Netflix, İzlenme Süresinde Youtube ve Diğer Rakiplerine Fark Attı

İnternet, alışveriş alışkanlıklarımızdan bankacılığa değin, hayatımızı etkileyen neredeyse her şeyi dijital dönüşümün gücüyle değiştirdi. Elbette televizyon yayıncılığı da bundan payına düşeni aldı. Youtube’un ortaya çıkışıyla yeniden tanımlanan video içerik ve yayıncılık, artık daha fazla özellik sunan ve canlı yayın kavramını internete taşıyan platformlarla bambaşka bir düzeye geldi. Bu platformlardan en önemlisi ise kuşkusuz ki Netflix. Çok da uzun sayılmayacak bir süre önce hayatımıza giren ve özellikle son 1-2 yılda daha fazla ülkeye açılıp müşteri kitlesini genişletmesiyle dikkat çeken platform, sunduğu zengin içerikle de başarısını her geçen gün artırıyor.

Netflix’in başarısını gösteren son gelişmelerden biri ise comScore’un yaptığı araştırma oldu. Geçen ay yapılan ve ABD’de bulunan, kablosuz internet erişimine sahip 12500 hanedeki 150.000 cihaz üzerinden elde edilen verilerin değerlendirildiği çalışma Netflix’in; Youtube, Hulu , Amazon Video ve diğer video içerik yayıncılarından daha fazla izlendiğini ortaya koydu. Verilere göre Netflix’in günlük ortalama izlenme süresi 1 saat 40 dakika olarak tespit edildi.

Video içerik platformlarının toplam izlenme sürelerinin dağılımını gösteren grafikte Netflix, %40’lık pay ile ilk sırada yer alıyor. En yakın rakibi Youtube’un toplam izlenme oranı %18 iken onu %14 ile Hulu ve %7 ile Amazon Video takip ediyor. Diğer platformların toplamı ise %21’lik dilimi oluşturuyor.

Araştırma sonucunun bir başka dikkat çeken noktası da Netflix’in, ABD’deki kablosuz internet erişimine sahip evlerin %54’üne ulaşması olarak karşımıza çıktı. Bu durum, izleyicilerin platformla olan etkileşiminin, sosyal medyada yaptıkları Netflix esprilerinin ötesinde olduğunu gösteriyor.

Bu önemli araştırma, tahmin ettiğimiz bir bulguyu daha ortaya koyuyor. Çünkü elde edilen bilgilere göre, tam da beklendiği üzere, izleyiciler arka arkaya bölüm seyretme alışkanlığını en çok hafta sonunda gösteriyor. Ayrıca, dijital yayın platformlarını izleyenler ile geleneksel televizyon ağlarını izleyenlerin aynı zaman diliminde televizyon izlediklerini kanıtlıyor. Araştırma, her iki izleyici kitlesinin de en çok 20:00 – 23:00 saatleri arasında ekran başında olduklarını söylüyor.

Kuşkusuz, geleneksel televizyon ağlarının kısa bir sürede yok olacağını söyleyemeyiz. Fakat kısa bir süre önce Türkiye’ye özel ilk orijinal yapımının konusunu açıklayan Netflix’in, bu konuda büyük bir değişim yarattığı da bir gerçek. Hatta Facebook’un ve Twitter’ın etkinlikleri canlı yayınlama olanağı sunmasını ve tıpkı Netflix gibi orijinal yapımlara yönelmesini de bunun en açık işaretlerinden biri olarak kabul edebiliriz.

Yeni nesil video içerik ve orijinal içerik yayıncılarının arasında Netflix’in sivrilmesinin pek çok nedeni var. Bu noktada akla ilk olarak; farklı kesimlere ve tercihlere seslenen çeşitli yapımlar sunması, izleyicinin alışkanlıklarını iyi belirleyerek taleplerine uygun potansiyel taşıyan içerikler önermesi, kullanıcı deneyimini ön plana çıkarması, zengin bir içerik yelpazesine sahip olması ve kullanışlı tasarımı geliyor.

Peki siz, Netflix ve benzeri platformlar ile geleneksel televizyon ağları arasındaki bu rekabeti nasıl yorumluyorsunuz? Sizce, ekran boyutları ve çözünürlüğündeki ilerlemeler sayesinde kendi içinde bir dönüşüm yaşayarak internete direnebilen geleneksel televizyon yayıncılığı, yeni rakipleriyle de aynı azimde mücadele edebilecek mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Kind, Cesur Pazarlama Faaliyeti Kapsamında 10.000 Kişiye Rakiplerinin Ürünlerini Gönderdi

Bir markanın ürününe sonuna kadar güvenmesi çok önemli bir olaydır. Markalar sürekli olarak kendi ürünlerinin en iyisi olduğunu ve ürünlerine güvendiklerini söyleseler de, bu güveni göstermek yürek ister. Kind isimli marka ise son yaptığı pazarlama faaliyetiyle böyle bir yüreğe sahip olduğunu gösterdi.

Protein barı ve granola bar gibi sağlıklı atıştırmalıklar üreten bir marka olan Kind, protein barı pazarına girişini doğrudan rakiplerini hedef alan bir pazarlama hamlesiyle duyurdu. Yeni ürününü insanlara denettirmek isteyen marka, internet sitesi üzerinden kayıt olan 10.000 kişiye kendi ürününden göndermekle kalmayıp kendisi gibi protein barı üreten Clif, Quest, ThinkThin ve Power Crunch gibi çeşitli rakiplerinin ürünlerinden de gönderdi. Tabii ki Kind’in bunu yapmaktaki amacı, insanların iki ürünü de deneyip hangisinin daha iyi olduğuna karar vermelerini sağlamaktı.

Kind, kendi protein barlarında ana protein kaynağının fındık olduğunu ve bu yüzden otomatik olarak kendi protein barlarının, yoğun olarak yapay protein karışımları, yapay tatlandırıcı ve şeker alkolü barındıran diğer protein barlarından daha iyi olduğunu belirtiyor. Kind şirketinin entegre iletişimden aorumlu başkan yardımcısı Drew Nannis, bu pazarlama faaliyetiyle ilgili olarak şunları ifade etti:

“Yeni bir kategoriye girdiğimizden beri, insanları ilgi uyandıran bir şekilde değişiklik yapma konusunda ikna etmeye ihtiyaç duyuyoruz. Tat oldukça subjektiftir, bu yüzden insanların ürünümüzü denemelerini sağlayarak iyi bir etki yaratmak için elimizden gelenin en iyisini yapmak istedik.”

Protein barları, marka için net bir büyüme fırsatı barındırıyor. Bununla birlikte Kind, kendisini meydan okuyan bir marka olarak görüyor ve yerleşik rakiplerle boy ölçüşmekten hiçbir şekilde kaçınmıyor. Ayrıca belirtilene göre bu pazarlama faaliyetleri onlar açısından oldukça iyi sonuç verdi. Bununla ilgili bir örnek vermek gerekirse, Drew Nannis’in belirttiğine göre bu pazarlama faaliyetinin başlatıldığı hafta boyunca şirketin internet sitesinin trafiği %61 oranında arttı.

Tüm bunların yanı sıra Kind, Korkunç Bir Film’deki Cindy Campbell rolüyle tanınan Anna Faris’in rol aldığı bir dijital reklam kampanyası da yürütüyor. Bu reklam videosunda Anna Faris, Amazon kullanıcılarının piyasada yer alan lider protein barları hakkında yaptıkları ve tamamen gerçek olan kötü yorumları okuyor. Birkaç farklı dijital kanal üzerinden yayımlanan bu reklam videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kredi Kartı Bilgilerinin Çalınması Derdine Son: Dünyanın İlk Kilitli Kredi Kartı

Online alışverişe olan ilginin artmasıyla birlikte, her geçen gün daha fazla banka kartlarına bağımı hale geliyoruz. Bunun yanı sıra insanlar, günlük hayatta da yanlarında nakit para taşımak yerine kredi kartı ya da hesap kartı kullanmayı tercih ediyorlar. Ancak banka kartları ile ilgili önemli bir sorun bulunuyor: Kart bilgilerinin kolay bir şekilde çalınabilmesi. Ama gelişmiş teknolojiye sahip yeni bir kredi kartı sayesinde, bu sorun yakın zamanda ortadan kalkabilir.

Design Taxi’nin yaptığı habere göre Dynamics Inc. isimli bir ödeme teknolojisi firması, Amerika Birleşik Devletleri’nin Las Vegas şehrinde düzenlenen tüketici elektroniği fuarı CES 2018 sırasında batarya ile çalışan bir kredi kartı geliştirdiğini duyurdu. Bu yeni teknolojiyle bezenmiş kartlar, ilk olarak Japonya’da kullanıma sunulacak. Dynamics şirketinin CES 2018’te yaptığı sunuma (aşağıda yer alan video) göre kartların ilk olarak kullanıma sunulacağı ülkenin Japonya olmasının sebebi, Japonya’daki insanların çok büyük bir kısmının güvenlik endişeleri nedeniyle ya da kaybetmekten korktukları için kart sahibi olmamaları.

Japonya’da Visa sisteminin kullanım hakkına sahip olan Sumitomo Mitsui Card Company isimli şirket, Dynamics Inc. şirketinin geliştirmiş olduğu “dünyanın ilk kilitli kredi kartı“nı kullanıma sunan ilk şirket olacak. Bu kredi kartında bulunan teknoloji, kredi kartı bilgilerinizi gizli tutmak için onları kilitliyor. Eşi benzeri görülmemiş bir güvenlik düzeyine ve işlevselliğe sahip olacağı söylenen yeni kart; LED ışık, LCD ekran ve dokunmatik tuşlar barındırıyor.

Dynamics Inc. şirketinin yaptığı açıklamaya göre bu kredi kartını kullanmak için kartın üzerinde bulunan dokunmatik tuşlar aracılığıyla bir şifre girilmesi gerekiyor. Şifre girildikten sonra, kredi kartı numarası LCD ekranda beliriyor. Kredi kartı numarası ekranda kaldığı sürece, manyetik şerit ve çip fonksiyonları kullanılabiliyor. Alışveriş tamamlandıktan sonra ise kredi kartı yeniden bu bilgileri kilitleyip saklıyor. Dolayısıyla da kredi kartı, hiçbir şekilde kullanılamıyor.

Tüm bunların yanı sıra, bu kredi kartının hangi tarihte çıkış yapacağı henüz netlik kazanmış değil. Bununla birlikte Dynamics Inc. şirketinin bu kredi kartını 2018 yılı içerisinde Japon pazarında kullanıma sunmayı planladığı biliniyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link