İBB’den Açıklama: “Wikipedia Kurucusu, Etkinliğin Davetli Listesinden Çıkarıldı”

Bildiğiniz gibi geçtiğimiz günlerde Wikipedia, barındırdığı birtakım içerikleri kaldırma talebinin reddedilmesi nedeniyle Türkiye’den erişime engellenmişti. Bununla birlikte Wikipedia’nın iki kurucusundan biri olan Jimmy Wales, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 15-18 Mayıs tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan “World Cities Expo İstanbul 2017” etkinliğinin konuşmacıları arasında yer alıyordu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bugün bir açıklama yaparak Jimmy Wales’in, etkinliğin davetli listesinden çıkarıldığını belirtti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Twitter adresinden de paylaşılan açıklama tam olarak şu şekilde:

Wikipedia kurucusu Jimmy Wales, “World Cities EXPO” etkinliği davetli listesinden çıkartılmış olup, karar kendisine iletilmiştir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

McDonald’s Bitcoin Mi Kabul Edecek?

Ronald

Son dönemde daha da öne çıkan ve değerini her geçen gün yükselten sanal para birimi Bitcoin hakkında, yeni bir iddia öne sürüldü. Fast food devi McDonald’s’ın önümüzdeki yıl, klasik ödeme yöntemlerini uzun vadede topyekün değiştirmesi beklenen kripto para Bitcoin’i, ödeme aracı olarak kabul edeceği söyleniyor.

İddiayı ortaya atan ise en büyük bahis şirketlerinden biri olan Betway. Söylenti doğruysa, bu gelişmenin en çok da ayaküstü yemek çeşitlerini tercih edenleri sevindireceğini söyleyebiliriz. Bununla birlikte, kripto parayı kabul eden tek şirketin de McDonald’s olmayacağına dair görüşler de bulunuyor. Nitekim Betway, Bitcoin kabulüyle ilgili açtığı bahisleri McDonald’s ile sınırlı tutmamış.

Bitcoin
Son dönemde yatırımcısına bir hayli yüksek kazançlar getiren Bitcoin, bugün dünya çapında konuşulan en popüler konulardan biri durumunda.

Bahis oranlarına bakıldığında, perakendeciliğin güçlü firması Argos, 4/5 oranıyla, 2018’in sonlarına doğru Bitcoin’i ödeme aracı olarak kabul etmesi en çok beklenen şirket olarak öne çıkıyor. Bu oran, ulaşım alanındaki büyük kuruluşlardan British Airways içinse 1/3 olarak belirlenmiş. Betway ayrıca, bu konuda Amazon’a 6/4 oranını uygun bulmuş.

Peki, birçok bahis şirketinin arasında Betway’i bu noktada harekete geçiren asıl sebep ne olabilir? Betway esasen, iş çevrelerinin Bitcoin konusundaki iştahının gerçek olduğunu, geçici bir heves olmadığını ve birçok kişinin gelecekte Bitcoin’e yatırım yapmaya devam edeceğini düşünüyor. Tam da bu yüzden, kripto paranın kolayca durdurulamayacağı ve kalıcı bir ödeme yöntemi olacağına dair beklentiler yükseliyor.

fast food
McDonald’s’ın Bitcoin kabülü gerçekleşirse, perakendecilik devlerinin bu gelişmeye seyirci kalmayacağını söyleyebiliriz.

Hatta Betway basın sözcüsü Alan Alger da bu beklentiyi doğruluyor. Bitcoin’in getirdiği günlük kazancın, 2018 sonunda 28 bin dolar düzeyini geçeceğine inandıklarını belirten Alger durumu, yatırımcıların Bitcoin’e gösterdiği ilgiyi artıracağına ve böylece, perakendecilerin kripto parayı bir ödeme yöntemi olarak kabul etmeye başlayacağına dair bir işaret olarak yorumluyor.

Her ne kadar bir Big Mac menünün ya da çocuk menüsü Happy Meal’In kaç Bitcoin edeceği tam olarak bilinmese de ürün fiyatlarının Bitcoin üzerinden belirleneceği günlerin çok uzakta olmadığını da söylemeliyiz. Bakalım, sanal paranın bundan sonraki yolculuğu nasıl devam edecek.

Peki, ya siz? Siz Bitcoin’in bu göz alıcı yükselişinin bir sonu olduğuna mı inanıyorsunuz; yoksa bu büyümenin artık engellenemez olduğunu mu düşünüyorsunuz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Aşırı İletişimden Zafiyet Geçireceğiz !

“Bir tefritten kalkıp bir ifrata varma” deyimini bilenleriniz varsa, günümüzdeki pazarlama iletişiminin de geldiği nokta tam da bu…

Yıllar önce teknoloji henüz bu kadar devleşmemiş ve geleneksel medya revaçta iken, gazetelerin en önemli satış politikası ya doğrudan tencere – tava dağıtmak ya da kupon biriktirip birşeyler satarak gazete tirajlarının artmasını sağlamaktı. O dönemlerde sözcükler azdı ve pazarlama adına bu kadar süslü cümleler kurulamıyor, zaten kurulsa da bu cümleleri aynı anda bütün dünyaya yayacak iletişim araçları kısıtlıydı. Kelimenin tam anlamı ile, aslında bugün bildiğimiz manada pazarlama diye birşey yok veya yok denecek kadar azdı.

Talep çok, arz ise azdı. 1900’lü yıllara gelinceye kadar üretim oldukça önemli ve işletmeler de ürün odaklı idi. 1950’li yıllara gelindiğinde ise işletmeler satış odaklı hale geldi veartık müşteriler “ne bulursam, onu alırım” diyorlardı. 1980’li yıllar ürün ve hizmet çeşitliliğinin müşterilerin genel eğilimini “neyi alabilirsem onu alırım” biçiminde değişti. 1990’lı yıllara gelindiğinde ise müşteri ilişkileri ve çift yönlü iletişim kavramı ön plana çıkmaya başladı ve müşteriler de “neyi istiyorsam, onu alırım” özgürlüğü ile hareket etmeye başladılar. Nihayet 2000′li yıllara gelindiğinde ise, müşteri yönelimli bakışı ortaya koyan, müşteri ilişkileri yönetimi oluştu.

Üretimin az olduğu yıllarda, işletmeler için de pazarlama kavramı doğal olarak önemli değildi ve müşteri ile iletişim minimum orandaydı. Tüketici açısından da aslında daha sade bir dünya vardı. Markaların henüz bu kadar bağırmadığı ve sözcüklerin anlamı ile bu kadar oynanmadığı dönemde, tüketici önce ihtiyacını belirliyor, sonra alternatiflere bakıyor ve en sonunda da cebindeki paraya göre hareket ediyordu. Aslında bugün de öyle!

1980’lerde “Serbest Piyasa Ekonomisi” ile Kapitalist düzenin getirdiği o daha çok satmak ve daha çok kazanmak içgüdüsü ile hareket eden işletmeler için pazarlama ve satış yönetimi her geçen gün daha fazla önem kazanmaya başladı ve artık markalar “kim daha çok reklam yapar ve sesini duyurursa, o kadar çok satar” mantığı ile hareket etmeye başladılar. Hal böyle olunca da, bir süre sonra etrafı saran reklam ve sözcükler bulutunun içinden “beni al” diye seslen markalara karşı, tüketici daha da kararlı ve çekingen hale geldi. Herşeye rağmen büyük bir umutla reklam bütçelerini her yıl neredeyse ikiye katlayan işletmeler ise tüketicideki kararlılık yüzünden kısır döngüye girmeye başladı. Çünkü iletişim adına yapılan ve asıl amacı satış olan bu sözcük bombardımanı, tüketicinin beynine ve daha da önemlisi kalbine girmek için yeterli değildi ve tüketicinin kararını değiştirmek hiç bu kadar zor olmamıştı.

Teknoloji ile dünya artık çok küçük. Her türlü erişimi – iletişimi, sorunsuz ve sınırsınız yapmaya muktedir olan teknoloji sayesinde “hareketsiz ve görünmeyen müşteri” sayısı her geçen gün artıyor. Mağazaya gitmeden alışverişlerini istedikleri gibi yapıp, ürünlerini evlerine kadar getirten bu müşteriler konforun doruğunda yaşıyor.

Bugün tüketiciler olarak bizler, artık radyo ve televizyonda reklam görmek istememeye, reklam olan kanalları el çabukluğu ile değiştirmeye, satış amaçlı gönderilen e-posta ve sms’leri silmeye, bir satış temsilcisine telefon numaramızı vermekte imtina etmeye başladık.

BİZLER artık özgür olmak istiyoruz. İletişimin bu kadar yoğun ve iletişim kanallarının birinden kaçarken diğerine yakalandığımız bu dünyada, tek istediğimiz basitlik ve sadelik.

Sevgiyle kalın,

 

 

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link