İşletme Öğrencilerinin Kullanması Gereken 5 Değerli Mobil Uygulama

İşletme öğrencilerinin her zaman gündemi takip etmeleri, iş dünyasına diğer bölümlerden daha yakın olmaları gerekir. Akıllı cihaz kullanımının oldukça arttığı günümüzde mobil uygulamalarla bu gündemi takip etmeleri oldukça kolaylaşıyor. İşte hem işletme öğrencilerinin hem de tabi ki tüm iş dünyasındaki profesyonellerin işine yarayacak 5 mobil uygulama:

1. Wunderlist

Wunderlist-2

Günlük yapılması gerekenler listesini oluşturmak, iş takibi ve rutinleriniz haricindeki olaylar için gerçekten önemlidir. Bu iş için tasarlanmış bir to-do uygulaması olan Wunderlist ile rutinlerinizi ve ajandanızı daha rahat bir şekilde takip edebilirsiniz.

2. Dropbox

dropbox_2

Bir şeyleri paylaşmak mail yolu ile her zaman mümkün olmuyor, paylaşacağınız dosyanın boyutu nedeniyle. Bulut bilişimin daha da önem kazanmaya başladığı bu günlerde, hem arşivinizi tutabileceğiniz hem de yüklü dosyaları rahatlıkla paylaşabileceğiniz bu uygulama sayesinde birçok yararlı özelliğe bir anda ulaşabileceksiniz.

3. Evernote

evernote

Evernote da bulut sistemin getirdiği başarılı uygulamalardan birisi. Ücretli ve ücretsiz olarak ulaşabileceğiniz uygulamanın tek farkı, kullanılabilen paylaşım kotası. Ücretsiz uygulamada aylık 40 mb veri transferi yapabiliyorken, ücretli premium sürüme geçtiğinizde ise 500 mb transfer yapabiliyorsunuz. Ücretsizini indirip denemeniz şiddetle tavsiye edilir.

4. The Decision App

The Decision App

SWOT analizi tüm iş dünyasının bildiği ve işletme öğrencilerine daha okula başlarken öğretildiği konuların başında geliyor. Şirketlerin de birçok konuda kendilerini görebilmek için uyguladıkları bu stratejinin uygulaması The Decision App. Ücretli olsa da birçok noktada iş dünyasının kalbindeki stratejileri iyi bir şekilde analiz etmenizi sağlayacak bu uygulama, direkt iş dünyasıyla alakalı en yararlı uygulamalardan biridir.

5. Skype

skype-guncelleme

İletişim her şekilde önem arz etmekte günlük hayatımızda. İşte her zaman elinizin altında bulunması gereken bir uygulama daha Skype. Nerede olursanız olun, sadece internet bağlantısı sayesinde dünyaya bağlanarak, karşınıza çıkabilecek herhangi bir fırsatı da kaçırmamış olacaksınız.

Kaynak: Under 30 CEO

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Yüz Tanıma Teknolojisi ile Niyet Okumak

BBC Türkçe’nin paylaştığı habere göre; “Polisler artık duygularınızı yüz tanıma sistemiyle tespit edebilecek”. Başlığı okur okumaz insanın aklına “nasıl olabilir?” sorusu gelirken aynı zamanda bir tedirginlik de hakim olmuyor değil…

Basit yüz tanıma teknolojileri bile pek çok tartışmaya yol açarken ileride pek çok alanda kullanılması muhtemel duygu tanımlama, potansiyel suçlu tespiti gibi teknolojik gelişmeler konuşulmaya hatta kısmen uygulanmaya başlanmış durumda. Yüz tanıma teknolojisi uzun bir zamandır vardı ve bazı durumlarda sabıka kaydı olan, polis veya mahkeme tarafından aranan suçluların yüzleri kameralar aracılığıyla tespit edilerek suçluların yakalanmasını hızlandırabiliyordu. Fakat şimdi tartışılan durum biraz daha farklı, güvenlik güçleri tarafından potansiyel suçlular için kullanılabileceği gibi satış, pazarlama hatta hırsızlık gibi ticari amaçlar için de kullanılabilecek ve  hızla gelişen bir “niyet ölçme teknolojisi”nden bahsediyoruz.

Öncelikle potansiyel suçlu kavramına değinmek istiyorum. Bir insanın ileride suç işleyebileceğini biliyor olmak o insanı cezalandırmak için yeterli değildir ancak suç işleme potansiyeli olan kişilere farklı yardım ve takviyeler ile işleneceği suçlar önlenebilir.

İşin ticari boyutu ise çok daha tehlikeli. Zaten artık reklama maruz kalmadığımız herhangi bir alan yokken, gelişen bu teknolojiler sayesinde markalar herkesle ilgili her şeyi tüketici davranışlarına göre algoritmalar oluşturarak bilebiliyordu ancak artık tüketicilerin duyguları da tespit edilebiliyor ve bu duyguları tespit edebilen markalar satışlarını bu duyguları kullanarak gerçekleştirmeye çalışıyor.

Örneğin; pazar araştırması şirketi Kantar Millward Brown, ABD’li Affectiva şirketi tarafından geliştirilen teknoloji ile tüketicilerin TV reklamlarına tepkisini analiz edebiliyor. Şirketin inovasyon direktörü Graham Page “Bu teknolojiyle reklamın hangi kısmının tam istenen sonucu verdiğini, insanların bir reklamın hangi noktasında ne hissettiğini net olarak görebiliyoruz” diyor. Şirket bu uygulamayı kullanıcıların izniyle yapsa da bu izin alma olayı ne kadar sürer ya da söz konusu kazanç olduğunda kaç kişi etik gözetir bundan emin olamayız.

Zira IHS Markit analiz şirketinin video gözetim uzmanı Oliver Philippou da duygu gözetiminin doğruluk oranı konusunda şüpheli:

“Basit bir şekilde yüz tanımlama yapıldığında bile büyük hata payları var, en iyi şirketler insanları yüzde 90-92 oranında doğru eşleyebiliyor. Duyguları teşhis etmeye çalıştığınızda hata payı büyük oranda artacaktır.” diyor.

Bu durum yüz tanıma teknolojisiyle yanlış veya önyargılı kararlar alınmasından endişelenen mahremiyet savunucularını rahatsız ediyor.

Yakın bir zamanda Brezilya’da yüz tanıma teknolojisi ile metroya konumlandırılan panolara gelen tepkileri ölçmeye çalışmışlardı ve bu bile bir panik ortamına yol açarak metro kullanan vatandaşları rahatsız etmişti. 

Bahsettiğimiz teknolojiler hala gelişme aşamasında olduklarından yasal olarak kullanımlarıyla ilgili düzenlemeler yapılmış değil. Bu boşluktan faydalanılabilir ancak sonrasında bu konuyla ilgili yasal düzenlemelerin gelmesi gerekecek. Aksi taktirde distopik bir ortam oluşabilir ve kimse kendisini güvende hissetmeyebilir. Birilerinin ne hissettiğinizi sürekli anlamaya çalıştığını düşünsenize, bu sizi rahatsız eder miydi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Media Markt, Teknosa’nın %75’i İçin Teklifini Yaptı

Geçtiğimiz günlerde sizlerle, Media Markt’ın, Bloomberg International‘ın kaynaklara dayandırdığı habere göre, Teknosa’yı satın almak için girişimlerine başladığını paylaşmıştık. 

Bloomberg’e göre Media Markt’ın çatı şirketi olan Media-Saturn-Holding, Teknosa firmasının hisselerinin yüzde 75’i için 90 milyon euro teklif etti. Anlaşma şartları nihai anlaşmaya kadar değişebilir ya da görüşmeler sonuçsuz kalabilir. Anlaşmaya göre hisse başına fiyat yaklaşık 1,09 euro (6,12 lira) olacak.

Alıcı maksimum 3 haftalık detaylı inceleme yapacak. Çerçeve sözleşme 6 Temmuz tarihli ve Sabancı Holding CEO’su Mehmet Göçmen ve CFO Barış Oran’ın imzası bulunuyor. MSH’den ise CFO Georg Mehring-Schlegel ve COO Peter Leisten’in imzası var.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link