Hayallerimize Dokunabilmek: VR Teknolojisinin Geleceği

“Sanal gerçekliğin ( Virtual Reality) bize vereceği şey, hayal gücümüzün inşa ettikleri arasında dolaşabilme ihtimalidir.” – Terence McKenna.

Gün geçmiyor ki, insanoğlu, kendi hayal ettiklerini, ete kemiğe büründürecek teknolojilere imza atsın, yetmesin hemencecik de hayatımıza adapte ediversin. Slyvester Stallon, “Cezalandırıcı” filminde sanal gözlükle sex yapmaya dehşet ve şaşkınlıkla bakarken, bugün artık VR gözlükler Şok marketlerde 29.90’a satılan, herkesin ulaşabileceği ürünler haline gelmiştir.

VR teknolojisinin 2016 yılından beri ciddi bir yükselişe geçtiği aşikâr.

Biz ölümlüler için, henüz “oyun oynama, model ev gezme, banyoda lavaboyu sağa mı taksak, sola mı klozeti koysak” tan öteye geçmemiş olsa da, VR’ın alametifarikasını, geliştirilmesi gereken yönlerini konuşmaya başladı bile dünya…

INNRSION’un, Shelfzone’u sayesinde, süpermarketler için geliştirdiği VR yazılımında, evde otururken gözlüğünü takıp, markette rafların arasında gezip, beğendiğiniz ürünleri sepete atıp, kartla ödemenizi yapıp, evinize kadar gelmesini sağlıyorsunuz.

IKEA, her zamanki gibi VR deneyiminin dibini müşterilerine yaşatırken, Türkiye’de de giderek yaygınlaşan bir pazarlama/ reklam aracı haline gelmektedir. Pek çok inşaat firması, yeni projelerini tanıtırken, artık VR’ı bir araç olarak kullanmaya başladı, Vitra, sanal gözlüklerle banyo dekorasyon tanıtımları yaparken, Volkswagen, kendi üretimi olan VR gözlüklerini tanıtım amaçlı dağıtmaktadır.  ( Google Cardboard’un azıcık basiti ama iş görüyor) Ben işin bir adım ötesini hayal etmek istiyorum, 2 duyuya değil, 5 duyuya hitap etmeye başlayan VR dünyası hayatımızda girmeye başlasa neler olabilir?

9 Mayıs Marketing Meetup buluşmasında detayları ile ele alınacak konuya önden kısa bir bakış atalım isterseniz:

1.    Fiziksel algılama ve hareketin çoğalması: Mesela Wii kafasında, harekete de duyarlı olsa ve futbolun heyecanını, gol sevincinin evimizin güzelim sınırları içerisinde yaşasak.

2.    Koku: İnsanın en duyarlı olduğu duyusudur koku. Girdiğimiz, ortamın kokusunu da duyumsadığımız imkanların dahil olması. Ufog teknolojisi ( Foglets) bu hissi nispeten vermeye başladı ama bu teknolojiye biz henüz erişemiyoruz.

3.    Elektronik aletleri kumanda etmek: Thalmic Labs,  Oculus Rift’in kol bandı ile ufak ufak adım attı bu işlere. Daha farklı işlevler için biz VR’ı kullansak mesela.

4.    Daha sosyal olalım: Sanal dünyaların yarattığı yalnızlığı bari şu VR’ları birbirine bağlayıp, oyun oynamak yerine gün yapmak, iki kadeh içip, sohbet etmek için kullanalım.

5.    Başka diyarları görelim: Zaten olmuş döviz, fena olmuş işte. Zaten senede bir gittiğimiz yurtdışı tatiller de yalan olmak üzere, turizm firmaları, heyooo, hadi arkadaşlar, azıcık içimiz açılsın, bizi uzak diyarlara götürsenize, belki döviz normale döndüğünde yaşattığınız deneyim sayesinde, yeni dönem planlarımızı bu deneyime istinaden yapmaya başlarız.

6. Kültür – Sanat Etkinliklerini Yaygınlaştırmak: Kültür sanat aktivitelerinin, ne yazık ki, büyük şehirlerde yaygın olması, kamuoyuna pek çok değerli çalışmanın ulaşmasını engellemektedir. Neden olmasın ki VR’ı kullanarak, İstanbul’daki bir sergiyi Gaziantep’teki birisi izlemesin? Neden canlı bir konseri, sanki oradaymışçasına, şarkılara eşlik ederek izlemesin?

7. Basın toplantılarının bayıklığı: Klasik basın toplantılarından, körler sağırlar birbirini ağırlar ruhundan sıkılmadınız mı? İlla elimizde kahve ve bayat kurabiyelerle mi yapacağız bu işleri? Fikirlerimizi, projelerimizi daha değerli hale getirecek sanal bir VR basın toplantısı yapsak, “gerçekten” gazetecileri de heyecanlandırarak, basında yer bulsa emeklerimiz daha eğlenceli olmaz mı?

8. İlaç firmaları ve hastaneler sözüm size: Türkiye’de onkoloji, kemik hastalıkları, göğüs hastalıkları, diyabet, nefroloji bölümlerinde yaklaşık 263.710 çocuk hastanelerde uzun süreli tedavi görüyor. İlaçlarla bedenleri iyileşirken, psikolojik olarak da desteğe ihtiyaç duyan, kendilerini bir anlığına da olsa “normal” hissetmek isteyen çocuklar var. Bu çocukların, hastane odalarında VR gözlüklerle, rollercoastera binme deneyimi yaşaması, parkta bahçede dolaşıyormuş gibi hissetmesini sağlamak, onların iyileşme sürecinde fark yaratacak bir adım olmaz mı? En fazla eğlenmeye hakkı olan bu gruba, bir ilaç veya hastane firması sahip çıkamaz mı?

Ezcümle, VR 2017 itibariyle yükselen trenddir. Batının iyi taraflarını alırken, doğunun “iyi kalpliliğini” de unutmadan, pazarlama ve kurumsal sosyal sorumluluk alanlarına da adapte etmeyi unutmamak lazım.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Esra Baykal; İtalyan Filolojisi, Marmara Üniversitesi MBA mezunu, moderatör ve marka stratejistidir. Leo Burnett, Pars McCANN Erickson gibi uluslararası reklam ajanslarının yanı sıra yerel pek çok reklam ajansı, digital ajans ve kurumsal firmada marka stratejisti ve danışman olarak görev almıştır. 2012 yılından beri sahibi olduğu iletişim ve pazarlama danışmanlığı firması olan GAME KUDRA’da, ölümsüz ve zamana kafa tutan markalar yaratmak için çalışmaktadır. Game Kudra, sadece Türkiye’de değil, Arnavutluk, Azerbaycan ve Rusya’da da tüketici iç görülerine ve pazar bilgilerine hakimdir.

Bir Cevap Yazın

Çılgın Gıdalar: Gelecekte Ne Yiyeceğiz?

Dünyada hızla artan nüfus yoğunluğuna karşılık azalan doğal kaynaklara alternatifler geliştirilmeye başlandı. Geleceğin dünyasında geleneksel beslenme alışkanlıklarımızda devrim yapacak yüksek protein içeren böcekler, farklı meyve ve sebzelerin sentezlendiği genetiği değiştirilmiş gıdalar (GMO), müzikle yetiştirildiğinde tadı değişen besinler, laboratuvar ortamında üretilmiş et ve deniz ürünleri, çiğnenebilir kahve gibi yeni nesil gıdalar geliştiriliyor. Bunların yanı sıra doğada kendi kendine kaybolan gıda ambalajları, yiyecekleri detaylı analiz eden tayfölçüm cihazları , DNA temelli diyet programları sunan uygulamalar ve evde kendi balınızı yetiştirebileceğiniz dijital arı kovanı gibi inovatif ürünler de geleceğin gıda sektörüne dair konuşulanlar arasında.

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Peki gelecekte yiyeceğimiz bazıları tuhaf tasarımlara sahip olan bu çılgın gıdalar neler?

Algler

Algler (su yosunları) bünyesinde yüksek miktarda Omega – 3, 6, 9 yağ asitleri barındırır, sütten 26 kat daha fazla kalsiyum oranına sahiptir ve besin değerleri açısından da oldukça zengindir. Bir gün içinde ağırlıklarının 3 – 4 katına çıkabilen algler, günümüzde daha çok biyoyakıt kullanımına yönelik araştırmalara konu oluyor. Tasarımcı ve mucit Michael Burton ve Michiko Nitta, gelecekte insanların özel bir maske takarak kendi nefesleri ile kendi alglerini yetiştirmelerini öneriyorlar. Hatta bu konuda Londra’daki Victoria ve Albert Müzesi’nde gerçekleştirdikleri performans gösterisinde, bir opera sanatçısının nefesiyle alglerin büyümesine yakıt sağlamasını sergilediler.

3 Boyutlu Yazıcılarla Hazırlanan “Yaşayan” Gıdalar

Günümüzde 3 boyutlu yazıcılarla yapılmayan pek bir şey kalmadı neredeyse. Plastik ya da metal objeler, yapay organlar, kıyafetler hatta dünyanın 3d yazıcı ile tek seferde inşa edilmiş evi derken yiyecek üretiminde de kullanılır hale geldiler. Her ne kadar Star Trek filmindeki gibi tek bir komutla istediğimiz yiyeceği hazırlamaları henüz mümkün olmasa da, Alman tasarımcı Chloe Rutzerfeld özel bir 3d yazıcı ile yenilebilir toprak ve çeşitli tohumları bir araya getirerek ekolojik sisteme katkı sağlayan bu konsept fikriyle ödüller kazandı. Yazıcıdan alınan hamur bazlı gıdaya ekilen tohumlar birkaç gün içerisinde büyüyerek yepyeni bir lezzetin kapılarını açıyor. Ürün şu anda Ar – Ge aşamasında.

Yenilebilir Su Şişeleri

Londra merkezli Skipping Rock Labs adlı teknoloji girişiminin icat ettiği yenilebilir su baloncukları, hem şişeleme maliyeti açısından daha ucuz hem de doğada 400 yılda ancak toprağa karışabilen pet şişelerin yerine geçerek ekosisteme katkı sağlamayı amaçlıyor. Deniz yosunu özlerinden üretilen bu baloncukların içi çeşitli sıvılarla doldurulabiliyor ve aromalı ya da renkli olarak da üretilebiliyor. Çeşitli etkinliklerde yer alarak yatırımcıların ilgisini çeken yenilebilir su Ooho!, tüketilmediği takdirde 4 ila 6 hafta içerisinde geri dönüşümü de sağlanabiliyor. Yakın gelecekte on yüz milyon baloncuk yuttum diyebilecek miyiz merak ediyorum doğrusu. Ürünle ilgili Ted konuşmasını buradan izleyebilirsiniz.

Hap ve Tabletler

Tekno – ütopyanist geleceğin dünyasının yer aldığı 1960’ların popüler çizgi filmi Jetgiller’i hatırlarsınız. Mutfak masasında toplanan aile yemek makinesinden pizza, kızarmış tavuk, hamburger ve tatlı gibi yiyecekleri seçtiklerinde tablet / hap şeklinde servis ediliyordu. Günümüzde tüm vitamin ve mineralleri tek bir tablete sığdırabilen uzmanlar, neden hala öğünlerimizi bize Willy Wonka gibi  tek bir hap şeklinde sunamıyorlar? Bilimadamları bu soruyu yeterli kalori almamız için mutlaka yiyecekleri sindirmemiz gerektiğini söyleyerek yanıtlıyorlar. Her ne kadar bir çok insan haplarla beslenme fikrine beslenme ritüelleri gereği lezzet ve keyif kültürü açısından karşı çıksa da, bu fikre sıcak bakıp merakla bekleyenler de yok değil. Kim bilir bakarsınız yakın gelecekte biz de Jetgiller gibi hap döner yiyebiliriz.

Geleceğin gıda sektörüne dair ayrıntılı bilgilere ulaşmak isterseniz FutureFood2050 sitesini ziyaret edebilirsiniz. Günümüz gıda sektörüne daha farklı bir bakış açısı kazanmak için de eğer hala izlemediyseniz 2009 Amerikan yapımı belgesel olan Gıda Limited’i seyretmenizi öneririm. Unutmayın ki, ne yerseniz o olursunuz!

 

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

PepsiCo, En Çok Tesla Semi Sipariş Eden Şirket Oldu. Peki ama Neden?

Bildiğiniz gibi Tesla, kasım ayının sonunda düzenlediği bir lansmanla yeni elektrikli tırı Tesla Semi’yi tanıtmıştı. Tesla’nın diğer elektrikli araçlarına olduğu gibi, Tesla Semi‘ye de şirketlerin yoğun bir ilgisi var gibi görünüyor. Zira lansmandan birkaç gün sonra Anheuser-Busch isimli ABD merkezli şirket, en büyük Tesla Semi ön siparişini gerçekleştirdi. Ancak bunun üzerinden çok fazla zaman geçmeden, PepsiCo daha büyük bir sipariş geçerek şimdiye kadarki en büyük Tesla Semi ön siparişini gerçekleştirmiş oldu.

Londra merkezli haber ajansı Reuters’ın yaptığı habere göre PepsiCo, emisyonu ve yakıt masraflarını azaltmak amacıyla 100 adet Tesla Semi tır siparişi verdi. Bir adet Tesla Semi tır siparişi için 20.000 dolar depozito verilmesi gerekiyor ve bu da sadece bu siparişten Tesla’nın kasasına 2 milyon dolar girdiği anlamına geliyor. Tabii, eğer ki PepsiCo, Tesla depozito miktarını 5.000 dolardan 20.000 dolara çıkardıktan sonra bu ön siparişi gerçekleştirdiyse bu durum geçerli oluyor. Aksi halde, bu siparişten Tesla’nın kasasına sadece 500.000 dolar girdiğini söyleyebiliriz. Bununla birlikte bir Tesla Semi elektrikli tırın şu anki fiyatının 150.000 dolar olduğunu da belirtelim.

PepsiCo‘nun sadece ABD’de yaklaşık olarak 10.000 araçlık bir filosu bulunuyor. Yani bu 100 adet Tesla Semi tır, şirketin filosunun çok küçük bir kısmını temsil edecek. Bununla birlikte PepsiCo’nun bir yöneticisi Reuters’a yaptığı açıklamada, Tesla Semi tırların kısa mesafe teslimatlarını gerçekleştirmek için kullanılacağını belirtti.

PepsiCo’nun bu 100 adetlik Tesla Semi tır siparişinin Tesla açısından bir başka olumlu yanı ise hisse değerlerinin yükselmesi oldu. Business Insider’ın yaptığı habere göre PepsiCo’nun bu ön siparişinde n sonra, Tesla hisselerinin değeri %2,28 oranında arttı. Görünüşe göre her bir büyük firmanın Tesla Semi tır siparişiyle birlikte şirketin hisse değerleri biraz daha artacak. Bu da 2020 yılına kadar kar edemeyeceği tahmin edilen Tesla için çok olumlu bir gelişme.

Tesla geçtiğimiz ayın sonunda yeni elektrikli tırını tanıttıktan sonra, birçok büyük şirketten çok sayıda Tesla Semi tır siparişi aldı. Lansmanın ertesi günü Walmart, 15 adet Tesla Semi tır sipariş ettiğini açıkladı. Bununla birlikte JB Hunt Transport Services isimli taşımacılık şirketi de birden fazla tır sipariş ettiğini belirtti. İlerleyen süreçte ise Alman lojistik firması DHL, Kanadalı süpermarket zinciri Loblaw ve ABD’li lojistik ve taşımacılık çözümleri şirketi Ryder; Tesla Semi elektrikli tır siparişi veren şirketler arasına katıldı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link