Netflix İzlerken Sporu İhmal Etmek İstemeyenlere Çözüm: Cycflix

İnternet, özellikle de sosyal medya ve Youtube, Netflix vb. içerik siteleri birçoğumuzun hayatında büyük bir yer kaplıyor. Hatta bazen bu durum öyle bir hal alıyor ki, bu sitelerde geçirdiğimiz vakit yüzünden günlük rutinlerimiz bozulabiliyor. Ve bu günlük rutinlerin içindeki en önemli şeylerden biri de hiç şüphesiz spor. Düzenli olarak spor yapmak, zaten başlı başına zor bir durumken bu tarz internet siteleri, bizim aklımızı çelerek spor rutinimizi bozmamızı daha kolay bir hale getiriyor. Ancak Dublin Teknoloji Enstitüsü’nden Ronan Byrne isimli öğrencinin yaptığı sistem, bu soruna bir çözüm getiriyor. En azından Netflix kullanıcıları için…

Byrne’in Kondisyon Bisikletine Bağladığı Arduino Kartı

Techcrunch’ın yaptığı habere göre Ronan Byrne’ın yaptığı Cycflix isimli sistem, Netflix hesabınızla bir kondisyon bisikletini birleştiriyor ve bisiklet kullanıldığı takdirde Netflix içeriklerinin oynatılmasına izin veriyor. Cycflix, kondisyon bisikletine bağlanan Arduino geliştirme kartı ve Byrne’in yazdığı Python script’i sayesinde sayesinde çalışıyor. Python script’i, pedalı ne kadar hızlı çevirdiğinize bağlı olarak Netflix hesabınızı kontrol ediyor.

Cycflix; hız, antrenman uzunluğu ve dinlenme periyotları gibi çeşitli ayarları yapmanıza imkan tanıyor. Sistem aracılığıyla antrenman ayarlarınızı yaptıktan sonra, izlemek istediğiniz filmi ya da diziyi seçiyorsunuz ve pedal çevirmeye başlıyorsunuz. Antrenman ayarlarınızı yaparken kendinizin belirlemiş olduğu hedeflenen hıza ulaştığınızda Netflix, seçtiğiniz filmi/diziyi oynatmaya başlıyor. Her ne sebeple olursa olsun hedeflenen hızın altına düştüğünüzde ise film/dizi otomatik olarak durduruluyor ve siz tekrardan tempoyu artırana kadar oynatılmıyor. Bununla birlikte Cycflix, Hulu vb. servislerle de çalışabiliyor.

Tabii, sadece kondisyon bisikletine binerek spor rutininizi tamamlayamazsınız. Ama eğer sıkı bir Netflix kullanıcısıysanız bu sistem sayesinde en azında kondisyon antrenmanlarınızı aksatmayacağınızı ve kondisyonunuzun tavan yapabileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Netflix, Sadece Netflix’te Olan Özelliklerini Yaratıcı Videolarla Gerçek Hayata Uyarladı

Kullanıcılarına her anlamda kolaylık sağlayan online dizi ve film platformu Netflix, uygulamasında hayatı kolaylaştıran ve sadece Netflix’te olan bazı özellikleri gerçek hayata uyarladığı kısa filmleri sosyal medyada yayınladı.

Kullananlar bilir, Netflix gerçekten kullanımı çok kolay ve rahat bir platform. Örneğin sevdiğiniz bir diziyi izlerken önemli bir işiniz çıktı ve diziyi yarım bırakmak zorunda kaldınız. Normal şartlarda daha sonrasında diziye devam edebilmek için önce hangi bölümde olduğunuzu sonra da hangi dakikasında kaldığınızı hatırlamanız gerekir. Hatırlamıyorsanız bölümü hızlı hızlı ilerleterek anlamaya çalışmak ise oldukça vakit kaybettiren bir durum. Ancak Netflix sizin için kaldığınız yeri işaretliyor ve diziyi bir sonraki açışınızda kaldığınız yeri hatırlatıp oradan devam etmek isteyip istemediğinizi soruyor.

Özellikle bir günde aynı dizinin en az 3-4 bölümünü izleyenler için bir süre sonra dizilerin introsu ne kadar muhteşem olursa olsun can sıkabiliyor.  Netflix’in “introyu atla” seçeneği bu durumda da hayat kurtarıyor ve introyu atlarken dizinin başını kaçırmamaya çalışarak vakit kaybetmiyorsunuz…

#SadeceNetflixte

Netflix başka hiçbir yerde olmayan bu kolaylıklarının önemini #SadeceNetflixte hashtag’i ile; uykusuna kaldığı yerden devam etmek isteyen bir genç kadın, kız isteme merasimini biran önce atlatmak isteyen gergin aileler ve simitçiye yol tarifi sorduğu için kafası karışan bir genç üzerinden esprili bir dille anlatıyor.

Siz ne düşünüyorsunuz? Bu özellikler gerçek hayatta da olsaydı hayatımız çok daha kolay olmaz mıydı?

KÜNYE
Reklamveren: Netflix Türkiye
Reklam Ajansı: Senfonico

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Teknoloji, Bizi Nasıl Birer Bağımlıya Dönüştürüyor?

  • Aslında bizim kontrol etmemiz gereken teknoloji, bizi kontrol eder hale geldi.
  • Sosyal ağlar, online alışveriş ve oyunlar gibi dijital teknolojiler, kullanıcıların geri dönmelerini sağlamak için birtakım ikna edici ve motivasyonel teknikler kullanırlar.
  • FoMO (fear of missing out / gözden kaçırma korkusu) olarak bilinen fobi, sosyal medya tasarımındaki birçok özelliğin çıkış noktasıdır.
  • WhatsApp’taki mavi tik işareti ve diğer mesajlaşma uygulamalarındaki mesajın görüldüğüne dair bildirimler, uygulamaların dürtüsel kontrol etmeye yönelik olarak sundukları özelliklerden biridir.
  • 15 milyon İngiliz internet kullanıcısı (tüm internet kullanıcılarının % 34’ü) “dijital detoks” denediler. Çevrimdışı olduktan sonra katılımcıların% 33’ü verimlilikte bir artış hissettiğini,% 27’si kurtuluş duygusu hissettiğini ve % 25’i ise hayattan daha fazla keyif aldığını bildirdi.
  • İlgili Yazı: Her 13 Dakikada Bir Telefonumuza Baktığımızı Biliyor muydunuz?

Teknolojinin hayatımızı şekillendirdiğinden sürekli olarak bahsediyoruz. Ancak durum artık öyle bir noktaya geldi ki, teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak ve bize fayda sağlamaktan çok bize hükmeder hale geldi. Bu da teknoloji bağımlılığının ortaya çıkmasına neden oldu. Hatta teknoloji bağımlılığı kapsamında değerlendirebileceğimiz oyun bağımlılığı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından “Uluslararası Hastalık Sınıflandırması“na dahil edildi. Teknoloji bağımlılığı sorunu, kısa bir süre önce dijital sağlığa odaklanmaya başlayacağını duyuran Google tarafından da kabul edildi.

Teknoloji bağımlılığı sorunu her geçen gün daha fazla fark edilse de, kullanıcılar hala teknolojinin bağımlılığı kolaylaştırmak amacıyla nasıl tasarlandığının tam olarak farkında değiller. World Economic Forum ise geçtiğimiz günlerde paylaştığı bir yazıda, dijital medyanın kullanıcıları bağımlı hale getirmek için kullandığı bazı mekanizmaları ve teknikleri sıraladı.

Dürtüsel Kontrol Etmeye Yönelik Özellikler

Sosyal ağlar, online alışveriş ve oyunlar gibi dijital teknolojiler, kullanıcıların geri dönmelerini sağlamak için birtakım ikna edici ve motivasyonel teknikler kullanırlar. Bunlar nadirlik (geçici bir süre mevcut olan ve sizi hızlı bir şekilde online çevrimiçi olmaya teşvik eden bir fotoğraf ya da durum), sosyal kanıt (binlerce kişinin retweet’lediği bir makaleyi gördüğünüzde, çevrimiçi olarak o makaleyi okumak isteyeceksinizdir), kişiselleştirme (haber akışınız ilgi alanlarınıza göre haberleri filtrelemek ve görüntülemek üzere tasarlanmıştır) ve karşılıklı davranış (ekstra puan kazanmak için daha fazla arkadaşınızı davet edersiniz ve arkadaşlarınız o ağa dahil olduktan sonra, sizin ayrılmanız ya da onların ayrılmaları çok daha zor hale gelir) durumudur.

Günümüzde teknoloji, bir aidiyet duygusu hissetmek ve diğer insanlarla bağlantı kurmak gibi temel insani ihtiyaçlardan istifade etmek üzere tasarlanmıştır. Bu yüzden FoMO (fear of missing out / gözden kaçırma korkusu) olarak bilinen fobi, sosyal medya tasarımındaki birçok özelliğin çıkış noktasıdır.

Sosyal medyadaki gruplar ve forumlar aktif katılımı teşvik eder. Bildirimler ve varlık özellikleri, kullanıcıların gerçek zamanlı olarak birbirlerinin aktivitelerinden ve müsaitlik durumlarından haberdar olmalarını sağlar ve bunun sonucunda bazı kullanıcılar, dürtüsel olarak bunları kontrol etmeye başlarlar. WhatsApp’taki mavi tik işareti ve diğer mesajlaşma uygulamalarındaki mesajın görüldüğüne dair bildirimler bu duruma örnek olarak verilebilir. Kullanıcılar bu gibi özellikler sayesinde mesajlarının iletilip iletilmediğini ve okunup okunmadığını öğrenebilirler. Ve bu durum, her bir kişi üzerinde diğer kişilere hızlı bir şekilde cevap vermesi için baskı oluşturur.

Ödül ve bilgi – eğlence kavramları, “bağımlılık tasarımları” için çok önemlidir. Örneğin sosyal ağlarda, “Hiçbir haber, iyi haber değildir.” denilmektedir. Bu yüzden, sosyal ağların tasarımları her zaman içerik sağlamak ve hayal kırıklığının önüne geçmek amacıyla yapılır. Twitter gibi akıllı telefon uygulamalarındaki “yenilemek için çek” mekanizması için olan beklenti, bir slot makinesinin kolunu çekmeye ve kazanmayı beklemeye benzer.

Yukarıda belirtilen özelliklerin çoğunun teknoloji dışı dünyamızda kökleri vardır. Sosyal ağ siteleri, insanlar arasında yeni ya da temel olarak farklı bir etkileşim tarzı oluşturmamıştır. Bunun yerine, bu etkileşimlerin meydana gelebileceği hızı ve kolaylığı büyük ölçüde artırdılar.

İnsanlar Çevrimdışı Kaldıklarında Kendilerini Kötü Hissediyorlar

Dijital medyayı kullanan insanlar, davranışsal bağımlılık belirtileri gösterirler. Bunlar, çevrimiçi profillerini düzenli olarak kontrol ettikleri zaman, dikkati çekme, çatışma ve ruh hali modifikasyonunu içerir. Çoğu zaman insanlar, bunu yapmak uygunsuz ya da tehlikeli olsa bile, dijital cihazlarla etkileşime girme ihtiyacı hissederler. Bağlantı kesildiyse veya istenildiği gibi etkileşimde bulunamıyorlarsa, çevrimiçi sosyal ağlarıyla bağlantı kurmak için kaçan fırsatlarla kafaları meşgul olur.

İngiltere’nin haberleşme düzenleyicisi Ofcom’a göre, 15 milyon İngiliz internet kullanıcısı (tüm internet kullanıcılarının% 34’ü) “dijital detoks” denediler. Çevrimdışı olduktan sonra katılımcıların% 33’ü verimlilikte bir artış hissettiğini,% 27’si kurtuluş duygusu hissettiğini ve % 25’i ise hayattan daha fazla keyif aldığını bildirdi. Ancak raporda aynı zamanda, katılımcıların %16’sının gözden kaçırma korkusu, %15’inin kayıp hissettiği ve % 14’ünün bağının kopmasından korktuğu bildirilmiştir. Bu rakamlar, insanların çevrimiçi olarak daha az zaman harcamak istediklerini, ancak bunu yapmak için yardıma ihtiyaç duyabileceklerini gösteriyor.

Şu anda kullanıcıların çevrimiçi deneyimlerini, varlıklarını ve çevrimiçi etkileşimlerini kontrol etmelerini sağlayan araçlar çok ilkel kalmaktadır. Kullanıcılar katılımı kabul ettiklerinde, siber dünyanın sosyal normlarına bağlı kalmaları için yazılı olmayan beklentiler var gibi görünüyor. Ancak alkol gibi bağımlılık yapan diğer maddelerden farklı olarak, teknoloji kullanımını daha bilgili ve bilinçli hale getirmede rol oynayabilir.

Birisinin bir telefonu ya da sosyal ağı, endişeli ve kontrolsüz bir şekilde kullanıp kullanmadığını tespit etmek mümkündür. Online kumar oynamaya benzer şekilde, kullanıcılar isterlerse, yardım almalıdırlar. Bu, kendi kendini dışlama ve kilitleme planı olabilir. Kullanıcılar, kullanım şablonları risk gösterdiğinde, yazılımın kendilerini uyarmasına izin verebilirler.

Yasal olarak çevreleyen yazılım ile istismar edici olarak görülebilen yazılım arasındaki sınır, sonuca bağlanmamış bir sorun olarak kalmayı sürdürüyor. Dijital ikna tasarımının şeffaflığı ve eleştirel dijital okuryazarlık ile ilgili eğitim, bu konudaki potansiyel çözümler olabilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link