Mobilde Gidişat Nasıl ?

Mobil son yılların şüphesiz en popüler kavramı. Eskiden mobil denilince akla gelen taşınabilirlik kavramı özellikle son yıllarda büyük bir değişim yaşayarak yalnızca ev ve bilgisayardan uzaktayken iletişimde kalmanın bir aracıyken bugün tüm bu kavramların yerini almaya en büyük aday.

Kullanıcıların bilgisayarlarıyla yapabildiklerini büyük oranda akıllı telefonlarla ve tabletlerle de yapabilmeye başlaması ve bu cihazların mobil olmasından kaynaklanan rahatlıktan dolayı, insanlar büyük bir hızla alışkanlıklarını değiştirmeye, bu cihazları hayatlarına büyük bir hızla adapte etmeye başladı.

Peki ya geldiğimiz noktada mobil ne durumda? Gerçekten denildiği gibi mobil penetrasyonu büyük bir hızla artıyor mu? İşte rakamlar:

Zenith Optimedia’nın 19 ülkede yapmış olduğu araştırmaya dayandırdığı raporuna göre 2012 yılında %36 olan akıllı telefon penetrasyonun 2015 yılında iki katına çıkarak %72 düzeylerinde olması bekleniyor.

ZenithOptimedia-Penetration-New-Media-Tech-Advanced-Mkts-2011-2016-Feb2013

Özellikle 2011-2012 döneminde büyük bir hızla artış gösteren mobil cihaz penetrasyonu biraz yavaşlamış gibi görünse de kararlılıkla artmaya devam ediyor. 2012 yılında ortalama %35.5 olarak gerçekleşen akıllı telefon penetrasyonunun 2013’te %46.6 2014’te 56.5 ve 2015’te ise %71.7 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Tablet penetrasyonunda ise akıllı telefon penetrasyonuna benzer bir büyüme var. Kararlı bir büyüme yaşaması beklenen tablet penetrasyonunun 2015 yılına kadar %177 artarak %13 düzeylerine çıkması bekleniyor.

En büyük 19 pazarı baz alan rapora göre Avustralya, Fransa, İrlanda, Hollanda ve ABD bu %5’lik ortalamanın %15 üzerinde. 2015 yılı sonunda ise bu ülkelerde tablet penetrasyonunun %45 ila %50 arasında olması bekleniyor.

SmartDevice_InstalledBase_Jan2013-resized-600

Gelelim yeni mobil cihazların aktif edilişini baz alan bir diğer araştırmaya. Flurry’nin yapmış olduğu araştırmaya göre geçtiğimiz ay iOS ve Android tabanlı mobil cihazın en çok sisteme kayıt olduğu ülkeler ABD ve Çin. ABD’de 222, Çin’de ise 221 milyon mobil cihazın sisteme giriş yaptığı ocak ayında, bu ikiliyi ancak 43 milyon rakamıyla İngiltere takip ediyor.

Her ne kadar Türkiye yeni mobil cihaz kullanımında bu ülkelerin gerisinde kaldıysa da ocak 2012 – ocak 2013 dönemininin en hızlı büyüyen 3. pazarı. Aktif akıllı cihaz artışının baz alındığı tabloya göre Türkiye, Kolombiya ve Vietnam’dan sonra %247’lik büyüme rakamıyla 3. sırada. Bu artışın arkasında akıllı telefonların fiyatının kabul edilebilir düzeylere düşmesinin yanında, tabletlere olan ilginin de giderek artması yer alıyor.

SmartDevice_GrowthRates_Jan2013-resized-600

Mobil cihazların günlük hayata ne derece entegre olduğunu gösteren bir diğer araştırmayla devam edelim. Knotice’in yapmış olduğu araştırmaya göre 2012’nin ikinci çeyreğinde okunan her 10 e-mailden 4’ü mobil cihazlar üzerinden açılmış. 2010’nun son çeyreğinde %13 düzeylerinde olan bu rakam 2011’in ilk yarısında %20, ikinci yarısında %27, 2012’nin ilk yarısında %36 düzeylerindeydi. Bu rakamın 2013 yılı sonunda ise %50’yi geçmesi bekleniyor.

Knotice-Mobile-Share-of-Email-Opens-Feb2013

Mobilde yayınlanan son raporlar ve tahminler her ne kadar geçtiğimiz yıllarda yaşanan büyük artışın biraz azalacağı yönünde olsa da kararlı artışın devam edeceği görülüyor. 31 yıllık bir tarihe sahip olan cep telefonunun bu büyümede başı çektiği ise aşikar. Yazıyı bitirmeden önce cep telefonunun bu 31 yıl içerisinde nereden nereye geldiğini gösteren infografiğe bakalım:

Cell-Phone-Timeline-1

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

Bir Cevap Yazın

Teknolojiyi Sağlığımız İçin Nasıl Kullanıyoruz?

Video veya sesli aramalar, mesajlaşma uygulamaları, adımsayarlar, akıllı bileklikler vb çok çeşitli teknolojik araçları sağlığımızı yönetmek için artık kullanabiliyor. Teknolojik araçların kullanım oranlarını hangi yaş gurupları ve kadın- erkek kaç kişi kullanıyor? Kullanma nedenleri neler? Kullanmıyorsa insanların bu araçları kullanmasını engelleyen unsurlar neler? Bu teknolojik araçları kimler önerdiğinde kullanılıyor? Ipsos Araştırma Şirketi tüm bu soruların yanıtlarını Türkiye dahil 28 ülkede sordu.  

Ipsos Global Advisor tarafından gerçekleştirilen ve sağlık alanında çok çeşitli konuları irdeleyen araştırma raporunun bir bölümünde, sağlık teknolojilerinin bireylerce benimsenip benimsenmediği keşfedildi. Bu keşifte teknoloji iki temel açıdan sorgulandı.

İlk olarak bireylere teletıp uygulamaları olarak nitelendirebileceğimiz uygulamaları kullanıp kullanmadıkları soruldu. Bu kapsamda teletıp uygulamalarını; hastaların bizzat ziyarete gitmeden doktorlara ve diğer uzmanlara danışabilmelerini sağlayan, bilgisayar, telefon ve tablette bulunan video veya sesli arama ve/veya mesajlaşma uygulamaları olarak tanımlandı. Bireylere teletıp uygulamalarını kullanıp kullanmadıklarını, kullanmışlarsa bir daha kullanıp kullanmayacaklarını, kullanmadılarsa ileride deneyip denemeyecekleri soruldu. Buna göre global ortalamada sadece %10’luk bir kesim teletıp uygulamalarını kullandığını belirtiyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin de %12’si bu uygulamaları kullandığını belirtirken, sadece %8’i tekrar kullanacağını iletiyor. Teletıp uygulamalarını en çok kullanan ülkeler ise Suudi Arabistan (%31), Hindistan (%27) ve Çin (%24) olarak karşımıza çıkıyor. Teletıp uygulamaları konusunda en hevesli ülkeler yani bu uygulamaları henüz kullanmamış ama denemek isteyenler ise Sırbistan (%60), Çin (%59) ve Türkiye (%57) olarak sıralanıyor. Sağlık konusunda yeni teknolojileri denemeye açık olduğumuzu burada belirtmek yanlış olmaz. 

Kan basıncınızı, uyku kalitenizi vb detayları düzenli olarak ölçen akıllı bileklikler, bluetooth bağlantılı cihaz üzerinden bebeğinizin ateşini takip edebileceğiz uygulamalar, felçli hastaların fizik tedavi gelişmelerini takip edebilecekleri akıllı eldivenler… Her geçen gün sağlık konusunda çok çeşitli dijital cihazlar hayatımıza girmeye başladı. Sağlık teknolojilerinin kullanımını sorguladığımız ikinci açı da bu bağlantılı sağlık cihazlarıydı. Bu kısımda: “Sağlığınızı yönetmek için hali hazırda veya daha önce bağlantılı bir sağlık cihazı veya aracı kullandınız mı?” diye katılımcılara soruldu. Global ortalamada %37’lik bir oran bu cihazları bir şekilde kullandığını belirtirken bunların %12’si halihazırda kullanmaya devam ettiğini belirtiyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin %9’u bu tür cihazları hali hazırda kullandığını belirtirken, %21’i ise daha önce kullandığını ama şu anda kullanmadığını iletiyor, %70 ise bu cihazları hiç kullanmadığını beyan ediyor. 

Teletıp uygulamaları ve bağlantılı cihazları kullanma oranları dünyada da Türkiye’de de oldukça düşük… Bu teknolojileri kullanmamızı engelleyen unsurları da bu araştırma kapsamında belirledik. Buna göre dünya çapında en büyük bariyer maliyet olarak karşımıza çıkıyor, bunu konuyla ilgili yeterince bilgi sahibi olunmaması izliyor, belirtilen diğer önemli bir yorum ise bu konuda herhangi bir şeyin bireyleri engellemediğinin belirtilmesi… Diğer bariyler de “ilgisizlik” ve “kişisel verilerin güvenliği konusundaki endişeler” olarak karşımıza çıkıyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireyler de en büyük bariyeri maliyet olarak belirtiyorlar, global ortalamada olduğu gibi yeterince bilgi sahibi olunmaması ve bir engellerinin olmaması gibi yorumlar da önemli derecede iletilmiş. Türkiye sonuçlarında globale göre tek farklılaşma ise kişisel verilerin güvenliği konusundaki endişelerde görülüyor, burada globale oranla daha az endişeli olduğumuz görülüyor. 

Bu teknolojileri hekimlerimiz tedavinin bir parçası olarak önerirlerse kullanma ihtimalimiz yüksek olarak görünüyor. Bu konuda hekimlerine en çok güvenen ülkeler Sırbistan (%85) ve Türkiye (%84) olarak karşımıza çıkıyor. 

Araştırma Künyesi 

Araştırma 25 Mayıs – 8 Haziran 2018 tarihleri arasında toplam 23,249 bireyle 28 ülkede gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında sorular, Ipsos Online Paneli üzerinden toplam 28 ülkeden bireylere iletilmiştir. Araştırma kapsamındaki ülkeler: Arjantin, Avustralya, Belçika, Brezilya, Kanada, Kolombiya, Şili, Çin, Fransa, Almanya, Macaristan, Hindistan, İtalya, Japonya, Malezya, Meksika, Peru, Polonya, Rusya, Suudi Arabistan, Sırbistan, Güney Afrika, Güney Kore, İspanya, İsveç, Türkiye, İngiltere ve ABD. 

Şu ülkelerden yaklaşık olarak 1000’er birey araştırmaya katılmıştır: Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Malezya, İspanya, İngiltere ve ABD. Diğer ülkelerde ise 500’er bireyle araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın gerçekleştirildiği 16 ülkede veriler genel nüfus profiline ve temsiliyetine dönük olarak ağırlıklandırılmıştır. Brezilya, Şili, Çin, Kolombiya, Hindistan, Malezya, Meksika, Peru, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika ve Türkiye’de ise örneklem genelden ziyade orta ve üst gelir grubu ve internet erişimi olan nüfusu temsil etmektedir. Her hâlükârda bu sosyal gruplar önemli ve büyüyen bir orta sınıf olduğu için sonuçlar bu ülkelerin nabzını anlamak için önemli göstergelerdir. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Tek Tuşla Dava Açmayı Sağlayan Mobil Chatbot Uygulaması

  • DoNotPay, yapay zeka destekli hukuki danışmanlık sunan ücretsiz bir chatbot uygulaması.
  • Daha önce sadece internet sitesi üzerinden erişilebilen DoNotPay için geçtiğimiz günlerde bir iOS uygulaması yayımlandı.
  • DoNotPay, kurumları dava etmeye ve haklarını arayan insanları karmaşık bürokratik işlemler içerisinde yönlendirmeye odaklanıyor.
  • İlgili Yazı: Dünyanın İlk Avukat Robotu, ABD’de Hizmet Vermeye Başladı

Yapay zeka destekli hukuki danışmanlık hizmeti sunan ücretsiz bir chatbot uygulaması olan DoNotPay, bu hizmetine erişim sağlamak için kullanılabilen bir iOS uygulaması yayımladı. Bu mobil uygulamanın, tek bir tuşa basarak herhangi bir kişiyi dava etmek için kullanılabileceği lanse edilse de; uygulama, kurumları dava etmeye ve haklarını arayan insanları karmaşık bürokratik işlemler içerisinde yönlendirmeye odaklanıyor. Bu mobil uygulama kullanıma sunulmadan önce bu hizmete sadece internet sitesi üzerinden erişilebiliyordu.

The Verge’ün paylaştığı habere göre, bu chatbot, durumunuzla ve kimi dava etmek istediğiniz ile ilgili olarak bir dizi temel soru sorarak işe başlıyor. Daha sonra şikayetçi olmanız için adliyeye göndermeniz gereken belgeleri ayarlıyor ve eğer duruşmaya şahsen katılmanız gerekiyorsa, okumanız için bir senaryo hazırlıyor.

DoNotPay, başlangıçta Joshua Browder tarafından 18 yaşına girdikten sonra yediği düzinelerce park cezasına itiraz etmek için geliştirilmiş bir chatbot uygulamasıydı. Ancak zamanla DoNotPay daha kompleks bir yapıya büründü ve chatbot’un yasal tavsiye verme konusundaki yetenekleri arttı. Şu anda ABD’nin 50 eyaletinin yasalarına da uygun olarak hizmet verebilen chatbot; değişken uçak bileti fiyatları, veri ihlalleri, geç yapılan paket teslimatları ve adil olmayan banka ücretleri de dahil olmak üzere son derece geniş bir alandaki sorunlar konusunda yasal danışmanlık hizmeti sunabiliyor.

Bu kadar geniş çapta bir yeterliliğe sahip olmasına rağmen, şu anda bu hizmet hala ücretsiz olarak kullanıma sunuluyor. Üstelik kullanıcıların mahkemede kazandıkları para üzerinde herhangi bir hak talep edilmiyor. Bununla birlikte DoNotPay’in fikir babası Joshua Browder, gelecekte daha özel hukuki danışmanlıklar için ücret almayı düşündüğünü ifade etti.

Aslında DoNotPay, adalet sistemi ile ilgili büyük bir soruna da dikkat çekiyor. Bu da farkında olmamanız durumunda, yasanın ne kadar koruma sağladığının bir önemi olmadığıdır. Uzmanlık alanınız hukuk olmadığı takdirde ya da hukuk alanında çalışan arkadaşlara sahip olmadığınız sürece, belirli durumlardaki yasal haklarınızın neler olduğunu bilmeniz pek de yüksek bir ihtimal değildir. DoNotPay ise insanlara sadece yasal danışmanlık hizmeti vermekle kalmıyor, aynı zamanda onları sahip oldukları haklar konusunda bilgilendiriyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link