Bu Makineler Ne Sipariş Edeceğinizi Yüzünüzden Anlıyor

Teknolojinin fast food sektörüne nasıl yavaş yavaş hakim olmaya başladığına dair bazı haberleri daha önce sizlerle paylaşmıştık. Mesela fast food sektöründe insanlar yerine robotların istihdam edilmeye başlanması bu haberlerden biriydi. Ve gün geçtikçe teknolojinin fast food sektöründeki kullanımıyla ilgili yeni haberler geliyor.

Business Insider’ın yaptığı habere göre daha önce hamburger köftelerini pişirmek için robotlardan faydalanan ABD’li bir fast food restoran zinciri olan CaliBurger, kasiyerleri, müşterilerin yüzlerini analiz ederek ne sipariş edeceklerini anlayabilen makinelerle değiştiriyor. Dünya çapında 40’tan fazla lokasyonda hizmet veren CaliBurger, bu yeni sistemle birlikte müşterilerine sadece bir kiosk kullanarak sipariş verme olanağı sağlıyor. Bu kiosk’lar, bazı sadık müşterilerin yüzlerini otomatik olarak tanıyorlar.

Bu makinelerde yer alan artırılmış gerçeklik teknolojisini geliştiren NEC Corporation of America isimli şirket ve CaliBurger, bu self sipariş kiosk’larını geçtiğimiz salı günü duyurdular. CaliBurger müşterileri, yüzlerini geçmiş siparişleriyle bağlayan bir sadakat hesabı oluşturarak bu yeni kiosk’lardan faydalanabiliyorlar. Daha sonra bu kiosk’ların yer aldığı herhangi bir CaliBurger restoranına gittiklerinde ise sipariş vermek için kiosk’un üstünde yer alan kameraya bakmaları yeterli oluyor.

Şu anda CaliBurger, bu yeni kiosk sistemini Los Angeles’a bağlı olan Pasadena bölgesindeki tek bir şubesinde test ediyor. Fast food restoran zinciri, herhangi bir sorun çıkmazsa bu yeni yüz tanıma özelliğine sahip makinelerini 2018 yılında bütün restoranlarında kullanıma sunmayı planlıyor. Cali Group’tan John Miller ise 2018 yılındaki hedeflerinin kredi kartlarını yüz tabanlı ödemelerle değiştirmek olduğunu ifade etti ve ekledi:

“Yüz tanıma, dijital dünyadaki Amazon gibi perakendecilerle müşterilerin tecrübe ettikleri yerleşik dünyada aynı türde faydalar ve kolaylıklar sağlamak için restoran ve perakende endüstrilerine olanak verme konusundaki kapsamlı stratejimizin bir parçasıdır.”

CaliBurger, fast food sektöründe insanlar yerine robotları kullanma konusunda fazlasıyla odaklanmış durumda. Fast food restoran zincirinin bu doğrultudaki yeni amacı ise yemek siparişlerini teslim eden kuryelerin yerine otonom araçları kullanmak ve şirket, bu fikri gerçeğe dönüştürmek için şu sıralarda altyapısını geliştiriyor. Ancak bu konudaki motivasyonuna bakılırsa şirketin otomasyon konusundaki hamleleri bunlarla sınırlı kalmayacak gibi görünüyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Alarmları Çöpe Atıyoruz: Sizi Nazikçe Uyandıran Akıllı Yastık

Güne iyi başlamak için çok sağlam bir uyku çekmeniz gerektiği aşikar. Kaliteli bir uykunun bileşenleri arasında iyi bir yatak seçimi ile beraber yastık seçimi de önemli. İşte sizi bu nedenle sıradan bir yastığın önüne geçen Sunrise Smart Pillow ile tanıştırmak istiyoruz.

“Hem gündüz hem de gecenizi kökten değiştirmeyi” vadeden akıllı yastık Sunrise, sıradan bir yastıktan daha fazlasını vadediyor: Sizi doğal bir şekilde uyandırmayı…

Geceleri için Derin Uyku, sabahınız için Sunrise alarm teknolojisi ve biliminde yardımı ile artık sabahları uyanmak işkence gibi olmayacak.

Haftaiçi sürdürdüğümüz erken kalkma rutinimiz için güneşin doğuşu ile artan ışığı değil maalesef binlerce kez ertelemek zorunda kaldığımız ve sonunda nefret ettiğimiz alarmlarımızı kullanıyoruz. Ama Sunrise bizi daha dingin ve dinlenmiş, uyku döngümüzün doğru yerinde uyandırmak için yavaş yavaş yükselen doğal bir ışık sistemi kullanıyor.

Aynı sabahları olduğu gibi, yastıktan yavaş yavaş yükselen ışık göz kapaklarımız yardımı ile vücudumuzun uyku hormonu olan melantonin üretimini durdurması sağlıyor. Ve bu ışığın odanızda ne zaman var olması tamamen kontrolünüz altında olacağı için sabahları yorgun ve zor uyanma ihtimaliniz de bir hayli düşüyor.

Yastığın alarm sistemi ise sizin uyku döngünüzü belirleyerek, uykunuzun en hafif yerinde uyanmanızı sağlayacak bir uyanma sürecine girmenizi sağlıyor. Ve uykunuzun en hafif yerinde Güneş ışığının gözlerinize girerek sizi uyandırmasını bir nevi taklit eden Sunrise, sizi en hafif ve en dinlenmiş olduğunuz uyku aşamanızda uyandırıyor.

Yastıkla beraber gelen uygulama sayesinde uyku davranışınızı takip edebiliyor,nasıl geliştirebileceğinize dair ipuçlarına sahip olabiliyorsunuz. Bununla beraber istediğiniz herhangi bir müzik ya da doğadan sesler ile uyanma şansına sahipsiniz.

Sunrise akıllı yastık şuanda kitle fonlama websitesi Indiegogo’da 129 $’a satılıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İngiltere’de 16 Yıldır Hiçbir Ölümlü Kazaya Karışmayan Araba: Volvo XC90

Güvenli araç denince akla ilk gelen markaların başında, hiç şüphesiz İsveçli otomobil üreticisi Volvo geliyor. Araç güvenlik testlerinden alnının akıyla çıkmasının yanı sıra, karıştığı gerçek kazalar da Volvo marka araçların ne kadar güvenli olduğunu ortaya koyuyor. Ve Volvo marka araçların gayet güvenilir olduğuna dair başka bir argüman ise bağımsız bir araştırma laboratuvarı tarafından sunuldu.

BBC’nin paylaştığı habere göre, Thatcham Research isimli bağımsız araştırma laboratuvarı, Volvo XC90’ın bugüne dek test ettiği en güvenli araç olduğunu açıkladı. Çünkü İngiltere’de 2002 yılından beri 50 binden fazla satan Volvo XC90’ın karıştığı kazalarda, bugüne kadar araç içinde bulunan hiçkimse hayatını kaybetmedi. Bu alanda Volvo XC90’a yaklaşan tek araç Audi Q7. Ancak bu araç, sadece 2015 ve 2016 yıllarında satıldığı için aktif olarak kullanılan Audi Q7’lerin sayısı, Volvo XC90’a göre oldukça az.

Tabii ki Volvo’nun bu başarısının ardında yatan tek neden, sadece aracın sağlam yapısı değil. The Telegraph’ın paylaştığı bilgiye göre, araçta otomatik fren sistemi için yüksek teknolojili bir güvenlik mekanizması kullanılıyor ve bu mekanizma, Volvo XC90’nın güvenli olmasını sağlayan en önemli unsurların başında geliyor. Bu sistemlerin güncelleştirilmiş versiyonları “Otonom Acil Fren Sistemi” (AEB) olarak adlandırılıyor ve herhangi bir çarpışma ihtimali durumunda, aracın otomatik olarak durmasını sağlıyor. Otonom Acil Fren Sistemi’nin çeşitli türleri bulunuyor, ancak bunların çoğu araçları ve yayaları saptamak için lazer, kamera ya da bir radar kullanıyor.

Thatcham Research, Otonom Acil Fren Sistemi’ni otomotiv dünyası açısından emniyet kemerinden beri en önemli gelişme olarak görüyor. Bağımsız araştırma laboratuvarının belirttiğine göre, sistemin önünümüzdeki 10 yıl içerisinde İngiltere’de 1.100 kişinin hayatını kurtaracağı tahmin ediliyor.

Otomatik Acil Fren Sistemleri’nin çoğu, öndeki araca arkadan çarpmayı engelliyor. Bu tür kazalar, toplam kazaların dörtte birini oluşturmakla birlikte en ciddi yaralanmalara da bu tür kazalar yol açıyor. Euro NCAP testlerine göre, Otonom Acil Fren Sistemleri bu tür kazaları %38 oranında azaltıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link