Lc Waikiki’den Görme Engelli Bireylerin Alışverişlerini Kolaylaştıracak Yenilik: Sense

LC Waikiki, Görme Engelli Bireyler İçin LCW Sense Uygulamasını Hayata Geçirdi

LC Waikiki, dünyada bir ilke imza atarak görme engelli bireyler için LCW Sense adlı uygulamayı hayata geçirdi. LCW Sense uygulaması ile görme engelliler, giysi hakkındaki renk, kumaş, desen, yıkama talimatları, fiyat gibi tüm bilgilere kolaylıkla ulaşabiliyorlar. Appstore, Google playstore’dan ücretsiz olarak cep telefonlarına indirilen bu uygulama sayesinde görme engelli bireyler, başka birinin yardımına ihtiyaç duymadan alışveriş yapma özgürlüğüne kavuşuyor. Uygulama aynı zamanda kıyafetleri yıkama, kombin oluşturma, ayırt edebilme konularında da çözümler sunuyor.

LC Waikiki, görme engelli bireylerin hayatlarında büyük bir kolaylık sağlayacak “LCW Sense” uygulamasını hayata geçirerek dünyada bir ilke imza attı. Her anlamda “ulaşılabilir moda” kavramına öncülük eden ve liderliğinden aldığı güçle her kesimin ihtiyaçlarını anlamaya ve destek olmaya çalışan marka, LCW Sense uygulamasını LC Waikiki Kurumsal İletişim ve Reklam Müdürü Sevda Malkoç, LC Waikiki Strateji ve Süreç Geliştirme Direktörü Sanem Tuna ve Altı Nokta Körler Derneği Ankara Şubesi’nden Avukat Sevgi Bulut’un katıldığı basın toplantısında tanıttı.

Görme engelli bireylere tek başına alışveriş yapma özgürlüğü sunan LCW Sense uygulaması sayesinde giysinin rengi, deseni, kumaş türü, yıkama talimatları, fiyatı gibi tüm bilgilere kolaylıkla ulaşılabiliyor. Appstore, Google playstore’dan ücretsiz olarak cep telefonlarına indirilebilen uygulama ile görme engelli bireyler, etikette yer alan bilgileri dinleyerek, kıyafetlerin yıkama talimatlarını öğrenebiliyor, kombin oluşturabiliyor ve giysileri ayırt edebiliyorlar.

Dünyada ilk kez hayata geçirilen bu uygulama ile LC Waikiki’nin liderliğine yakışır bir çalışmaya imza atmasından gurur duyduklarını belirten LC Waikiki Kurumsal İletişim ve Reklam Müdürü Sevda Malkoç, “Bugün dünyada 37 ülkede 800’ü aşkın mağazamızla her gün büyük bir müşteri kitlesiyle temastayız; onların ihtiyaçlarını, taleplerini anlamaya ve buna cevap vermeye çalışıyoruz. Her gün, her yaş grubundan, toplumun her gelir seviyesinden milyonlarca kişiye hizmet veren LC Waikiki’nin odağında her şeyden önce “insan” yer alıyor. Önceliğimiz toplumun refahı ve mutluluğu. Milyonlara hitap eden bir marka olarak, kulağımızı her kesime açık tutmayı sosyal sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bu nedenle, giyim ve moda konusundaki uzmanlığımızdan, liderliğimizden aldığımız güçle, her kesimin ihtiyaçlarını anlamaya, destek olmaya çalışıyoruz. Kuruluşumuzdan bugüne en büyük hassasiyetimiz bu. İşte bu duyarlılığımız ve önceliklerimiz doğrultusunda şirket değerlerimize gönülden inanan LC Waikiki Sosyal Sorumluluk Platformu Gönüllüleri olan arkadaşlarımız, büyük emek verip dünyada bir ilk olan LCW Sense projesini hayata geçirdiler.”

Altı Nokta Körler Derneği’nden Sevgi Bulut’un change.org üzerinden başlattığı kampanya ile LC Waikiki’nin gündemindeki bu konunun hız kazandığını belirten Malkoç, şöyle devam etti: Change.org’daki kampanya, görme engelli vatandaşlarımız için düşündüğümüz projeyi hayata geçirmemize ivme kazandırdı. Bir kişi bile olsa görme engelli bir müşterimizin kendi alışverişini yapabilmesi, tercihlerini kendisinin belirleyebilmesi ve hayatını böylece kolaylaştırabilmesi bizim için büyük bir önem taşıyor.”

LCW Sense uygulaması nasıl kullanılıyor?

Önümüzdeki haftadan itibaren Appstore, Google playstore’dan ücretsiz olarak cep telefonlarına indirilebilecek olan uygulamanın ana menüsünde bulunan “oku”, “favoriler”, “gardrobum” ve “yardım butonları” üzerinden çalışıyor. Fiyat kartonunun ortasında ve ürün içerisindeki yıkama etiketinin en kısa parçası üzerinde, kumaşa yakın kısmında yer alan ürün barkodu, oku butonu ile ürün barkodunu okutmak için akıllı telefonun kamerasını aktif hale getiriyor. Kamera, bu barkodun üzerine geldiğinde, barkod otomatik olarak okunuyor. Barkod okunduktan sonra çıkan menüde kullanıcı ürün ile ilgili Genel Bilgiler, Yıkama Talimatı, Fiyat gibi bilgilere ulaşıyor. Burada, isterse Favorilere Ekle butonuyla ürünü favoriler listesine ekleyebiliyor ya da Paylaş butonu ile de ürün bilgilerini, cihazda yüklü olan mobil uygulamalar aracılığı ile de sevdikleriyle paylaşabiliyor. Satın aldığı bir ürünü ise, gardrobuma ekle butonuyla ürünü gardrobum listesine ekleyebiliyor. Ana menüdeki gardrobum menüsüne eklediği ürünlerin fiyat dışındaki tüm bilgilerine internet olmadığı zamanlarda da ulaşılabiliyor. Genel Bilgiler kısmında ürünün renk, desen adı, beden, kumaş tipi ve ürün ana tanımı bilgileri yer alıyor. Yıkama bilgileri menüsü ile ürünün yıkama talimatı uyarıları ve ürün kumaş karışım bilgilerine ulaşılıyor. Fiyat butonu ile ürünün peşin ve taksitli fiyatlarını öğrenebiliyorlar.

LCW Sense uygulaması LCW Home kategorisinde bulunan aksesuar ve giyim kategorisinde bulunan çorap ürünleri dışında tüm ürünlerde kullanılabiliyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Sanatları Bölümü Mezunu.
Reklam Yazarlığı kariyerinden sonra, Pazarlamasyon’da içerik editörlüğü.

Bir Cevap Yazın

Netflix Sizi Gözetliyor, Farkında Mısınız?

Netflix

Çoğumuzun kullandığı dev sosyal ağlar ve akıllı telefon döneminin başlamasıyla tanıştığımız mobil uygulamalar, gün geçtikçe bizden daha çok bilgi talep ediyor. Yaşımızı, cinsiyetimizi, nerede yaşadığımızı, arabamızın olup olmadığını merak ediyor; zamanımızın çoğunu nerelerde geçirdiğimizi bilmek istiyor, telefon rehberimizdeki kişilere ulaşmak için can atıyor, hatta konuşmalarımızı dinledikleri iddia ediliyor. Her ne kadar bunda kullanıcıların dikkatsizliği ve önem vermemesinin de büyük payı olsa da kullanıcılar, aldıkları hizmetlere karşılık istenen bilgiler istemeyerek de olsa veriyor. Bunun son örneği ise Netflix tarafından paylaşılan bir tweet oldu.

Netflix ABD’nin resmi Twitter profilinden geçtiğimiz Pazar günü paylaşılan içerikte, “Son 18 günde A Christmas Prince’i her gün izleyen 53 kişi, sizi kim incitti?” (“To the 53 people who’ve watched A Christmas Prince every day for the past 18 days: Who hurt you?) ifadesi yer aldı. Söz konusu paylaşım, kullanıcı bilgilerinden yararlanması nedeniyle, hatrı sayılır sayıda kişiden tepki çekti. Tweet, bir Netflix yetkilisi tarafından da doğrulandı.

big data
Netflix’in kişisel verileri kullanım tarzını tartışmaya açan tweet, Big Data’nın tam olarak ne olup ne olamayacağı sorusunu da hatırlattı.

Netflix’in tweet’i bu konudaki sayısız örnekten sadece biri olsa da, 109 milyon aboneye sahip çevrimiçi video platformunun kullanıcılara verilerini nasıl çektiğine ve bunları perde arkasından nasıl kullanabileceğine dair tartışmaya açık bir durum yaratıyor. Böylesine kalabalık bir veri topluluğu içinden alınan küçük bir parçanın bile ne kadar ayrıntılı olabileceğini görmek, birçok kullanıcıyı korkutuyor.

Aslında Netflix gibi çevrimiçi birçok platform, abonelerinin beğeneceğini düşündükleri uygun içerikleri veya ürünleri önermek adına, çok sayıda veri topluyor. Bu noktadan hareket ettiğimizde, Netflix’in hangi içeriği, ne sıklıkla izlediğinizi bilmesi sıra dışı sayılmaz. Hatta platform, kısa bir süre önce 2017 yılında hangi içeriğin, kaç kişi tarafından, hangi yollarla izlendiğine dair bir rapor yayınlamıştı.

Stranger Things
Netflix en çok da orijinal yapımlarıyla öne çıkıyor ve abonelerini bu yolla çekiyor. Platformun son dönemde en dikkat çeken yapımlarından biri de Stranger Things.

Yine de insanların, belli bir fayda karşılığında bilgilerini paylaşabileceklerini de göz önüne almalıyız. Zira, Netflix’teki geniş içeriklere saniyeler içinde ulaşmak ve tercihlerimize uygun yapımlarla kolayca karşılaşmak, kişisel verilerin korunması konusunda kullanıcıları, kendilerini savunmasız hissettikleri bir ikilemde bırakıyor. Günümüzde birçok şirket bu duyarlığı göstermemekle ve hatta işlenen kişisel verilerin tüketici aleyhine kullanımıyla eleştiriliyor.

Netflix’in paylaştığı tweet, belki okyanusta bir damla boyutunda görülebilir. Fakat damlası buysa, okyanusta daha ne kadar işlenebilir veri olduğunu tahmin edememek ve bunun gelecekte ne yönde kullanılacağından emin olmamak, akıllarda oldukça büyük soru işaretleri oluşturuyor.

Konunun elbette yasal yönden de ele alınması gerekiyor. Hükümet yetkilileri her ne kadar kişisel verilerin korunması ilkesi gereğince, Netflix, Spotify vb. dijital formatlı içerik platformlarının veri işleme iznini sınırlamaya çalışsa da hem önemli bir mali güce sahip olan hem de dünyanın dört köşesindeki milyonlarca kişiye ulaşmayı başaran bu şirketlerin direnciyle karşılaşıyor.

Netflix ve benzeri dijital platformlar her ne kadar özgün ve zengin içerikler sunsa da topladıkları devasa boyutta kişisel veri nedeniyle, kullanıcıları endişelendiriyor.

Örneğin Netflix, ABD’de 1988 yılında çıkarılan ve video kiralama dükkânlarının kapanmasını önlemeyi amaçlayan Video Gizliliğini Koruma Yasası’na karşı, 2013 yılında lobi faaliyetleri başlatmıştı. Şirket, mevcut işleyişin Facebook ile izleyici verisi paylaşmada engel oluşturduğunu öne sürmüş, abonelerinden yetkililere baskı yapmalarını istemişti. Çalışmalar sonuç vermiş, yasa aynı yıl içinde Netflix lehine yeniden düzenlenmişti.

Sözün özü, Netflix tarafından paylaşılan tweet ilk bakışta esprili görünebilir. Fakat azalan gizliliğin şirketleri ne denli güçlendirdiğini göz önüne alırsak, gelecekte bu platformları kullanan kişilerin nelerle karşılaşacaklarını tahmin etmemiz hâlâ çok zor ve bu belirsizliğin kullanıcıların pek de lehine olmayacağı bir gerçek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kahvaltının En Önemli Öğün Olduğunu Pazarlamacılar mı Uydurdu? [Video]

Yıllardır babalarımız, annelerimiz, dedelerimiz bize “kahvaltının en önemli öğün” olduğunu söyledi durdu. Peki, bunun bilimsel bir temeli var mı ya da bu algı nasıl ortaya çıktı? Bu hafta, kahvaltı yapma algısı ile ilgili keyifli bir sohbet ettik. Gelin hep beraber kahvaltı yapmanın kilo vermeyle, sağlık sorunlarıyla ya da düşük performansla bir ilgisinin olup olmadığını video haberimizde görelim.

Sohbetimize konu olan haberin linkine şuradan ulaşabilirsiniz. Yeni videolardan anında haberdar olmak adına Pazarlamasyon’un Youtube hesabını takip etmenizi öneriyoruz. Buraya tıklayarak Youtube hesabımızı takip edebilirsiniz. Keyifli seyirler.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link