak petrol ihtiyacı, 2030’da 70 milyon varile gerileyecek. Bu durum petrol endüstrisinde ciddi kriz yaratacak.

• TaaS sistemine geçiş hava kirliliği ve sera gazı salınımını ciddi oranda azaltacak, insan sağlığına önemli fayda sağlayacak. Ulaşım sektöründe enerji ihtiyacı %80 azalacak.

• Sistem ulaşım maliyetlerini düşürecek, özellikle engelli ve yaşlıların istihdama, eğitime, sağlık sistemine ulaşımını kolaylaştıracak. Daha temiz, güvenli ve yürünebilir çevreler yaratacak.

*Bu yazı ilk olarak CNN Türk’ün internet sitesinde yayımlanmıştır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

CNN Türk Program Müdürü

Bir Cevap Yazın

Hava Yolu Şirketleri, Akıllı Bavulları Yasaklıyor

Özellikle son birkaç yıldır teknolojinin hızlı bir şekilde gelişmesiyle birlikte, aklınıza gelebilecek hemen her eşya teknolojik bir cihaza dönüştü. Ya da markaların pazarlama kaygısıyla ifade ettiği gibi söyleyecek olursak her eşya “akıllı” hale gelmeye başladı. Ancak bu durum hava yolu şirketleri açısından bir sorun oluşturmaya başlamış gibi görünüyor.

Son çıkan haberlere göre birçok ABD merkezli hava yolu şirketi, önümüzdeki yılın başından itibaren çıkarılamayan lityum-iyon bataryaya sahip olan akıllı bavulları yasaklayacak. Bu yasağı uygulayacak olan hava yolu şirketlerinin başında American Airlines, Delta Air Lines ve Alaska Airlines geliyor. Şirketlerden yapılan açıklamalara göre bu yasak 15 Ocak tarihinden itibaren uygulanmaya başlayacak. Bununla birlikte, söylentilere göre diğer hava yolu şirketleri de bu yasağı uygulayıp uygulamama konusunda bir değerlendirme yapıyorlar.

Çıkabilir bataryaya sahip akıllı bavullar ise bu yasağın kapsamına girmiyor. Bu bavullar uçağa kabul edilecek ve bavul sahipleri, bavulun bataryasını yanlarında taşıyacaklar.

Bu akıllı bavul yasağının hayata geçmesinde başı çekenler American Airlines ve Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği oldu. Bu yasağın sebebi ise lityum-iyon bataryaların neden olduğu bir yangının ortaya çıkma ihtimalini azaltmak. Hava yolu şirketleri, daha önce de benzer nedenden ötürü elektrikli kaykay ve Samsung Galaxy Note 7 gibi ürünleri de yasaklı ürünler listesine koymuştu.

Akıllı bavul üreticisi olan Bluesmart şirketinin CEO’su Tomi Pierucci ise The Verge’e konuyla ilgili yaptığı açıklamada, bu yasağı eleştirerek bunun seyahat teknolojisi açısından dev bir geri adım olduğunu ifade etti. Tabii, Bluesmart’ın ürettiği bavulların bataryalarının çıkarılabilir olmadığını düşününce, şirket CEO’sunun böyle bir açıklama yapması gayet normal.

Bunun birlikte, Bluesmart’ın internet sitesinden yapılan bir açıklamada, şirket dünyanın önde gelen hava yolu şirketler toplantılar organize ettiğini ve bu toplantılarda kendi ürünleri için bir istisna yapılmasını isteyeceklerini ifade etti.

Çıkarılabilir bataryaya sahip akıllı bavullar üreten Away gibi şirketler ise bu yasaktan etkilenmedikleri için bu konuyla ilgili agresif bir açıklama yapmadılar. Away’in kurucu ortağı ve CEO’su olan Steph Korey ise konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Bu kararın duyurulmasının öncesinde American Airlines ile irtibat halindeydik ve herhangi bir istisna ya da değişiklik için baskı yapmıyoruz.” dedi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Apple, Shazam’ı Satın Aldı

Son birkaç gündür etrafta teknoloji devi Apple‘ın müzik tanımlama uygulaması olan Shazam‘ı satın aldığına dair ciddi haberler dolaşıyordu. Ancak bu zamana kadar Apple şirketinden bu satın alma haberlerini doğrulayan bir açıklama gelmişti. Recode’un yaptığı habere göre Apple, sonunda bu konudaki sessizliğini bozdu ve Shazam’ı satın aldığını doğruladı.

Apple bu satın alma ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları ifade etti:

“Shazam’ın ve onun yetenekli ekibinin Apple’a katılacak olmasından dolayı heyecanlıyız. Apple Store’un açılışından beri, Shazam sürekli olarak iOS’un en popüler uygulamalarından biri olarak yer aldı. Bugün o, birden fazla platformda dünya genelindeki yüz milyonlarca insan tarafından kullanılıyor. Apple Music ve Shazam, kullanıcılarımıza harika müzik deneyimleri sağlamak ve müzik keşfi için bir tutkuyu paylaşıyorlar ve doğal bir uyum içindeler. Hazırda heyecan verici planlarımız var ve bugünün anlaşmasının onaylanması üzerine Shazam ile birleşmeyi dört gözle bekliyoruz.”

Apple’ın açıklamasının son cümlesi, satın alma anlaşmasının henüz düzenleyici kurum tarafından onaylanmadığına işaret ediyor olabilir. Zira Shazam, Birleşik Krallık merkezli bir şirket ve bu yüzden anlaşmanın onaylanmasının biraz zaman alması gayet doğal.

Shazam da Apple’ın bünyesine dahil olmasıyla ilgili olarak bir açıklama yaptı ve açıklamada şunları belirtti:

“Shazam’ın, Apple’ın parçası olmak için bir anlaşmaya giriştiğini duyurmaktan dolayı heyecanlıyız. Shazam, dünyanın en yüksek dereceye sahip uygulamalarından biridir ve yüz milyonlarca kullanıcı tarafından sevilmektedir ve Shazam için kullanıcılarımıza yenilik ve sihir sunmaya devam etmemize imkan tanıyacak daha iyi bir yuva hayal edemiyoruz.”

Bununla birlikte Apple’ın Shazam’ı yaklaşık olarak 400 milyon dolar karşılığında bünyesine kattığı tahmin ediliyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link