Logitech’ten Kablosuz Mouse’ların Şarj Problemini Ortadan Kaldıran Teknoloji

Kablosuz mouse’ların şu andaki kadar yaygın olmadığı zamanlarda yoğun olarak bilgisayar kullananlar,  kablolu farelerin kullanım zorluğunu iyi bilirler. O kablo illaki bir yerler takılır, insanı sinir ederdi. Tabii, diğer birçok bilgisayar donanımından dolayı ortaya çıkan kablo karmaşasından bahsetmiyorum bile.

Daha sonraları kablosuz mouse’ların daha yaygın hale gelmesiyle bu problem ortadan kalksa da bu sefer de başka bir problem belirdi: Şarj problemi. Gerçi şu anda herhangi bir pilli ya da şarjlı mouse’u hiç pil değiştirmeden ya da hiç şarja takmadan 2-3 ay kadar kullanabiliyorsunuz. Ancak Logitech, yeni geliştirdiği bir teknolojiyle kablosuz mouse’lardaki şarj problemini tamamen ortadan kaldırmışa benziyor.

Logitech G Powerplay Mousepad

Logitech’in yeni geliştirdiği Powerplay isimli teknoloji, kablosuz mouse’un mousepad üstündeyken sürekli olarak kablosuz bir şekilde şarj edilmesini sağlıyor. Başka bir deyişle, kablosuz mouse için gerekli olan enerji, mousepad aracılığıyla aktarılıyor. Bu kablosuz şarj teknolojisi, tamamen Logitech’e ait ve şirket, bu teknolojiyi gerçeğe dönüştürmek için yapılan araştırma ve geliştirme sürecinin dört yıldan uzun sürdüğünü belirtiyor.

Powerplay teknolojisinin entegre edildiği Logitech G Powerplay mousepad, ağustos ayında piyasaya sürülecek ve satış fiyatı ise 100 dolar olacak. Logitech, şimdilik sadece G903 ve G703 model mouse’larının bu mousepad ile uyumlu olduğunu duyurdu. Bu mouse’lar da bu ayın sonunda satışa sunulacaklar. Bununla birlikte Logitech G Powerplay’in Türkiye’de satışa sunulup sunulmayacağı şimdilik bilinmiyor.

Logitech’in bu yeni kablosuz şarj teknolojisi, özellikle oyun sırasında kablosuz mouse’un şarjının bitmesini problemini ortadan kaldırarak oyunculara bu konuda büyük rahatlık sağlayacaktır. Şu anda sadece oyuncu mouse’larına yönelik olsa da ilerleyen zamanlarda bu teknolojinin Logitech’in tüm kablosuz mouse’ları ile uyumlu hale gelmemesi için de hiçbir sebep yok. Hatta gerekli şartlar sağlanıp Logitech bu teknolojiyi diğer mouse üreten şirketlerle paylaştığı takdirde gelecekte bu teknolojinin standart hale geldiğini bile görebiliriz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Teflonun Giysi Materyaline Dönüşme Hikayesi

Gore-Tex icat edilmeden önce insanları sert havalardan koruyan pek çok farklı kumaş türü vardı fakat her birinin kendine göre bir handikapı bulunuyordu. Vinil kumaş teri içerde tutuyordu; mumlanmış pamuksa taşıması güçlük veren, ağır bir kumaştı. Eskimoların giydikleri kabanlar soğuğa karşı çok etkiliydi fakat bir problem vardı; bu ürünler fok bağırsağından yapılıyordu ve haliyle bu, toplu üretim için uygun bir malzeme değildi. Bununla birlikte Bob Gore; su geçirmez, rüzgarı yalıtan ve nefes alabilen kumaş olarak bilinen Gore-Tex’i ürettiğinde aklında bu saydığımız outdoor giyim malzemelerinden daha iyisini yapmak gibi bir plan yoktu.

Eskimoların giydiği, kurutulmuş fok bağırsağından yapılan kaban

1960’ların sonunda, babasının Teflon fabrikasında çalışıyorken, daha etkili kullanabilmek için plastiğin nasıl esnetilebileceği üzerinde çalışmalar yapıyordu. Denemelerinden birinde, ısınmış PTFE’yi (Teflon bu bileşiğin markayla özdeşleşmiş adıdır, Selpak gibi) , yavaşça germek yerine birden çekerek uzattığında içine hava gözeneklerinin dolduğunu gördü. Bununla birlikte şunu da keşfetti: Uzatılmış teflonun içinde beliren gözeneklerin su buharı molekülünden 700 kat daha büyüktü, ve bir su damlacığındansa 20.000 kat daha küçüktü. Gore hemen şu sonuca vardı, eğer PTFE’den bir kumaş üretirseniz ter buharını dışarıya atarken, yağmur damlalarını dışarıda tutabilirdiniz.

 

İlk Gore-Tex ceket 1977 yılında Seattle’daki Early Winters isimli küçük bir şirket tarafından üretilip, “muhtemelen giyeceğiniz en becerikli giysi” sloganıyla piyasaya sürüldü. PTFE o zamandan bu yana, çok daha “becerikli” olduğunu kanıtlamış olmalı ki günümüzde uzay kıyafetlerinin üretiminden, tıpta kalp deliklerini kapatmak için kullanılan kalp yamasının yapımına dek çok geniş bir alanda fayda sağlıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

L’Oréal’den Başparmağınıza Sığacak UV Işığı Takip Cihazı

Giyilebilir teknoloji tüm sektörlerin kıskacı altında. Peki, neden kozmetiğin de olmasın ki? L’Oréal ilk giyilebilir teknoloji ürününü piyasa sunmaya hazırlanıyor: kişilerin ne kadar güneşe maruz kaldığını göstererek onları güneş koruyu kullanmaya teşvik etmeyi amaçlayan minik bir cihaz!

Ürünün 2018 Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (CES) ilk defa tanıtımını yapan şirket, giyilebilir teknoloji sektörüne resmi olarak adımını attığı bu cihazın bataryasız ilk UV sensörünün bu ürün olacağını açıkladı.

Parmağa yapılan bir oje kadar minik bu cihaz onu takan kişiye gerçek zamanlı UV ışınlarına ne kadar maruz kaldığı ile ilgili veri sağlıyor. Bununla beraber kişiye 3 aylık kapsamlı bir bilgi sağlayarak hangi vakitlerde ne kadar sıklıkla güneşe maruz kaldığına dair geniş çaplı bir gözlem verisi sağlıyor.

Tabii UV ışınları ile L’Oréal’in yaptığı ilk çalışma bu değil.Şirket 2016 yılında My UV Patch isimli yapıştırılabilir cihaz ile de bu zararlı ışınlara ne kadar maruz kaldığımızı ölçmeyi hedefliyordu.

Piyasaya sürülmesinden bu yana L’Oréal’ sahibi olduğu La-Roche Posay markası ile 37 ülkeye yaklaşık 1 milyon UV giyilebilir cihazı sürmüş durumda. Akabinde yaptığı tüketici araştırmaları ise bu cihazın kişilerde “güneşten korunma“ davranışı geliştirmesi konusunda yardımcı olabileceğine işaret ediyor. Böylelikle güneş kreminin daha doğru zamanlarda doğru bir şekilde uygulanacağını düşünen marka cihazın hem iş hem de insan hayatını değiştirmek konusunda olumlu yönleri olduğunu düşünüyor.

Ağır ve kullanışsız giyilebilir teknoloji ürünlerine kıyasla bu cihazı “ giyilebilir teknolojinin geleceği” olarak gören L’Oréal, tırnağa yerleştirilerek kullanılabilen cihazın topladığı 3 aylık dataları “anonim” veriler olarak kullanacağını açıkladı.

Bu yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde pilot olarak uygulanması planlanan UV cihazının 2019’da müşteri lansmanının yapılacağı ifade ediliyor.

Ne dersiniz, siz böyle bir cihazı kullanır mıydınız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link