Günde Ortalama 7 Saatimiz Bilgisayar Başında Geçiyor

Türkiye’deki yetişkin nüfusun yüzde 95’i cep telefonu, yüzde 75’i akıllı telefon kullanırken, dizüstü veya masaüstü bilgisayar kullanım oranı yüzde 51 oldu. Tablet kullanım oranı yüzde 17 olan Türkiye’de, bilgisayar başında geçirilen ortalama vakit günde 7 saat olarak belirlendi.

Medya takibi kurumu Ajans Press, 2017 yılı internet kullanım istatistiklerini ve medya yansımalarını inceledi. Ajans Pressin Gençlik ve Spor Bakanlığı Eğitim, Kültür ve Araştırma Genel Müdürlüğü verilerinden elde ettiği bilgilere göre, Türkiye’de internet kullanıcı sayısı, Ocak 2016’dan itibaren 2 milyon, aktif sosyal medya kullanıcı sayısı ise 6 milyon kişi arttı. Böylelikle internet kullanıcı sayısı 354 milyon, aktif sosyal medya kullanıcı sayısı ise 482 milyon kişiye ulaştı.

İnternetin en yaygın kullanıldığı kıta, yüzde 88 ile Kuzey Amerika olurken, internet kullanımının en az olduğu kıtalar yüzde 33 ile dünyanın en kalabalık bölgesi Güney Asya ve yüzde 29 ile Afrika olarak kayıtlara geçti. Ülkeler baz alındığında, internetin en yaygın kullanımı yüzde 100 ile Birleşik Arap Emirlikleri’nde görülürken, onu, yüzde 93 ile Japonya ikinci, yüzde 92 ile Birleşik Krallık üçüncü sıradan takip etti. Türkiye’deki internet kullanımı oranı ise, yüzde 60 ile ortalamanın üzerinde yer aldı.

Gelişmişlik düzeyiyle internet kullanımı doğru orantılı

ITS Medya ve Ajans Press’in medyada gerçekleştirdiği incelemeye göre, internetle alakalı 200 binin üzerinde haber çıkışı belirlenirken, internet kullanımı ve dijitalleşmeyle alakalı 6 bin 154 haber çıkışı saptandı.Ülkelerin gelişmişlik düzeyiyle doğru orantılı olan internet ve sosyal medya kullanımı Afrika kıtası gibi gelişmemiş bölgelerde çok düşükken, Asya kıtasında yüzde 46, Avrupa kıtasında yüzde 76 oranla kullanıldı. Uzman yorumlarına göre de, Türkiye’deki yüzde 60 olan internet ve sosyal medya kullanım oranı artarak gelişmiş ülke düzeyine ulaşacak.

3 saatini sosyal medya platformlarında harcandığı saptanan Türkiye’de. sosyal medyaya mobilden bağlanan kişi sayısı ise 42 milyona denk geldi. Dijital gelişim istatistikleri incelendiğinde, internet ve sosyal medya kullanım düzeyi her geçen yıl artan ülkemizde, bu kullanım düzeyiyle beraber önümüzdeki yıllarda Asya ve Avrupa ülkelerine ulaşacağımız öngörülüyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Okurken Değil Gezerken Keşfedeceğiniz Başarının Küçük Sırları

  • Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı sorusuna alternatif cevap “ikisi de” olabilirdi.
  • Okurken değil gezerken kendimize neler katabileceğimizi, liderlik yönümüzü ve empati kurmayı nasıl keşfedebileceğimizi beraber öğrenebiliriz.

Hepimiz bir kez “çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?” sorusunun geçtiği bir konuşmaya dahil olmuşuzdur. Hepimizin bu soruya farklı cevapları olabilir, bana göre ise bu sorunun cevabı bir dilemma. İkisini beraber yürütebildiğimiz bir senaryoda başarılı olacağımız ise kesin.

Bugüne kadar başarılı olmak için okunması gereken videolar, takip edilmesi gereken yazarlar gibi birçok içerikle karşılaştık. Ama bu sefer başarının sırrını bir gezgin düşüncesinde aramaya başlıyoruz.  Gezerek kendimize ne katabilir, bakış açımızı nasıl geliştiririz’in cevabını arıyoruz.

Her gezinizde yeni şeyler öğrenirsiniz.

Çünkü aslında “yapılan her seyahat kendi içimize seyahattir.” Diyor Danny Kate. Haklı da aslında. Yeni kültürler, yeni insanlar, yiyecekler, kokular, yaşam tarzlarını gezerken çok kolay ve eğlenceli bir şekilde keşfederiz, gördüklerimizden, tanıştığımız kişilerden, yiyeceklerden bile ilham alabiliriz, aklımıza yeni fikirler gelir belki “neden biz de yapmayalım ki” dediğiniz bir şeyler bulursunuz.

Temiz bir zihin ile yeniden başlarsınız.

Hayattaki amacınızı ve kendinizi biraz kaybolmuş hissettiğinizde kendinize yeni bir amaç bulma adımı atıyor olursunuz ve belki gezerken fark etmezsiniz ama eve kafanız sıfırlanmış olarak dönersiniz.

Daha dinamik düşünmeye başlarsınız.

Tabii ki kitaplardan, videolardan ya da istediğiniz kaynaktan istediğiniz şeyi kolayca öğrenebilirsiniz ama öğrenmek istediğiniz şeyi deneyimlemek size bazı noktaları daha farklı yorumlama avantajı verir. Çünkü başkalarının gözünden değil, kendi gözünüzden görerek yorumlamaya başlarsınız olayları da bazı düşüncelerinizi de. Daha dinamik düşünmeye başlarsınız. Çünkü deneyimlerinizin o meselede sadece bilgili olmaktan ziyade empati kurma kabiliyetinizi de geliştirmiştir ki hem bilgi hem de empati sahibi olabilmek liderlik için aranan özelliklerdendir.

Networkünüz genişler, genişler..

Problem çözmek için dinamik düşünmek, empati ve bilgi sahibi olarak liderlik kabiliyetinizi geliştirmekle beraber işinizi geliştirip farklı seviyelere ulaştıracak networkünüzü de seyahat sayesinde geliştirebilirsiniz. Çünkü sadece insanlar için değil, işimiz için de fırsatlar konfor alanının dışında var oluyor.

Havaalanında uçuşunuzu beklerken ya da bilmediğiniz bir şehrin restoranındayken tanıştığınız birilerinden ufkunuzu açacak şeyler öğrenebilir, yaptığınız işi anlatıp beraber yeni fırsatlar yakalayabilirsiniz.

Daha iyisi..

Günün sonunda seyahat perspektifimizi genişletir, düşünme şeklimize empatiyi daha çok dahil eder, yeni şeyler denemek yeni fırsatlara açık olma konusunda bizleri cesaretlendirir ki başarı içimizde bunları keşfetmekle başlayan bir süreçtir.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İsveç’te Binlerce İnsan Kimlik Kartlarını Mikroçip ile Derilerinin Altına Yerleştiriyor

  • 3.000 İsveçli, günlük hayatlarını kolaylaştırmak için mikroçipleri bedenlerine soktu.
  • Çipler kimlik kartı, ev anahtarı, ofis giriş kartı gibi pek çok günlük ihtiyacın yerine kullanılabiliyor. 
  • Bu teknoloji ülkede ilk kez 2015’te kullanılmaya başlanmıştı.

Daha önce sizlere “Black Mirror’daki Mikroçip İmplantları Gerçek Oldu” başlığıyla insan vücuduna yerleştirilen ve günlük ihtiyaçları gidermek için kullanılacak olan çiplerden bahsetmiştik. Bu teknoloji Avustralya’daki bir teknoloji festivalinde bilet olarak kullanılmak üzere katılımcılarda kullanılmıştı. Festivale gidecek olan VIP bilet sahibi 10 kişi, Near Field Communication (NFC) tarafından ellerine çip yerleştirilmesi için gönüllü olmuştu.

Bu teknoloji şu anda İsveç’te kişilerin günlük ihtiyaçlarını mikroçipler aracılığıyla karşılamak amacıyla uygulanıyor . Bu sayede insanların kimlik kartlarını hatta tren biletlerini bile yanlarında taşımaları gerekmiyor.

İsveç’te şimdiye kadar 3000’den fazla insan son üç yılda derilerinin altına küçük gri mikroçip yerleştirdi. Bu teknoloji ülkede ilk olarak 2015’te kullanılmıştı.

Bu mikroçipler günlük gerekli olan pek çok kartın yerine kullanılabiliyor. Spor salonu giriş kartını veya ev anahtarını vücuduna bu şekilde yerleştirenler mevcut.

Bu çipler vücuda nasıl yerleştiriliyor?

Çipin yerleştirilmesi delme işlemine benzer bir işlem. Elinizin üst derisine küçük gri bir çip yerleştiriliyor ve ta-taa! Artık eliniz kimliğinizin veya anahtarınızın işlevini görebiliyor. Mikroçipten yerleştirilen kişiler işlem esnasında sadece ufak bir acı hissettiklerini söylüyorlar.

Bu yöntemle belli ödeme yöntemleri de test edilebilir ancak bunu deneyen şimdiye kadar olmadı. Alışveriş yapmak için paraya veya karta ihtiyaç duymadığınızı ve elinizi göstererek istediğinizi alabildiğinizi bir düşünsenize! Size de hem çok heyecan verici hem de biraz korkunç gelmiyor mu?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link