Ne Kadar İleri Gideceğiz?

Biz insanlara sağlık, refah ve bolluk getiren, hayatımızı kolaylaştıran, pek çok derdimize deva olan, geleceğimize ışık tutan bilim ve teknoloji, zaman zaman hem insanlık hem de çevremiz, hatta tüm gezegenimiz için ciddi sorunlar doğurabiliyor. Aslında, burada sorunun bilimden değil de onu yanlış şekillerde ve yanlış amaçlarla kullanan biz insanlardan kaynaklandığına şüphe yok.

En basitinden bugün günlük yaşamımızda kullandığımız pek çok yüksek teknolojinin bu noktaya ulaşmasında, devletler arasında yaşanan rekabetin etkisini ve asıl amacın askeri gücü elinde bulundurmak olduğunu biliyoruz.

Müthiş bir potansiyeli olan nükleer enerjinin aynı zamanda dünyanın sonunu getirebilecek kitlesel bir silah olduğuna hepimiz şahidiz. Bizleri ileri bir uygarlık haline getirdiğini savunduğumuz endüstrileşmenin de aynı zamanda gezegenimizin en büyük düşmanı olduğunun, doğamızı ve diğer tüm canlıları yavaş yavaş yok ettiğinin farkındayız.

Toplumları özgürleştirmesi, demokratikleştirmesi beklenen, hatta yarattığı fırsatlarla eşitsizlikleri ortadan kaldıracağı iddia edilen internet, müthiş bir teknolojik devrim olarak karşımızda dursa da siyasi anlamda daha çok kutuplaşmalara, çatışmalara sebep oluyor. Fırsatları daha kolay değerlendiren zenginleri daha zengin yaparken tekelleşmeyle beraber tüm dünyada eşitsizliğin artmasına sebep oluyor.

Yapay Zeka, İnsanlığı Tehdit Ediyor

Benzer şekilde yapay zeka; küresel ısınma, açlık, ölümcül hastalıklar gibi pek çok küresel ölçekli sorunumuza deva olma potansiyeline sahip bir teknoloji iken aynı zamanda insanlığın geleceği için ciddi tehditler oluşturuyor. Stephen Hawking, Bill Gates, Steve Wozniak ve Elon Musk gibi dünyaca ünlü parlak beyinler zaman zaman yaptıkları açıklamalarda yapay zekanın potansiyelini vurgularken bir yandan da karşımızdaki tehdidin ne kadar büyük olduğunu vurgulamadan edemiyorlar.

Geçtiğimiz gün ABD’de eyalet başkanlarıyla bir araya geldiği bir toplantıda konuşan Elon Musk, yapay zekanın mesleklerimizi elimizden alabileceğini, hatta küresel bir savaşa sebep olabileceğini belirtirken “İnsanlığın karşılaşabileceği en büyük riskle karşı karşıya olabiliriz. Devletlerin acil olarak yapay zeka konusunda düzenlemeler yapacak kurumlar oluşturması gerekiyor.” diye not düşüyor.

Aslında 21. yüzyılın henüz başında olduğumuz bugünlerde, her an yeni bir gelişmeyle, yeni bir teknolojiyle karşılaştığımız, heyecan verici gelişmelerin yaşandığı bir dönem. Bir zamanlar bilim kurgu olarak gördüğümüz pek çok teknolojinin tek tek gerçeğe dönüşmesine tanıklık ediyoruz. Ancak bu gelişmeler ve dönüşümler o kadar hızlı yaşanıyor ki, hem takip etmesi zorlaşıyor hem de önümüzdeki nesilleri göz önüne alarak bazı etik sorular sormamız, insanlık olarak bu soruları ciddi şekilde tartışmamız gerekiyor.

Sorulması gereken pek çok soru var ve bu sorulara cevap vermek oldukça zor. Benim ilk aklıma gelen bazı soruları şöyle sıralamak isterim:

• Sosyal medyada hiç düşünmeden paylaştığımız özel hayatımızın sınırlarını ne noktada kesin olarak çizeceğiz? Gözümüze takabileceğimiz bir lens 24 saat video kaydı yapabiliyorsa, mahrem anlarımız dahil tüm yaşamımızı sosyal medyada paylaşır mıyız?

• Zaman içinde mesleklerimizi kaybetme pahasına bizden daha iyi, daha hızlı, daha verimliler diye robotların yerimizi almasına izin verecek miyiz? Teknolojinin iş yaşamımıza daha da fazla girmesiyle yaşanabilecek olası iş kayıpları ve eşitsizlikleri nasıl engelleyeceğiz?

• Hafızamızı geliştirme, daha sağlıklı olma, daha iyi görme vb. sebeplerle implant teknolojilere izin verecek miyiz? Vücudumuza, beynimize yerleştirilecek çiplerle bizim hayatımız mı kolaylaşacak, yoksa birileri bizi kontrol mü edecek?

• Savaş alanlarında kendi insanlarımız yaralanmasın, ölmesin diye katil robotları cephelere sürecek miyiz? Bu robotlar doğru ile yanlışı, dostla düşmanı, masumla suçluyu, çocukla yetişkini nasıl ayırt edebilecek? Doğru kararları verebilecek mi?

• Daha iyi, daha sağlıklı, daha başarılı nesiller yetiştirmek uğruna doğmamış çocuklara genetik müdahaleye izin verecek miyiz? Başta masum bazı taleplere ulaşmak için gerekli görülebilecek bu tarz müdahaleler, yakın gelecekte mükemmele ulaşma peşinde koşan hastalıklı bireyler yaratmaz mı?

• Tüm tehlikesine rağmen, olası dünya dışı zeki uygarlıklara “biz buradayız” diye seslenmeye devam edecek miyiz? Ya da sanki dünyamıza çok iyi sahip çıkmışız, doğamızı katletmemişiz gibi yaşanılabilir başka gezegenler arama ve oraları kolonileştirme peşinde koşacak mıyız? O gezegenlerde bulunabilecek olası canlı yaşamı Amerikan yerlilerinin kaderine mahkum olmayacak mı?

• Ortalama yaşam süresinin her geçen gün uzadığı, pek çok ölümcül hastalığa çare bulmaya yakın olduğumuz bu dönemde ölümsüzlük mümkün olursa bu teknolojiden herkes faydalanabilecek mi? Yoksa bu ve benzeri teknolojiler, sadece zenginlerin faydalanacağı birer ayrıcalık hakkı olarak mı kalacak? Ölümsüz olmak, zaten yeterince kalabalık olan dünyamızı daha da kalabalık yapmayacak mı? Ya da sonsuza kadar yaşama uğruna gelecek kuşakların yaşama hakkını ellerinden mi alacağız?

Sorular daha çok çeşitlendirilebilir. Şüphesiz bu kadar bilim yeter, artık duralım, bırakalım diyecek durumda değiliz. Ancak bugün biz insanlar, gelecek nesillerin kaderini elimizde tutuyoruz. Doğru tercihleri yapıp olağanüstü bir medeniyet seviyesine ulaşmakla, kargaşa içinde bir dünya yaratıp sonumuzu getirmek arasında ince bir çizgi var. Sorumluluğumuz büyük. Bu çizginin ne tarafında yer alacağımıza biz karar vereceğiz.

*Bu röportaj, ilk olarak CNN Türk’ün internet sitesinde yayımlanmıştır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

CNN Türk Program Müdürü

Bir Cevap Yazın

Xiaomi Türkiye’deki İletişim Ajansını Seçti


Teknoloji alanında faaliyet gösteren Xiaomi, mobil iletişim ürünleri satış ve satış sonrası hizmet sektörünün markalarından Evofone, yeni nesil teknoloji ekosistemi şirketi Xiaomi’nin Türkiye’deki yetkili distribütörü olduğunu düzenlediği basın toplantısıyla dile getirmişti. Yapılan açıklamada; Xiaomi’nin inovatif ve erişilebilir tasarım anlayışı ile akıllı telefondan televizyona, notebooktan drone’a, bisikletten scooter’a kadar farklı ürün çeşitleri ile yeni nesil teknolojik ürünleri,16 Eylül’de İstanbul’da açılacak ilk Mi Shop’ta satışa sunulacağını dile getirmişti.

Xiami, yeni halkla ilişkiler ajansını belirleyerek Türkiye’deki iletişim çalışmalarını tamamen MSL Türkiye’ye emanet etti. MSL Türkiye, Xiamo için yeni müşterilere itibar yönetimi, medya ilişkileri, kriz iletişimi ve pazarlama iletişimi gibi konularda hizmet verecek.,

MSL Türkiye’nin müşteri portföyünde ise; Netflix, Hilton Worldwide, NBA, Ericsson Türkiye, Max Factor ve Hero Baby gibi markalar yer alıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Mutlaka Denemeniz Gereken 10 Artırılmış Gerçeklik Uygulaması

  • Artırılmış gerçeklik, son dönemin en popüler teknolojilerinin başında geliyor.
  • Pokemon Go’nun çıkışından beri, mobil artırılmış gerçeklik uygulamalarının indirilme sayılarında %300 oranında bir artış yaşandı.
  • HubSpot, mevcut mobil artırılmış gerçeklik uygulamalarının içerisinde en iyi olan 10 tanesini sıraladı.
  • İlgili Yazı: Apple’ın Artırılmış Gerçeklik Kiti: AR Kit

2016 yazında çıkış yapan mobil oyun Pokemon Go, çıktığı gibi tüm dünyada milyonlarca kişi tarafından indirildi ve oynandı. Bu oyunu ilgi çekici kılan şey ise artırılmış gerçeklik teknolojisinden faydalanıyor olmasıydı. Pokemon Go’nun çıkışından beri, artırılmış gerçeklik uygulamalarının indirilme sayılarında %300 oranında bir artış yaşandı. Bu yeni teknolojiden faydalanan uygulamaların sayısı her geçen gün hızla artarken HubSpot da mevcut mobil artırılmış gerçeklik uygulamaları içerisinde en iyi olanlarını listeledi.

MondlyAR

Bir dil öğrenme platformu olan Mondly, kendi sanal dil asistanınızla konuşma yeteneklerinizi test etmenize yardımcı olacak bir artırılmış gerçeklik uygulaması meydana getirdi. Bu dijital asistan, yedi farklı dilde sizinle sohbet edebiliyor ve MondlyAR’ın konuşma tanıma, chatbot teknolojisi ve yapay zeka gibi gelişmiş özellikleri sayesinde, telaffuzlarınız hakkında geri bildirim verebiliyor ve artırılmış gerçeklik teknolojisini kullanarak sanal hayvanları, enstrümanları ve diğer nesneleri yanı başınıza getirerek derslerinizi mümkün olduğunca ilgi çekici hale getirebiliyor.

Inkhunter

Dövme yaptırmak, hayattaki en stresli kararlardan biridir. Zira yaptırdığınız dövmeden memnun kalmadığınız takdirde, onu sildirmeniz gerekir ve bu sıkıntılı bir süreçtir. Ancak Inkhunter isimli bu artırılmış gerçeklik uygulaması, dövme yaptırma konusunda daha rahat karar vermenize yardımcı olabilir. Kendi dövme tasarımınızı uygulamaya yükledikten ya da Inkhunter’ın galerisindeki tasarımlardan birini seçtikten sonra, tek yapmanız gereken dövmeniz için potansiyel alanı işaretlemek ve bu dövmenin vücudunuzda nasıl görüneceğini görmek için işaretin üzerinde telefonunuzu gezdirmektir.

Star Chart

Biraz olsun astronomiye ve uzaya meraklıysanız, yıldız gözlemleme, sizin için son derece keyifli bir eylem olabilir. Ne yazık ki eğer astronomi eğitimi görmediyseniz, gök cisimlerini anlamak sizin için oldukça zor olabilir. Ancak Star Chart isimli artırılmış gerçeklik uygulaması sayesinde güneş sistemimizde herhangi bir yıldız, takımyıldızı, meteor yağmuru, kuyruklu yıldız ve gezegeni tanımlayabilirsiniz. Tek yapmanız gereken telefonunuzu gece gökyüzüne yönlendirmektir. Daha sonra uygulama hareketlerinizi otomatik olarak takip eder, gökyüzünün haritasını çıkarır ve size uzay hakkında birtakım havalı şeyler öğretir.

Housecraft

Evinize yanlış mobilyayı almak, odanızın tüm estetiğini mahvedebilir. Bu pişmanlık durumundan kaçınmak için yeni bir mobilya satın almadan önce Housecraft uygulamasını indirmeyi düşünün. Uygulama, çeşitli mobilyaların üç boyutlu modellerini evinize yerleştirmek için artırılmış gerçeklik teknolojisinden yararlanır. Tüm mobilyalar odanızın boyutlarına uyacak şekilde yeniden boyutlandırılabiliyor, herhangi bir açıdan ve herhangi bir ışıktan gözlemlenebiliyor. Hatta

gelecekte referans olarak almak için belirli oda tasarımlarını da kaydedebiliyorsunuz. Bunların yanı sıra uygulamanın video kayıt özelliği sayesinde, hayalinizdeki evi ya da saksı bitkileriyle dolu bir oda gibi tamamen saçma bir şeyler tasarlayabilir ve bunları arkadaşlarınıza ve ailenize gönderebilirsiniz.

ROAR

ROAR, yiyecekleri ve içecekleri ayırt edebilen bir artırılmış gerçeklik uygulamasıdır. Bu uygulama; fiyatlar, besin değerleri, malzemeler, değerlendirmeler ve ilgili promosyonlar hakkında bilgi edinmek için 10.000 farklı ürünü taramanıza imkan tanır. Ayrıca ROAR’ın veritabanında herhangi bir ürünün fiyatını perakendeci ile karşılaştırabilir, uygulama içinden seçilmiş ürünleri satın alabilir ve hatta belirli sinemalarda bir sonraki gösterime bilet satın almak için film posterlerini tarayabilirsiniz.

GIPHY World

Snapchat’in dans eden artırılmış gerçeklik sosislerinin viral başarısından sonra, Giphy, GIPHY World adlı bir artırılmış gerçeklik uygulaması geliştirdi. Bu uygulama, artırılmış gerçeklik iletişimini Snapchat’in yaptığı gibi eğlenceli ve ilgi çekici hale getiriyor. GIPHY World, artırılmış gerçeklik GIF’leri ve çıkartmalarını doğrudan videolarınıza kaydetmenize, bunları internete göndermenize ve uygulamayı kullanan arkadaşlarınızla paylaşmanıza olanak tanır.

Holo

Holo da aynı GIPHY World uygulaması gibi fotoğraflarınıza ve videolarınıza artırılmış gerçeklik görselleri yerleştirmenize olanak sağlar. Ancak iki uygulama arasındaki temel fark, Holo’nun artırılmış gerçeklik görsellerinin ya da hologramlarının, ünlülerden ve ünlü kurgusal karakterlerden oluşmasıdır. Yani kısacası favori süper kahramanınız ile bir selfie çekmek, Holo uygulaması sayesinde mümkün hale geliyor.

Just a Line

Google’ın amiral gemisi artırılmış gerçeklik uygulamalarından biri olmasına rağmen, Just a Line şaşırtıcı derecede basit bir uygulamadır. Uygulamada yapabileceğiniz tek şey basit çizimler yapmaktır. Ancak yaratıcı biriyseniz, Just a Line daha karmaşık bir artırılmış gerçeklik uygulaması kadar eğlenceli ve ilgi çekici olabilir. Uygulamada bir şeyler çizmek için tek yapmanız gereken, telefonunuzun ekranında karalama yapmaktır. Ardından artırılmış gerçeklik şaheserinizi belgelemek için kayıt düğmesine basabilirsiniz. Aynı zamanda Just a Line, telefonunuzu arkadaşınızın telefonu ile senkronize edebilir ve bu sayede aynı çizim alanını paylaşmanızı sağlayarak potansiyel olarak hayatınızın en ilgi çekici üç taş oyununu oynamanıza imkan tanır.

Splitter Critters

Splitter Critters, bir ormanda kaybolmuş uzaylıları oyunun geliştiricisinin size gönderdiği beyaz kutuya yansıtan bir artırılmış gerçeklik oyunudur. Bu oyundaki amacınız, ormanı parmağınızla dilimleyerek uzaylıların UFO’larına geri dönmelerine yardımcı olmaktır. Splitter Critters ilk başta basit ve anlaşılır görünebilir, ancak oyunda toplamda 57 bölüm var ve bu yüzden tüm oyunu bitirmeye çalışmak, tam anlamıyla bir meydan okumadır.

Euclidean Lands

Euclidean Lands, popüler cep telefonu oyunu 2048’in üç boyutlu versiyonu gibidir. Oyunu kazanmak için uzaysal farkındalığınızı, geometri becerilerinizi ve bakış açısı alma yeteneğinizi geliştirmeniz gerekir. Neyse ki oyunu herhangi bir geniş ve açık alanda oynayabilirsiniz ve bu da her seviyede kazanmanıza yardımcı olacak bir strateji geliştirmenizi kolaylaştırır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?